SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Tarihte Bugün

Konu: 1 Eylül Dünya Barış Günü

Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4

ANKA21 01.09.2007 00:26:53
en yazdığım hepimizin istemi odur güzel arkadaşım idi che...keşke herkes senin gibi düşünse..öğrenmemenin ayıp olduğunu...

01.09.2007 02:06:16
o halde yarın taksimdeyiz.. ödp ile barışı, halkların kardeşliğini kutlayacağız!

01.09.2007 11:20:19
“Yaşasın Halkların Kardeşliği!“
“Weş Bo Bıraiya Qomu!“
“Sqidas Xalkepeşi Cumapova!“
“Biji Bıratiya Gelan!“
“Long Live the Brotherhood of People!“
"Es lebe die Brüderlichkeit der Völke

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde anlamlı bir konser düzenleniyor. Grup Organizasyon tarafından gerçekleştirilecek olan konserde duduk üstadı Civan Gasparyan ve Yavuz Bingöl, farklı kültürlerin uyumunu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu sahnesine taşıyacak.
Duduk çalgısının dünyada geniş bir şekilde tanınmasını sağlayan Civan Gasparyan, günümüzün önde gelen müzisyenlerinden biri. Bugünkü başarısına ulaşmasındaki en önemli etken, müziğe olan müthiş tutkusu.
12 Ekim 1928'de Ermenistan'ın Ahta bölgesindeki Solag köyünde doğan Gasparyan'ın kökenleri Türkiye'de... Müzisyenin ataları eski adı Gaspar olan Muş'tan gelmiş. Bu nedenle ailesinin soyadı Gasparyan.

Çalmaktan bayılırdı
Civan Gasparyan, küçükken Ermenistan'da izlediği sessiz filmlerin hüzünlü yerlerine dudukla eşlik eden müzisyenleri dinlerken merak salmış bu enstrümana. O günlerden birinde bu işin ustalarından Markar Markaryan'dan ilk duduğunu alan Gasparyan, tutkusunu gerçekleştirmek için inanılmaz bir çaba harcamış.
Müzisyenin Türkiye'de albümlerini yayımlayan Kalan Müzik'in web sitesinde yer alan, Ulaş Özdemir-Salih Nazım Peker imzalı söyleşiden Gasparyan'ın eskiden günde 14-15 saat duduk çaldığını, hatta bazen bu yüzden bayıldığını öğreniyoruz.

Stalin'e konser verdi
Komitas Konservatuvarı'nda öğrenim gören, master yapan, pedagoji eğitimi alarak konservatuvarda öğretim görevlisi olan müzisyen, 1946'dan 1982'ye dek Tatul Altunyan Halk Müziği ve Oyunları Topluluğu bünyesinde solist olarak görev aldı.
Gasparyan, Sovyetler Birliği döneminde ülkede en tanınan sanatçılardan biriydi. Duduğuyla Stalin'den sokaktaki insana kadar toplumun tüm kesimlerine konserler verdi.
Müzisyen "Günaha Çağrı", "Ölüm Yolunda", "Gladyatör" ve "Ronin" gibi filmlerin müziğine de katkıda bulundu. Bu filmlerin en vurucu anları, Gasparyan'ın duduğuyla ölümsüzleşti. Müzisyenin albümleri 1970'ten bu yana yayınlansa da gerçek şöhreti Peter Gabriel ve Brian Eno ile yaptığı çalışmalardan sonra yakaladı.
Sovyetler Birliği ve dünyanın değişik ülkelerinde dünya müziği alanında verilen en önemli ödüllerden sayılan WOMEX dahil birçok ödül kazanan, Erivan Devlet Konservatuvarı'nda profesör olarak görev yapan Gasparyan, Ermenistan'ın ilk ve tek halk sanatçısı unvanını taşıyor.
Yavuz Bingöl ve Civan Gasparyan, 1 Eylül Cumartesi 21.00'de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda yapılacak konserin ardından, 2 Eylül 21.00'de Ankara'daki M.E.B. Şûra Salonu'nda sahneye çıkacak. Biletler Biletix'te: (0216) 556 98 00


İki taraf da hata yapıyor

Gasparyan, Kalan Müzik'in web sitesinde yayınlanan söyleşisinde "Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkiye nasıl bakıyorsunuz?" sorusunu şöyle yanıtlıyordu:
"Çok üzülüyorum. Eski günlerde yapılan ortak konserlere, albümlere, eğlencelere bakıyorum, çok şaşırıyorum bugünkü duruma. Çok acı verici. Bugün bu ülkelerin bulunduğu durumdan habersiz olan politikacılar var. Bence onların yaptıklarını halk kesinlikle kabul etmiyor. Hatta halkın bunları anlayabildiğini sanmıyorum. Sana her gün biri gelse, 'Git bu Ermenileri öldür, git bu Azerileri öldür' dese, TV'den radyodan akşama kadar böyle yayın yapsa, bunları dinleyen insanlarda suç arayabilir misin? Bir milletin topyekûn 'kötü Ermeniler", 'kötü Azeriler' diye nitelendirilmesi ne kadar yanlış. Böyle hatalar her iki devletin politikacıları tarafından da yapılıyor."

01.09.2007 11:41:32
barış  ödp olmadan olmuyor mu ? illa bir aygıta mı ihtiyac var ?

01.09.2007 11:46:23
gelsin mhp de düzenlesin katılmazsam adiyim!

01.09.2007 12:09:12
sanırım bende problem var , bu kadar kişi anlamadığına göre.

barış , öncü gereksinemlere ihtiyaç duymayan bir olgudur.öncülüğün olduğu yerde faşizm vardır.barış faşizmin tabansal zıttıdır.
birey kendi öncülüğünü kendi yaratmalıdır.toplumsallığı her ne kadar yadsımamalıysakta , bireyin isteğini ön koşulda ortaya koymamız gerekir.
bireyin özgürlüğü toplumu özgürleştirecektir.toplumsallıkta çoğunluk azınlığa egemendir.çoğunluğun egemenliğinin olduğu ortam barış'ı reddeder.
egemenlik kayıtsız şartsız yok edilmelidir.

01.09.2007 12:10:09
barış  ödp olmadan olmuyor mu ? illa bir aygıta mı ihtiyac var ?

o zaman keşke bu detaylandırmayı burada yapsaydın Smiley

deliçocuk 01.09.2007 12:17:45
sanırım bende problem var , bu kadar kişi anlamadığına göre.

barış , öncü gereksinemlere ihtiyaç duymayan bir olgudur.öncülüğün olduğu yerde faşizm vardır.barış faşizmin tabansal zıttıdır.
birey kendi öncülüğünü kendi yaratmalıdır.toplumsallığı her ne kadar yadsımamalıysakta , bireyin isteğini ön koşulda ortaya koymamız gerekir.
bireyin özgürlüğü toplumu özgürleştirecektir.toplumsallıkta çoğunluk azınlığa egemendir.çoğunluğun egemenliğinin olduğu ortam barış'ı reddeder.
egemenlik kayıtsız şartsız yok edilmelidir.


hay ben seni sapanından öpeyimmmm...bilye lazım olursa haberim ola..bende çocukluktan kalma çok var...daha iyi oluyor... afro

01.09.2007 12:35:46
demir bilye-lerden bulursan haber eyle o zaman.camlar pek işe yaramıyor.

asya 01.09.2007 12:42:35
Bugün "Dünya Barış Günü". Başta "barış"ı baltalayanlar olmak üzere, tüm ülke liderleri, yine bu konuda mangalda kül bırakmayacaklar gün boyunca. Dilleriyle barıştan söz ederken, egemenlik ve emperyalist amaçları uğruna çeşitli halkların kıyımı için parmaklarını tetikte tutmaktan da geri kalmayacaklar. Her zamanki gibi "sözde barış" kutlanacak yine.

Ülke içinde halkları, sınıfları, insanları birbirine düşürenler de büyük bir arsızlıkla "barış" dileklerinde bulunarak, çıkarlarına uygun davranmaya, sevimli görünmeye çalışacaklar yine.

Dünya barışından söz edebilmek için önce bireysel ve toplumsal barış savaşçısı olmamız gerekmez mi? Bizler içeride birbirimizi yerken, açığımızı bulup nakavta çalışırken barış istemlerimiz ne kadar inandırıcı olabilir ki?

Evet, canlının doğasında savaşmak var; gelin bu savaşa, kendimizden başlayarak, gerçek anlamda "barış savaşçısı" olarak katılalım. Ama yürekten...ama içtenlikle... ve eylemlerimizle de destekleyerek...

milo 01.09.2007 13:10:03
bu nasıl bir barış anlıyışıdırki demir bilyelerden bahsediliyor barışı sağlamak bu şekilde çözülecekse vay halimize

01.09.2007 13:11:01
bu sadece bi geyik...

cosinus78 01.09.2007 16:12:16
YAŞASIN ONURLU BARIŞ!
YAŞASIN EŞİT, ÖZGÜR BİR DÜNYADA BARIŞ!

gökdeniz 01.09.2007 16:25:26
yaşasın halkların eşit kardeşligi

01.09.2007 17:08:35
selam selam bin selam
barışa kardeşliğe bin selam
ütopyacı sana katılmayan ....olsun
yaşasın tanya yaşasın bariş
filler(flzf) hariç herşey yaşasın


Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4