SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist TEORİLER

Konu: postanarşizme doğru

Sayfa: 1 [ 2 ] 3

deniz 27.07.2004 15:20:17
Alıntı
siyasal bilincin bulunmadığı yerde anarşizmden bahsetmek sadece çocukluktur.

çocuk olmakta gocunmam ama yine de sunu söyliyim:

siyasal bilincin olmaması zaten tabiatımız gereği mümkün değil.

bilinç var ama konum ve yöntemimiz epey farklı sanırım.

ama benim tarafımdan bakıldığında no problem  Wink

(ne günlere kaldık değil mi Smiley )

27.07.2004 17:10:00
çoğulcu bakış açısını benimsemem liberalizmi benmsediğim anlamına gelmiyor da o yüzden sevgili amadeus. anarşizmi, tek bir yorumuna ya da akımına indirgeyen bir anarşizm fikri tartışılmalıdır elbette. bu anlamda hepsi de kapitalizm karşıtı motivasyona sahip anarko komünizm, anarko sendikalizm, toplumsal ekoloji, uygarlık karşıtı anarşizm, yeşil anarşizm, anarka feminizm gibi anarşizm yorumlarına lafım yok zaten. ama anarşizmi sözgelimi anarko-kapitalizm gibi liberalizmlere dönüştüren yorumlara kapım kapalı.

postyapısalcılıkla anarşizmi ilişkilendiren yaklaşımımız da kapitalist burjuva toplumunun ideolojisi olan modernizm ve lberalizmin tümüyle karşısında olmamızdan kaynaklanıyor.

ben hala anarko komünistim. ya da bireyci komünist de diyebilirsin. ama liberal değilim haşa.

tüm anarşistler için açıkca tekrar belirtmemde fayda var: postanarşizm adıyla yürüyen teorik tartışma anarşizmin liberalleştirilmesi değildir, buna karşın ortodoks bir muhafazakarlık içinde erimesini önlemek isteyen ve radikal bir güç olarak yeniden doğuşunu (bkz: küresleleşme karşıtı hareket) selamlayan, buradan esinlenen bir tartışmadır.

saygılar.

deniz 27.07.2004 21:01:22
sevgili dostum umuyorum üslubumu yadırgamıyorsundur.

benim için faydalı bir tartışma gelişiyor. arkadaşlarda bundan faydalansınlar istiyorum.

bu yüzden eleştirilerimi kesinlikle şahsi algılamamanı isterim.

...

seninle ve sanırım anarşistlerin çok büyük bir çoğunluğu ile temel bir faklılığım var. söylenmiş olanları ve daha da ziyadesi söylenmemiş olanları bulup çıkarmak ve anarşizmi temellerinden çatısına kadar inşa edecek bilgiyi inşa etmek benim idealim.

bunun için temellerden başlıyorum. senin bile itiraf ettiğin anarşist felsefenin açıkları olduğu yolundaki görüşleri aksi yönde tatmin etmek için düşünce üretmek daha sonra da bilinçleri anarşist felsefe ile yoğurmak anarşist pratiğim olacak.

bunun olacağından adım gibi eminim.

sizler soktuğunuz kafalarınızı yerlerinden çıkarırsanız farklı dünyalarla karşılaşacaksınız. bu dünyalar anarşizmi kenan evren tanımıyla bilen çoğunları oluşturuyor. daha da ötesi insanlar bilmediklerine düşman olurlar. tüm dünyayı karşımıza almakla etki tepki reaksiyonları neticesinde sizin de sürece dahil olmanız kaçınılmaz.

ben şahsen cahil ve çocuk bir anarşist sempatizanı olarak naçizane mevcut tüm siyasal anarşist pratikleri reddediyorum. postanarşizmin beni heyecanlandıran etkisini arkasında da bu red yatıyor.

sanırım tamamen farklı yönlerden aynı noktaya bakıyoruz Smiley

sevgi ve saygılar

28.07.2004 14:30:17
Alıntı
"sizler soktuğunuz kafalarınızı yerlerinden çıkarırsanız farklı dünyalarla karşılaşacaksınız. bu dünyalar anarşizmi kenan evren tanımıyla bilen çoğunları oluşturuyor. daha da ötesi insanlar bilmediklerine düşman olurlar. tüm dünyayı karşımıza almakla etki tepki reaksiyonları neticesinde sizin de sürece dahil olmanız kaçınılmaz."

vallahi açıkcası kafamı yukarıda tarif ettiğin türden bir  yere sokmuş değilim.  Smiley tam tersine kafaların bir yerlere sokulmasına karşıyım ben de.

Alıntı
...daha sonra da bilinçleri anarşist felsefe ile yoğurmak anarşist pratiğim olacak.
yalnız bunlar çok iddialı laflar. anarşizmin düşünce ve siyasetine uzun zamandır kafa yoran ve bir yayın faaliyeti içinde birisi olarak ben kendi adıma bu kadar cüretkar konuşmuyorum.

üstelik anarşist açıdan bir öğrenme süreci, karşılıklı olarak birlikte öğrenmek, birlikte yoğrulmak olabilir. bilinçleri yoğurmak ile marksistlerin "dışarıdan bilinç taşımak" otoriter söylemleri arasında bir fark yok benim için.

ha yanlış anlama burada bir frekans tutturduk konuşuyoruz zadece, kişisel olmadığını sen de bilmelsin.

anarşist etik öncelikle bir benliği terbiye meselesidir. kişinin önce kendi benindeki fazlalıkları atması kabilinden... hani tasavvuftaki tabiriyle bir tür "fena fillah"a ulaşma çabası, ama bir farkla bu hiç bitmeyen bir "seyr-i süluk"tur. hiç bitmeyen bir oluş. insan ilişkilerinde ya da siyasette, önceden tarfi edilebielcek bir olgunluk mertebesi yoktur. bunu önbelirlemeye kalkmak da işin anti-otoriter özüne aykırı zaten...



 

deniz 28.07.2004 14:40:49
sana tamamen katılıyorum. yalnız hakımdaki değerlendirmelerini düzeltmek istiyorum.

ben sezgisel ve düşünsel olarak anarşizmi kafamda oturttum. yalnız kendi terbiyemi ve düşüncelerimin somutlaşmasını sağlamaya çalışyırum. zannettiğin gibi dışardan müdahil teorisyen edasıyla değilde öğrene-yanıla birlik içinde bunu başarmak istiyorum.
benim özelde bu siteden beklentim birlik içinde anarşist felsefeyi bina etmek. Zaten SIFIR ı yapmaya sevkeden sebepte de bu.

saygı ve sevgiler

28.07.2004 22:36:36
o halde sözlerini yanlış anlamama yol açan belki de kullandığın üslup olsa gerek.

bu durumda seni eleştirmek için değil dostane bir öneri olarak şunu söylemeliyim: anarşist bir bilincin belki de en iyi ifadesi kullanılan üslupla gündelik hayatın tahakkümcü dilini kırmak yoluyla gerçekleşebilir. belki diyorum, kesin bir önerme değil bu. bir temenni. ama kişisel hayatlarımızdan da biliriz bunu: aynı şeyi anlatmak için seçilen üslup ne kadar farklı sonuçlar üretir değil mi? (üslup burada geniş anlamda alınmalı, sadece konuşma biçimleri olarak değil!)

postanarşizme konuyu bağlamak için de şunu ekleyeceğim: postyapısalcı düşünce hayatı sarmalayan söylemler yoluyla kurulan iktidar ve tahakküm ilişkilerini söküme alır, ya da foucault'nun tabiriyle iktidarın soykütüğünü çıkarır. bu anlamda dilsel düzenekler, (deminki üslup meselesi burada da karşımıza çıkıyor) insan ilişkilerinde iktidar kurucu fiillerin taşıyıcısıdırlar. bu dilsel düzenleklerin nasıl işlediklerini anlamak (söylem analizi) gündelik hayatta mikro  iktidar ilişkilerinin nasıl işlediğini anlamamızı ve onula başa çıkacak bir etik geliştirmemizi mümkün kılar.

böylesi bir yaklaşım iktidar ilşkilerini bozup tahakküm içermeyen yeni bir toplumsal yaşam oluşturmayı arzu eden anarşistler açısından yararlı olmaz mı?

deniz 28.07.2004 23:26:38
çok teşekkür ederim kürşat kardeş. senden faydalandığımdan kesin emin ol. Smiley

anarşist ruh bahsettiğin türden yumuşaklığı kaldırmaz gibi geliyor.

ben insanların cesetlerine kıymet vermiyorum. kendiminkine de.
dolayısıyla çok kişinin hakaret dediği şeyler bana gerçekleri maskesiz ve olduğu gibi dürüstçe ifade etmek olarak bende tanım buluyor.

bu üslubumu da üstelik hayranım. bu üslup beni çok yerden uzaklaştırdı. bizzat anarşistler bunu kaldıramadılar. halbuki benim öğretmeye çalıştığım bir şey vardı onlara bu üslupla:

egolarınızı, benliklerinizi, değerlerinizi, kendinizi yüceltmeyin. çünkü sizler hiç bir şeysiniz. ne zamanki bu uslübuma kendinize bakma yönünde yanıt verecek, hiddetlenmeyecek, reaksiyon geliştirmeyecek, biçime değil içeriğe takacaksınız o zaman kendinizi bana ispat etmiş olacaksınız.

ben bunu anarşist tavır olarak değerlendiriyorum. bundan farklı bir tavır maskecilik, ikiyüzlülük, çıkar gözetme yönünde politik tutum kısacası sahtekarlıktır.

kendimi seviyorum Smiley

deniz 28.07.2004 23:31:15
foucault örneğinde verdiğin üslup örneği, postmodernizmin kavramları yeniden tanımlama ve doğru yerlere yerleştirme çabası olmasın.

foucaultun ifadesinin üsluba yönelik olduğuna emin misin?

29.07.2004 17:47:10
Sevgili amadeus,

Öncelikle yukarıdaki alıntıları niye postanarşizm temasına yapıştırdığımı izah edeyim; o tartışmadaki taraflardan biri de bendim (sonuncusu) ve orada biribirinden tamamen farklı gibi görünen fikirlere sahip tartışmacıların aslında aynı temanın farklı vehçelerine kendilerince vurgu yaparak haklılıklarını savunduklarını görmüş ve birbirleriyle şiddetle tartışır görünmelerine karşın aslında hepsinin de kendi açılarından haklı olduklarını ve bunun mümkün olduğunu savunmuştum. Bu açıkçası bir paradoks olsa da bence insana dair ve doğal olması dolasıyla kabul edilir olmaktan öte olması gereken bir şey... Çünkü gerçekliğin kapsayıcı ve monolitik olmaması gerektiğini düşünüyorum. Postanarşizm, postyapısalcı anarşizm de bu tarz okumalara olumlu yaklaştığı için bence işlevsel olabilecek bir tanımlama ama her tanımlama gibi sorunlu ve eksik...kaldı ki anarşizmin kendisi de kapsayıcı bir gerçeklik teorisi olma iddaası taşıdığı sürece sorunlu olacaktır, tıpkı günümüzdeki bazı anarko-komünist (sınıf savaşımcısı) dogmatik akımların toplumsal devrim programları yapıp kitleleri buna çağırmaları ve buna yönelik propagandif ama otoriter ve çokluluğu (heterdoksiyi) dışlayıcı bir dil söylem geliştirmeleri giderek sekterleşmeleri gibi...

Buradan hareketle kürşad ile yaptığınız tartışmayı ilgiyle okudum...ve yararlı bir tartışma olduğunu söyleyebilirim. Umarım bu tür tartışmalar sayesinde bu forum daha da işlevsel hale gelir.

Netice itibarıyla anarşizm gibi postanarşizm de aslında hiçbir şeydir ve anarşi her şeydir.  Çünkü anarşizm de sonuçta batı merkezli aydınlanma düşüncesinin çocuğudur...bizleri ilgilendiren anarşizmin ruhudur, bunu nerede ve hangi ad altında bulursak bulalım (biçim hiç önemli değil) orada olmalıyız derim ben.

sağlıcakla

    cool


 

deniz 29.07.2004 23:16:59
seni okurken şu aklıma geldi:

zamanın her anı sürekli kavramları güncelliyor ve geleceği yeniden planlıyor.

bu devingenlik içinde durup şu şudurun inatçılığına düşmenin hatasından çekiniyorum ve hep kendime bir kimlik ve program yapmanın korkusunu yaşıyorum.

yalnız bazı şeyler var ki onları hareket noktası belirmeden de yapamam.

etik
iyiden yana olmak (vicdan)
insan hayatı
adalet
özgürlük

bunları referans alarak yapacağım değerlendirmelere hep güvenirim.
ancak bazı durumlar ve zamanlar olur ki aynı parametreler bu sefer farklı neticeler üretir. bu durumda eskisini iptal eder yenisinin hükmünü uygularım.

bu düşüncelerim "anarşizm yada postanarşizm hiç bişeydir anarşi herşeydir" cümleni tefsir eder mi?

30.07.2004 11:41:48
eder...aynen katılıyorum...

Zaten bu yüzden anarşizm yada .......... hiçbirşeydir önermesinde birincisi durumlara göre değişiklikler gösterebileceği halde anarşi herşeydir önermesi değişmez olarak kalır...bu değişmeyen anarşi ise bizim ruhumuza kazınmış olan özgürlük tutkusu ve adalet duygusunu anlatır...yani her şey değişse de bize kalan değişmeyen ve asla değişmeyecek olan bazı şeyler vardır ki bunlar bizleri biz yapan asıl şeylerdir... cool

sağlıcakla  

30.07.2004 14:34:38
kusura bakmayın kitap olsa okurdum ama nette uzun yazıları okumayı pek sevmiorum çok sıkıcı kitap hissi veremior bana ve sıkıcı

31.07.2004 09:05:27

seni çok iyi anlıyorum...bazen bu duyguya ben de kapılıyorum, ancak net'te karşılaşacağın ilginç tartışmalara yada kaynaklara kitaplarda rastalaman her zaman mümkün değil...uzun makaleler zaten polemik olmaktan öte çözümleyici ve bir fikir içeren şeyler olduğu için onları print ederek okumanı tavsiye ederim. Böylece hem elinin altında bulunmuş olurlar hem de internetin zamanla yarışma (çünkü daha fazla bağlantı daha fazla maliyet demek) karekteristiğine aykırı davranmamış olursun...

sağlıcakla...

 cool  

31.07.2004 09:40:33
Bu konuyu bende bu yuzden kacirdim bastan sonra takip edemedim....bunu özetlicek bir babayigit varmi?

deniz 15.08.2004 09:43:08
özet mözet yok Smiley

anlamak istiyorsan okucaksın. tembel insan seni Tongue

zaten oldukça özet.


Sayfa: 1 [ 2 ] 3