SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: yeniden bedenlenerek hayata gelecek miyiz ?

Sayfa: [ 1 ]

SWORDFİSH 30.08.2007 17:33:30
 Binlerce yıl öncesine dayanan Hint felsefesinin “TENASUH”, yani, ölümü tadıp biyolojik beden yaşamından ruh beden yaşamına geçtikten bir süre sonra yeniden bir biyolojik bedene girerek dünyaya geri dönme görüşü günümüzde yeni bir olguymuşçasına pazarlanmaya çalışılmaktadır.

Üstelik bu olay, İslam Dinince kabul ediliyormuşçasına bazı ayetlere dayandırılmakta; çeşitli teviller uydurularak, adeta İslami bir gerçekmişçesine inananlara yutturulmak istenmektedir.

Ölüm olayının sonrasında yaşamın değişik bir bedenle devamı kaçınılmaz bir gerçektir!. Zira madem ki tüm bilim dünyası “varolan hiç bir şey yok olmaz” prensibinin kesin olduğunu kabullenmiştir; öyle ise varolan şuurunuzun-benliğinizin de yok olması asla düşünülemez!.. Bu da İnsan şuurunun, yani bilincinin-benliğinin asla yok olmayıp; ölüm olayının hemen sonrasında da hiç bir kesintiye uğramadan devam etmekte olduğunun açık göstergesidir..

İnsanın şuuru yani “benliği” bu aşamada bu biyolojik bedenle varolduğuna ve bununla yaşamına devam ettiğine göre; ve bu benlik, varolması hasebiyle asla yok da olamıyacağına göre; öyle ise ölüm sonrasında da kesinlikle bellidir ki bulunduğu ortamın türünden bir bedenle yaşamına devam edegidecektir...

Madde ötesi boyut mikrodalgaboyut olduğuna göre... İnsan beyni biyoelektrik enerjiyi mikrodalga yapıya dönüştürdüğüne göre, demek ki, insanın ölüm ötesi bedeni de mikrodalga beden olacak ve bu bedenle mikrodalga boyutta yaşamına devam edecektir...

Peki madde dünyasında yani atomüstü boyutta biyolojik bedenle varolan ve beyniyle de biyoelektrik enerji kökenli zihinsel fonksiyonlarını mikrodalga yapıya dönüştürdüğü kesinlikle belirlenen insan, ölüm yani mikrodalga boyuta geçiş sonrasında tekrar dünyaya geri gelecek midir?

REENKARNASYON, yani yeniden bedenlenmek suretiyle ayrıldığımız bu dünyaya geri gelme görüşünü, ancak İSLAM’ın açıkladığı yaşam SİSTEMİNİ ve İSLAM’ın “ALLAH” kavramını; ve bu kavramın doğal sonuçlarını fark ve idrak edemiyen; “TANRI” kavramından yola çıkarak olaya yüzeysel yaklaşan kişiler kabul edebilir!..

“TANRI” ile; İSLAM DİNİ ve KUR’AN'ın açıkladığı “ALLAH” kavramı arasındaki farkı idrak edemeyen; “ALLAH” kavramını ve bu kavramın içeriğine dayanan evrensel sistemin işleyişini bilemeyen insanların, hayal ettikleri “ruhların gelip bedenlere girmesi” varsayımı tamamiyle asılsız bir görüştür!.. Nİçin?... Bu bölümde size bunu izah etmeye çalışacağız...

Şunu öncelikle bilelim ki; İnsanların ruhları yukarıdaki bir tanrı tarafından, geçmişte herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde toplu olarak yaratılmış da; sonra da peyderpey dünyaya gönderilmekte değillerdir!.. Ne, yukarıda herhangi bir yerde oturmakta olan tanrı vardır; ne de yukarıdan dünyaya gelme sırası bekleyen insan ruhları!.. Bu sebebledir ki, ruhun dışarıdan gelip bir bedene girmesi asla sözkonusu değildir...
Gerçekte algılayabildiğimiz iki boyut vardır.. Atomüstü boyut, ki buna madde alemi deriz... Atomaltı boyut, ki buna da mikrodalga boyut ya da RUHLAR ALEMİ denir..

Evrende her şey salt enerji-bilinç boyutundan mikrodalga boyuta ve oradan da atomüstü madde boyutuna; ve daha sonra da tekrar atomaltı mikro dalga boyuta doğru yolculuk etmektedir..

Beşer bilinci ve benliği atomüstü boyutta insanın beyin cevherinin oluşmaya başlamasıyla birlikte beden fabrikası tarafından üretilen ruha yani mikrodalga bedene yüklendiği içindir ki, biyolojik bedenin yaşamının son bulmasıyla birlikte ruh adı verilen yeni yapıyla devam eder...

Her insan, yani beyin, beden, kendi mikrodalga ikizini üretir ve bu ikiziyle yaşamına devam eder.

Esasen insan beyninin ana işlevi insanın öiümötesi sonsuz yaşamını oluşturacak mikrodalga bedeni inşa etmek ve bilinci yani tüm zihinsel fonksiyonları buna yüklemektir.

Her RUH yani mikrodalga beden ise sadece kendi beyni tarafından oluşturulur ve yüklenilir.. Bu sebebledir ki, artık o ruhun yeniden dünyaya geri gelip, bir biyolojik bedene girerek yaşamına devam etmesi kesinilikle sözkonusu değildir.. Yaşamda sürekli ileriye gidiş sözkonusudur; asla geri dönüş yoktur...

Bu sebebledir ki KUR’AN, ölümden sonra her ne şekilde olursa olsun dünyaya geri gelmenin mümkün olmadığını pek çok ayette vurgulamış; Hazreti Muhammed’de bu konuda açıklamalar yapmıştır... İşin sır yönüne vakıf olan İslam velileri ve mutasavvıfları dahi bu yolda düşüncelerini açıklıyarak “İnsan ruhunun beden yaratılmadan önce varolmadığını, bedenin varoluşundan sonra ruhun meydana geldiğini” açıklamışlardır..

Nitekim, yaklaşık 900 sene önce yaşamış olan en büyük İslam alim ve mutasavvıflarından İmam Gazali, ruhların bedenlerden önce yaratılmış olduğu yolundaki safsatayı red için “Ravzatüt Talibin” isimli kitabında şöyle der:

“Allahu Tealanın fiilllerini; ve melaike vasıtası ile yıldızları, semaları hareket ettirerek yeryüzündeki canlıları ve bitkileri nasıl vücuda getirdiğini bilen kimse; hem Ademin kendi alemindeki tasarrufunun, halik tealanın büyük alemdeki tasarrufuna benzediğini ve hem de Resulullahın: “Allah ademi kendi suretinde yarattı” açıklamasının manasını anlar..

Denilirse ki ruhlar bedenlerle yaratıldığı halde, resulullahın; “ben yaradılışça peygamberlerin ilkiyim; peygamberlikçe de sonuncusuyum.. Ben nebi iken, Adem su ile çamur arasında bulunmaktaydı!.” sözünün manası nedir?

Hakikat şu ki: Bunların hiç birisinde ruhun kadim [bedenlerden önce geçmişte varolduğuna] olduğuna dair bir delil yoktur!..

Fakat “Yaratılışça peygamberlerin ilkiyim” sözünün zahiri manasına göre, O’nun varlığının bedeninden önce yaratıldığına delalet ihtimali mevcuttur. Zahiri olmayan manası ise bellidir.. Tevili, açıklaması da mümkündür.. Fakat kat’i delil zahire meyletmez.. Bilakis zahirin teviline hükmetmede kullanılır..  AHMED HULUSİ

adnan 30.08.2007 17:45:19
ölen eşşek imiş canlar ölesi değil..
                             bizim yunus

yine ayetde
hatda mevtaların üstüne örtülen örtüde bu ayet yazar
''her can ölümü tadacaktır ''... ölecektir değil tadacaktır

gayrısız tüm insanlar için gerçek alem vazgeçilmez olacaktır yani ruhlar alemi
kimse tekrar beden giyinip dünyaya dönmek istemeyecek

zati bu izin verilmiş bir şeyde değildir..


Sayfa: [ 1 ]