|
||
| Siyaset İhkakı Hak ile kimdir Siyaset örfün kabul ettiği siyaset değil İslamın kabul ettiği Siyaset İhkakı Hak İle kaimdir Şimdi Din nedir ? Ahlakın öz annesidir Fıtrat : Oluş Tabiat : diziliş Dinde O Oluş ve dizilişin intizamıdır Tarihi iyi tetkik edin İnsanlığa en büyük fenalık Hak tanımayan Allaha düşman Akıl sahiplerinden gelmiştir 200 sene de Tekamül etmiş bir deviri insanlığı 2saniyede bir keyf için imha etmiştir Ebediyete inanmamış İkinci hayat yok demiş Allahsız din tanımadan dine düşman Akıl sahipleri insanlığa en büyük fenalıklar Yapan kimselerdir Nizamı Alem Hak ile kaimdir Nizamın devam edebilmesi İçin hakkın yerinde kullanılması gerekir İşte Fıtrat Oluş Tabiat diziliş Dinde O oluş ve dizilişin İntizamıdır Onun için Cenabı Hakkın en büyük nimeti dindir Dünyada hangi yere giderseniz gidin Mabetsiz yer yoktur O yüzden Cenabı Hak İnsanlığı dinden Mahrum bırakmamıştır Çünkü Nizamı Alem Hak ile kaimdir İnsan Hakkı Ancak din ile kaim olur Yalnız İnsan Hakkı demek hayvanlardan bile esirgenmeyen bazı vazifelere müsaade değildir Cesedi muhafaza edilip de ruhu mahkum edilen bir adama İnsan Hakkı mahfuzdur saklıdır Nazarı ile bakılmaz Şimdi Bir cemiyetin hem devamı hem bekası için iki şart vardır Biri her şahsın kendi hissesine isabet eden hak Diğeri Vatandaşlarına karşı borçlu olduğu vazife Şimdi işbu hak ile vazife arasında olan nisbet tetkik ettiğimiz zaman Her hakkın karşısında bir vazife ve her bir vazifenin karşısında bir hak olduğunu görürüz Bundan dolayı çok açık anlaşılıyor ki Hak ile vazife her bir ferd için bir sıratı müstekim teşkil ediyor Ve hak ile vazifeden meydana gelen adaletten sapmadıkca hakiki tealiler terakkiler Yenilikler meydana geliyor Öyle yenilikler ki Ebediyeti bekayı üstüne almış sonsuzluğa götürüyor o yenilikler mevt gibi Acı bir değişme olmuyor fakat İnsan şehvet kuvveti ve gadab kuvveti arasında etrafı çevrilmiş kuşatılmış bir şekilde bulunmaktadır Bu iki kuvvet kendisini sürükler Gadab kuvveti ve şehvet kuvvetinin teklif ettiği şeyler Nefsin hoşuna giden şeyler İntikam tecavüz hisleri daha neler nelerdir Ve insan bu iki kuvvet arasında esirdir Hele kendisini o nefsin hoşuna giden şeyleri huzurunda gördü mü artık akıl kuvveti suları akar bende teslim der vicdanında pek hükmü kalmaz Şimdi insanın hiçbir yere sapmaması dönmemesini temin için ona muhafız bir götüren lazımdır Acaba bu muhafızlık vazifesini en güzel kim yapabilir hangi kuvvetin elinde daha iyi neticeler alınabilir Hatıra dört kuvvet gelir 1 Keyfi idare sistemi zor kuvvet kullanmak Bu vahşiyane bir usüldür intizamı muhafaza edeceğim derken asayiş ihlal edilir Bununla beraber hak kuvvet erbabında kalır vazife hakkıyla yapılamaz Zayıflar ezilir Haklarını kaybederler 2 muntazam adil hükümet Hayır ! Hükümet ne kadar muntazam ve herkesin anlayacağı sağlam kanunlar yapsa İnsanın kalbinin derinliklerine kadar tesir edemediği gibi onun enfüsündeki Vasiyetlerini de hallerini de durumlarını da çalışıp da öğrenemez Zira Hükümetin vazifesi ve kanunun tatbiki insanın görünüş hallerinden ileri gidemez Yani adamı öldürdükten sonra ceza verebilir öldürmeden evvel onu engelleyemez Halbuki insanların yüzde doksan ahvali sadrında gizlidir ve hiç kimsenin agah olamayacağı bir keyfiyetle suıdur eder meydana çıkar 3 şerefi nefis yani şerefi namus bunlar hak adaletin yegane koruyucusu gibi insanlarda şahsi görüş olur Fakat insanın yaradılışında ki o huyu insanların saadetlerine bağlıdır Bu saadetlerde birbirinden farklıdır İnsanlar kendi saadetleri için düşünür Bundan dolayı saadet asıl gaye oluyor Bu saadetin devamı için şerefi nefs şart burada işe yarar fakat her sınıfta bu değişir Bir Tüccar yalan söylemez onu şerefi nefsisi odur Fakat bir politikacı cayır cayır yalan sözler orada şerefi nefsi başkadır Evet her mesleğin her sahanın şerefi namusu başkadır şerefi nefsisi başkadır Demek bunlar kafi değil Şimdi ne yapmalı ki insanlığı bu gadab kuvvetinin ve şehvet kuvvetinin Çerçevesinden kurtarıp aklı hissin hatalarına hizmete çalışmaktan kurtarıp asıl vazifesi olan Hissin hatalarını düzeltmeye çalıştırmak Evet İnsanlığı bu iki kuvvetten kurtulmalı ve kurtarma vazifesini hangi kuvvete vermeli Ki insanlık yaşaya bilsin insan olaraktan Yenemiyor akıl bunları Yener canım Yook Şehvet kuvveti ayyuka çıktığı vakitte Nefsin hoşuna giden hadisler ortaya geldiği vakitte ne başkasının hakkı ne vazife Geç bunları geç diyor Aklında böyle suları akıyor bende teslimim diyor ucuyor gidiyor Eeee O halde geriye din fikri kalıyor Evet hangi bir kanun vardır ki hiç kimseye sezdirmeksizin Belli etmeksizin başkasının hukukuna tecavüz imkanı bulduğum vakit bana karşı faaliyete geçebilsin ? O kanun dindir Din O halde gadab kuvveti ve şehvet kuvvetinden muhafızlığı kime vermeli İmana İmana İşte insanı bu iki kuvvetten yani gadab kuvveti ve şehvet kuvvetin esaretinden kurtaran yegane müessese Din müessesidir Onun için dinsizlik hiçbir zaman ekseriyetin mezhebi olamamıştır ve olamaz Tarih tarafsız olarak bakarsanız dini medeniyetleri görürsünüz dinsiz medeniyetler yok denecek kadar azdır Neden Ya başlarına Cenabı Hak tarafında felaketler gelmiştir çünkü dinsizliği neticesi ahlaksız hadiseler tavırlardır Ya da medeniyetlerinin talimleri ve esas desturları his üzerine kurulduğundan kanunları tanzimde insanların hislerinden yardım aldıkları cihetle ufak bir sosyal dalgalanma ile idare kuvvetleri derhal çözülüp dağılmıştır Şimdi de islamın esasından umumi genel hatlarından bir nebze bahsedelim İdari sahada islamiyetin takip ettiği hatt u hareket hükümetçiliktir Hükümetsizliği göçebe hayatı İslamiyet medeniyetin hariçinde görür Hükümetçilikte keyfi idare ile kendi başına işleri idare etmeyi meşru tutmaz Daima danışma usülünü vaz eder danışma usülün de sahte benlik gider Evet İslamiyetin beğendiği idare şekli umumun reyini güvenilen idare şeklidir İslamiyet Hükümetçilikte mesul olmayan kimse kabul etmez Medeniyette islamiyetin bu nokta görüşünü kabule doğru yürümüyor mu ? Her birininiz cobansınız ve her biriniz kendisine emanet olunandan mesuldür Hiçbir şeyin yoksa elinin mesulsün gözünden mesulsün fikrinden reyinden mesulsun Olduğunuz gibi idare olunursunuz buyurmuş Peygamberimiz İcabın her söze değişir onun sözü değişmez İslamiyet hükümet reislerini ahaliye hem adalet hem şefkatle muamele etmeye mecbur tutar Buna karşıda ahaliye hükümetin adilane emirlerine nehiylerine kanunlarına nizamlarına itaat etmek mecburiyetine taşıtır Evet Hakkı tercih ancak kim ki Cenabı Hakkın emirlerine saygıda fazla mahlukuna karşı kalbi daha fazla acıyarak çarpar Hakkı tercih o olunur |
||
|
||
| İman sana iki önerim var; 1/Tarih kitaplarını yeniden oku, din savaşlarının ne kadar büyük bir bölüm oluşturduğunu göreceksin 2/Din kitaplarını yeniden oku, hepsinin birbirinin kopyası/devamı olduğunu göreceksin Daha sonra da eğer cesaretin varsa, inancından kuşku duymuyorsan İlhan Arsel'in Şeriattan Kıssalar ve Turan Dursun'un Din bu adlı kitaplarını oku. Yok ben o dinsizlerin kitabını okursam dinden çıkarım diyorsan sen bilirsin. O zaman da inananlar sadece kendi düşüncelerine yakın kitap okuyarak inançlarını koruyabiliyorlarmış önyargısının önyargı olmadığı ortaya çıkar. |
||
|
||
Ben o kitapları okudum.
|
||