|
||
| Kişi, abdest alırken, dua etmek suretiyle, belli bir anlam ihtiva eden beyin dalgalarıyla su kristallerini değiştirerek, etkileyerek, iyonize ederek vücüduna yararlı su iyonlarının girmesini sağlar!. Su içerken veya birşey yerken elindekine besmele “OKU”manın (beyin dalgalarını içtiğine veya yediğine yönlendirmenin) anlamı da buradadır!. Kurşun döktürmek ise dinsel bir ritüel olmayıp, başta birikmiş bunalım oluşturan statik elektriğin, akıtılan eriyik kurşuna boşaltılması amacına yöneliktir. Beyni, göz ve kulağına esir düşmüş; gördüğünün ötesini düşünmekten âciz; çağdaş bilimlerden ve dünyadaki tesbitlerden bîhaber kimselerin bunları anlaması elbette çok zor! Ne var ki dünya dönüyor ve bir kısım insanlar hâlâ yüzyıllarca önceki kulübelerinde yaşamakta ısrar etseler dahi; öte yanda gökdelenler uzaya yükselip, uydudan bahçesindeki böcekler seyredilebiliyor!. Ve dahi, su kristallerinin insanların yaydıkları düşüncelere göre nasıl şekil aldıkları mikroskoplarla açık seçik tesbit edilebiliyor!. İnsan beyninin farkında olarak veya olmayarak yaydığı dalgalar, aynı esasla, suyu, sudan varolmuş canlıları sürekli etkilemektedir. Bu yüzden de “insan düşüncelerini açıklasa da açıklamasa da sonucunu yaşayacaktır” anlamına gelen bilgi verilmiştir Bakara suresi 284. âyetinde. İnsan beyninin yaydığı düşünce dalgalarının suyu nasıl etkilediğini gösteren araştırma sonuçlarını aşağıdaki linklerden İngilizce okuyabilirsiniz. http://www.hado.net/index2.html http://www.wellnessgoods.com/messages.asp http://www.adhikara.com/water.html http://www.life-enthusiast.com/twilight/research_emoto.htm http://www.cerncourier.com/main/article/46/2/8 (İngilizce bilmeyenler Prof. Dr. Masaru Emoto’nun Türkçeye çevrilerek yayınlanmış “SUYUN GİZLİ MESAJI” isimli kitabını okuyabilirler.) Şimdi bu konuyu çok iyi düşünelim!. Abdest alırken dua okumak, yani, düşünceni dileğini beyin dalgaları şeklinde suya yönlendirerek, su kristallerini şekillendirme ve o suyu ozmos yoluyla vücuduna almak... Ya da “suya okumak” denilen şekilde belli bir anlam taşıyan beyin dalgalarını suya yönlendirerek o yönde suyu şekillendirmek ve o suyu içmek veya içirmek!.. Düşünün ki, insan vücudunun yaklaşık yüzde 80’i sudur. Bu duruma göre, bu su yapı ağırlıklı varlığa, karşısındaki kişinin yönelerek pozitif veya negatif düşünce dalgalarını yollaması, acaba ne boyutta tesirler oluşturur?.. 1400 küsur yıl önce, çölün ortasında, bugünün bilgilerini hayal bile etmesi hayal edilemiyecek bir toplum içinde yaşamış olan o yüce Zât’ın, tüm açıklamaları aslında Yaratan’ın bir mucizesidir... Ne var ki, bunları değerlendiremeyen, “biz inanıyoruz bize yeter” diyen ve taklitle ömür süren toplumların “sevgili peygamberimiz”den öte görebilecekleri hiç bir şey yoktur ne bu dünyada ne de öte dünyada! Zira, “Dünyada âmâ olan öte yaşam boyutunda da ebeden kördür” gerçeği ile yüzyüzeyiz. Değeri değerlendirmek, ancak onun açıklamalarını anladıktan sonra mümkün olur. Allah Rasûlü muhteşem insan Muhammed aleyhisselâm, yaşamı boyunca “OKU”duğu “Sünnetullah”, yani, Allah isimleriyle işaret edilen anlamların, evren içre evrenlerde açığa çıkış sistem ve düzenine dayalı olarak, nice mucizevî tesbitlerde bulunmuştur!. Ne var ki, vahiy veya keşif yollu açığa çıkan bu tesbitlerini, o devrin yaşam şartları içinde tüm detaylarıyla açıklayamamış, sadece elde edilecek sonuçlarına göre “şunu yapın” veya “şöyle yapın” şeklinde uyarılarda bulunmuştur. Konuları mecaz veya işaret yollu anlatmıştır. |
||