|
||
| Her damlada Geceye yine yalnızlığımın tortusu çöktü Ve sadece karanlık şahit gözyaşlarıma . Bilir misin ağlamak ne demektir sevdiğim ? Bilir misin ki her gözyaşı giden bir umuttur hayatımdan Ve her damlada Sen de gidiyorsun bu kadından , Sen de bitiyorsun . Yavaş yavaş yanaklarımdan süzülüyor anıların . Her damlada yüreğime bir hançer saplıyor sanki yokluktaki varlığın Ve ılık ılık süzülürken gözlerimden aşağıya Boşluğa düşüyorsun artık gülüm . Bilmiyorum artık nereye gittiğini Bilmek de istemiyorum gerçi . Sadece her damlada Biraz daha çıkıyorsun hayatımdan Ve biraz daha boşluğa akıyorsun usulca . Oysa ne kadar değerliydi her damla ... Çünkü gönlümde , gözümde , kanımda , her yanımdaydın Ama şimdi Gözümden ırak , gönlümden uzak ve bedenimden ötedesin . Yoksun artık , Her damlada biraz daha yitiriyorum seni ve sevgini . Her damlada biraz daha özlüyorum seni . Git artık gülüm , git artık ... Güz de bitti artık kış da . Oysa güzgülümdün benim Sevdiğim , taptığım , bakarken içimin titrediği Balım , canım , bitanemdin . İşte son damla da şimdi akıyor oysa , Boşluğa ve yitikliğe son bir damla daha yolluyorum gözümden . Seni yolluyorum güzgülüm . Hoş kal güzgülüm . Bil ki çok sevildin ve Bil ki Çok sevileceksin . Herşeye rağmen ....... SAHRABETİS |
||
|
||
| git yüreğinin sıcaklığını gözlerinin ışıltısını bende bırakarak....... |
||
|
||
esmerlerden çektiğim kadar kimseden çekmedim yine de sarışınlardan korktuğum kadar korkmadım onlardan ama hiç biri kumralın masumluğu kadar etkilemedi beni
|
||
|
||
ya kızıllar ?
|
||
|
||
ya kızıllar ? hep kendimden bilsem de ayrılığı![]() başkasına da verdim belki acı bana sorma kendimi onlara sor kızıllığı ![]()
|
||
|
||
| adı üstünde güzelin KZIL yüreği ateş kızılına çevirmezse neye yarar kızıllığı
|
||
|
||
bir kızıl olarak pek beğendim efenim ayrılık rüzgarı Bir ayrılık rüzgarı yaklaşıyor uzaklardan . Serin değil midir rüzgar normalde ? ılık ılık dokunmaz mı insanın tenine ? huzur vermez mi insana ? Ama bu rüzgar yakıyor tenimi , acıtıyor canımı , inliyorum , ağlıyorum ama kimse duymuyor . ve yine konuşamıyorum ... İyice yaklaştı artık ... tenimi , ruhumu yalıyor esinti , dayanamıyorum . Boğazım düğüm düğüm oldu yine ama ağlayamıyorum . Kaçıp gitsem mi rüzgardan , biraz uzaklaşsam mı ? Eninde sonunda gelecek olan rüzgardan geleceği düşünmeden kaçsam mı? Ama nereye kadar ? ne zamana kadar ? İyice yaklaştı artık ... Tenimde , ruhumda , bütün bedenimde ayrılık rüzgarı , yanıyorum. Oysa ne kadar güçlüydüm ben . En güçlü rüzgara bile dayanırdım önceden , buna dayanamıyorum , yanıyorum . İŞte bu gece son . Küle dönene kadar yanacak bedenim , hiç durmayacak ve asla vazgeçmeyecek yanacak ayrılık rüzgarıyla yine de vazgeçmeyecek . Es rüzgar . Bitir bizi , bitir beni ... |
||
|
||
| yak beni ateşten kopup gelen rüzgar yak bedenimi ve savur küllerimi yüreğimi bıraktığım yere... |
||
|
||
| ey gerçek arayıcıları bildiğiniz her şeyi unutun çoçuk zamanlarınıza ulaşın ondandır yürek şimdi sendin yürek şimdi toprak gerçek ve yürek bir dağ zirvesinde seni özlediğim her yerde o dağ büyüyor |
||
|
||
| içimde koca bir özlem ne yare nede sevdayadır vurgun yemiş yüreğim dağlar ülkesine 'ölesin ey yüreğim aşksız ve vatansız gidersen...' |
||
|
||
| şiire durdu vakit, sen yoksun... ateşten gmlekler giyilir ya hani, şiire durmak işte... o gömleğin rengine boyanmak... ne zaman o renge boyansam yoksun sen... dağlara çıkasım da yok bu şiirin bi anlamı da yok... |
||
|
||
| sesime ses wer... yüreğim üşümesin............... |
||
|
||
| gönül sesi duymaz hisseder ve ısınır |
||
|
||
| ses bir garip melenkoli... duymayan ne bilir hissetmeyi... bana sesinin rengini getir... uçurum olup dinleyeceğim seniii... sesinin alewinde ısıtacağım yüreğimi.... |
||
|
||
| haykırışını hissedebiliyormusun sevdiğinin! duyuyor bak birçok kişi uçurumlara gerek yok bir karış mesafeden boşluğa düşer zaten aşıkların yüreği |
||