|
||
| ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU Toplumda "Psikopat" diye tanımlanan kişilerin dahil olduğu bir kişilik bozukluğudur. Birçok davranışları ile uzun süre toplumsal yasalara ters düşen, suç sayılan davranışlar gösteren kişiler bu tanı sınıfına girerler. Çocukluk çağında davranım bozukluğu (conduct disorder) tanısı alan bu kişilere 18 yaşından sonra antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konur. Bu kişiler toplum kurallarına uyma güçlükleri ve öfkelerini kontrol edememeleri nedeni ile sık sık karakollara düşerler ve tutuklanırlar. Rahatsızlıkları ile ilgili içgörüleri olmadığı için aldıkları cezaları kendilerine haksızlık olarak algılarlar. Bu kişilik bozukluğu için tanı kriterleri: 1) Tutuklanması için zemin hazırlayan eylemlerde tekrar tekrar bulunmakla belirli, yasalara uygun toplumsal davranış biçimine ayak uyduramama 2) Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanma ya da kişisel çıkarı, zevki için başkalarını atlatma ile belirli dürüst olmayan tutum. 3) Dürtüsellik (impulsivite) ya da gelecek için tasarılar yapmama 4) Yineleyen kavga dövüşler ya da saldırılarla belirli olmak üzere sinirlilik ve saldırganlık 5) Kendisinin ya da başkalarının güvenliği konusunda umursamazlık 6) Bir işi sürekli götürememe ya da mali yükümlülüklerini tekrar tekrar yerine getirmeme ile belirli olmak üzere sürekli bir sorumsuzluk 7) Başkasına zarar vermiş, kötü davranmış ya da başkasından bir şey çalmış olmasına karşı ilgisiz olma ya da yaptıklarına kendince mantıklı açıklamalar getirme ile belirli olmak üzere vicdan azabı çekmeme |
||
|
||
| Başkalarına hak tanımayan uyumsuz davranışların olduğu kişilik yapısıdır. Suç işleme eğilimi, sürekli yalan söyleme, dürtüsellik, kavgacılık, sorumsuzluk, vicdan azabı çekmeme temel bulgularıdır. Tam genellikle 18 yaşından sonra oluşur. 30'lu yaşlardan sonra kendiliğinden düzelme olabilir. Tedavisi zordur. Madde bağımlılığı riski yüksektir. |
||
|
||
| Kisilik bozuklugu tani kriterlerine birsey diyememde anti-sosyal kisilik bozuklugu o yazmis oldugun kriterlere bagli degildir...yani anti-sosyal kisilik bozuklugu masum ve yararsiz olma ihtimali daha yuksek! | ||
|
||
| 18 inden sonra insanlar kendi kişiliğini oluşturular. Bu kişiliği oluşturan temel etken çevredir. Kişinin 30 undan sonra kendiini düzeltmesi de tecrübedir. |
||
|
||
Anti-sosyal kişilik bozukluğu kriterleri DSM-IV sınıflamasına göre saydığım kriterlerdir. Hastalarda tanı bu öğelere göre konur.Ki bu ortak kabul gören amerikan psikiyatri dernediğin bir sınıflamasıdır ve iki yılda bir kongrelerle tekrar düzenlenir tüm ülkelerden psikiyatristlerin katılımı ve vaka sunumlarıyla... ![]() Kişilik 18 yaşından sonra falan oluşmaz sadece bu yaştan sonra kişinin sosyal verlığı belirginleştiği için göze çarpar hale gelir bizler tarafından. Ama çevresel etmenlerden büyük ölçüde etkilenir haklısın... |
||
|
||
| Kişiliğini oluştur değil de kişiliğini bulmaya veya kişiliğini oluşturmaya çalışır desem daha doğru olur. Burda kafam takılan insanın 30 undan sonra düzelme ihtimali.. Bunu neye dayanarak söylüyoruz. |
||
|
||
| 30 undan sonra düzelme ihtimali kişinin hastalığına, aldığı yardımın ya da terapinin derecesine, hastalığının evresine... vs. gibi birçok parametrelere bağlı olarak değişir... | ||
|
||
| aynı yardımı ve aynı terapinin derecesini 18 indeki birine verdiğinizde düzelmiyorsa demekki bu 30 unda ki adamı düzelten bu terapi ya da yardım değil, bu adamın artık hayattan pes etmesi ve kendi kendine teslim olmasıdır. |
||
|
||
| 18 yaşındaki birisinin 30 yaşındaki birine oranla daha kolay ya da daha zor tedavi olacağına dair bir kanıya varmak nasıl mümkün olabiliyor? | ||
|
||
Alıntı 30'lu yaşlardan sonra kendiliğinden düzelme olabilir. İşte ben de bunu merak ediyorum. Böyle bir kanıya önce siz varıyorsunuz. Olabilir kelimesini 30 undaki biri için rahatlıkla kullanabiliyorsunuz. Ben de bu olabilirliğin kaynağını hayattan pes etme olarak gösterdim. |
||
|
||
| otorite karşıtı eğilimler, toplumun mevcut kurallarına uymama, sisteme ayak uyduramama vb. bunlar psikolojik rahatsızlıklar olarak görülüyor, ve tabi bana kendimi savunma hakkı tanınmamak için "hasta içgörülere sahip olmadığından kendini haklı görmektedir" diye de ekleniveriyor. tabi yukarıda bahsedilen rahatsızlık saydıklarımla sınırlı değil aslında ben biraz daha farklı bir konudan bahsetmiş oldum. etrafa karşı amaçsız bir saldırganlık, boşvermişlik vb. bunların içinde yaşanılan toplum ve sistemle ilgisiz olmadığını belirttikten sonra yukarıdaki maddeleri kabul edebilirim. |
||
|
||
| Sodhym; senin bahsettiğin farklı bir tepkisellik boyutu. Bu birebir toplumsal düzenin yanlış olduğuna dair kanıya bağlı olarak verilen "bilinçli" bir reaksiyondur. Anti-sosyal kişilik bozukluğunda kişi davranışlarını temellendiremez ve nedenini mantık çerçevesinde açıklayamaz. Bu ayrım için önemli bir kriter sanırım... | ||
|
||
Anti-sosyal kişinin bozukluğu bana çok kişisel geldi hatta sağlıklı.Kendini zarar verme konusunda denetleyebilirse hoş bir hayat yaşaması işten bile değil.Bu pürüzü de insan görmezden gelip onları toplumsal kişilik rehabilite hücresinden muaf tutsa mı desem kendi sağlığımdan mı şüphe etsem hani bilemedim. . |
||
|
||
Alıntı Toplumda "Psikopat" diye tanımlanan kişilerin dahil olduğu bir kişilik bozukluğudur. Birçok davranışları ile uzun süre toplumsal yasalara ters düşen, suç sayılan davranışlar gösteren kişiler bu tanı sınıfına girerler. Çocukluk çağında davranım bozukluğu (conduct disorder) tanısı alan bu kişilere 18 yaşından sonra antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konur. Bu kişiler toplum kurallarına uyma güçlükleri ve öfkelerini kontrol edememeleri nedeni ile sık sık karakollara düşerler ve tutuklanırlar. Rahatsızlıkları ile ilgili içgörüleri olmadığı için aldıkları cezaları kendilerine haksızlık olarak algılarlar. Bu kişilik bozukluğu için tanı kriterleri: 1) Tutuklanması için zemin hazırlayan eylemlerde tekrar tekrar bulunmakla belirli, yasalara uygun toplumsal davranış biçimine ayak uyduramama 2) Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanma ya da kişisel çıkarı, zevki için başkalarını atlatma ile belirli dürüst olmayan tutum. 3) Dürtüsellik (impulsivite) ya da gelecek için tasarılar yapmama 4) Yineleyen kavga dövüşler ya da saldırılarla belirli olmak üzere sinirlilik ve saldırganlık 5) Kendisinin ya da başkalarının güvenliği konusunda umursamazlık 6) Bir işi sürekli götürememe ya da mali yükümlülüklerini tekrar tekrar yerine getirmeme ile belirli olmak üzere sürekli bir sorumsuzluk 7) Başkasına zarar vermiş, kötü davranmış ya da başkasından bir şey çalmış olmasına karşı ilgisiz olma ya da yaptıklarına kendince mantıklı açıklamalar getirme ile belirli olmak üzere vicdan azabı çekmeme saatlerce gülebilirim ya........... Bu toplumun kendi bozuk siz tutmuş psikopatlarla uğraşıyosunuz....... Ya Şaşıyorum size her sabah aynanın karşısına geçip tüketimin akfti birer oyuncusu oldğunuzu bildğiniz halde nasıl böyle anlamlı şetyler türetiğ nasıl bir anlam tregadyasınıa giriyorsunuz anlamıyorum... İİyi olna ne var ki yada normal olan.. Siz farkında olmasanızda hepiniz farkında olmadan nihlime tükenmişliğe çüreümye boşluğa anlamsızlığa kaosa hizmet ediyorsunuz ve ben sizi siz anlamasanızda takdir ediyorum.. Bir soru.. Rönesasnsı yaşayanlar biz rönesansı yaşıyoruz diye hiç kendilerine yada topluma soruyorlarmıydı........Adamım bence hiç bir şeytin kriteri yok çünkü hiç bir şeyin ayapı yere basmıyor.......Siz sadece anlam katıp katıp bozuyorsunuz.. Yani bir oda daki eşyalara anlam değr ve biçimn katarak mutlu olmaya çalışıyorsunuz.. Arada birde mesihlik yapıyorsunuz......
|
||
|
||
:lol: :lol: Ya bozmasana kuzeys; zaman başka türlü geçmez ki!!!
|
||