|
||
| bu gezegende huzur yok. huzuru yok eden kim, ne? aile, toplum, devlet ? hangisine siginalim veya hangisini yok edelim ki gezegen huzurlu bir yer olabilsin? devlet: gucunu insan topluluklarindan alip, seckinlerin, egemenlerin cikarini korumaya adanmis organizasyonlar. kitlelere vaat edilen tek sey ise temel yasamsal gereklerin guvencesinin otesine gitmemektedir. bunun karsiliginda ise egemenlerin cikarlari ugruna olmeleri ve oldurmeleri, omurlerinin onemli bir kismini uretim-tuketim kisir dongusunu faal tutmak icin feda etmeleri beklenmektedir. devlet tarafindan korunan sermaye egemenlerin erkinin guvencesi olmakta. kitleler en iyi olasilikla gunde 8saat calisarak tuketebileceklerinden cok daha fazlasini uretmeye zorlanmakta. tuketebilecekleri kadari ucret olarak odenmekte geri kalanida sermayedarin arti degeri olarak sermayeye katilmakta. boylece insan kitleleri uyku disindaki yasamlarinin tamamina yakin kismini uretime, bir kismini tuketmeye ve bir kismini da yasamsal temel gereksinmelerin saglanmasina harcarken sadece bir uretim-tuketim objesine donusturulmekte. devletler cinayet ve katliam yetkisine sahiptir. ve bu yetkinin dayandigi tek mesruiyet kaynagi ise sahip oldugu guctur. hatta devletler arasinda daha guclu olani digerlerine gore daha fazla oldurma hakkina sahiptir. bu oldurme ve olme isini kitleler yaparken egemenler egemenlillerini guclendirirler. kitleleri manipule etmek icin ise degisik argumanlar kullanirlar; "ulusal cikarlar" "yuce turk milletinin menfaatlari" "baris" "ozgurluk ve demokrasi" "uygarlik goturmek" "tanrinin adaletinin tecellisi" vb........ toplum: insanlik; zekasini aile, toplum, devlet, medeniyet vb bireyi oguten, kitleyi egemen azinliklarin hizmetinde bilincsiz-gonullu kolelige mahkum eden sistemler kurmaya adamis primat. peki aile, toplum, devlet, medeniyet vb kurumlar daki problemleri cozmeye aday sosyal-muhalif olusumlar (etnik, dinsel, ideolojik orgutlenmeler) in durumu cok farkli mi? kurt, alevi, islamci, ulkucu, sosyalist, komunist, anarkist vb (yanyana anilan olusumlarin birbiri ile uyumsuz gorunmelerine karsin benzeri orgutsel refleksler ile birey uzerindeki etkileri pek farkli olmamasi sebebi ile ayni parantezde yazildilar) olusumlarda disaridaki sistemlerin farkli makyajlarla tekrari soz konusu degilmi? bu olusumlarda, disaridakilerin otekilestirilmesinini yaninda, iceride de liderlik catismalari yok mu, rekabet yokmu, bireysel egolarin tatmini ugruna birdigerinin dislanmasi yok mu, "dogal secilimde zayif halkada olan"larin elenmesi burada da soz konusu degil mi? guc savasi, catisma, yok etme insanligin oldugu her yerde var. aile: temel gudusu insan genlerinin yayilmasi ve mumukunse gezegene egemen olmasidir. ancak uygar insanlar ikircikli bir sekilde aileye kutsal anlamlar yukleyerek aile fertlerini demogojik argumanlar ile birbirine baglamaya calismaktadir. anne-baba ihtiraslarini tatmin ederken genlerini gezegene yaymaya calisan ciftlerden ote seyler degilken cocuklarindan, kendi arzularinin tatmini, kendilerine baglilik ve kendi mikro egemenliklerinin birer nesnesi olmasini beklemektedir. kullandiklari argumanlar ise; "sosyal kabuledilirlik" "sayginlik" "vefa" "aile bagi" "kutsal aile kurumu".....vb tanri: ne yazik ki tanriyi insan yaratti. cunku ona ihtiyaci vardi. acikca itiraf edemedigi ihtiraslarini, simarik egoist guc arzularini, yok etme ve varetmenin dayanilmaz iktidar hazzinin sembolu olarak tanriyi yaratti. mesruiyetini sadece gucten alan bir varlik: tanri! genel kaninin aksine tanri "super ego" yu degil "id" in imgesidir. "keske tanri gercek olsa idi" boylece suclayacak bir adres olurdu. kimi suclayalim; devlet, toplum, aile hepsi "huzur bozucu sistemin" bir parcasi ve ayni zamanda tekrarlari degil mi? hepsinin yaraticisi uygar insanlik degil mi? tanri? evet tanri olsa idi en azindan suclayacak bir tek sorumlu olurdu. insanlar tanrinin aldattıgı zavallilar olarak empatiye layik gorulebilirdi. ancak simdi karsimizda 7 milyar tanri var. yani 7 milyar dusman-hasim. sonuc! insanlik yok edilmeli! |
||
|
||
| suçlu araman gerekiyorsa tek suçlu sensin... ailen de, tanrı da, toplum da, istemediğin müddetçe sana zarar weremez.. en basitinden bir ufuk çizersin we oturursun.. ama incinmek istediğin için suçlayacak adresleri de başka yerde arıyorsun.. suçlu sensin! |
||
|
||
| Sonuç : "insanlık yok edilmeli" değil "insanlık adam edilmeli" olmalı. Ve bu işe her insan kendinden başlamalı. |
||
|
||
onsekiz ile yirmiüç yaşı arasında tiinecligle olgunluk arasında kalmış yemek ve para dışında herhangi bir ailevi tanımı içselleştirmemiş günümüz gençliğinin yoz kafalılığından, elli derecenin üstünde yaşamanın neden olduğu otuzaltı dereceyi küçümseme refleksinden gelen üç kuruşluk bilgi kırıntısının inşa ettiği derme çatma bir yazıdan ibaret çok gördük bunları. aslında bütün yazılarının bir derinlik taşıdığına inanıyorum...ama galiba ilkk defa böyle hiddetle uzunca bişey yazdığına tanık oluyorum...galiba sıfır noktasındasın..aslında sıfır diye bişeyde yok... olmuyor ya...kendimi senin peşindeymiş gibi hissettim...git be... |
||
|
||
| 1- evet ben sucluyum. ama sen benden once geliyorsun..... 2- teenage likten bahseden kimse bir anarsist mi? birak sistemi icsellestirmis yasam mucadelesi vereni (veya isin kaymagini gotureni), bir marksistin gozunden, anarsistlerin cogunlugunun ne kadar cocuksu gorundugunu farkinda degil mi? anarsinin kendisi gercekligi (cocukca) kabullenememe durumu degil mi? yoksa yazilan sadece bir "yansitma (reflection)" mi? 3- bu yazilarin amaci kimseye birseyler ogretmek degil. (aksine karsidan ogrenmek.) bir dusunce kurgusu olusturmak ve onun uzerinden bir bakis acisi koymak. boylece retorik bir tartisma ortami olusturmak. beyin egzersizi yapmak. kesfetmek. 4- "insanligin adam edilmesi" gibi etik deger arayislarina sicak bakmiyorum. nesnel gerceklik dunyasinda iyi-kotu, dogru-yanlis diye bir sey yok. sadece ve sadece "gercekler" var. ancak bu gercekler arasinda etkinligimiz olcusunde tercihlerimiz olabilir. (marks, insani praksisin bir parcasi olarak doga-insan, insan-insan celiskisini asmaya yetkin bir ozne olarak gorur. ve kapitalizme gercek bir alternatif sunan en kapsamli teoriye sahip. anarsi ise ozellikle ilkelci dusunceler kapitalizmin alternatifi degil tam bir utopya. belkide cekici yani da bu. hem teoride anarsist gorusleri savunup hem de pratikte seceneksizlik bahanesi ile kapitalist olarak yasayabiliyorsun. kraldan cok kralci olmak kralligi yikmanin bir diger yolu olabilir. ) 5- fucktopia=dystopia idibaskabiyerde |
||
|
||
| tanrı dünyayı yeniden,yeniden yarataydı yaratırken de beni yanında tutaydı derdim ya benim adımı sil,sil defterden yada benim dilediğimce yarat dünyayı uykumda aklım akımlara karışmış rüyamda akıllı bir insan dedi dedi de dedi gülün açmaz uykundan uyan dilim sürçtüğünde uyan,uyan uykudan dilim sürçtüğünde uyan,uyan bu uykudan kalk kalk,şarap içte uyan sonsuz uykulardan sonsuz uykulardan dalmaktan uyan uyan uyanda sonsuz uykulara dalmaktan uyanda sonsuz uykulara dalmaktan sana sıra gelince kör bu yer,bu gök,bu denizler ve yıldızlar boştur boş sen ki dar gönlünü daha da hoş tut hoş dar gönlünü daha da ki hoş tut hoş biri sana hoş diyene kadar hoş artık uyan adamım uyan,uyan bu uykundan sucusu bucusu kalmadı,hepsi hepsi susuz sucusu bucusu kalmadı,hepsi hepsi susuz susuzluk kol geziyor… buralarda kadınlar tadından yenmiyor susuzluk dersen ki kol geziyor bakar mısınız acaba? |
||
|
||
| evet fucktopia sana kısmen katılıyorum insanlık şu an bir kukla işlevinden ve devleti süreklileştirmekten başka bir işe yaramıyor fakat çözüm olacak bir şey değil insanlık devlete ait varlılar olarak yok edilmeli en büyük düşman içimizdeki devletçikler değilmi,ve merkeziyetçi iktidar anlayışlarımız bu durumda senin bahsettiğin 7 milyarın yok olması biraz göreceli olacak radikal çözüm anaşizmin evrim anlayışını benimseyip hayata geçirmektir bence ama bunun içinde sistemin giremediği toplumları yada insanları yada belkide çocukları seçmek gerekiyor | ||
|
||
| hepimiz yaratığız . . . | ||