|
||
| evet arkadaşlar 1400 yıl önce saat denen ayğıtın olmadığı bir zamnada,tüm insanlığı kucaklamak iddiasıyla ortaya çıkan islamiyet dininin olmazsa olmazları vardır,bunlardan aklıma gelen şu anda namaz ve oruç, oralardaki eskimolar müslüman olsalardı acaba bu ibadetleri yapabilirlermiydi...yok eğer yapamazlardı diyosanız bu din evrensel olduğunu iddia edebilirmi? yaparlardı diyorsanız,nasıl? |
||
|
||
| İnsanoğlu başlangıçtan bu yana zaman denilen anlaşılması zor kavramla uğraşmış, yıldızlara ve güneşe bakarak zamanı anlamaya ve hesaplamaya çalışmıştır. İlk başta insanlar için sadece yağmurun, karın, soğuğun, sıcağın zamanını bilmek yetiyor, mevsimler insanların hayatlarını yönetip, hasat zamanını, göç zamanını, barınma zamanını söylüyorlardı. Gittikçe daha küçük zaman birimlerine ihtiyaç duyan insan, yılı aylara ve haftalara bölmeye başlamışlardır. Zamanın geçişinin en belirgin göstergesi olan gün, güneş doğunca başlıyor ve çalışma süresi aydınlık zamanı kaplıyordu. İnsanların geceyi gündüze benzer kılma çabaları, günü daha küçük zaman birimlerine ayırmayı gerektiriyordu. Dakika ve saniyeler daha çağdaş dönemlerin ürünü olmakla birlikte, insanlar günü birkaç bölüme ayırmaya çalışmışlar ve gittikçe daha küçük zaman dilimlerine ihtiyaç duymuşlardır. Daha küçük zaman birimlerinin tarihi takvimle paralellik gösterir. Yılı ilk olarak birimlere bölen Sümerler, günü de ilk bölenler olmuşlar ve zamanı ölçmeye başlamışlardır. Mısırlılarla devam eden bu çabalar Yunanlılar ve Romalılarla iyice gelişmiştir. ayrıca zaman kavramının var oldugu günden beri güneş saati su saati kum saati ateş saati varolmuştur. sorunuza dönersek;ibadet eylemi kutsanmış bir ayin degildir. tersine kendi için gerekli bir yaşam tarzıdır,uygulama için içsel bütünlügü kavradıktan sonra her şart ve ortamda yerine getirebilirsiniz. insana ragmen dayatma yoktur eger insan kutup ve çöl şartlarınıa yaşam biçimini adapte edebiliyorsa ibadet biçiminide adapte edebilir. eger yapma isteginiz varsa... |
||
|
||
| Helal olsun akelll harika bir cevaptı. Dikkatimi çektin. |
||
|
||
Helal olsun akelll harika bir cevaptı. Dikkatimi çektin. benim hakkımı hiç teslim etmiyosun ama, bak size yeni eküriler buluyorum dimi ya
|
||
|
||
| Senin sorun saçmaydı akrep uzun uzadıya cevap yazma gereğini hissetmedim açıkcası. evrenselliği çürütme metodun çok gülünç. |
||
|
||
Zamanın geçişinin en belirgin göstergesi olan gün, güneş doğunca başlıyor ve çalışma süresi aydınlık zamanı kaplıyordu. İnsanların geceyi gündüze benzer kılma çabaları, günü daha küçük zaman birimlerine ayırmayı gerektiriyordu. Dakika ve saniyeler daha çağdaş dönemlerin ürünü olmakla birlikte, insanlar günü birkaç bölüme ayırmaya çalışmışlar ve gittikçe daha küçük zaman dilimlerine ihtiyaç duymuşlardır. Daha küçük zaman birimlerinin tarihi takvimle paralellik gösterir. Yılı ilk olarak birimlere bölen Sümerler, günü de ilk bölenler olmuşlar ve zamanı ölçmeye başlamışlardır. Mısırlılarla devam eden bu çabalar Yunanlılar ve Romalılarla iyice gelişmiştir. ayrıca zaman kavramının var oldugu günden beri güneş saati su saati kum saati ateş saati varolmuştur. kutuplarda altı ay gece altı ay gündüz yaşanana bölgeler var,sen tutmuş hala günü şöyle bölmüşlerdi ve zamanı ğüneş,su,kum ve ateş saatleriyle ölçmüşlerdir diyosun,hani tür bi zamandan bahsediyosun altı ay gündüz olan bi zamanı kum saatiylemi ölçtüreceksin eskimolara,güldürme adamı üstelik eskimolarda senin benim gibi bir zaman mevhumuda gelişmemiştir kanımca(öyle ya yılın yarısı gece yarısı gündüz,bunu nasıl 24 saatlik günlere onuda hadi kabaca olsun sabah,öğle,akşam ve geceye bölsünlerki)sorunuza dönersek;ibadet eylemi kutsanmış bir ayin degildir. tersine kendi için gerekli bir yaşam tarzıdır,uygulama için içsel bütünlügü kavradıktan sonra her şart ve ortamda yerine getirebilirsiniz. insana ragmen dayatma yoktur eger insan kutup ve çöl şartlarınıa yaşam biçimini adapte edebiliyorsa ibadet biçiminide adapte edebilir. eger yapma isteginiz varsa... namaz ve oruç bu dinin kutsal farizeleri değilse nedir peki?sen şu islamın şartlarını bidaha düşün bakalım!! ''dayatma yoktur,adaptasyon vardır''diyosunda, bu insanlar(1400 yıl önceki eskimolar)diyelimki müslüman oldular ve doğa şatrlarından dolayı bu ibadet ritüellerini genel kabul gören şekliyle yapamamaktadırlar,e hadi bi önermede bulun bakalım nasıl ibadet yapsınlar bunlar o zamanda ve aslında bu ibadetlerin nasıl yapılacağını sonraki kuşaklarına nasıl aktarsınlar(öyleya insan namazı normal bi şekilde kılınırken göremezse onu nasıl başkasına anlatıbilir yada öğretebilir... )
|
||
|
||
| AŞK İLE Zamanın uzayın farklı yerlerinde farklı olabileceğini biliyoruz. Ancak bu dünyamızın herhangi iki noktası için de geçerli olabilirdi. Şöyle ki; biz dünyanın dönüşünü 24 saat dediğimiz bir zaman diliminde tamamladığını biliyoruz ve buna tam bir gün diyoruz. En az lise derecesindeki her öğrenci bilir ki YOL= HIZ x ZAMAN denklemi geçerlidir (X=V.t). Bir gün dediğimiz zaman dilimi ise dünyanın kendi ekseni etrafında katettiği mesafeyi aldığı zaman dilimine eşittir. Ancak yine biliyoruz ki, dünyada kutuplardaki bir nokta ile ekvatordaki bir noktanın çizgisel olarak hızları birbirinden farklıdır, bu değer kutuplarda daha yavaştır. Yani denklemde “HIZ” değeri değişkenlik göstermekte, örneğin kutuplarda azalmaktadır. Denkleme göre bu durumda kutuplarda bir günün 24 saatten daha uzun olması gerekmektedir. Çünkü aynı mesafeyi daha yavaş bir hızla alacaktır. Ancak biliyoruz ki gün her yerde 24 saattir. Neden mi? Çünkü denklemdeki HIZ değeri değişirken YOL değeri de sabit kalmamaktadır. Çünkü kutuplardaki bir noktanın tam bir dönüşte çizdiği dairesel yol, ekvatordakinden daha azdır. Dolayısıyla hız azalırken alınan yol da azaldığından tam bir dönüş yine 24 saatte gerçekleşmektedir. Ne kadar harika değil mi? Düşünsenize bu durumda dünyanın kuzey yarısı daha hızlı güney yarısı da daha yavaş dönen devasa iki motor tarafından döndürülüyor olsaydı, bu durumda gün değerleri iki yarım kürede farklı olacaktı. Bir şekilde, herhangi bir iç ve dış etkenle dünyayı hızlandırsak gün dediğimiz mefhum kısalacak, yavaşlatsak uzayacaktır. Sözgelimi dünyanın dönüşünü ters yöne çevirsek bu sefer de gece ile gündüz sırası değişecektir. İşte zaman dediğimiz şey böyle birşey |
||
|
||
kim ne yorumlarsa yorumlasın ben bildiğimden şaşmam ya , akrepv soruyu islam fıkıhçılarının yorumlaması gerek. ayrıca kutuplarda da, bugün 24 lik zaman esas. kutuplara islam ulaştığında onlar 24 saatlik zamanı kulanıyorlardı. yani ince bir ayar verilmiş zaten
|
||
|
||
| Kutuplara gidip kafanızı kaldırıp güneşe bakarsanız, Güneşin gökyüzünde "bir turu 24 saatte tamamlanan bir daire" çizdiğini görürsünüz. Saat son derece kesinlikle belirlenebilir diye biliyorum.. |
||
|
||
akreeeeeeeep ![]() |
||
|
||
Zamanın geçişinin en belirgin göstergesi olan gün, güneş doğunca başlıyor ve çalışma süresi aydınlık zamanı kaplıyordu. İnsanların geceyi gündüze benzer kılma çabaları, günü daha küçük zaman birimlerine ayırmayı gerektiriyordu. Dakika ve saniyeler daha çağdaş dönemlerin ürünü olmakla birlikte, insanlar günü birkaç bölüme ayırmaya çalışmışlar ve gittikçe daha küçük zaman dilimlerine ihtiyaç duymuşlardır. Daha küçük zaman birimlerinin tarihi takvimle paralellik gösterir. Yılı ilk olarak birimlere bölen Sümerler, günü de ilk bölenler olmuşlar ve zamanı ölçmeye başlamışlardır. Mısırlılarla devam eden bu çabalar Yunanlılar ve Romalılarla iyice gelişmiştir. ayrıca zaman kavramının var oldugu günden beri güneş saati su saati kum saati ateş saati varolmuştur. kutuplarda altı ay gece altı ay gündüz yaşanana bölgeler var,sen tutmuş hala günü şöyle bölmüşlerdi ve zamanı ğüneş,su,kum ve ateş saatleriyle ölçmüşlerdir diyosun,hani tür bi zamandan bahsediyosun altı ay gündüz olan bi zamanı kum saatiylemi ölçtüreceksin eskimolara,güldürme adamı üstelik eskimolarda senin benim gibi bir zaman mevhumuda gelişmemiştir kanımca(öyle ya yılın yarısı gece yarısı gündüz,bunu nasıl 24 saatlik günlere onuda hadi kabaca olsun sabah,öğle,akşam ve geceye bölsünlerki)sorunuza dönersek;ibadet eylemi kutsanmış bir ayin degildir. tersine kendi için gerekli bir yaşam tarzıdır,uygulama için içsel bütünlügü kavradıktan sonra her şart ve ortamda yerine getirebilirsiniz. insana ragmen dayatma yoktur eger insan kutup ve çöl şartlarınıa yaşam biçimini adapte edebiliyorsa ibadet biçiminide adapte edebilir. eger yapma isteginiz varsa... namaz ve oruç bu dinin kutsal farizeleri değilse nedir peki?sen şu islamın şartlarını bidaha düşün bakalım!! ''dayatma yoktur,adaptasyon vardır''diyosunda, bu insanlar(1400 yıl önceki eskimolar)diyelimki müslüman oldular ve doğa şatrlarından dolayı bu ibadet ritüellerini genel kabul gören şekliyle yapamamaktadırlar,e hadi bi önermede bulun bakalım nasıl ibadet yapsınlar bunlar o zamanda ve aslında bu ibadetlerin nasıl yapılacağını sonraki kuşaklarına nasıl aktarsınlar(öyleya insan namazı normal bi şekilde kılınırken göremezse onu nasıl başkasına anlatıbilir yada öğretebilir... )Bu konu daha once deniz'in islami ibadetlerle ilgili actigi bir konuda islenmisti akrepv... http://sifirforum.com/din_felsefesi/dinin_kurallari_evrensel_degil_midir-t545.10.html Eskimolarin zamani olcmesine gerek yoktur (dine iliskin) cunku eskimolar islamiyeti tanimazlar aksine samandirlar. Totem'e inanirlar. Hala da oyleler.. Herhangi bir dinin evrensel olabilmesi icin 1400 yil sonra da insana hizmet verebilmesi gerekir. Bugun kutupta yasayan muslumanlar dedigin doga sartlarina ragmen ibadetlerini yapmaktalar. Bunun icin iki yontem izliyorlar. Biri en yakin yerel bolge saati, digeri ise orucu tutmayip kefaretini vermek (islamiyet bu kolayligi saglamakta cunku, bu normal sehirlerde yasayanlar icin de gecerli keza) Namaz konusuna gelince gene ustteki yontemlerden saat ile ilgili olani kullaniliyor. Dayatma konusundan bahsetmissin. Ha ille de kitap indiginde orada musluman varsa ne olacak diyorsan, eskimolar acayip zeki insanlardir zamani ruzgar ile yorumlarlar eskiden beri hala da oyleler. Bu yontemi kullanirlardi sayet musluman olmus olsalardi. |
||
|
||
| bende biliyorum eskimoların şamanist olduklarını,zaten onun için diyelimki müslüman oldular diyorum,ayrıca 1400 yıl öncesinden olaya bakmanı rica ediyorum islamda kefaret olayının olduğunuda biliyorum ama tüm ömrü(doğa şartlarından dolayı)kefaret vermekle geçer insanın orada,hadi diyelim oruç tutamıyosun ve kefaret veriyosun bu ibadetin orjinalini nasıl aktaracaksın sonraki nesle,..namaz ise tam bir muamma hala olmazsa olmazı olan abdest nasıl alınabilir,gusul abdesti nasıl alınabilir adamlar donar mazallah,hele şu kurban olayını ve hac olayını hiç söylemiyorum,diyelimki eskimo mümin kurban kesmeye karar verdi,e ne boğazlayacak kurban olarak ayıbalığımı yada fokmu çünkü başka bişey yok adamların yediği,üstelik bu hayvanlarda etobur hayvan acaba kabul ediliyomu kurban olmaları,hac ise zaten o günün şartlarıyla mümkün degil bunu tartımaya bile gerek yok.(yanılğıya düşmeyelim tüm bunları 1400 yıl önce nasıl yapabilir eskimolar,tabi müslüman olsalardı) yok hala bu ibadetlerin hepsinin kefareti var diyosan adamlar hiç ibadet edemiyecekleri ama habire kefaret ödeyecekleri bir dini seçerlermiydi dersin | ||
|
||
| Insanin tum omru kefaret vermekle gecebilir sayet kisi inaniyorsa bu onu rahatsiz etmez sanirim veya uygun donemlerde veya bolgelerde tutar orucunu.. -70 de coraplarinla buz ustunde yuruyebiliyorsun akrep ve ilginctir coraplarin islanmiyor. Onun icin abdest mevzuu hic zorlamaz.Havasi kuru olan bolgelerin -70'i ile nemli bolgelerin ayni derecesini ayirmak gerekiyor.Degil abdest havuza bile girebilirsin. Bugun sehirlerde her inanan kisi kurban kesiyor mu? Onun yerine ayni niyetle baska turlu iyilikler de yapilabilir. Ayibaligi ve fok dan baska seylerde yiyorlar eskiden de yiyorlardi. Bizon, karibu, geyik vs. gibi hatta bunlari toplayip kar gunesinde kuruttuklari icin eylul ayinda bir nevi kutlamalari mevcut tarihten gelen...Ki bunlar etobur hayvanlar degil.. Hac'da kesinkes her turlu sartta yapilmasi gereken bir ibadet degil..Bir kere oncelikle bunun icin mali gucunun yerinde olmasi gerekiyor. Yani sartlari var.1400 yil once de vardi simdi de var. Kaldi ki hac da mumkun yolun duser de Beringia Muzesini ziyaret edersen ilk gelenlerin arap oldugunu gorebilirsin. Kaldi ki son soruna dair; Bu secim kisiye baglidir hayati boyunca kefaret odemek onu rahatsiz etmeyebilir baskalarina sacma gelse de... |
||
|
||
5 vaktin açıkça görülmediği yerlerde namaz ve oruçlar o bölgeye en yakın 5 vaktin net görüldüğü yere göre ayarlanır ![]() Bu soru ateistlerin meşhur sorusudur. Onlar sormaktan, dini alimler cevaplamaktan bıkmadı. Sormadan önce biraz araştırsak daha mantıklı sorular üretebiliriz. |
||
|
||
hah,bi böcek yetmemişti,3 kuş daha iyi olmuş
|
||