SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Komünizm

Konu: Güler: Dışarıyı dönüştüremeyen içeri döner(TKP konferensından )

Sayfa: [ 1 ]

31.08.2007 01:08:01
Türkiye Komünist Partisi, geçtiğimiz haftasonu İstanbul'da Ses Tiyatrosu'nda yaklaşık 500 delegenin katılımı ile bir konferans gerçekleştirdi. Konferansın gündemindeki siyasi ve örgütsel başlıkları TKP Genel Başkanı Aydemir Güler ile konuştuk.

soL Aydemir Güler'in, TKP Konferansı'nın gündemindeki başlıklar hakkındaki sorularımıza verdiği yanıtlar aşağıda yer alıyor.
Henüz birkaç ay önce TKP Kongresi toplanmıştı. Sanırız, kongre toplanan yıllarda konferans toplanmıyor. Geçen hafta sonu konferans yapılması seçimlerle mi bağlantılı?
Ocak sonundaki 8. Kongrede almıştık aslında konferans kararını. Karşımızda seçimler dururken, yani siyasal tablonun bir dizi değişikliğe uğrayacağı açıkken, hem siyasal değerlendirmeleri tazelemek, hem çalışma takvimini yenilemek, hem de değişen örgütsel gereksinimleri karşılamak için konferans toplayacaktık. Seçim bitti ve mümkün olan en kısa zamanda konferansı yaptık. Ama gündemimiz seçimden ibaret olmadı. Aslında dört ana gündem maddesinin yalnız biri seçimdi.

Diğerlerini sormak istiyoruz elbette, ama önce... Seçimlerde TKP oyları başarısızdı diyorsunuz. Peki bu bir moral bozukluğuna, olumsuzluklara yol açtı mı?
Hayır. Çünkü bir, biz seçimle ihya olmayacağımız gibi çöküntü de yaşamayız. İki, oy başarısızlığı seçimin TKP için yenilgi olması anlamına gelmedi ve bütün parti bunu en azından hissetti. Geçerken söyleyeyim, TKP toplumsal/siyasal meşruiyet açısından daha önce girdiği sınavı 22 Temmuz'da çok daha yoğun ve güçlü bir çalışmayla yeniden vermiştir. Örgütlenmemizin yaygınlık ve derinlik kazanması açısından çok değerli olanaklar elde edilmiştir... Üçüncüsü, TKP solda partili siyaset ilkesi açısından tam bir tekleşmenin adresi haline gelmiştir ve bu kendi başına çok önemlidir. Ve belki en önemlisi, üstünde durmamız ve müdahale etmemiz gereken, TKP'nin oylarından çok daha önemli başka gelişmeler vardır. Türkiye emekçiler açısından çok ağır bir tabloyla karşı karşıyadır. Moral bozukluğu için ortada neden olmadığı gibi, buna zamanımız bile yok...

İsterseniz diğer gündem maddelerine geçelim...
Seçimle başladık, partinin önümüzdeki döneme ilişkin siyasal stratejisiyle, açılımlarla devam ettik, ardından örgütsel düzenlemelere girdik, son olarak da Yurtsever Cephe'yi konferans delegasyonunun tartışmasına açtık. Siyasal stratejimize, somut olarak önümüzdeki dönem yapacaklarımıza damga vuran analizimiz seçimlerle birlikte güçlendi diye düşünüyoruz. Bugün emperyalizmin ve sermayenin saldırı programı AKP'de billurlaşmıştır ve TKP bu partiyi hedefe yerleştiren atak bir çalışma yürütecektir. Seçimler ve ikinci AKP dönemi bir yeni denge, bir göreli istikrar anlamına gelmeyecek. Çürüme ve çözülme sürecinde bir dönemeç daha alınmıştır.

Birkaç ay önce kongremizde karar altına aldığımız bir işçi kurultayı ve bir Kürt kurultayı çalışmalarımız var. Bunlar var gündemimizde.

Ülkede kriz dinamiklerinin derinleşmesine karşın yakın vadede bir emekçi yükselişi, bir sola kayış, bir devrimci dönem beklentisi temelsiz görünüyor. Ancak bu devrimci siyasetin olanaklarını yok etmiyor. Tersine devrimci bir dönem açılmadan, Türkiye'de düzenin bütün aktörlerinin çaresiz kalacağı bir kriz olasılığı yükseliyor. Mutlak boyutlarda bir çaresizlik devrimci kriz anlamına gelir.

Yurtsever Cephe'yi derinlemesine tartıştık. Bir çerçeve çizdik. Yurtsever Cephe'li arkadaşlarımızla bu çerçeveyi masaya yatıracağız. Zaten konferans öncesinde de bunu belli ölçülerde yaptık. Çerçevenin içini Merkez Komite biraz daha dolduracak. Ardından Yurtsever Cephe Genel Meclisi toplanacak. Hızlı hareket edeceğiz, tüm bunlar bir ay bile zaman almayacak. Süreç tamamlanmadığı için fazla konuşmak sağlıklı olmayabilir, ama şunları söyleyebiliriz. Konferansın bakış açısını yansıtmak açısından...

Bir: Yurtsever Cephe kesinlikle devam edecektir. Bu açılım TKP'ye ya da bizim siyasal hattımıza toplumsal kimlik kazandırmak anlamında son derece değerli olmuştur.

İki: Yurtsever Cephe ile TKP benzer sayısal büyüklükler üzerinden hareket etmiş, geliştirici, ufuk açıcı bir çoğalma yaşanmamıştır. Dolayısıyla bu varmış gibi hareket edemeyiz. Mükerrer işler yapmanın, zaman ve enerji kaybetmenin anlamı yok.

Üç: Dolayısıyla iki mekanizma arasındaki ilişkilerin yeniden tanımlanması ve iki yapının yoğunlaşma başlıklarının belirginleştirilmesi gerekiyor. Biz, Yurtsever Cephe için çağrıyı yapmadan önce sektörel diyebileceğimiz "AB'ye karşı insiyatifler" kurmuştuk. Sağlıkçılar, metal işçileri, tekstil işçileri, eğitimciler... Bu halkanın önümüzü açabileceğini düşünüyoruz. Yurtsever Cephe'yi emekçi eksenine oturtmak. Yurtsever Cephe'nin biriktirdiği ideolojik, siyasal ve insan gücü enerjisi var ve bu enerjinin hareketimizin işçileşmesi diye özetlenebilecek bir diğer acil göreve akıtılması mümkün olabilir.

Peki örgütsel düzenlemeler?
Bu gündem maddesi bir dizi düzenlemeyle somutlandı elbette. Bütün somutlamaların dayandığı yaklaşımlar ise daha önemli. Partide ara kademe azaltıyoruz bu bir. İçeride birbirimizi yönetmekten tamamen uzaklaşmamız, topluma yönelik çalışmalarda, alanlarda önderlik rolü üstlenmeyi öne çıkarmamız gerekiyor. Geride bıraktığımız dönemde bunun zayıfladığını dürüst ve son derece cesur biçimde tespit ettik toplantımızda. Yeterince dışa dönük değiliz, veya gereksiz ve yanlış biçimlerde içe dönme eğilimleri parti yaşantısında kendini hissettirebiliyor. Aslında olan şu: Dışarıyı dönüştüremeyen içe döner. Ama ne denli zor olursa olsun dışarıyı dönüştürmek için tüm bireysel ve kolektif enerjisini bunun üstüne bina eden kadrolar gerekir. Bunu yapmazsanız, bütün çalışmalarda ortalamacı hale gelirsiniz. Ne yazık ki, bugün baktığımızda son dönemde iddialı ve son derece atak açılımlarımızı kendi ellerimizle ortalamacı bir hale geri çektiğimizi görüyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Konferans buna izin vermemeye karar aldı. Bütün düzeylerde, Merkez Komitesinden birim sekreterliklerine kadar bu doğrultuda bir dönüşümü hızla yaşayacağız.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Önümüzde partimizin 87. yaş günü var. 10 Eylül'ü biz geriye değil ileriye dönük kutlamayı ilke edindik. Yine öyle yapacağız. O günlerde bütün parti örgütlerinde konferansın açtığı yeni dönemi ele aldığımız toplantılar yapacağız, konferans kararlarını her örgütümüzün sorumluluk alanına tercüme etmeye, yeniden üretmeye çalışacağız.

Sonra referandum var. Türkiye halkının önüne konan evet mi hayır mı ikilemi bir ortalamacılıktır ve TKP buna rıza gösteremez. Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği tartışması, bizim için sistemin bütününün sorgulanması için açılan bir kapıdır.

AKP izleyen aylarda bir Anayasa tartışmasına hazırlanıyor. Biz de hazırlanmaya hemen başlıyoruz. İşçi kurultayına hazırlanmaya da başladık. Partinin yayınlarını tazeliyoruz. Emekçilere daha etkili seslenme araçları üzerinde çalışıyoruz. Seçim döneminin kazanımlarından da hareket ederek örgütlenmemizi yaygınlaştırıyoruz. TKP çok daha güçlü olacağı bir döneme giriyor.


Sayfa: [ 1 ]