|
||
| 12. Eylül 1980 Darbesi'nde Yargılanan ve İşkence Görenler 650 bin kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü, * 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, * Açılan 210 bin davada 230 bin kişi Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde yargılandı, * 7 bin kişi için idam cezası istendi, * 517 kişiye idam cezası verildi, * 124 kişinin idam cezası Askeri Yargıtay tarafından onaylandı, * Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militanı), * İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi, * 71.500 kişi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı, * 98.404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarından yargılandı, * 388 bin kişiye pasaport verilmedi, * 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı, * 18.525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı, * 14 bin kişi “yurttaşlık”tan çıkarıldı, * 30 bin kişi “mülteci” olarak yurtdışına gitti, * 366 kişi “kuşkulu bir şekilde” öldü, * 644 cezaevindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 52 bin kişi, * Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi, * 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi, * 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, * 14 kişi açlık grevinde öldü, * 16 kişi “kaçarken” vuruldu, * 95 kişi “çatışmada” öldü, * 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi, * 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi, 650 bin kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü, * 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, * Açılan 210 bin davada 230 bin kişi Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde yargılandı, * 7 bin kişi için idam cezası istendi, * 517 kişiye idam cezası verildi, * 124 kişinin idam cezası Askeri Yargıtay tarafından onaylandı, * Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militanı), * İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi, * 71.500 kişi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı, * 98.404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarından yargılandı, * 388 bin kişiye pasaport verilmedi, * 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı, * 18.525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı, * 14 bin kişi “yurttaşlık”tan çıkarıldı, * 30 bin kişi “mülteci” olarak yurtdışına gitti, * 366 kişi “kuşkulu bir şekilde” öldü, * 644 cezaevindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 52 bin kişi, * Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi, * 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi, * 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, * 14 kişi açlık grevinde öldü, * 16 kişi “kaçarken” vuruldu, * 95 kişi “çatışmada” öldü, * 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi, * 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi, * 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı, * 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu, * 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi, * 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi, * Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi, * 31 gazeteci cezaevine girdi, * 300 gazeteci saldırıya uğradı, * 3 gazeteci silahla öldürüldü, * Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, * 13 büyük gazete için 303 dava açıldı, * 39 ton gazete ve dergi imha edildi, * Bilim ve Sosyalizm yayınlarına bir yargı kararı olmadan sadece Sıkıyönetim Komutanının emri ile el konuldu ve 133.607 adet kitap imha edildi, * Darbenin ilk altı ayında 123; dokuz ayında 175, 1981 yılının sonunda tam 268 yasa çıkarıldı. 1980-1985 yılları arasında... * 22.912 kişiye 0-1 yıl arası ceza verildi, * 10.784 kişiye 1-5 yıl arası ceza verildi, * 6.186 kişiye 5-10 yıl arası ceza verildi, * 2.396 kişiye 10-20 yıl arası ceza verildi, * 939 kişiye 20 yıl üzeri ceza verildi, * 630 kişiye müebbet cezası verildi, * 420 kişiye idam cezası verildi. |
||
|
||
| HALEN DAHA DARBE İSTEYEN VARMI ? | ||
|
||
| yıkılıyor birer birer sömürgeci kalaler...istmiyen olmazmı güzel yoldaşım....kim istemez dewrimi-pardon darbeyi | ||
|
||
| darbe bir ülkenin en az 20 yıl geriye dönmesi demektir bence Ülkemizdeki bugünkü karanlığın başmimarı 12 Eylül darbesinin 27. yılında, Nazım Hikmet Kültür Merkezi'ndeki etkinliklerde 12 Eylül ve darbenin yol açtığı karanlık bir kez daha hatırlanıyor. 12 Eylül Darbesinin 27. yılında Nazım Hikmet Kültür Merkezi düzenlediği etkinliklerle hafızaları tazeliyor. 12 Eylül Çarşamba günü NHKM bahçesinde saat 20:00'da Mehmet Kuzulugil'in "Bu kimin Eylül'üdür?" başlıklı sunuşunun ardından, saat 21:00'da M. Ali Alabora, Sibel Kekilli, Civan Canova, Altan Erkekli, Savaş Dincel, Erdal Tosun ve Perihan Savaş'ın oynadığı 2006 yapımı "Eve Dönüş" aldı filmin gösterimi yönetmen Ömer Uğur'un katılımıyla gerçekleştirilecek. 12 Eylül’ün çocuğu AKP, yanına 12 Eylül’ün ülkemize hediyesi olan bir “sol anlayışı” da alarak, “12 Eylül’ün baskıcı anayasasını” değiştirmeye hazırlanıyor. 12 Eylül’de sahneye çıkan “ABD’nin çocuklarının” bu ülkeyle işlerinin bitmediği anlaşılıyor. 12 Eylül darbesinin ardından ABD, “bizim çocuklar işi bitirdi” demişti. 27 yıl sonra ABD’nin çocukları hâlâ işlerini bitirmeye çalışıyorlar. Çankaya’ya dikilen Amerikan Gülü işin henüz bitmediğini gösteriyor. Bugün demokratlık oynayan ve “12 Eylül’ün baskıcı anayasasını” değiştirmeye soyunan AKP çizgisinin önünün açılmasında önemli bir kilometre taşının 12 Eylül olduğu bugün yaygın bir şekilde kabul ediliyor. Yüzbinlerce kişinin göz altına alındığı, işkence gördüğü, işçilerin, aydınların, gençlerin üzerine vahşice gidildiği bir sürecin ürünüydü gericiliğin siyasal bir hareket olarak yükselişi. Bunu desteklemek için açılan imam hatiplerle, serpilen tarikatlarla toplum çembere alınmaya çalışıldı. 12 Eylül’den 27 yıl sonra bunda ne kadar yol alındığı daha rahat anlaşılabiliyor. O gün solun üzerine sürülenler, bu halk bir daha aydınlıkla tanışmasın diye beslenenler şimdi “halkçılık” oynayacak kadar cüretli davranabiliyorlar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün yaptığı bir açıklamada, “haksızlıklar karşısında bilim adamlarının, entelektüellerin, sanatçıların sesleri ne yazık ki yaşadığımız çağda yeterince yükselmiyor” dedi. Erdoğan, kendi iktidarlarının en önemli dayanaklarından birinin “toplumun haksızlıklara karşı çıkma yetisindeki azalma” olduğunu unutmuş. Bu azalmanın önemli nedenlerinden birinin de 12 Eylül olduğunu... Erdoğan’a bugün bu cüreti verenlerinse “halkçılık” oyunlarıyla heyecanlanan, anayasa değişikliğinden demokrasi kahramanı çıkarmaya çalışan liberal solcular olduğu açık. Solun bu tipinin de ülkemize bir 12 Eylül hediyesi olması ayrıca kinayeli. Diğer yandan AKP, bir 12 Eylül çocuğu olduğunu hiçbir zaman unutmuyor. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 2006 yılı raporu işkence olaylarındaki artışı açık bir biçimde ortaya koyuyor. 12 Eylül Türkiye halklarına bir boyun eğdirme ve başını bir daha yerden kaldırmama operasyonuydu. AKP, bu boyun eğmeyi en açık sahiplenen burjuva siyasi özne oldu. Baş kaldırmayı seçenekler arasından çıkartma misyonuyla yüklendi. Onlar zaten hayatlarını hep böyle kazanmışlardı, bunun ticaretini yapmışlardı. Sildikleri seçeneğin yerine bunu koymak için büyük bir uğraş vermeye devam ediyorlar. |
||
|
||
| İşkencenin en korkuncu hangisiydi? Bedenime dokunmaları bana çok korkunç geldi. Üstümü çıkarmaya çalıştılar. Epey bir itiş kakış oldu. İşkence sırasında benden bekledikleri tavrı göremiyorlardı. 'Tiyatrocu karı' diye bağırıyorlardı. Konuşmuyorum ya, rol yapıyorum sandılar. İşkencenin ne olduğunu yaşayınca daha iyi anlıyorsun. Sonra beni karanlık bir odaya koydular, orada benim gibi sorgudan geçmiş, işkenceden kafası gözü yarılmış, ayakları şiş insanlar vardı. Kafamı kaldırdığımda kolu kelepçeyle kaloriferin demirine bağlı, bir battaniyenin üzerinde oturan genç bir adam gördüm. Bu genç adam yakalanırken kurşun yarası almış. Bağırsakları bir poşetin içinde duruyordu. Hastanede olması gereken o kişi orada, işkencehaneydi ve o orada sürekli işkence çığlıkları dinliyordu. Orada içinizi ister istemez bir korku kaplıyor. Kimse 'Korkmadım' demesin. İşte böyle geçen 45 gün... "Bedenime dokunmaları korkunçtu" 12 Eylül kadınları çok örseledi, ama onlar işkenceler, tacizler ve tecavüzler hakkında fazla konuşmadı. 19'unda işkenceyle tanışan Nimet Tanrıkulu, 26 yıl sonra yaşadıklarını ve gördüklerini anlattı... Bugün 12 Eylül'ün 26. yılı. Askeri yönetim sağcı/solcu ayrımı yapmadan 650 bin kişiyi gözaltına aldı. 98 bin 404 kişi 'örgüt üyesi olmak'tan yargılandı. Onbinlerce insanın sorgusu çok ağır işkenceler altında yapıldı. 171 kişinin 'işkenceden öldüğü' belgelendi. 12 Eylül'de kadınlar da işkencenin her türünü yaşadılar. |
||
|
||
| Darbe kesinlikle onaylamadığım bir olay gerçekten acı sonuçlara mal oldu bizlere halen onun onun acısını yaşıyoruz şu an bugün karşıkarşıya kaldığımız bütün sornların temelinde aslında 12 eylül darbesi yatıyor.Bu gün bizlere bu sorunları getiren darbe getirdiği gibide götürse keşke başımıza rte leri abdullahları musallat ettiler | ||
|
||
| Siyasi tablo Ülkeyi 12 Eylül 1980 askeri darbesine getiren ve Kenan Evren'in cumhurbaşkanlığıyla noktalanan dönemde siyasal tablo nasıldı? 14 Ekim 1979'da yapılan araseçimler Bülent Ecevit hükümetinin istifasına ve AP Genel Başkanı Demirel'in Milli Selamet Partisi (MSP) ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) dıştan desteklediği azınlık hükümetinin kurulmasına yol açtı. Özellikle boş 5 milletvekilliğinin beşinin de AP tarafından kazanılması Ecevit'in istifasına gerekçe oldu. |
||
|
||
| sağcıların sağ elini solcuların sol elini yazanların kalemini okuyanların kitabını konuşanların dillerini...kullanması yasaklanmıştır "netekim"...duymadım görmedim duymadım...bilmiyorum...aaaa bu kan ve vucut parçaları kimin... |
||
|
||
| acaba darbenin sonuçlarını görmek isteyen arkadaşlar var mı diye soruyorum. Ve bakıyorumda bazı arkadaşlar darbeden kurtulduğumuza şükrediyotrlar. Bewnde diyorum ki bu ülkede halen bir bölgeniz darbe ile eziliyor. Demir ökçeli asker postalları halen ülkemnizin bir bölüm rap rap sesler çıkarıyor. Acaba o sesleri çok uzakta olduğunuz için mi duymuyorsunuz acep nedendir?.... | ||
|
||
| darbe yapmak isteyen var sağı kökten yoketmek bir daha sarıklı cübbeli veyahut ırkçı ülke haini görmemek için bir ülke başka hangi yolla kemirilirki zaten |
||
|
||
| 80de aynı silahla sabah bir sağcı,akşam bir dev-sol üyesi öldürülüyor!peki darbe kime karşı yapıldı! | ||
|
||
| sola karşı yapıldı tabiki sağın haklı çıkması için sağ kadar sığ çağdışı bir düşünce olamaz sağ solun karşısında da duramaz ama başkaları durmasını sağlamak için darbeyi sağın lehine yaptılar bu yüzden iktidarda %80 sağ partiler bulundu aptal seçmen sağı seçti sahte solcular solu yönetti | ||
|
||
| sağ sol ayırt etmeksizin dedi kenan paşa yaktım yıktım.. külliyen yalan herşey paket altında solculara dayandı sağcılardansa göstermelik yakıldı .. Babam 80 darbesinde 650 bin dediğin çokluğun içindeydi.. mesleğini aldılar,bi daha dönmedi uğruna savaştığı ŞEY'dende asla vazgeçmedi .. | ||
|
||
| haklısın sino can benim ailemdeki fertlerde idamla yargılandı .... | ||
|
||
| yahu ben de vakti zamanında işkence gördüm özellikle bu elektrik olayı hem fantastik hem de diğerlerinden biraz daha acı verici. ama o kadar da abartmayın insan iki yıl içinde unutuyor hatta fasulye ya da nohut bile olabiliyorlar. | ||