|
||
| GİZLİ MESLEKLER - PROVAKATÖRLÜK Merhaba bu köşemizde fırsat buldukça sizlere çok duyulan fakat özel bir bilgi ve yetenek gerektirdiği için detayları iyi bilinmeyen ve az sayıda uygulayıcısı olan meslekleri sizlere tanıtmaya çalışacağız. Bu tanıtımlar sırasında erişebildiğimiz oranda işçilerle röportaj yapacağız. Girişi fazla uzatmadan ilk mesleğimizi tanıtmaya başlıyorum; provakatörlük. Devlet ve aile büyüklerimizin, hep birileri yürüdüğünde söylediği bir meslek bu. "İçlerinde provakatörler var" denilerek, böyle bir mesleğin olduğunu ilk öğrendiğimde henüz 10 yaşlarındaydım. Bana sorduklarında, önceleri polis olacağım derken, öğrendikten sonra provakatör olacağım demeye başlamıştım (Bunu söyleyince hep kafama vururlardı, bende baskılar beni yıldıramaz derdim). Fakat hayat şartları işte, sonunda gördüğünüz gibi site köşelerinde sürünüyorum. Provakatörlük üzerine yaptığım araştırmalarda bu mesleğin genel olarak iki bölüme ayrıldığını gördüm; düğmeye basma ve aktif kışkırtma. Tabi bunların yanında şalter indirme, arkadan itekleme, yazar kasa fırlatma gibi çeşitli yan ve alt bölümleride bulunmakta fakat genel anlamda bu iki bölüm geçerli. Düğmeye basma işlemi, rutin düğmeye basma şeklinde gerçekleşiyor. Herkes bir yerlerde, bir şekilde düğmeye basar. Bundan içerik olarak pek farkı bulunmasada provoke amaçlı düğmeye basmalar daha profesyonelcedir. Ayrıca düğmeye ustaca basılsada ikinci bölüm olmadan provakatör olunmaz. Aktif kışkırtma aşaması, elektrik çarpması gibi bir tehlikesi olmasada, mesleğin en tehlikeli aşamasıdır. Bu aşamada provakatörler kalabalık içersinde olacağından beklenmedik tehlikeler çıkabilir. Stratejik yer seçimi ve toplum bilimi yetersiz olan nice provakatör bu aşamada iş kazasına uğramıştır. Provakatörlük Yüksek Okulunda verilen sosyoloji ve jeopoloji dersleri genel olarak teorik olduğu için, pratik yapmayanlar mesleği hakkı ile icra edememektedir. Birde aynı alanda birden fazla provakatör bulunması tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır. Mesela geçen senelerde meydana gelen bir arkadan itekleme olayında yeni mezun bir provakatör önlerde kalarak ezilip, can vermiştir. Yüksekokuldaki dersler yetersiz diye öğrencileri kışkırtan bir öğrenci yüzünden şu sıralar dersler verilemiyor. Her ne kadar öğrenci çıkıp, bunu tez çalışmam için gerçekleştirdim desede provoke olmuş arkadaşlarını ikna edemedi. Okula kayıt yaptırmak isteyen kişilerin bu olaylar bittikten sonra başvurması gerekmekte. Provakatörlük mesleği tarihinde kötü olaylarda meydana gelmiştir. Bu günlerden biri olan 9 Mart, Ulusal Provoke Günü ilan edilmiştir. Yıllar önce, bu tarihte büyük bir provoke olayı gerçekleştirilecektir. 20 provakatör olayları başlatmak halay çekerek, elele şekilde düğmeye basmaya karar vermişlerdir. Fakat talihsizlik, düğmede elektrik kaçağı vardır ve 20 provakatör orada can verir. Bu olay dışında özellikle ülkede işler iyiye gidiyorsa meslek itibar görmez ve birçok provakatör bunalıma girer. Bunlardan biride televizyonlara yansımıştı epey zaman önce. Bir provakatör Boğaziçi Köprüsüne çıkmış, onun atlamasını engellemek isteyenlere "Yaklaşmayın, provoke ederim" diye bağırıyordu. Sonunda 15 kişi atlamıştı köprüden. Son olarak bir provakatör ile yapılan röportajı sunuyoruz... (K : Koyaanisqatsi Fanzin Muhabiri, P : Provakatör) K - Merhaba, adınızı öğrenebilir miyiz? P - Hayır K - Sanırım meslek gereği söylemiyorsunuz... P - Meslek gereği değil, ben söylersem siz kendinize niye bu kadar saçma bir ad verdikleri için anne babanıza kızabilirsiniz. Biz aileye saygılı bir meslek kesimiyiz. K - Peki.. Her ne kadar ismimden memnunum ama.. P - Emin olmayın K - Neyse, ne zaman başladınız mesleğe? P - O kötü 9 mart olayının olduğu zamanlar başlamaya karar verdim. Şehitlerimizin boşuna ölmediğini kanıtlamak için. K - Şimdiye kadar kaç provoke olayına karıştınız? P - 48, birazdan 49 K - Demek provoke var, nerede? ne olacak? P - Bu meslek sırrı, söyleyemem (Bu sırada eli masanın altına uzanır, bir klik sesi gelir. Düğmeye basıldığı gözümden kaçmaz) K - Mesleğinizden memnun musunuz? P - Evet, peki siz? K - Şey, tabi ki ben.. P - Neden hep pis işlere sizi gönderiyorlar. Üstelik otobüsle geldiniz gördüm. Diğerlerinin özel aracı var. K - Ama ben otobüsleri severim P - Kendinizi kandırıyorsunuz. Düşünsenize, özel araçla geliyorsunuz, çantanızı taşıyorlar vs... K - Evet, kötü şartlarda çalışıyoruz. P - Neden kötü, oysa patronunuz zengin! K - Ama o... P - Ben senin yerinde olsam, şu molotofu alırdım. Bak şu ucunu ateşe veriyorsun, sonra patronun ofisine atıyorsun. K - Çakmakla mı? P - Farketmez ama çakmak daha garanti. K - Atınca her yer yanar ama? P - Eee? K - Yani şey... (En son arkamdan itildiğimi hatırlıyorum...) |
||
|
||
| provakasyon bir sanattır | ||
|
||
| Provakatörlüğü insan diğeri olarak gördüğünü kıstırmak için de kullanıyor. İnsanların çoğu kendine yetmez, ne kadar sistemli düşünürse düşünsün ,ne türden eğitim alırsa alsın,hangi görüşün ardında kendini en iyi donanımla savunursa savunsun çok kısa bir an kendi gibi düşünmeyen ,hissetmeyen,yaşamayan bir insanla karşılaşması bütün zırhının dağılmasına yeter ve içindeki provakatör yüz ortaya çıkar. Karşısındakini kendi gibi olmadığı için cezalandırmak adına onu kışkırtmaya çalışır.. Gayet sakin tartışıyormuş görüntüsü altında tahammülsüzlüğün diş gıcırtıları olarak rahatlıkla alınabilecek sözde anlaşılmayan ve de zorlama alaylar vs. Bu haliyle kışkırtma eylemi insanın en salakça hallerinden biridir.
|
||
|
||
| salakça mı bence tam tersi insanın en zeki halidir zekasını en iyi kullanabildiği durumlardandır yalnız kibir luzmundan fazlaysa başarısızlık kaçınılmaz olur |
||
|
||
| Hayır Hell,senin kastettiğin tarzda doğru ya da yanlış ama zekice hayatı kendi bildiği biçimde düzenlemek için yapılan soğukkanlı provakasyondan bahsetmiyorum.Kendine özgüveni olmayan insanın çaresiz çırpınması gibi saçma tartışmaların altsatırı olan provakasyondan bahsediyorum. | ||
|
||
| hmm anladım ok | ||
|
||
En tehlikeli provakatörlük bunu bir hayat tarzı kişisel alışkanlık hatta bunun ötesinde kişiliğinin bir özelliği haline getirenlerin yaptığıdır. Bence deniz çok önemli bir konuya değinmiş. Çevremizde bazı insanlar vardır ki sıradan bir konu hakkında bile konuşurken tahrik edici bir üslup kullanırlar ve çevrelerine rahatsız edici bir enerji yayarlar. Emin olun bunlar doğuştan provakatörlerdir. Doğuştan provakatörlük topluluk içinde doğru tutum ve davranışlarıyla elde edemediği gücü ve özgüveni ötekileştirdiklerini (ki herkes ona göre ötekidir) elde etmeye bundan haz almaya çalışır.
|
||
|
||
| Aslında provake etme dürtüsü çoğu insanın içinde saklıdır.Bunun aleni olmayan biçimleri göze batmasa da gündelik hayatta örneğin ağlama yoluyla karşıdaki insanların merhamet duygularını kışkırtarak kendine yol açmak gibi bir çok şekilde karşımıza dikilir. Öte yandan kışkırtma içgüdüsünün provakasyona hazır,derin düşünmeyen,kendini bastırdığı için kendini bilmeyen insanların güvendikleri alçak ve kolay yıkılır dağlarla alay etmek amaçlı bir şekli var ki..hani bu haliyle provakasyona çekici değil hiç denemez. |
||
|
||
| onları uzakta aramayın,bu forumda bi dolu var..provakatörler yani | ||
|
||
bi ben kıskırtırım bide slazenger
|
||
|
||
| sen zaten bu mesleği kapmışın bence deniz... ;=) |
||
|
||
| ateş hırsızı dostum sana tamamiyle katılıyorum... | ||
|
||
Teşekkürler uykucu demek üç yıl önce söylediğim birşey hala doğru gibi duruyor.
|
||
|
||
| PROVOKATÖRÜN GÜNCESİ Elimde bomba başımda karanlık Giderim kalabalıkların arasına 1885 ‘de Şikago Haymarkette idim Salladım bombayı polislerin üstüne İyi iş ; ölüler yaralılar, bastırılan sendikal hareket İdam edilen anarşistler 1905 de Petrograd’da idim, kalabalığın arasına karıştım bir papaz kılığında, bir taş yetti çarın askerlerinin yaylım ateşine kırıldı yüzlerce insan iyi işti... 1936 da Almanya’da idim; Reichtag'ı yaktım benzin dökerek Romayı yakan Neron kadar keyif aldım İktidar, savaş, kırım iyi işti doğrusu, 1971 de İstanbul’da idim Kültürsarayını yaktım, Gerçi bu en kötü en beceriksiz işimdi ama yine de işe yaradı, Darbe, cunta , idamlar sonuç pozitifti yani... Sonra geldi çattı 1 Mayıs 1977 de Taksim, 500 bin kişi meydanları doldurmuştu, tarlabaşından gelen beyaz bir Renault’un içindeydim İki el asıldım tabancaya Bizim çocuklar hazırdı zaten, Sular idaresinin üzerinde, Intercontinental’in üzerinde başladılar yaylım ateşine Meydan yeri, bayram yeri tam şenlik... vuruluyor, gençler düşenler yerde kalıyor Panzerler bir kadını eziyor 43 ölü yüzlerce yaralı mükemmel bir iş... Sonra 1978 de K.Maraşta cami iki cenazenin ardından Alevi solcular cami bombaladılar diye söylenti yayıyorum...aman da aman Kahramanmaraş... kana bulanıyor...kana kana içiyoruz.... işimizi biliyoruz bütün evler önceden işaretli yüzlerce ölü ve kayıp... iyi iş, Sonuçta 12 Eylül 1980’de Askeri darbe oldum Türkiye oldum, 11 Eylül 2001’de New York’taydım ikiz kulelere uçak olup daldım, Aman tanrım ne keyif binlerce ölü binlerce yaralı, çok iyi işti doğrusu Sonuçları ise daha da iyi oldu...Afganistan‘da Irak’ta işgal oldum Bağdat’ta pazaryerinde patlayan bombaydım, Batman'da, Ankara’da, İstanbul’da faili meçhuldüm, C4'tüm A3'tüm, A4'tüm RDX'tim vs... Dün Şemdinli’de kitapçıya atılan bombaydım, Bugün Ankarada anafartalar çarşısında kopan parmaklarım İyi iş... iyi iş kendimi seviyorum. Yaşasın provokasyon! Yaşasın kötülük... Yaşasın otorite! Kahrolsun kardeşlik! |
||