SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Hermeneutik Felsefe

Sayfa: [ 1 ]

01.12.2004 14:40:39
Hermeneutik Nedir.

Bu makalenin amacı, çok uzun bir geçmişe dayanan hermeneutik'i hermeneutik geleneği; düşünce ve kültür tarihindeki yeri açısından ve özellikle 19. yüzyılın sonlarından günümüze kadar olan donem içinde felsefe ve bilim anlayışımıza olan etkisi bakımından ele almaktır. Çünkü hermeneutik düşünce geleneğinden söz edilmesi, öncelikle bir tarihsel betimlemeyi gerektirmektedir. Hermeneutik, tarihsel süreç içinde önemli dönüşümlere uğramış ve aynı zamanda hermeneutiğin kendisi de uygarlık tarihinde bazı değişmelerin öncüsü olmuştur.

HERMENEUTIK NEDIR?

Bundan dolayı öncelikle yanıtı aranacak soru belirlenmelidir: hermeneutik nedir? Bu soruya verilecek en basit cevap, hermeneutiğin verstehen, yani anlama kavramına ağırlık kazandırmaya çalışan bir düşünme ya da felsefi düşünme geleneği olduğudur. "Bir şiir, bir kanun metni, bir insan fili, bir dil, veya bir yabancı kültür, ya da insanın kendi kendisi olsun, herhangi bir şeyi anlamak nedir? Güçlük, bunun tamamen tutarlı bir soru olmamasından; ya da daha doğrusu, anlama sorununun birçok farklı bağlamda ortaya çıkmasından ve kimisi bir diğeriyle neredeyse hiç uyuşmayan bir çok entelektüel disiplinde uygulamasının olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sorunun nasıl çerçeveleneceği, başlı başına bir sorudur" (Bruns 2001: s.15-16).

Hermeneutik kavramı ne anlama gelmektedir, neyi ifade etmektedir, önce bunun üzerinde durulması, söz konusu sorunun cevabını aramada ilk adim olacaktır. Bu konuda çağımızın hermeneutik felsefesinin önemli temsilcilerinden Gadamer 'in yaklaşımlarına göz atmak yerinde olur: "Hermeneutik, hermeneuien sanatı, yani bildirme, haber verme, çeviri yapma, ayıklama ve açımlama sanatıdır. Tanrıların habercisi/mesajcısı/elçisi Hermes tanrıların mesajlarını ölümlülere iletir. Ne var ki onun bildirdikleri hiç de tanrıların mesajlarının dümdüz bir aktarımı değildir; tanrısal buyrukların birer ayıklamasıdır. Öyle ki Hermes bunları ölümlülerin diline, onların anlayabilecekleri şekilde çevirir. Hermeneutik etkinliği daima bir başka "dünya"ya ait bir anlam bağlamını o an içinde yaşanılan dünyaya aktarma/çevirme etkinliği olmuştur. Bu, "düşüncenin ifade edilmesi/bildirilmesi" olarak hermeneuia'nın esas anlamı için de geçerlidir. Zaten "ifade" kavramının kendisi, dışavurma, açıklama ve çeviriyi içerecek şekilde çok anlamlı bir kavramdır. Aristoteles 'in "Organon" unun peri hermenias adlı bölümü, ne var ki, hermeneutikle ilgili değildir. Bu bölümde hermeneutik terimi, apofantik yargıların (olumlu ve olumsuz önermeler) mantıksal yapısını ve logos'un doğruluk gözetilmeyen kullanımlarını araştıran bir mantıksal gramer turunu adlandırmak için kullanılır. Platon 'a göre sanat olarak hermeneutik, düşüncelerin ifade edilmesiyle değil, bir kral buyruğunun, bir tanrısal iradenin açımlanmasıyla ilgilenir. Hermeneutik, "Yasalar" da, tanrıların iradelerini, hem haber hem de kendilerine itaat edilmesi gereken buyruklar olarak bir çift anlam içinde açıklayan sanat olarak anılır. Geç Grekçede hermeneuia, çok açık şekilde, "bilgece ayıklama" ve hermeneios "ayıklayan", "çeviren" olarak geçer. Böylece hermeneuia "sanat"i, yani hermeneutik, kutsal sefere ait olanın, özellikle kutsal ve otoritatif iradenin, ölümlüye, yani dinleyene uygun şekilde ayıklanması etkinliği olmuştur. Hermeneutiğin bu anlamı günümüzün epistemolojik bilinci içerisinde tabii ki artık yaşamamaktadır. Bugün hermeneutikten soz ettiğimiz her durumda bu terimi Yeniçağın bilim geleneğiyle bağıntılı olarak kullanıyoruz. Gerçekten de hermeneutiğin Yeniçağdaki gelişimi, modern bilim ve modern yöntem kavramının gelişimiyle koşutluk gösterir.(Gadamer1995)

Not: Bu yazı makalenin giriş bölümünden alınmıştır.


--------------------------------------------------------------------------------

KAYNAK : Doğu Batı Dergisi- Yeni Düşünce Hareketleri Sayısı- Mayıs/Temmuz 2002-Felsefe Sanat Kültür yayıncılık

01.12.2004 14:46:26
Hermeneutik felsefede amaç anlamak araç açımlama olarak bilinir. Fakat üzerinde durulması gereken bu açımlamanın tekniğidir. Yani bu anlaşılması amaçlanan şeyi yalın biçime indirgemek biçimindemi olmalıdır?  Yalınlaştırma sırasında detaylar törpülenirse bu anlamayı kolaylaştırması yanında onu anlama eyleminin derecesini azaltmaz mı?

01.12.2004 16:46:06
Aslında anlatım biçimin dürüstlüğü yada dürüstsüzlüğü göze çarpıyor. Mitolojinin Peygamberliğini yapan Hermes amcamız Acaba bunu Tanrıların emirlerini ve isteklerini insanlara iletirken , onları değiştirmek için Tanrılardan ayrı bir emir almışmıydı diye soruyorum kendime ama bunun olası olmadığını düşünüyorum.

Peki Tevhid inancı peygamberleri de Hermeneutik bi anlatış şekli irdeledilermi ? Yada Hermeneutik Tanrısal Kuralların İnsanlara aktarımından çıkarılıp gerçek hayatta uygulanmak istese de , Bir insanın söyledikleri , diğer birisine anlatılırken o kişinin anlayabileceği şekilde değiştirilip de aktarılsa ne kadar Etik olurdu ? yada etik olurmuydu ?

deniz 02.12.2004 08:54:20
öküze diğreni* dürttün mü öle bir anlar ki yapması gerekeni.  Tongue

* diğren: ucu çivili sopa

02.12.2004 11:58:16
Çevrimli anlatım herzaman bunun kullanımına açık bir dil olur. Kökenini bilmediğiniz bilginin doğruluğundan yalınlık dereceliğiyle bağlantısız olarak emin olamazsınız. Şu durumda etik olmadığı söylenemez belki ama güvenilirliği tartışılır.

Yalınlaşan bilgi içeriğinden neler kaybeder?

07.12.2004 14:51:26
Ya da belki şöyle sormak daha doğru: Yalın ama eksik bilgiyi anlamak mı? Tümsel ve içeriğini koruyan bilgiyi anlayamamak mı?

07.12.2004 15:00:50
Bilgi yalın ama eksik değil. Sadece diğerlerince anlaşılması zor. Bu Yabancı dille yazılmış bir şiirin çevirisini yapmak gibi. Asla birebirini çeviremezsin... Ama hiç olmazsa ne anlattığını anlatabilirsin , ama birebir değil

P_İn_iLtİ 07.12.2004 15:06:31
hermeneutik sadece bir metin bilimi değildir daha da ötesinde bir felsefe yaklasimıdır , yorumsama ,yada yorumbilgisi diye bir türkcelestirmesi olsa da tam karsılamaktan yoksundur bu kavramı ,
sırasıyla , schleiermacher , dilthey ,gadamer gibi isimler hermeneutiği
gelistirmislerdir ,
hermeneutik circle ise yorumbilgisel döngü şeklinde türkçeye kazandırılmıştır..

felsefe sozluklerinde yorumsama olarak da gecer

türkçe literatürde, İlkay Sunar: Düşün ve Toplum adlı eserinde bu yaklaşımı sağlıklı bir biçimde analiz etmiştir..................

Benimde tuzum olsun.. laugh  

21.12.2004 15:14:01
Bilgi anlaşılmadığında hiç bir şeydir,yalınlaştırıldığında kendi değildir.Bilgi saf haliyle de (yeterince)insansı değildir.

Bu yüzden bilgiyle insan arasına doğru merceği koymak,bilginin doğru yansıtmayla hedefi olan aydınlanmayı sağlayacak biçimde insana ulaştırılmak gerekir.

Yorumlamaktan çok aslı yansıtır çeviri sözkonusudur.

25.12.2004 13:15:21
allah,allah...bakalım daha ne felsefeler duyacağız...dünyanın çivisi çıkmış

23.01.2005 13:58:59
Bütün bu sistemleri ilham eden evren belki de dilsizdir ve onu konuşmak boşunadır. Wink  

07.03.2005 22:55:46
...

07.03.2005 22:57:21
Alıntı
Bütün bu sistemleri ilham eden evren belki de dilsizdir ve onu konuşmak boşunadır.
bütün felsefeyi ve sanatı ilham eden evren belki de dilsizdir ve onu konuşmak, yorumlamak boşunadır.
bence böyle daha iyi oldu :evet:  

09.03.2005 14:12:40
Smiley


peki neden yorumlamaya,anlatmaya çalışır insan..sıkıntısını bastırmak için mi mesela..ya da bir tür afyon mudur bu dil , unutmak için habire konuşuruz..

07.01.2006 11:42:44
yorum yok....
neyin amaç - neyinde araç olduğu
isteğe göre değişir


Sayfa: [ 1 ]