SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Bir cemiyetin devamı için 2 şart vardır

Sayfa: [ 1 ]

25.11.2004 22:59:46
Siyaset İhkakı Hak ile kimdir

Siyaset örfün kabul ettiği siyaset değil

İslamın kabul ettiği Siyaset  İhkakı Hak İle kaimdir



Şimdi  Din nedir ? Ahlakın öz annesidir



Fıtrat : Oluş
Tabiat : diziliş
Dinde O Oluş ve dizilişin intizamıdır

Tarihi iyi tetkik edin
İnsanlığa en büyük fenalık Hak tanımayan Allaha düşman Akıl sahiplerinden gelmiştir

200 sene de Tekamül etmiş bir deviri insanlığı 2saniyede bir keyf için imha etmiştir

Ebediyete inanmamış İkinci hayat yok demiş
Allahsız din tanımadan dine düşman Akıl sahipleri insanlığa en büyük fenalıklar
Yapan kimselerdir

Nizamı Alem Hak ile kaimdir
Nizamın devam edebilmesi İçin hakkın yerinde kullanılması gerekir

İşte
Fıtrat Oluş
Tabiat diziliş
Dinde O oluş ve dizilişin İntizamıdır

Onun için Cenabı Hakkın en büyük nimeti dindir

Dünyada hangi yere giderseniz gidin Mabetsiz yer yoktur
O yüzden Cenabı Hak İnsanlığı dinden Mahrum bırakmamıştır
Çünkü Nizamı Alem Hak ile kaimdir


İnsan Hakkı Ancak din ile kaim olur

Yalnız İnsan Hakkı demek hayvanlardan bile esirgenmeyen bazı vazifelere müsaade değildir
Cesedi muhafaza edilip de ruhu mahkum edilen bir adama İnsan Hakkı mahfuzdur saklıdır
Nazarı ile bakılmaz

Şimdi Bir cemiyetin hem devamı hem bekası için iki şart vardır
Biri her şahsın kendi hissesine isabet eden hak
Diğeri Vatandaşlarına karşı borçlu olduğu vazife

Şimdi işbu hak ile vazife arasında olan nisbet tetkik ettiğimiz zaman
Her hakkın karşısında bir vazife ve her bir vazifenin karşısında bir hak olduğunu görürüz

Bundan dolayı çok açık anlaşılıyor ki
Hak ile vazife her bir ferd için bir sıratı müstekim teşkil ediyor
Ve hak ile vazifeden meydana gelen adaletten sapmadıkca hakiki tealiler terakkiler
Yenilikler meydana geliyor
Öyle yenilikler ki Ebediyeti bekayı üstüne almış sonsuzluğa götürüyor o yenilikler mevt gibi
Acı bir değişme olmuyor


fakat İnsan şehvet kuvveti ve gadab kuvveti arasında etrafı çevrilmiş kuşatılmış bir şekilde bulunmaktadır
Bu iki kuvvet kendisini sürükler

Gadab kuvveti ve şehvet kuvvetinin teklif ettiği şeyler
Nefsin hoşuna giden şeyler İntikam tecavüz hisleri daha neler nelerdir

Ve insan bu iki kuvvet arasında esirdir
Hele kendisini o nefsin hoşuna giden şeyleri huzurunda gördü mü artık akıl kuvveti suları akar bende teslim der vicdanında pek hükmü kalmaz

Şimdi insanın hiçbir yere sapmaması dönmemesini temin için ona muhafız bir götüren lazımdır


Acaba bu muhafızlık vazifesini en güzel kim yapabilir hangi kuvvetin elinde daha iyi neticeler alınabilir

Hatıra dört kuvvet gelir

1 Keyfi idare sistemi zor kuvvet kullanmak

Bu vahşiyane bir usüldür intizamı muhafaza edeceğim derken asayiş ihlal edilir
Bununla beraber hak kuvvet erbabında kalır vazife hakkıyla yapılamaz Zayıflar ezilir
Haklarını kaybederler

2 muntazam adil hükümet

Hayır !

Hükümet ne kadar muntazam ve herkesin anlayacağı sağlam kanunlar yapsa
İnsanın kalbinin derinliklerine kadar tesir edemediği gibi onun enfüsündeki
Vasiyetlerini de hallerini de durumlarını da çalışıp da öğrenemez

Zira Hükümetin vazifesi ve kanunun tatbiki insanın görünüş hallerinden ileri gidemez
Yani adamı öldürdükten sonra ceza verebilir öldürmeden evvel onu engelleyemez

Halbuki insanların yüzde doksan ahvali sadrında gizlidir ve hiç kimsenin agah olamayacağı bir keyfiyetle suıdur eder meydana çıkar

3 şerefi nefis yani şerefi namus

bunlar hak adaletin yegane koruyucusu gibi insanlarda şahsi görüş olur

Fakat insanın yaradılışında ki o huyu insanların saadetlerine bağlıdır
Bu saadetlerde birbirinden farklıdır
İnsanlar kendi saadetleri için düşünür
Bundan dolayı saadet asıl gaye oluyor

Bu saadetin devamı için şerefi nefs şart
burada işe yarar fakat her sınıfta bu değişir

Bir Tüccar yalan söylemez onu şerefi nefsisi odur
Fakat bir politikacı cayır cayır yalan sözler orada şerefi nefsi başkadır

Evet her mesleğin her sahanın şerefi namusu başkadır şerefi nefsisi başkadır
Demek bunlar kafi değil

Şimdi ne yapmalı ki insanlığı bu gadab kuvvetinin ve şehvet kuvvetinin
Çerçevesinden kurtarıp
aklı hissin hatalarına hizmete çalışmaktan kurtarıp
asıl vazifesi olan Hissin hatalarını düzeltmeye çalıştırmak

Evet İnsanlığı bu iki kuvvetten kurtulmalı ve kurtarma vazifesini hangi kuvvete vermeli
Ki insanlık yaşaya bilsin insan olaraktan
Yenemiyor akıl bunları
Yener canım

Yook Şehvet kuvveti ayyuka çıktığı vakitte
Nefsin hoşuna giden hadisler ortaya geldiği vakitte ne başkasının hakkı ne vazife
Geç bunları geç diyor
Aklında böyle suları akıyor bende teslimim diyor ucuyor gidiyor



Eeee O halde geriye din fikri kalıyor

Evet hangi bir kanun vardır ki hiç kimseye sezdirmeksizin
Belli etmeksizin başkasının hukukuna tecavüz imkanı bulduğum vakit bana karşı faaliyete geçebilsin ?

O kanun dindir Din

O halde gadab kuvveti ve şehvet kuvvetinden muhafızlığı kime vermeli
İmana İmana

İşte insanı bu iki kuvvetten yani gadab kuvveti ve şehvet kuvvetin esaretinden kurtaran yegane müessese Din müessesidir
Onun için dinsizlik hiçbir zaman ekseriyetin mezhebi olamamıştır ve olamaz

Tarih tarafsız olarak bakarsanız dini medeniyetleri görürsünüz dinsiz medeniyetler yok denecek kadar azdır

Neden Ya başlarına Cenabı Hak tarafında felaketler gelmiştir çünkü dinsizliği neticesi ahlaksız hadiseler tavırlardır
Ya da medeniyetlerinin talimleri ve esas desturları his üzerine kurulduğundan kanunları tanzimde insanların hislerinden yardım aldıkları cihetle
ufak bir sosyal dalgalanma ile idare kuvvetleri derhal çözülüp dağılmıştır


Şimdi de islamın esasından umumi genel hatlarından bir nebze bahsedelim

İdari sahada islamiyetin takip ettiği hatt u hareket hükümetçiliktir

Hükümetsizliği göçebe hayatı İslamiyet medeniyetin hariçinde görür

Hükümetçilikte keyfi idare ile kendi başına işleri idare etmeyi meşru tutmaz

Daima danışma usülünü vaz eder danışma usülün de sahte benlik gider
Evet İslamiyetin beğendiği idare şekli umumun reyini güvenilen idare şeklidir

İslamiyet Hükümetçilikte mesul olmayan kimse kabul etmez
Medeniyette islamiyetin bu nokta görüşünü kabule doğru yürümüyor mu ?

Her birininiz cobansınız ve her biriniz kendisine emanet olunandan mesuldür
Hiçbir şeyin yoksa elinin mesulsün gözünden mesulsün fikrinden reyinden mesulsun
Olduğunuz gibi idare olunursunuz buyurmuş Peygamberimiz
İcabın her söze değişir onun sözü değişmez


İslamiyet hükümet reislerini ahaliye hem adalet hem şefkatle muamele etmeye mecbur tutar
Buna karşıda ahaliye hükümetin adilane emirlerine nehiylerine kanunlarına nizamlarına itaat etmek mecburiyetine taşıtır

Evet Hakkı tercih ancak
kim ki Cenabı Hakkın emirlerine saygıda fazla mahlukuna karşı kalbi daha fazla acıyarak çarpar
Hakkı tercih o olunur

 

torq 26.11.2004 02:39:04
İman sana iki önerim var;
1/Tarih kitaplarını yeniden oku, din savaşlarının ne kadar büyük bir bölüm oluşturduğunu  göreceksin
2/Din kitaplarını yeniden oku, hepsinin birbirinin kopyası/devamı olduğunu göreceksin

Daha sonra da eğer cesaretin varsa, inancından kuşku duymuyorsan İlhan Arsel'in Şeriattan Kıssalar ve Turan Dursun'un Din bu adlı kitaplarını oku.

Yok ben o dinsizlerin kitabını okursam dinden çıkarım diyorsan sen bilirsin.  O zaman da  inananlar sadece kendi düşüncelerine yakın kitap okuyarak inançlarını koruyabiliyorlarmış önyargısının önyargı olmadığı ortaya çıkar.
 

26.11.2004 02:52:35
Ben o kitapları okudum. Wink  


Sayfa: [ 1 ]