|
||
| Nazım ALPMAN Kürtler 30 Ağustos’a karşı olsalar 31 Ağustos 2007 Cuma Genelkurmay 30 Ağustos kutlamaları için Demokratik Toplum Partisi"ni törenlere davet etmedi. Gerekçeleri var tabii… Deniliyor ki, “DTP"liler, PKK için kötü bir şeyler” söylesinler. Söyleseler acaba yeterli olacak mı? Ayrıca söyletince ne değişecek? Güneydoğu"da 1984"ten itibaren yaşanan fiili bir durum var. En ılıman yaklaşımla dahi şöyle deniliyor: -Düşük yoğunluklu savaş! Kayıplar için toplam bir rakam üzerinde mutabakat sağlanmış durumda: -30 bin evladımız… Bu 30 binin, 22 binini “ölü ele geçirilen” PKK militanları oluşturuyor. Anne-babaları, kardeşleri ağabeylerine akrabaları da eklerseniz hatırı sayılır bir sayıya ulaşırsınız. Kürt oylarıyla yasal zeminde yer bulabilmiş bir siyasi hareket, kendi seçmen kitlesinin içini bir kez daha burkacak cümleleri nasıl söyleyebilir ki? DTP"liler “savaş dursun” diyorlar. Savaşın iki tarafı olduğuna göre, “silahlar bırakılsın” talebinin yarısı da PKK örgütünü kapsıyor. Parlamentoya girebilmiş bir siyasi hareketi seçmen kitlesi karşısında “etkisizleştirmek” acaba kime yarar? Bugüne kadar ABD"ye, AB"ye “PKK destekçisi” sıfatı pek çok kez kullanıldı. Ama gerek ABD gerekse AB PKK konusunda her zaman muhatap alınıyor. Silahlı gruplarla “akrabalık” bağları olan TBMM"ye girmiş siyasi yapı neden dışlanıyor? Doğrudan onlar aracılığı ile diyalog kurmak daha elverişli olmaz mı? Sorunun tarafı olan önderlik kurumlarını yıpratmanın, hiçbir işe yaramadığı Ortadoğu"da gayet açık görülüyor. İsrailli meslektaşlarımız yazıyorlar: -Filistinlilerin önderlerini yıpratmak için her şeyi yaptık. Kendi kitleleri üzerinde hiçbir etkinlikleri kalmadı. Şimdi diyoruz ki: Muhatap bulamıyoruz! Türkiye o kadar şanssız değil. Kürt sorununun çözümü için (bütün engellemelere karşın) parlamentoya girebilmiş silahsız, barışçıl yolu seçmiş bir yapı var. Türkiye Cumhuriyeti"nin kuruluşunda çok önemli bir yere sahip olan 30 Ağustos Zafer Bayramı"nı kutlamak istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti"nin temel değerlerini benimsiyorlar. Bunu da açık olarak söylüyorlar: -30 Ağustos bizim de bayramımızdır! Ülkenin bölünmez bütünlüğü üzerine destan yazanlar ise “hayır” diyorlar: -Siz 30 Ağustos"ta yoksunuz! Şimdi bir an için tersini düşünelim. Genelkurmay 30 Ağustos için DTP"lileri davet etse ve onlar da “biz militer bir bayramı kutlayamayız” deselerdi, ne olurdu? İhanet manşetleri hazırdı: -Alçaklar 30 Ağustos"a da karşılar! İşte görüyorsunuz… Kürtler de 30 Ağustos"u benimsiyorlar. Ama yine yaranamıyorlar! |
||
|
||
| ikiyüzlülük olunca 30 ağustosu da kutlarlar, pkk nın kuruluş yıldönümünü de !! | ||
|
||
| pkk ile 30 ağustos aynı cümle içinde kullanılmamalı bile | ||
|
||
| tanya sana katılıyorum. anlayana yeter.ayrıca yazmayacam...ikiyülülük sadece demokrasi havariliği yapıp ardından düşman psikolojisiyle ötekine saldırmaktır....hani demokrasi.. bırakın isteyen istediğini kutlasın.... flzf yakışımı sana tanımadığını dışlamak... bana biraz pkk yi anlatırmısın... 30 ağustosla zıtlığını vb |
||
|
||
| pkk kundakdaki bebeğe kurşun sıkmış itler topluluğudur kürt adıylada yanyana kullanılmaması lazım | ||
|
||
| savaş,çıgırtkanlıgı kimseye yarar getirmez. burda önemli olan bu güzel ve anlamlı günde 1 eylül dünya barışın temasıdır. Kürt oylarıyla yasal zeminde yer bulabilmiş bir siyasi hareket, kendi seçmen kitlesinin içini bir kez daha burkacak cümleleri nasıl söyleyebilir ki? DTP"liler “savaş dursun” diyorlar. Savaşın iki tarafı olduğuna göre, “silahlar bırakılsın” talebinin yarısı da PKK örgütünü kapsıyor. Parlamentoya girebilmiş bir siyasi hareketi seçmen kitlesi karşısında “etkisizleştirmek” acaba kime yarar? Doğrudan onlar aracılığı ile diyalog kurmak daha elverişli olmaz mı? Kürt sorununun çözümü için (bütün engellemelere karşın) parlamentoya girebilmiş silahsız, barışçıl yolu seçmiş bir yapı var. Türkiye Cumhuriyeti"nin kuruluşunda çok önemli bir yere sahip olan 30 Ağustos Zafer Bayramı"nı kutlamak istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti"nin temel değerlerini benimsiyorlar. Bunu da açık olarak söylüyorlar: bizde hemen haykırmalız akan kanlar hemendursun savaşa,degil egitime ve sağlıga harcansın paralar barış hemen şimdi. |
||
|
||
| barış pkk nın terör örgütü olduğu gerçeğini kabul etmekten geçer hatalar hainlikler bilinsinki düzeltilsin yoksa 30 ağustos pekde umurlarında değil | ||
|
||
| DTP, 'pratik olarak' PKK nın legal-siyasal koludur. bunu kim reddebilir. durum böyle iken barışçıl yolu seçme şansları yok. daha önce de değerlendirdiğim gibi kürt sorunu insan hakları bağlamında değerlendirilmedir. DTP ise PKK yı dışlamayan yani çözümde şiddeti onaylayan ve etnik bir temelde yol almaya çalışan bir politik bir oluşumdur. Kürt sorununu PKK ya bel bağlamadan ve etnik bir temele dayanmadan çözmeye çalışan başka siyasal yapılar da var. ama bunlardan biri DTP olamaz. çünkü sorunun zaten bir parçası. |
||
|
||
| ben kabul ettim ama barış olmadı ne biçim flzf sin sen | ||
|
||
kabul ettim demekle kabul etmiş olmassın flzf liğimde ne varmış bu arada
|
||
|
||
| yaw filozof defol bee... adamı zorla pkk yapacaksın... | ||
|
||
| çok beklersin burası türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının devleti defolacak birileri varsa vatan hainleri ve bölücülerdir | ||
|
||
pkk kundakdaki bebeğe kurşun sıkmış itler topluluğudur kürt adıylada yanyana kullanılmaması lazım her bebeğe kurşun sıkana it dermisin?
|
||
|
||
| başka şeylerde yaparım bi sakıncası varmı | ||
|
||
| peki türk askerinin dersim isyanında hamile kadınların karnını yararak içindeki bebeğin kız ya a erkek olması üzerine kumar oynadığını bilsen ne yaparsın? |
||