|
||
| Mutlu Olma Şansı Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili, biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü. Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk... Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili... Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım. Yaşamak ne güzeldir be sevgili... Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek... Ve o vaz geçilmez sancılarını duyarak hayatın... Yılmaz Güney |
||
|
||
| Sevgi ve Sen... Sevgi ne demek bilen varmı, Nerden bileceksiniz sevgiyi, Sevgiden anlarmısın, benim gibi, Sevgiyi severmisin, benim gibi, Ama nerden bileceksinki sen sevgiyi, Benim kadar sevseydin sevgiyi, Belki o zaman anlardın sevginin önemini.... |
||
|
||
| Sevgi Ve Dostluk Sevgi ve dostluk Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye ...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye Yılmaz Güney |
||
|
||
| Arkadaş Bir kıvılcım düşer önce, Büyür yavaş yavaş, Bir bakarsın volkan olmuş,yanmışsın arkadaş... Dolduramaz boşluğunu ne ana, ne kardaş, Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş... Ortak olmak her sevince, her derde kedere, Ve yürümek ömürboyu, Beraberce elele... Olmasın hiç, O ta içten gülen gözlerde yaş, bir gün yollarımız ayrılsa bile arkadaş... Yılmaz Güney |
||
|
||
| Canım, Sevdiğim, Yüreğim Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin... Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan... Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü, Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır... Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu. Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi. Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim. Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili... Bir gün akıp gideceğiz hayata... Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur... Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde |
||
|
||
| KENDİM İÇİN YAŞAMIYORUM hayatı kendim için yaşamıyorum. ve korkmuyorum hiç birşeyden. başıma gelecekleri de biliyorum. herşeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü... |
||
|
||
| BİR GÜN Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu. Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi. Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim. Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili... Bir gün akıp gideceğiz hayata. Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi seni vurur durur... Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde. |
||
|
||
| KÖPRÜ Sevgili yetmiyor 'sevgili' sözü tek başına. Karşılamıyor içimi dolduran duyguyu. Oysa ben 'sevgili' derken neler düşünüyorum bilsen. Sonsuz, bir güneş bir yudum rakı çiçeğe durmuş ince bir bahar dalı oğlumun sıcak yanağı anamın acılı gözleri babamın tütün kokan eli evimizdeki kuş yarının güzel günleri. Anlatılması güç binlerce duygu ve sen... İşte sen beni hayata bağlayan en güzel köprüsün; köprülerin en güzelisin. Sevgilim... Güzelim... İnsanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir. O ölürse hayatımızın da tadı biter. O sakın ölmesin yaşat onu. |
||
|
||
| Eskiden Bilmezdim Yalnizligi Eskiden bilmezdim yalnizligi Bir agaç nasil yalniz degilse ormaninda Bir çiçek kendi dalinda Eskiden bilmezdim yalnizligi Yalnizligin içinde Simdi yalniz, yalniz miyim Kopuk muyum dalimdan Uzaginda mi kaldim ormanin |
||
|
||
| "Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir'' YILMAZ GÜNEY ne ekmek ne su ne aşk ne şiir acımı dindirir siz açlığından ölen çocukları gördünüz mü afrika'da asya'da avrupa'da bir deri bir kemik bedenlerinin bir gül yaprağı gibi yere düşüşünü dünyanın sağır kulaklarına haykıran bakışlarını ıtır ıtır toprak gibi çatlak dudaklarında susan mor karanfilleri sevmiyor sevmiyor sevmiyor diyen parmaklarını papatya papatya papatya şaşkın umarsız yapayalnız kimsesiz yaşamlarının son anını acısını beyaz siyah sarı yaprakları ne ekmek ne su ne aşk ne şiir acımı dindirir yirmi bire üç kala yazıklar olsun dünyanın yüreğine usuna yazıklar olsun şarkılara türkülere öykülere ninnilere destanlara betiklere köylere kasabalara kentlere ve uluslara uluslara uluslara taşlara topraklara dağlara bulutlara yağmurlara rüzgârlara ellere ayaklara yollara kürdeşlere arkadaşlara dostlara işlere paralara çıkara yirmi bire üç kala yazıklar olsun insana 26 Mayıs'97 / Balıkesir |
||
|
||
| bir köle olarak yaşamaktansa ...bir özgürlük savaşçısı olarak ölürüm...yaşasın bunu bana weren aşk su we şiirin anlamı.... yaşasın insan....yaşamalı insan...yaşatmalı insan.... |
||
|
||
| Sevgi Ve Dostluk Sevgi ve dostluk Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye ...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye |
||
|
||
| Bu Alemde Kral Tanımam! Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlügü yaşadınmı Bir garibanın elinden tutupta hiç kadere rest çektinmi Alçağın adisine ispiyoncusuna kurşun yağdırdınmı Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam Sen zevkini sefanı sürerken ben hayat okulunu okuyordum Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerlen dans ederken Ben hergün azraillen dans ediyordum Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam Sen sıcak yatağında rahat uyurken Ben ise parçalanmış vucudumun acısıyla mahkeme duvarlarına Yaslanmış,gelmeyi bilmiyen karanlığı bekliyordum Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam İdam sehpasında bir mahkum yaşamayı ne kadar çok istiyorsa Bende seni o kadar çok seviyorum.. Aşıma katmadım haram,güzel çirkin aramam Yanlış yapanı tanımam... bu senin içinde geçerlidir gülüm Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam |
||
|
||
| Eskiden Bilmezdim Yalnizligi Eskiden bilmezdim yalnizligi Bir agaç nasil yalniz degilse ormaninda Bir çiçek kendi dalinda Eskiden bilmezdim yalnizligi Yalnizligin içinde Simdi yalniz, yalniz miyim Kopuk muyum dalimdan Uzaginda mi kaldim ormanin Yılmaz Güney |
||