|
||
| Türkiye'den bahsediyorum ama başkaları da dinlesin. Abdullah Gül, Türkiye'nin yeni cumhurbaşkanı seçilip yemin etmesi sonrası laik partilerin kalesine bir gol attı. Gül, bütün kuşkuları ve kaygıları ortadan kaldırdı, modern Türkiye'nin kurucusu Atatürk'ün ilkelerine bağlı kalacağının yanı sıra, Atatürk'ün 'Yurtta barış, dünyada barış' sözüne değinerek gerçek bir devlet adamı olduğunu kanıtladı. İslamcı AKP Türkiye yönetimine ulaştı ancak laik devletin kazanımlarına tutunduğunu teyit etti ve din, ırk ve dil bağlamında ayrımcılık yapmaksızın bu kazanımları ilerletme vaadinde bulundu. Ayrıca bütün vatandaşlar arasında adaleti, kadın-erkek eşitliğini sağlama sözü verdi. Türkiye'den bahsetsem de sözüm herkese... İslamcı AKP iktidara geldi ancak ötekini reddetmedi, ortadan kaldırmadı veya ona kendi ilkeleriyle fikirlerini dayatmadı. Yeni cumhurbaşkanı anayasaya bağlılığını açıkladı, din, inanç, ifade ve düşünce özgürlüğüyle Atatürk ilkelerini teyit etti. Yandaşları da ne öfkeyle köpürdü ne de geçmişteki Türk liderlerin resimlerini ayakları altında ezdi. Türkiye'de, demokratik yolla bir iktidar değişimi gerçekleşti. AKP, inşa sürecini sürdürmeyi, istikrarı, güçlü ekonomiyi ve güçlü silahlı kuvvetleri kapsayan güçlü devleti korumayı vaat ediyor. Yönetimde tekelleşmeyi veya Allah'ın kullarına hükmetmeyi değil. Gül, Türkiye'nin gemisinin çehresini değiştirmeye çalışmadı, öncekilerin kazanımlarını yıkma tehdidinde de bulunmadı. Aksine Türkiye'nin reformlarını Avrupa kriterlerine uygun bir biçimde sürdüreceğine, AB'yle müzakereleri devam ettireceğine vurgu yaptı. Avrupa'yı tatmin etmekte başarılı Gül laik muhalefeti, iddialar ortaya atarak, ötekini reddederek, iktidarı tekeline alarak veya değişmek için değişerek değil, Türkiye'nin kalkınma projesini tamamlamaya çalışarak, bizzat laiklerin ve bütün Türk halkının isteklerini gerçekleştirerek bütün silahlarından arındırdı. Gül ilk andan itibaren Türk halkını, Avrupa ülkelerini ve komşuları tatmin etmekte başarılı oldu, güven ve istikrar havası yaydı. Acaba başkaları bu Türk deneyiminden ders çıkarır mı? |
||
|
||
| kaynak:radikal gazetesi http://www.ulusalgazeteler.com/gazeteler/radikal_gazetesi.htm bunu yazmayı unutmuşsun
|
||
|
||
|
||
|
||
| Avrupalılar, insan gelişiminde laik-antilaik, ilerici-gerici gibi suni tartışmaları çoktan geride bırakmış, bir bizde ve bi dolu azgelişmiş ülkede var bunlar. Hantal yapımız ve kaderimiz değişmiyor. Fransa'da Sarkozy seçildi, hemen hükümeti atadı işbaşı yaptı, bizde seçimden haftalar sonra daha yeni cumhurbaşkanı seçildi, günlerce tartışılanların incir çekirdeğini doldurmadığı anlaşıldı, niyet okumaları boşa çıktı. Her hareketi anlamlandıran, çağrışımcı ve etiketçi basına iyi iş çıkmıştı. Sonunda anladılar, ama yazık bu milletin vaktine. Yapılacak onca iş varken, ve hiçbir temel meselemiz çözülmemişken. Vakit israfında dünya birincisiyiz ve Osaka'da bayrak yarışında yokuz, gerçek bu. | ||
|
||
| Bence Abdullah Gül Çankaya köşkünün protokol listesine Sezen Aksu, Orhan Pamuk ve DTPlileri dahil ederek demokratik geçinenlerin kalesine de gol attı... batı tipi resepsiyon... | ||
|
||
atar atar Abdullah Gül bu
|
||
|
||
Bence Abdullah Gül Çankaya köşkünün protokol listesine Sezen Aksu, Orhan Pamuk ve DTPlileri dahil ederek demokratik geçinenlerin kalesine de gol attı... batı tipi resepsiyon... neden davet etmesin ki?![]() ![]() meşru değilmi bu DEMOKRATİK,parti ve kişiler..........?
|
||
|
||
| meşru işte de sezer'in es geçtiği isimlerdi bunlar. bak haberi şu: Abdullah Gül, Sezer'in ambargo koyduğu pek çok isme Çankaya kapılarını açıyor. Sezer döneminde isimleri çizilen Orhan Pamuk, Sezen Aksu, İbrahim Tatlıses yine protokol listesine alınıyor Çankaya Köşkü'nün protokol listesi değiştiriliyor. Listeyi 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel dönemindeki gibi genişletmeyi planlayan Abdullah Gül, "seçkinci" bir yaklaşım yerine, her görüş ve kesimden sanatçı, yazar ve sivil toplum örgütü temsilcilerine protokolde yer vermek istiyor. Sezer, Ermeni soykırımına ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle Orhan Pamuk'u listeye almamış, Nobel kazandığında kutlamamıştı. Sezer, eşi türbanlı siyasilere eşsiz davetiye gönderirken, Cumhuriyet Bayramı ve yeni yıl resepsiyonlarına çağrılan isimleri de tamamen değiştirmişti. TV ekranlarının ünlü isimleri yerine opera, bale, tiyatro sanatçılarıyla ressam, yazar ve orkestra şeflerine davetiye gönderen Sezer, Demirel döneminde 2 bin 500 kişiden oluşan protokol listesini bin kişiye indirmişti. alıntı akşam-internet haber |
||
|
||
| herkes bir yere gol atııyor olan kaleciye yani millete oluyor hep zaten gereksiz bu siyaset ben olsam devlet denen kurumu gerektiğinde kullanırdım | ||
|
||
| Konu bu bolume tasinmistir. | ||