SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Müzik İnsanları

Konu: Janis Joplin

Sayfa: [ 1 ]

26.11.2004 02:13:15
Janis Joplin Biyografisi


Janis Joplin
60'ların en güçlü Beyaz kadın rock sanatçısı olan Janis Joplin aynı zamanda kendini parçalarına tamamen yansıtabilen muhteşem bir blues ustasıydı. İlk olarak sahneyle tanıştığı San Francisco'nun kendini bilmez grubu Big Brother & The Holding Company'den 1960'ların sonlarında kısa ancak yoğun ve başarılı (ticari açıdan da) sürecek olan solo çalışmalarını hızlandırabilmek için ayrıldı.
Her zaman en iyi malzemelerle ve kendisiyle aynı duyguları paylaşan meslektaşlarıyla çalışamamış olmasına rağmen kendi ve Big Brother ile yaptığı ve kayıtları dönemin en heyecan verici çalışmalarındandır. İddialı, baskıcı kişiliği ve sahnedeki rahat, azgın tavırlarıyla Rock müzikte kadının günümüzdeki yerine ulaşmasında da büyük rol oynadı.
Janis Joplin Texas, Port Arthur kasabasında büyüdü. Joplin'in sonradan ortaya çıkan iç çekişmeleri ve mutsuzluğu, çevresinin beklentileriyle kendi istediklerinin birbirlerinden çok farklı oluşu ve tüm bunlara ayak uyduramamasına bağlanır.
Blues'a duyduğu ilgi genç kızlık yıllarından beri var olan Janis, fırsat bulduğunda daha sonradan Jefferson Airplane'nin gitaristi olacak olan Jorma Kaukonen ile bir araya gelerek Blues döktürüyordu. Big Brother öncesinde yaptığı az sayıda kayıttan -ki bunlar Joplin ölmeden önce piyasaya çıkarılmadı- Bessie Smith gibi büyük ustalardan esinlendiği ve gruba dahil olmadan önce kendi kişisel tarzını oturtabildiği çıkarılabilir. 1966'da San Francisco'daki sancılı gruplardan Big Brother & the Holding Company'ye katıldı. Aynı yıl daha önce bir çok kere gidip hakkında bilgi sahibi olduğu Kaliforniya'ya da tamamen yerleşti.
Big Brother'ın öyküsünü en ayrıntılı şekilde kendileri anlatıyor. Gevşek, bazen baştan savma topluluğun elbette bir cazibesi vardı. Yine de müzik dünyasında -her ne kadar toplulukta öne çıkma gibi bir yaklaşım olmasa da- Joplin'den önceki yerleri ile sonraki yerleri arasındaki fark çok kolayca anlaşılabilir. Big Brother'ı normalden ayırıp farklı kılan Janis Joplin olmuştur. '67 Monterey Pop Festivali'ndeki (belki de en iyi gösterisiydi) filme de çekilen "Ball and Chain" ile onları bir anda hit yaptı.
Mainstream etiketiyle bu ilk çıkıştan sonra, Big Brother Albert Grossman ile bir anlaşma imzaladı ve Columbiya'ya doğru ilerledi. İkinci albümleri "Cheap Thrills", 1968'de listelerde zirveyi zorladı, ancak tek başına kazanacağına inandığı şöhretin onu ayartmasıyla çok geçmeden Joplin ayrıldı.
Joplin'in ilk albümü "I Got Dem Ol' Kozmic Blues Again Mama!", Big Brother'dan gitarist Sam Andrew'in de çaldığı Kozmic Blues Band ile birlikte dolduruldu. Çok tutulmasına rağmen, Janis Joplin'in çıkardığı en iyi iş denemez; bu yeni topluluk müzik açısından daha cilalı olmalarına rağmen Big Brother'daki elemanlar kadar sıcak değillerdi, yaptıkları müzik ise devamlı soul rock'a kayıyordu. Ancak başarısız olarak nitelendirmek de doğru değil, Janis Joplin'i zirveye çıkaran "Try (Just A Little Bit Harder)" parçasının başarısı asla göz ardı edilemez.
Joplin'in hayatı hemen hemen tüm biyografilerde de dikkatin çekildiği üzere uyuşturucu bağımlılığı, alkoliklik ve kalıcı olmayan kişisel ilişkiler üzerine kurulmuştu sanki.
Ölümünden kısa bir süre önce ise müzikte işler yolundaydı, son albümü "Pearl" için istediği çok yönlü bir müzik için bir araya getirdiği "Full Tilt Boogie Band" -yapımcı Paul Rothschild idi- doğrusu acımasızca eleştiriliyordu ancak "Pearl" Janis Joplin'i, onun olgunluğunu, farkını kanıtlıyordu sanki. Blues'un, soul'un ve halk-rock'ın üstesinden başarıyla gelebildiğini bu harika albümde ilan etmiş oldu.
Albümdeki "Mercedes Benz", "Get It While You Can" ve Kris Kristofferson'ın "Me and Bobby McGee" parçaları Janis Joplin'in en iyi parçalarındandır. Ancak üzücü bir şekilde 1970 Ekim'inde Hollywood'da bir otelde aşırı dozdan, daha albümü çıkmadan, bir türlü sevemediği yaşama veda etti. "Me and Bobby McGee" ölümünden sonra '71'de bir numaraya yükseldi. Onunki gibi bir sesin bir daha dünyaya gelmesinin ne kadar zor olduğu herhangi bir parçasını dinleyince hemen anlaşılıyor.




 

26.11.2004 02:15:15
Bu kadını düşündükçe ruhunun bir yerlerde dolaşıyor olduğuna inanabilecek kadar mistikleşiyorum...

Seni seviyorum blues kraliçesi, whisky kahvaltıları güzeli, anti-bakire, kutsal gırtlak... :sevgi:

torq 26.11.2004 02:23:40
Digitürk'te yaşamını anlatan bir belgesel filmi vardı. Üç kez izledim, her izleyişimde hayranlığım arttı. Bilgileri toplayan ve sunan anarres'e teşekkürler

26.11.2004 03:54:47
En iyi jazz formatlı şarkılarından biri:

Little Girl Blue

Sit there, hmm, count your fingers.
What else, what else is there to do ?
Oh and I know how you feel,
I know you feel that you’re through.
Oh wah wah ah sit there, hmm, count,
Ah, count your little fingers,
My unhappy oh little girl, little girl blue, yeah.

Oh sit there, oh count those raindrops
Oh, feel ’em falling down, oh honey all around you.
Honey don’t you know it’s time,
I feel it’s time,
Somebody told you ‘cause you got to know
That all you ever gonna have to count on
Or gonna wanna lean on
It’s gonna feel just like those raindrops do
When they’re falling down, honey, all around you.
Oh, I know you’re unhappy.

Oh sit there, ah go on, go on
And count your fingers.
I don’t know what else, what else
Honey have you got to do.
And I know how you feel,
And I know you ain’t got no reason to go on
And I know you feel that you must be through.
Oh honey, go on and sit right back down,
I want you to count, oh count your fingers,
Ah my unhappy, my unlucky
And my little, oh, girl blue.
I know you’re unhappy,
Ooh ah, honey I know,
Baby I know just how you feel.

 

26.11.2004 10:05:08
kim ne derse desin bu kadın hep istediği gibi yaşadı.
uyuşturucu, alkol, ve en uçlarda yaşam..
zenci sesli bembeyaz kadın. o upuzun saçlarını sallayarak söylediği şarkılar, inanılmaz gırtlak

20.04.2006 19:22:06

60'ların en güçlü Beyaz kadın rock sanatçısı olan Janis Joplin aynı zamanda kendini parçalarına tamamen yansıtabilen muhteşem bir blues ustasıydı. İlk olarak sahneyle tanıştığı San Francisco'nun kendini bilmez grubu Big Brother & The Holding Company'den 1960'ların sonlarında kısa ancak yoğun ve başarılı (ticari açıdan da) sürecek olan solo çalışmalarını hızlandırabilmek için ayrıldı.
Her zaman en iyi malzemelerle ve kendisiyle aynı duyguları paylaşan meslektaşlarıyla çalışamamış olmasına rağmen kendi ve Big Brother ile yaptığı ve kayıtları dönemin en heyecan verici çalışmalarındandır. İddialı, baskıcı kişiliği ve sahnedeki rahat, azgın tavırlarıyla Rock müzikte kadının günümüzdeki yerine ulaşmasında da büyük rol oynadı.
Janis Joplin Texas, Port Arthur kasabasında büyüdü. Joplin'in sonradan ortaya çıkan iç çekişmeleri ve mutsuzluğu, çevresinin beklentileriyle kendi istediklerinin birbirlerinden çok farklı oluşu ve tüm bunlara ayak uyduramamasına bağlanır.
Blues'a duyduğu ilgi genç kızlık yıllarından beri var olan Janis, fırsat bulduğunda daha sonradan Jefferson Airplane'nin gitaristi olacak olan Jorma Kaukonen ile bir araya gelerek Blues döktürüyordu. Big Brother öncesinde yaptığı az sayıda kayıttan -ki bunlar Joplin ölmeden önce piyasaya çıkarılmadı- Bessie Smith gibi büyük ustalardan esinlendiği ve gruba dahil olmadan önce kendi kişisel tarzını oturtabildiği çıkarılabilir. 1966'da San Francisco'daki sancılı gruplardan Big Brother & the Holding Company'ye katıldı. Aynı yıl daha önce bir çok kere gidip hakkında bilgi sahibi olduğu Kaliforniya'ya da tamamen yerleşti.
Big Brother'ın öyküsünü en ayrıntılı şekilde kendileri anlatıyor. Gevşek, bazen baştan savma topluluğun elbette bir cazibesi vardı. Yine de müzik dünyasında -her ne kadar toplulukta öne çıkma gibi bir yaklaşım olmasa da- Joplin'den önceki yerleri ile sonraki yerleri arasındaki fark çok kolayca anlaşılabilir. Big Brother'ı normalden ayırıp farklı kılan Janis Joplin olmuştur. '67 Monterey Pop Festivali'ndeki (belki de en iyi gösterisiydi) filme de çekilen "Ball and Chain" ile onları bir anda hit yaptı.
Mainstream etiketiyle bu ilk çıkıştan sonra, Big Brother Albert Grossman ile bir anlaşma imzaladı ve Columbiya'ya doğru ilerledi. İkinci albümleri "Cheap Thrills", 1968'de listelerde zirveyi zorladı, ancak tek başına kazanacağına inandığı şöhretin onu ayartmasıyla çok geçmeden Joplin ayrıldı.
Joplin'in ilk albümü "I Got Dem Ol' Kozmic Blues Again Mama!", Big Brother'dan gitarist Sam Andrew'in de çaldığı Kozmic Blues Band ile birlikte dolduruldu. Çok tutulmasına rağmen, Janis Joplin'in çıkardığı en iyi iş denemez; bu yeni topluluk müzik açısından daha cilalı olmalarına rağmen Big Brother'daki elemanlar kadar sıcak değillerdi, yaptıkları müzik ise devamlı soul rock'a kayıyordu. Ancak başarısız olarak nitelendirmek de doğru değil, Janis Joplin'i zirveye çıkaran "Try (Just A Little Bit Harder)" parçasının başarısı asla göz ardı edilemez.
Joplin'in hayatı hemen hemen tüm biyografilerde de dikkatin çekildiği üzere uyuşturucu bağımlılığı, alkoliklik ve kalıcı olmayan kişisel ilişkiler üzerine kurulmuştu sanki.
Ölümünden kısa bir süre önce ise müzikte işler yolundaydı, son albümü "Pearl" için istediği çok yönlü bir müzik için bir araya getirdiği "Full Tilt Boogie Band" -yapımcı Paul Rothschild idi- doğrusu acımasızca eleştiriliyordu ancak "Pearl" Janis Joplin'i, onun olgunluğunu, farkını kanıtlıyordu sanki. Blues'un, soul'un ve halk-rock'ın üstesinden başarıyla gelebildiğini bu harika albümde ilan etmiş oldu.
Albümdeki "Mercedes Benz", "Get It While You Can" ve Kris Kristofferson'ın "Me and Bobby McGee" parçaları Janis Joplin'in en iyi parçalarındandır. Ancak üzücü bir şekilde 1970 Ekim'inde Hollywood'da bir otelde aşırı dozdan, daha albümü çıkmadan, bir türlü sevemediği yaşama veda etti. "Me and Bobby McGee" ölümünden sonra '71'de bir numaraya yükseldi. Onunki gibi bir sesin bir daha dünyaya gelmesinin ne kadar zor olduğu herhangi bir parçasını dinleyince hemen anlaşılıyor.

Kaynak: http://www.bira.gen.tr/bira.Asp?ID=701

20.04.2006 19:40:40
enteresan....
değişik - hiç duymamıştım....

ixchel 05.06.2006 01:04:47
27'sinde buralardan göçmek prensibinin, o dönem, iyi müzik yapan dünyalılardan birini daha alması nedeniyle bizlerin nice woodstock'lardan azade bırakılmamızın azmettiricilerindendir(o dönem Türkçesi). rock'n roll+blues esintili müziğini kuşkusuz zenci gırtlağıyla patlattığı şarkıları süslemektedir. şahsen bu ablanın müziğine maksimum 3 şarkı kadar dayanabilmekteyimdir çünkü bugün anladığımız müzikle o dönemin kalitece daha düşük olan ses sistemi durumunun azizliğinden ileri gelmektedir bu tahammülsüzlüğüm. belirtmeden geçemeyeceğim bi özelliğiyse moda haline getirdiği yuvarlak gözlük takıntısının da bendeki karşılığıdır, sonradan yoko ono'da da görmüşlüğüm vardır o gözlüklerden(mavisinden) taklitçi nolcak!

torq 05.06.2006 21:53:03
Blues müziğin olağanüstü yorumcularından ve kendini özgürce ifade etmeyi becerebilmiş müthiş bir şarkıcı, besteci. Onun hayatını anlatan bir belgesel izlediğimde bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim ama gerek yorumu gerekse kişiliği çok farklı bir insan olduğunu anlatmaya yetiyordu. Daha sonra aynı belgeseli iki kez daha izledim ama birkaç kez daha izlemeyi düşünürüm. Ruler'ın yazısında adı geçen TRY adlı parça da çok uzun süre listelerde kalmış önemli bir blues örneği olarak yerini almıştır.
Türkiye'de ilk kez onu taklit eden Zerrin Özer olmuştu ve O'nun gibi giyinip yuvarlak gözlük takarak taklit etmeye çalıştığını anımsıyorum. 

son tango 05.06.2006 22:00:41
evet,zerrin in en sevdiği sanatçıdır ve hala 1 numarasıdır


Sayfa: [ 1 ]