SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Hukuk Felsefesi

Konu: Hukukta Devrim Yolda, Türkiye 'Take Off'a Geçiyor

Sayfa: [ 1 ]

private1907 01.09.2007 00:14:13
76 Sayfalık Hükümet Programı Açıklandı. 22 Temmuz Seçim Vaatleri de Programa Girdi. Programın Türkiye'yi 'Kalkış'a Geçireceği Yorumları Yapılıyor. Özellikle Hukukta Devrim Yolda.
 
-76 sayfadan oluşan hükümet programında ağırlıklı olarak hükümetin ekonomiye yaklaşımı ve önümüzdeki döneme ilişkin projelere yer verilirken, AKP'nin 22 Temmuz seçim beyannamesindeki vaatler de programa yansıdı.

ANKARA (ANKA) - Cumhurbaşkanı [ara]Abdullah Gül[/ara] tarafından bakanlar kurulu listesi onaylanan 60. hükümetin programı Genel Kurul'da okunacak. Başbakan [ara]Recep Tayyip Erdoğan[/ara], 'Cumhuriyetimizin 60., Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 3. hükümeti adına aziz milletimizi ve siz değerli milletvekillerini saygı ile selamlıyor, Meclisimizin 23. döneminin milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını Allah'tan temenni ediyorum' sözleriyle başlıyor.   


76 sayfadan oluşan hükümet programında ağırlıklı olarak hükümetin ekonomiye yaklaşımı ve önümüzdeki döneme ilişkin projelere yer verilirken, AKP'nin [ara]22 Temmuz[/ara] seçim beyannamesindeki vaatler de programı yansıdı.


-YENİ ANAYASA-

-Bu program, istikrar zemininde ilerleyen ekomomik ve sosyal gelişme sürecimizde bir 'sıçrama dönemi' programıdır. Temel hedef, Türkiye'yi take-off'a, 'kalkış'a geçirerek, daha güvenli bir hıza ve yüksekliğe taşımaktır.

-Yeni anayasa, Cumhuriyetin değiştirilemez temel nitelikleri olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerini tam olarak hayata geçirmeli, bireylerin haklarını en etkili şekilde korumalı, temel hak ve özgürlükleri 'İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ve 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin getirdiği ilke ve standartlarda güvence altına almalıdır.

-Yeni anayasa, olabilecek en geniş toplumsal uzlaşmayla hazırlanacak

-Temel hak ve özgürlükler konusunda ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde belirtilen esaslar uygulanacak, özellikle Kopenhag Siyasi Kriterlerine tam uyum sağlanacaktır.

-'Sıfır Tolerans' anlayışı ile işkence, kayıp, gözaltında ölüm, faili meçhul cinayet gibi demokratik hukuk devletinde kabul edilemez insan hakları ihlallerinin üzerine, kararlılıkla gidilecektir.

-Sivil toplum örgütlerine daha fazla açılma ve siyasal karar alma süreçlerinde ilgili toplum kesimlerinin görüş ve önerilerini almaya devam edecektir.

-Medyanın bağımsızlığına önem verilecektir. Bunun için de medyanın çoğulcu, şeffaf ve rekabetçi bir yapıda gelişmesi için gerekli adımlar atılacaktır.

-YARGI SİSTEMİ-

-Gelecek dönemde de adalet ve yargı reformu ile ilgili çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürülecek.

-İhtilafları çıkmadan önlemek amacıyla 'Koruyucu Hukuk' uygulamaları daha da geliştirilecektir.

-Uyuşmazlıkların hızlı, basit, az giderle ve etkin bir şekilde çözülmesini sağlamak ve böylece yargı organlarının iş yükünü azaltmak amacıyla, özellikle hukuki uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yollarını öngören yasal düzenlemeler yapılacaktır.

-Mahkemelerin elektronik arşiv imkanlarından daha verimli bir şekilde yararlanması sağlanarak gerekli bilgi ve belgeler ile emsal kararlara zamanında erişim daha etkili hale getirilecek, yargı organları arasında kurulan bilgi ağı geliştirilecektir.

-KAMU YÖNETİMİ-


-Geçen dönem hazırlıklarını tamamlanan İl Özel İdareleri ve Belediye Gelirleri Kanun Tasarısı bu dönemde çıkarılarak yerel yönetimlerimiz mali yönden de güçlendirilecek, Köy Kanunu da yenilenecektir.

-Yolsuzluklar karşısında hükümetimiz tavizsiz tutumunu sürdürecektir.

-Bütün kurumların hizmetlerini elektronik ortama taşıması sağlanacaktır.

-Diğer taraftan, kısa bir süre içerisinde, 'Tek Kart' projesi milletimizin hizmetine sunulacaktır. Böylece, vatandaşlar her kurum için ayrı ayrı kartlar taşımak yerine, üzerinde bulunduracağı tek bir kartla; hem vergi ve nüfus-vatandaşlık işlemlerini yapabilecek, hem sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanabilecek, hem de ehliyet, ruhsat, pasaport vb. işlemlerini yürütebilecektir.

-HUZUR VE GÜVENLİK-

-Mobil iletişim teknolojisi kullanılarak, kentlerimizin cadde, sokak ve meydanları görüntülü güvenlik denetimine alınmıştır. Proje, 58 il ve 36 ilçeye yaygınlaştırılmıştır. Gelecek dönemde, artan bir kararlılıkla ve etkinleştirilecek politika ve programlarla, halkın huzur ve güvenliğini sağlamaya dönük çabalarımız yoğunlaştırılacaktır.

-Genel kolluğun önleyici kolluk yetkileri, yapılacak yasal düzenlemelerle yeniden tanımlanacak, polis ve jandarma, gerek insan kaynakları gerekse teknoloji, teçhizat ve malzeme bakımından daha da güçlendirilecektir.

-Ulusal güvenliğimize kastedecek her türlü oluşuma karşı tavizsiz tutumumuz kararlılıkla sürecektir.

-Türkiye'nin her bir köşesinde sosyal ve ekonomik kalkınmayı hızlandırmak, hiçbir bölgemizin geride kalmamasını sağlamak amacıyla çalışmalar yoğunlaşarak devam edecektir.

-Terörizmle mücadele konusunda Türkiye'nin haklı konumunu uluslararası platformlarda etkin bir şekilde savunmaya devam edilecek.

-Milli güvenliği güçlendirmek, ulusal birliği muhafaza etmek için verilen mücadelei, 60. hükümet döneminde de her türlü meşru aracı kullanarak devam edecektir. (Ankara Haber Ajansı) 31.08.2007 


Haber Kaynağı

dares 01.09.2007 00:15:45
yeni anayasa  şart ....sanırım  bunuda  akp   ve dtp çıkartacak

01.09.2007 00:18:49
şu son madde, milli güvensizliği güçlendirmek olmasın sakın!?

01.09.2007 00:23:09
‘Demokratik anayasada devrimcilik, halkçılık, devletçilik olmaz'mış!
"Atatürk ilke ve inkılapları" terimlerinin anayasadan çıkarılması tartışmalarında, gerekçe olarak "devletçilik, halkçılık, devrimcilik" ilkelerinin gösterilmesi dikkat çekiyor.

Zafer Üskül'ün "Anayasa ideolojik olmamalı, o nedenle Atatürk ilkelerinden söz eden maddelere yeni anayasada yer verilmemeli" sözleri tartışmalara yol açtı. Atatürk ilkelerinin cumhuriyetin kuruluş felsefesini yansıttığı, bir ideoloji değil "referans" olduğu iddialarına Taha Akyol'dan yanıt geldi.

Akyol, "Altı Ok ve Anayasa" başlıklı köşe yazısında, içeriği hukuken belirsiz kalan Atatürk ilkeleri kavramının ideolojik tutum yarattığını savunuyor. Sadece cumhuriyetçilik ve laikliğin cumhuriyetin temel ilkeleri olabileceğini söyleyen Akyol, "demokratik bir ülkede devletçilik, halkçılık, devrimcilik diye anayasa ilkeleri olamaz" diyor.

Demokrasi, kayıkçı dövüşüne emanet
Yeni anayasa taslağında YÖK, MGK, YAŞ gibi kurumlara dönük düzenlemeler, büyük birer demokratik gelişme olarak sunuluyor. Ancak bu düzenlemelerin büyük ölçüde AKP ve askerler arkasında toplanan cepheleşmede tarafların kayıkçı dövüşüne kurban gitmesi bekleniyor. Bu haliyle yıllardır ilericilerin 1982 Anayasası'na ilişkin itirazlarını karşılamaktan çok uzak olacağı biliniyor. Ayrıca bu değişikliklerin piyasacı düzenlemelerin içine yedirilip paket halinde dayatılması da bir tuzak olarak yorumlanıyor.


akrepv 01.09.2007 00:24:10
Hukukta Devrim Yolda, Türkiye 'Take Off'a Geçiyor

siz asıl devrimi ''Tekke On''a geçildiğinde göreceksiniz....

01.09.2007 00:25:16
Anayasa değişikliğine ilişkin TKP tarafından yapılan açıklamada "Değişiklik paketinin Türkiye'de demokratik hak ve özgürlükleri genişletmesi beklenmemelidir. Değişikliklerin pusulası AB ve ABD'yi göstermektedir" denildi.

 AKP'nin anayasada yapmaya hazırlandığı değişikliklerle ilgili Türkiye Komünist Partisi bir açıklama yaptı. Değişikliklerin halka refah ve özgürlük getirmesinin olanaksız olduğuna vurgu yapılarak tek tek tüm değişiklerin yakından izleneceği belirtildi. Açıklamanın tam metni aşağıda yer alıyor.

"12 Eylül Anayasası Türkiye'de sermaye sınıfını emekçi kitleler karşısında daha da güçlendirmek için hazırlanmış ve olağanüstü koşullarda halka kabul ettirilmiştir. Aradan geçen 25  yıl boyunca bu anayasa toplumsal yapıda ağır hasarlara yol açmış, Türkiye'yi çözülmesi güç sorunlarla baş başa bırakmıştır.

1982 anayasasında yapılan kimi değişiklikler bu hasar ve sorunları gidermemiştir. Şimdi AKP anayasada yeni bazı değişikliklere hazırlanmaktadır. Bu değişikliklerin amacı yine sermaye sınıfını ihya etmektir. Yani, bir bütün olarak bakıldığında öngörülen değişikliklerin halkımıza bir yararı olmayacak, tam tersine Türkiye daha bağımlı ve eşitsizliklere daha açık bir ülke haline gelecektir.

Değişiklikler içerisinde hiç kuşkusuz tek tek ele alındığında desteklenebilecek unsurlar vardır. Bununla birlikte, AKP tarafından gündeme getirilen değişiklik paketinin Türkiye'de demokratik hak ve özgürlükleri genişletmesi beklenmemelidir. Değişikliklerin pusulası Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'ni göstermektedir. MGK'nin anayasal bir kurum olmaktan çıkartılması gibi ilk bakışta son derece olumlu gözüken bir başlıkta dahi inisiyatif emperyalist ülkelerdedir.

Bu koşullarda ve bu içerikte gerçekleşecek değişikliklerin halkımıza refah ve özgürlük getirmesi olanaksızdır. Türkiye Komünist Partisi, yeni Meclis'in gündemine gelecek bütün anayasa değişikliklerini yakından takip edecek, bu değişikliklerin gerçek anlamı ve AKP hükümetinin niyeti konusunda toplumu bilgilendirici çalışmalar yapacak ve halktan yana bir anayasanın hazırlıklarına girişecektir."

   

dares 01.09.2007 00:26:57
‘Demokratik anayasada devrimcilik, halkçılık, devletçilik olmaz'mış!
"Atatürk ilke ve inkılapları" terimlerinin anayasadan çıkarılması tartışmalarında, gerekçe olarak "devletçilik, halkçılık, devrimcilik" ilkelerinin gösterilmesi dikkat çekiyor.

Zafer Üskül'ün "Anayasa ideolojik olmamalı, o nedenle Atatürk ilkelerinden söz eden maddelere yeni anayasada yer verilmemeli" sözleri tartışmalara yol açtı. Atatürk ilkelerinin cumhuriyetin kuruluş felsefesini yansıttığı, bir ideoloji değil "referans" olduğu iddialarına Taha Akyol'dan yanıt geldi.

Akyol, "Altı Ok ve Anayasa" başlıklı köşe yazısında, içeriği hukuken belirsiz kalan Atatürk ilkeleri kavramının ideolojik tutum yarattığını savunuyor. Sadece cumhuriyetçilik ve laikliğin cumhuriyetin temel ilkeleri olabileceğini söyleyen Akyol, "demokratik bir ülkede devletçilik, halkçılık, devrimcilik diye anayasa ilkeleri olamaz" diyor.

Demokrasi, kayıkçı dövüşüne emanet
Yeni anayasa taslağında YÖK, MGK, YAŞ gibi kurumlara dönük düzenlemeler, büyük birer demokratik gelişme olarak sunuluyor. Ancak bu düzenlemelerin büyük ölçüde AKP ve askerler arkasında toplanan cepheleşmede tarafların kayıkçı dövüşüne kurban gitmesi bekleniyor. Bu haliyle yıllardır ilericilerin 1982 Anayasası'na ilişkin itirazlarını karşılamaktan çok uzak olacağı biliniyor. Ayrıca bu değişikliklerin piyasacı düzenlemelerin içine yedirilip paket halinde dayatılması da bir tuzak olarak yorumlanıyor.



27  yıldır  yaşadığımız devrimcilik,laikçilik,devletçilik ilkelerinden sıkıldım   başaka   bişey   bulsunlar .onların içlerini çoktandır  boşaltılmış

01.09.2007 00:31:20
"Değişiklik paketinin Türkiye'de demokratik hak ve özgürlükleri genişletmesi beklenmemelidir. Değişikliklerin pusulası AB ve ABD'yi göstermektedir"

Anayasa taslağı ne zaman yayınlandı ki?


Sayfa: [ 1 ]