SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => komunizm TEORİLERİ

Konu: Yoldaş Stalin Kadrolar Üzerine

Sayfa: [ 1 ] 2 3

27.11.2004 03:06:19





Bazıları, zaferin kendi kendine, yani diyelim ki kendiliğinden gelmesi için doğru bir parti çizgisi hazırlayıp geliştirmek, bunu yüksek sesle ilan etmek, onu tezler biçiminde, genel kararlar biçiminde sergilemek ve onu oybirliğiyle benimsemek yeter diye düşünüyorlar. Besbelli ki bu yanlıştır. Yalnız iflah olmaz bürokratlar ve kırtasiyeciler böyle düşünebilirler. Gerçekte bu başarılar ve zaferler, kendiliklerinden kazanılmamışlardır, parti çizgisinin uygulanması uğruna yürütülen amansız bir mücadele içinde kazanılmışlardır. Zafer hiçbir zaman kendi kendine gelmez; her zaman sökülüp alınır. İyi kararlar, partinin genel çizgisinden yana bildiriler, ancak bir başlangıçtır; ancak yenme isteğini anlatırlar, ama yenginin kendisini değil. Doğru bir çizgi, sorunun doğru bir çözümü verildikten sonra, başarı, örgüt çalışmasına, parti çizgisinin pratik uygulaması için mücadelenin örgütlenmesine, adamların iyi düşünülerek seçilmesine, yönetici kademelerin kabul ettikleri kararların uygulanıp uygulanmadığının denetimine bağlıdır. Bu olmazsa, partinin doğru çizgisi ve doğru kararlar, ciddi olarak tehlikeye düşmek tehdidi altındadırlar. Bundan başka, üstelik, doğru siyasal çizgi bir kere belirlendi mi, herşeyi, hatta siyasal çizginin kendi kaderini de, onun gerçekleştirilmesini ya da başarısızlığını da belirleyen, örgüt çalışmasıdır.
      Gerçekte, zafer, parti çizgisinin uygulanmasına karşı duran her çeşit güçlüğe karşı amansız ve sistemli bir mücadeleyle elde edilmiş ve kazanılmıştı; bu güçlüklerin üstesinden gelerek, partiyi ve işçi sınıfını, bu erekle seferber ederek, mücadeleyi örgütlendirerek, elverişsiz militanları görevden alarak, güçlüklere karşı bu mücadeleyi yürütme yeteneğinden daha iyilerini seçerek kazanıldı.
      Bu güçlükler nelerdir ve nerede toplanıyor?
      Bunlar bizim örgüt çalışmamızın güçlükleri, örgütlenme konusundaki yönetimimizin güçlükleridir. Güçlükler bizde, bizim yönetici militanlarımızda, örgütlerimizde, parti organları aygıtında, sovyetler, ekonomik organlar, sendika organları aygıtında, genç komünistler aygıtında ve başka örgütlerde toplanıyorlar.
      Parti örgütlerimizin, sovyet örgütlerimizin, ekonomik ve başka cinsten örgütlerimizin ve onlar gibi yöneticilerinin güç ve yetkesinin şimdiye kadar bilinmeyen oranlarda büyüdüğünü anlamak gerekir. Ve düpedüz bu yüzden, şimdi her şey, ya da hemen hemen her şey, onların çalışmasına bağlıdır. Sözde-nesnel koşullara sığınılıp, sorumluluk onlara bırakılamaz. Partinin siyasal çizgisinin doğruluğu birçok yılın deneyimi ile gerçeklendikten, işçi ve köylülerin bu çizgiyi destekleme iradeleri artık kuşku bırakmayacak duruma geldikten sonra, nesnel denilen koşulların rolü asgariye inmiş olur, oysa örgütlerimizin ve bu örgütlerin yöneticilerinin rolü kesin belirleyici ve olağanüstü bir nitelik alır. Bu, ne anlama gelir? Bu demektir ki, çalışmamızın boşluklarının ve kusurlarının sorumluluğu, bugün, onda-dokuz, "nesnel" koşullara değil, bizzat bize, yalnız bizim kendimize düşer...
      Yönetim aygıtının bürokrasiciliği ve kırtasiyeciliği; canlı, diri ve somut bir yönetim yerine "genel anlamda yönetim" üzerine bir takım gevezelikler; örgütlerin işlevsel yapısı (yani aynı yönetiminin çeşitli servisleri arasına bölmeler koyma) ve kişisel sorumluluktan yoksunluk; çalışmada ve ücret sisteminin eşitleştirilmesinde sorumluluk eksikliği; alınan kararların uygulanışının sistemli bir biçimde denetlenmemesi; özeleştiri korkusu; işte bizim güçlüklerimizin kaynakları, işte bugün bu güçlüklerin toplandıkları yerler.
      Bu güçlüklerin, sertlik ve kararlarla yenilebileceğini sanmak safdillik olur. Uzun zamandan beri, bürokratların ve kırtasiyecilerin, parti ve hükümet kararlarına bağlılıklarını sözlerle açıklamakta, ama fiilde onları çekmecelere saklamakta üstlerine yoktur. Güçlükleri yenmek için örgüt çalışmamızın, partinin politik çizgisinin gereklerinin gerisinde kalması durumunu ortadan kaldırmak gerekiyordu; örgüt konusundaki yönetim düzeyini, ulusal ekonominin bütün alanlarında siyasal yönetimin düzeyine yükseltmek gerekiyordu; örgüt çalışmamızın siyasal sloganlarının ve parti kararlarının pratiğe geçirilmesini sağlayacağı şekilde davranmak gerekiyordu.
      Bu güçlükleri yenmek ve başarıları elde etmek için, mücadeleyi örgütlendirmek, işçi ve köylü yığınlarını bu mücadeleye sürüklemek gerekiyordu; partiden ve ekonomik örgütlerden şüpheli, kararsız, bozulmuş unsurları uzaklaştırmak gerekiyordu.
      Partimizin Merkez Komitesinin, geçtiğimiz dönem boyunca, kendi örgüt çalışmasını kesinlikle bu doğrultuda yürüttüğünü biliyorsunuz.
      Merkez Komitesi, bu durumda, Lenin'in, dahice düşüncesinden, yani örgüt çalışmasında esas olanın adam seçimi ve uygulamanın denetimi olduğu düşüncesinden esinlenmiştir.
      Birkaç sözcük de, adam seçme ve görevinin adamı olmayanların görevden alınması üzerine söylemek istiyorum.
      Kurtulmak zorunda olduğumuz -bu konuda herkes görüş birliğindedir- bürokratlar ve kırtasiyecilerden başka çalışmamızı frenleyen, onu güçleştiren ve ilerlememizi engelleyen iki militan tipimiz daha var.
      Bu militanların birinci tipi, geçmişte hizmet etmiş, şimdi de büyük adamlık taslayan kişilerdir; bunlar, parti ve Sovyet devleti yasalarının kendileri için değil, avanaklar için yapıldığını düşünürler. Bu adamlar, partinin ve hükümetin kararlarını yerine getirmek zorunda olmadıklarını sanıyorlar ve böylelikle de parti ve Sovyet devletinin disiplin temelini yıkıyorlar. Partinin ve Sovyet devletinin yasalarını çiğnerken neye güveniyorlar? Sovyetler iktidarının geçmişteki hizmetleri yüzünden kendilerine çatmayı göze alamayacağını umuyorlar. Bu kendini beğenmiş büyük beyler, kendilerini yeri doldurulamaz sanıyorlar ve ceza görmeksizin yönetici organların kararlarına karşı gelebileceklerini sanıyorlar. Bu militanlara nasıl davranmalı? Hiç duraksamadan, geçmiş hizmetlerine hiç bakmadan, bunları yönetici görevlerden almak gerekir. Bunların rütbelerini indirmek ve bunu da basında yayınlamak gerekir. Bunu, bu kendini beğenmiş bürokratların, bu büyük beyefendilerin kurumlarını bozmak için ve onları yerlerine oturtmak için yapmak gerekir. Bunu, bütün çalışmamızda, parti disiplinini ve Sovyet devleti disiplinini sağlamlaştırmak için yapmak gerekir.
      Şimdi de ikinci tipe bakalım. Gevezelerden sözetmek istiyorum, namuslu gevezeler de diyebilirdim, evet bu namuslu, dürüst, Sovyet iktidarına bağlı, ama ne olursa olsun bir şeyi düzenlemek, yönetmek ellerinden gelmeyen adamlardan sözetmek istiyorum. Geçen yıl, bu yoldaşlardan biri ile bir görüşmem oldu, çok değerli, ama iflah olmaz bir geveze, her işi o boş lafları içinde boğabilir. Bakın görüşmemiz nasıl oldu:
      Ben.- Sizde ekim işleri ne durumda?
      O.- Ekim işleri mi Stalin yoldaş? Seferber olduk.
      Ben.- Nasıl olur?
      O.- Sorunu tam cepheden ele aldık.
      Ben.- Peki sonra?
      O.- Hızlı ve köklü bir değişiklik oluyor Stalin yoldaş; yakında, büyük bir köklü değişme olacak.
      Ben.- Ya, peki başka?
      O.- Bizde ilerlemeler belirgin hale gelmektedir.
      Ben.- İyi. Ama, öyle de olsa, ekim işleri nasıl gidiyor?
      O.- Ekim işleri konusunda, Stalin yoldaş, şimdilik herhangi bir hareket yok.
      İşte gevezenin portresi. Onlar seferber olmuşlar, sorunu cepheden ele almışlar, hızlı ve köklü bir değişme var, ilerleme var, ama işler olduğu gibi duruyor.
      İşte Ukraynalı bir işçi kısa bir zaman önce bir örgütün durumunu tastamam böyle karakterize ediyordu. Bu örgütün çizgisinin ne olduğu kendisine sorulduğunda, şöyle karşılık veriyordu: "Çizgi, inan olsun ki ... çizgi var elbette, ama çalışma görülmüyor ortalıkta." O örgütün de böyle namuslu gevezeleri var, besbelli.
      Ve bu gevezeler yerlerinden alındıkları ve pratik çalışmadan uzaklaştırıldıkları zaman, kollarını açıp şaşkınlıklarını gösteriyorlar: "Neden bizi görevden alıyorlar? İşler yürüsün diye ne yapılmak gerekiyorsa hepsini yapmadık mı? Yıldırım işçileri konferansı toplamadık mı, bu konferansta partinin ve hükümetin sloganlarını herkese bildirmedik mi? Merkez Komitesinin tüm Politbürosunu onursal başkanlığa seçmedik mi? Stalin yoldaşa selamlarımızı yollamadık mı? Daha ne istiyorsunuz bizden?"
      Bu iflah olmaz gevezeleri ne yapmalı? Eğer onları pratik çalışma alanında bırakırsak, her işi, bitmez tükenmez ve dolambaçlı söylevler dalgası içinde boğmayı becerirler. Onları yönetme görevlerinden almak ve onlara başka bir iş, pratiğe ilişkin olmayan bir iş vermek gerektiği açıktır.


J. Stalin
SSCB Komünist (Bolşevik) Partisi XVII. Kongresine Sunulan Merkez Komite Çalışma Raporu
26 Ocak 1934


YAŞASIN KOMUNIZM..YAŞASIN YOLDAŞ STALİN TAKTiGi[/b]

27.11.2004 11:55:35
işte bütün sol düşünceleri kirletme başarısını, sosyalizmin faşizmle bir tutulmasını sağlama başarısını gösteren faşist zihniyetli insan.

kimin yoldaşı kimin değil bilemiyorum ama benim olmadığı kesin.

27.11.2004 14:37:10
KAHROLSUN STALİNİZM

28.11.2004 01:37:51
işte bütün sol düşünceleri kirletme başarısını, sosyalizmin faşizmle bir tutulmasını sağlama başarısını gösteren faşist zihniyetli insan.

kimin yoldaşı kimin değil bilemiyorum ama benim olmadığı kesin.


KAHROLSUN STALİNİZM


Stanlin Bir Devrimciysi ve Proleretya Diktörlüğünün hizmetindeydi.. Siz staline faşist derken aslında komünist partiye faşist diyorsunuz.. Bunuda o küçük dünyalrınızda kendinize daha rahat bir yer açabilmek adına yapıyorsunuz.. Bence sizin marksizmle ufaktan yada yakında bir alakanız yok.. Çünkü olsaydı şunu bilirdininiz soyalizmin burjuva diktatörlük üstünde işçi sınıfının bir baskı aracı olduğunu... Biz kimseyi yanıltmaya çalışmıyoruz..Evet biz dikatörlüğü savunuyoruz çünkü sınıflı toplumlarda devlet kavramı hep olamuştır ve olacaktırda.. Ve devlette bir sınıfın diğer sınıfa uyguladığı baskınının uzlaşma noktası ise doğası gereği egemen sınıfı koruduğu için bir baskı aracıdır. Ve Komünistler doğalrı gereği taviz vermeyecekleri ve sınıf savaşımını sınıfsız bir dünya oluşturuncaya dek sürdüreceğimiz için.. Bir takım sekterliklerimiz olacak..Olcakta.. Ne yani 68 çocukları gibi çiçek mi dağıtacaktı stalin..Aslında Stalinde değil Komünist Parti.. İnsanlar iş ekmek özgürlük için bir araya gelmişken ortalığı bir grup Emeryalist uşağı olan tescilli oprtünistler olan Troçkistlere mi bırakacaktı.. Stalin ve Komünist Parti Hep İşçi sınıfının çıkarlarını savunmuşlar ve nesnellikleri gereği yapmaları gerekeni yapmışlardı... Bat solun ökirlendiğini savunan vatandaş kirlenen sensin ve senin gibiler.. Bolşvekikler Stalin ve diğer devrimci önderlerin izinde Sınıfsız bir dünya kurabilmek için cezaevlerinde, sokaklarda, fabrikalarda,alanlarda çalışıyorlar...Ve bunuda sizin faşist dediğiniz komünist parti aracı ile yapıyor..Ve bir Gün bu ülkede işciler iktadrı aldığı zaman siz ve sizin gibiler kaçacak yer arayacaksın.. Karşı devrimcileri anadolu toprakları üzerinde barındırmayacağız..Çünkü;
VARILACAK YERE KAN VE TER İÇİNDE VARILACAKTIR;
                     VE ZAFER HİÇ BİR ŞEYİ AF ETMEYECEK KADAR
                             TIRNAKLA SÖKÜLÜP KAZANILACAKTIR !
 

28.11.2004 10:00:22
Alıntı
işte bütün sol düşünceleri kirletme başarısını, sosyalizmin faşizmle bir tutulmasını sağlama başarısını gösteren faşist zihniyetli insan.

kimin yoldaşı kimin değil bilemiyorum ama benim olmadığı kesin.


KAHROLSUN STALİNİZM


Stanlin Bir Devrimciysi ve Proleretya Diktörlüğünün hizmetindeydi.. Siz staline faşist derken aslında komünist partiye faşist diyorsunuz.. Bunuda o küçük dünyalrınızda kendinize daha rahat bir yer açabilmek adına yapıyorsunuz.. Bence sizin marksizmle ufaktan yada yakında bir alakanız yok.. Çünkü olsaydı şunu bilirdininiz soyalizmin burjuva diktatörlük üstünde işçi sınıfının bir baskı aracı olduğunu... Biz kimseyi yanıltmaya çalışmıyoruz..Evet biz dikatörlüğü savunuyoruz çünkü sınıflı toplumlarda devlet kavramı hep olamuştır ve olacaktırda.. Ve devlette bir sınıfın diğer sınıfa uyguladığı baskınının uzlaşma noktası ise doğası gereği egemen sınıfı koruduğu için bir baskı aracıdır. Ve Komünistler doğalrı gereği taviz vermeyecekleri ve sınıf savaşımını sınıfsız bir dünya oluşturuncaya dek sürdüreceğimiz için.. Bir takım sekterliklerimiz olacak..Olcakta.. Ne yani 68 çocukları gibi çiçek mi dağıtacaktı stalin..Aslında Stalinde değil Komünist Parti.. İnsanlar iş ekmek özgürlük için bir araya gelmişken ortalığı bir grup Emeryalist uşağı olan tescilli oprtünistler olan Troçkistlere mi bırakacaktı.. Stalin ve Komünist Parti Hep İşçi sınıfının çıkarlarını savunmuşlar ve nesnellikleri gereği yapmaları gerekeni yapmışlardı... Bat solun ökirlendiğini savunan vatandaş kirlenen sensin ve senin gibiler.. Bolşvekikler Stalin ve diğer devrimci önderlerin izinde Sınıfsız bir dünya kurabilmek için cezaevlerinde, sokaklarda, fabrikalarda,alanlarda çalışıyorlar...Ve bunuda sizin faşist dediğiniz komünist parti aracı ile yapıyor..Ve bir Gün bu ülkede işciler iktadrı aldığı zaman siz ve sizin gibiler kaçacak yer arayacaksın.. Karşı devrimcileri anadolu toprakları üzerinde barındırmayacağız..Çünkü;
VARILACAK YERE KAN VE TER İÇİNDE VARILACAKTIR;
                     VE ZAFER HİÇ BİR ŞEYİ AF ETMEYECEK KADAR
                             TIRNAKLA SÖKÜLÜP KAZANILACAKTIR !
burjuvazi üzerinde baskı aracıymış, bütün halk burjuva mıydı sscbde peki?

proletarya diktatörlüğünü proletarya üzerinde diktatörlük yapan, marksizmi, proletarya diktatörlüğünü ve sosyalizmi çarpıtan birbirine sokan, sosyalizmin tek ülkede olabileceği ve sınıfsız toplumun devlet yokolmadanda yaşanabileceğini söyleyen ve kendisinin ve sevgili komünist(!?) partisinin yarattığı bürokrasiyi görmeden sscbde sosyalizmin yaşadığını iddia eden, farklılıkların, farklı kültür ve düşüncelerin katili bu adamı komünist deyip bağrıma mı basacağım?

uyguladığı şiddet keşke yalnızca burjuvalara karşı olsaydı da yoldaş diyebilseydim.

ayrıc benim marksist olduğumu iddia ettiğimi iddia edip sonrada aslında marksizmle alakanız yok demende ilginç, yani bunu belirtmen benim marksist olduğumu söylediğimi sandığını gösteriyor, fakat belirtmeliyim ki marksizmi asıl çarpıtan ve bugün yoksulluk, baskı, totaliterizm olarak hatırlanmasını sağlayan stalinizmdir.(stalin değil yalnız, hem o hemde ürettiği çarpık sosyalizm anlayışı, stalinizm).

 

28.11.2004 17:50:17
İnsan Düşüncelrini belirleyen yaşam biçileridir.. Yani senin yaşamını örnek alalım mesala.. Bilgisaarının başındasın..Sıcak bir ortamda Bir yanında Kahven ve sigara paketin.. Masa üzerinde açılı bir winanmp ve exloporer pencersinde Sıfir.com.. Ortam güzel insanlar iyi makara geyik yerinde.. Dünyayı ve yaşamı sevmemek için sebeb varmı.. İnsanın hümanist olası geliyor birden içinden. İnsanları sevelim doğayayı svelim çevremize zarar vermeyelim.. Emek de neki baskı mı var zulüm var.. Birden her şey boş gitmye başlıyor ve canım sıkıldı. Biraz geyik yapayım bari ama ben çok boşum bir konu bulmam lazım.. Yada ikicni ve düşük bir olasılık.. Aç yoksul insanlar geliyor aklına ve vicdanın sızlıyor...

Dostum kendine gel ya stalin ve komünist parti senin gibi sorumluluklarından ve haytatn kaçmıyordu.. Onlar milyonlarca insanın ve bütün dünyanın kaderini eline almış devrimin ve proletarynın nefesi arkalrında sınıf savaşımınn ortasında devrimleri yaşatıyorladı.. Sen iktarda olsan ne yaprsan troçki gibi yada ödp liler gibi lay lay lom diyerek devrim şarkılarını ağızına alarak tüketirsin bence.. Masa başlarında bir elinizde miller diğer elinizde bıçağınızla balıkları ufak parçalara bölüp çatalla böldüğünüz balıkları ağıznınıza göütürp yavaş yavaş sindirerek yerken karlı kayın ormanını söylersiniz.. Sizin için marksisizm devrimcilik mücadele bunu ifade ediyor bence.. Özgrülük adına cinsel özgürlüğü savunup sevişmeyi ifade ediyor...
Şimdi biraz gerçekçi olun ve yönetilenin ve amacın bir devlet ve toplum oıldğu gerçeğini görüp gerçekleri kabul edin.. Ben sovyetler çok doğru yaptı demiyorum.. Sistemde bir hata yoktu yöntemde bir hata vardı.. Ama Ekim devrimini hatırlamaya devat ediyorum sizi.. Devrim gökten zembille gelmedi kanla geldi ve ülke içindeki burjuvalar çekip gitmedi.. Bu gün çinde bile ÇKP nin hala giremedği toprakları düşünürsen benim teroim doğrulanıyor. Ekim devrimindeki kadro kaybından sonra ülkeyi bir KP kadrus yerine eksik donanımlı komsomollar soveytleri temsil etti. Ve 2. Dünya savaşı gibi bir gerçeklşik var. Sovyetler hem her şieyi sıfırdan kurmaya hemde dış güçlerle uğraşıyorlardı.. Sanıyyormusunki dış ülkerinin burjuvazileri sovyetlere saldrımadı.. Soveyetlerde resji,mi yıkabilmek için neler yaptılar yazmaya başlasamn ömürmün sonuna kadar bitiremem heralde.. Bence gidin diz sovyet devrimi ve devrimin gelişimi anlamak için marksist leninst kitaplrı okumak yere dünya klasiklerini okuyun.. Kimin buruvaziye hizmet ed,ip kimin etmedini biraz anlartsınız... Moskova Önelrindeyi şiddetle tavsiye derim.. Yada sholov Don Kıyılarını.. Kazakları inceleyin mesala.. Ve şu bri gerçekki Burjuva dikattörlük bu gün bile bize sistemin en ufak örgütlenme biri olarak ailyi kullanarak medayası basını sosyal klupleri kolluk güşçleri olan askeri polisi MHP vs. sürekli saldırıken sosyalizmin kurulu oldğu bir ülkede sizin gibi karşı devrimcilerle saldırıyordu.. Bence stalinizm diye bir şey yok o dönemüm gereklilikleri bunu getrişdi ve bu yapıldı.. Hiç bir şey teroideki gibi gerçeklerşmedi.. Brti laf vardır bilmem bilirmisin..Evdeki hesap çarşıya uymadı diye.. Bazı şeyler oturmadı bu bir gerçek.. Şimdi bay bilmiş karşı devrimciler .. Stalinin eleştiriken neden NEP politikalrını ve onların başarısızlıklarını ele almıyorsunuz.. Çünkü oarda saklanamayan bir gherçek duruyor dimi soveyetlerin nesnelliği.. O zman NEP'lere yaptığınız şey Staline ve RKP 'yede yapın.. Bir devrimin önünü kesmek yerine ben nasıl devrime kendimi daha iyi veririm gibisindenkendinize soru sorarar ve kısa süredeörgütlenerek.. Kavgamıza destek verin.. Ve sataliznim gib lkaflar ederk olmayan bir şeyti yartmayın.. Proleterya devrimcilerinin yolu net ve açıktır.. Biz MARKSİST LENİST mücadele veriyoruz ve amacımız sınıfsız topluma kadar kesintis devrimler yapabilmektir..

ZAFER MİLİTANCA MÜCADELE EDEN İŞÇİ SINIFININ KENDİ ESERİ OLACAKTIR !

 

28.11.2004 21:34:41
ooof of, sanki kendisi bilgisayar başında değilmiş gibi..sigara kullanmıyorum, ne yapalım çiçek çocuğum ben Smiley

hemende "karşı devrimci" sıfatını yapıştırıverdin..eleştirellikten, özeleştirinin gücünden, halkın çıkarları için halka karşı mücadele vermenin yanlışlığından, tepeden, merkezi, totaliter bir devlet mantığıyla kapitalist ilişkilerin değişmeyeceğinden, aksine sürekli yeniden üretileceğinden bahsediyorum, diyalektikten, etikten, "tarih"i devam ettirmek için kibrit harcar gibi insan hayatı harcamamaktan bahsediyorum ben..

ama galiba sana göre gerçekleşmesi zorunlu olan "tarih"in önünde engelim ben ve muhtemelen herhangi bir komünist parti iktidarında "karşı devrimci", "cia ajanı", "anti-komünist" olarak damgalanıp ülkenin en soğuk iklimine ve zorlu koşullarına sahip bölgelerine sürüleceğim..

seninde dediğin gibi "şartların gerektirdikleri". demekki neymiş, tek ülkede sosyalizm, devlet varken sınıfsız toplum vb. yalanmış, işte stalinizm denilen şey bu çarpıtmalar zaten, ayrı bir sistem değil, marksizmin otoriter ve çarpık bir yorumu.

subcomandante 28.11.2004 21:53:39
ne demiş Bertolt Brecht;

"Sovyetler mi? proleterya üzerindeki dikatörlük..."

doğru mudur,yanlış mıdır hala muallaktayım.

29.11.2004 21:30:30
Alıntı
seninde dediğin gibi "şartların gerektirdikleri". demekki neymiş, tek ülkede sosyalizm, devlet varken sınıfsız toplum vb. yalanmış, işte stalinizm denilen şey bu çarpıtmalar zaten, ayrı bir sistem değil, marksizmin otoriter ve çarpık bir yorumu.
nasıl yani.. tek ülkede sosyalizm olmaz.. ve sınıfsız toplum anacak dünya üzeirndeki sosyalist ülkelerin kesintisiz devrimler ile enternasyonli oluşturup komünizmi kurma kararıo alması ile gelir. Sosyalizm kominzmöe geçiş aşamasıdır. Sosyalizm eğelenilcek gülünecek zafer şarkıları söylenip içilecek bişr aşam değil aksine daha çok çalışip daha çok emek harcayıp. özgü ve sınıfsız topluma kadar savaşılacak bir arçatır bizim için.. Bu yzüden mümkün oldğunda devrimden ve devrimden önce sizin gibi karşı devrimlere izin vermeyceğiz ve sizin yargılamznı biz değil proleterya yapacak.. Ama ben şunu çok iyi biliyorum ki siz ve sizin gibişler devrimci müadecele yükseldiği zaman kraldan daha kralcı olacaksıznı.. belki bizim bile ipimiz çekmeye çalışacaksınız..
sizin bakış açısınız tıpki materyalism ve atesitlerin karşılatırmasına benziyor..
bunlar birbirine yakında gözküse aralrında dğalr kadar fark vardır..
materyalizm bilinçli ve bilimsel bir seçimndir atesizm ise tamamıylke duygusal ve bireyin iç dünyasında ki karmaşa ile ilintidilir.. yani sizin soyalizm anlayışınaza gelelim biz sosyalist devri yaptıktan soınra durmayı düşünmüyoruz tıpki stalin yoldşa gibi devrimleri devam ettirmeye diğer ülke propleryalarınına silahlsal ekonik ve niteliksel güçlerimizlke kanımzın son damlasına kladar destek vermeyi düşünüyoruz.. Ve burjuva dikattörlüğe hiç bir yaşam alanında soluk aldıormamayı hedefliyurosunuz.. Siz yiyip içip sıçmayı düşünüyorsanız sıradan bir işçi gibi yer içer sıçöarsınız yetrki devrimin karşısına çıkıp bize tabut masrafı olarak geri dönmeyin..

DÜNYAYI İSTİYORUZ KIRINTI DEĞİL.....

29.11.2004 21:51:20
:maske:  anneeeeeee... memleketi gomonistler basmış..

30.11.2004 08:36:03
Alıntı
Bu yzüden mümkün oldğunda devrimden ve devrimden önce sizin gibi karşı devrimlere izin vermeyceğiz ve sizin yargılamznı biz değil proleterya yapacak.. Ama ben şunu çok iyi biliyorum ki siz ve sizin gibişler devrimci müadecele yükseldiği zaman kraldan daha kralcı olacaksıznı.. belki bizim bile ipimiz çekmeye çalışacaksınız..
.......................
Ve burjuva dikattörlüğe hiç bir yaşam alanında soluk aldıormamayı hedefliyurosunuz.. Siz yiyip içip sıçmayı düşünüyorsanız sıradan bir işçi gibi yer içer sıçöarsınız yetrki devrimin karşısına çıkıp bize tabut masrafı olarak geri dönmeyin..

DÜNYAYI İSTİYORUZ KIRINTI DEĞİL.....
Tamam...tamam...dersini iyi çalışmışsın...

İyi bunların hepsini bırakalım...sen kendinden başkalarının görüşlerini dinlemeye hazırmısın yoksa herşeyin en doğrusunu bildiğine mi inanıyorsun? Eğer kafanda biraz olsun sorular varsa ve başkalarından (düşmanların bile olsa) bir şeyler öğrenmeye açıksan o zaman kendi dışında düşünen herkese bu kadar keskin ve düşmanca yaklaşma. Çünkü zaten her insan temelde birbirinden farklı düşünür. Yanlış olan insanların tıpatıp aynı düşünmesidir.

İkincisi sosyalizmi ve onun sorunlarını çözmüş olduğuna elinde insanlığın kurtuluş reçetesini bulundurduğuna inanıyorsan insanlara tebliğler göndererek imana davet eden  müslüman misyonerlerden farkın kalmıyor. Yoksul olmak, sıkıntı içinde yaşamak bize göre yaşam şartları daha iyi olan insanlarla dayanışmamızı engellemez onları yoldaş görmek yerine düşman karşı-devrimci görmemimizi gerektirmez.

Eğer her yerde düşman, işbirlikçi, karşı devrimci görürsen otoriter, faşizan bir ideolojinin temsilciliğini yapmış olursun ki stalinizm de zaten bundan başka bir şey değildir.

Bir de klasiklerin yanında çağdaş yazarları da okumanı tavsiye ederim. Mesela meksikalı zapatisleri oku..bak ne diyorlar....?

sağlıcakla,

 

deniz 02.12.2004 09:32:48
stalini skiim ..

02.12.2004 22:56:49
deniz ayp olıyor

deniz 03.12.2004 04:03:38
neden?

hitlerden aşağı kalmayacak bir adam savunulur da ben böle söylersem neden ayıp olur ?

hitler ırk adına katliam yaptı bu da kafasındaki idealler için.

bu mu savunmak için sebep ?

deniz 03.12.2004 04:07:30
Yosif V. STALİN (Yosif Visaryonoviç Cugaşvili) (1879-1953)

Stalin adıyla tanınan tarihin en büyük diktatörlerinden biri olan Yosif Visaryonoviç Cugaşvili, 21 Aralık 1879'da Gürcistan'ın Gori kasabasında doğdu. Babası kundurucaydı. Gençken girdiği papaz okulundan devrimci militanlara katılmak üzere ayrıldı  ve Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin bolşevik kanadı saflarında yer aldı.

Uzun yıllar Sibirya'da sürgünde kaldı. Lenin'in 1917'de Finlandiya'ya gitmesinin ardından Sverdlov'la birlikte partinin yönetimini üstlendi. Ekim Devrimi'nden sonra Lenin'in başkanlığındaki Sovyet hükümetinde Milliyetler Halk Komiseri oldu.

Lenin'in ölümünden az önce Komünist Partisi genel sekreteri oldu. 1920-1930'larda sağ ve sol ideolojik mücadele adına binlerce insanı sürgünlere gönderdi. Özellikle bu sürgünler ve idamlar yoğunluklu olarak Türkler’e karşı oluyordu. Stalin "iktidarın için her yol meşrudur" sözünü tam anlamıyla uygulayarak milyonlarca insanın ölümüne sebep oldu.

Kırım Tatarlarının 18 Mayıs 1944'te sürgüne gönderilmesini sağladı.

Josef Stalin,  "Planlı ekonomi", "Kollektivizasyon" ve "Endüstrileşme" uygulamaları ile 1928-1936 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde köklü dönüşümlerin gerçekleştirilmesini sağladı. Kendisiyle aynı fikirde olmayanlara karşı baskı uygulanmasını sağlayan "halk düşmanı" kavramının babası oldu.  

İkinci Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini birarada yürüttü. Sovyetler Birliği'nin müttefiklerin yanında Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zafer uluslararası alanda prestijini artırdı..

"Amerikan Emperyalizmi"ni suçlayarak, 1945'ten sonra Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine komünizmi dayattı.  

Yaşamının sonlarına doğru, tüm dünyadaki komünistler tarafından "putlaştırılmıştı". 5 Mart 1953'te öldü. Ölümünden sonra Kruşçev, Stalin'in işlediği insanlık suçlarını açıkladı.

alıntı yapılan yer


Sayfa: [ 1 ] 2 3