SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Fuzuli

Sayfa: [ 1 ]

02.09.2007 15:18:53

Yedi Ulu Alevi ozanından biri olan Fuzuli’nin doğum tarihi ve yeri kesin olarak bilinmemekle beraber 1495 yılında Bağdat’ta doğduğu yaygın bir kanaattir. Asıl adı Mehmet olan Fuzuli’nin 1504 yılında Kerkük, 1480 yılında Musul’da doğduğuna dair rivayetler de vardır. 1556 yılında Kerbela’da hakka yürüdüğü rivayet edilmekle beraber yine bazı bilgiler Fuzuli’nin Azerbaycan’ın başkenti olan Bakü kentinde hakka yürüdüğü şeklindedir. Nitekim bugün Fuzuli’nin Bakü’de bir de heykeli bulunmaktadır.

Bütün bilgilerden ulaştığımız sonuçlar; Fuzuli’nin bir çok yerde yaşadığı ve bir çok yeri de dolaştığı yönündedir. Fuzuli bir çok eser yazmıştır. Fuzuli’yi Alevi toplumunda önemli kılan, onu Yedi Ulu ozandan biri yapan özelliği, onun Kerbela katliamı üzerine yazdığı mersiyelerdir. Bu mersiyeler öyle etkilidir ki, insanlar adeta katliamı yeniden yaşıyorlar. Mersiyelerdeki bu içtenliği, Fuzuli’nin Ehlibeyt aşkının şiire yansıması olarak görebiliriz. Nitekim Fuzuli, Bağdat şehrinin Osmanlılar’a geçmesi sonucu kendisine Osmanlı’ya hizmet karşılığında sunulan altınları kendine has üslubuyla reddetmiştir. “Selam verdim rüşvet değildir diye almadılar” adlı meşhur deyim bu döneme aittir.

Fuzuli, gönülden bağlı olduğu Ehlibeyt’e bağlılığını yazdıkları dışında, Necef’te Hz. Ali’nin, Kerbela’da İmam Hüseyin’in türbelerine hizmet ederek de kanıtlamıştır. 1556 yılında Kerbela’da hakka yürümüş ve burada defnedilmiştir.

Ey felek bu mülkü bi vefayı al başına çal
Tacı, tahtı, zihnet, sarayı al başına çal

Bir gün için neylerim, fani cihan emlâkini
İster isen büsbütün dünyayı al başına çal

Bu Fuzuli Kerbela’nın mecerasın okudu
Softa efendi verdiğin fetvayı al başına ça

Fuzulinin Leyla İle Mecnun eserinde ortaya koyduğu aşkın beşerimi yoksa ilahimi bir aşk olduğu ayrımını hiç düşündünüzmü?Bence üstünde düşünmeye değecek hoş bir ayrıntı var Fuzulinin kaleminde,Leyla İle Mecnununu bilenler bilirler belki beşeri aşk ve ilahi aşk arasında ki o ince kıvraklığı Fuzuli nasıl göstermiş!
İlk okuduğumda fark edemedim fakat daha sonra nutkum tutuldu diyebilirim.

ibar 02.09.2007 15:25:40
Divan edebiyatçısı, saray şairi Fuzuliyi duymuştum ama bu Fuzuliyi ilk kez duyuyorum. Güzel paylaşım. Teşekkürler

02.09.2007 16:29:08
Gönülde bin gâmım vardır ki pinhân eylemek olmaz
Bu hem bir gam ki il ta'nından efgân eylemek olmaz

Ne müşkil derd olursa bulunur âlemde dermânı
Ne müşkil der imiş aşkın ki dermân eylemek olmaz

Fena mülküne çok azm etme ey dil çekme zahmet kim
Bu tedbîr ile def'i derd-i hicrân eylemek olmaz

Sakın gönlüm yıkarsın pendden dem urma ey nâsih
Hevâ-yi nefs ile bir mülkü vîran eylemek olmaz

Dehânın üzre lâ'lin istemiş dil def-i müşkildir
Görünmez hiç cürmü yok yere kan eylemek olmaz

Du'âlar eylerim benden yana bir dem güzâr etmez
Ne çâre sihr ile servi hırâman eylemek olmaz

Fuzûlî âlem-i kayd içre sen dem urma aşkından
Kemâl-i cehl ile da'vây-i irfân eylemek olmaz

senin etrafında elde edebildiğim bir sey yok beladan baska
bir amacım yok aşkının yollarında kendimi kaybetmekten başka

üzüntü topluluğunun neyiyim, ne bulursan rüzgara ver
ateşle yanmış kuru cismimde havadan başka

hicran günü yüzüme bir perde çek ey gözyaşı
ki gözüm kimseyi görmesin o ay yüzlü güzelden başka

yetti artık kimsesizliğim, çevremde kim varsa al
dönen hiç bir şey yok bela girdabından başka

ne yanar kimse bana gönül ateşinden özge
ne açar kimse kapımı sabah rüzgarından başka

ey dalga! bu sel gözümün yaşının bir kabarcığıdır, bozma
sağlam hiç bir şey bırakmadı bu binadan başka

aşk alemi içinde ah edip sızlanma ey fuzuli!
ne kar bulabilirsin ki kendinde bu sedadan başka

12.09.2007 11:47:12
SU KASİDESİ

Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su

Âb-gûndur günbed-i devvar rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvare su

Zevk-i tiğinden aceb yok olsa gönlüm çak çak
Kim mürur ilen bırakır rahneler divare su

Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gül-zare su

Ohşadabilmez gubarını muhharir hattına
Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su

Arızın yadiyhle nem-nak olsa müjganım nola
Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su

Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
Parmağından verdiği şiddet günü Ensar’e su

Eylemiş her katreden bin bahr-i rahmet mevc-hiz
El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare su

Hâk-i payine yetem der ömrlerdir muttasil
Başini taştan taşa urup gezer avare su

Zerre zerre hâk-i der-gâhina ister sala nûr
Dönmez ol der-gâhtan ger olsa pâre pâre su

Zikr-i na’tin virdini derman bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def’-i humar için içer mey-hâre su

Yâ Habibu’llah yâ hayru’l-beşer müştâkinim
Eyle kim leb-teşneler yanip diler hemvâre su

Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc’da
Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su

Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su

Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûli sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre su

Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâre su

Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su

Gam günü etme dil-i bîmârdan tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanu gecede bîmâre su

İste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bir kez bu sahrâda benim’çün ara su

Ben lebin müştâkiyim zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su

Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare su

Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vâre su

Dest-busı arzusiyle ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su

İçmek ister bölübülün kanın meger bir reng ile
Gül budağının mizâcına gire kurtare su

Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktida kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su

Seyyid-i nev’-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su

Kılmak için tâze gül-zâr-i nübüvvet revnâkın
Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su

Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su

ben 12.09.2007 18:36:58
ne yanar kimse mana ateş-i dilden özge
ne açar kimse kapum bad-ı sabadan gayrı...

saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su...



fuzuli divanın bana göre en önemli şairidir, insan değildir, şairdir...

sessiz.. 12.09.2007 18:50:27
ehli-i beyt aşığı muhteşem bir şair..
teşekkürler


Sayfa: [ 1 ]