Nasılsıın diye sorulduğunda...
..ya...
Nasıl olduğunuzu umursamıyordur.Umursamadığı halde sorarak sizi nasıl olduğuza dair bir cevaba zorunlu kılıyordur.
Gerçekten nasıl olduğunuzu söyleseniz sağır kulaklarından içeri hiç bir bilgi sızmayacağından doğru cevap hep yanlış cevap olacaktır.Öyleyse şimdi sizden beklenen bir yalan cevap uydurmanızdır.Ayak üstü suça teşvik ayrı bir sorun bir de yaratıcılığınız sadece boşluğa yakın ama sözde iletişiminizi ayakta tutacak bir cevap için sömürülecektir şimdi.
Mırıldanıp geçiştirebilirsiniz ama niye.. Sırf ağzını sizden önce açtı ve uyanıklık yapıp stratejik bir soruyla sizi kıstırdı diye mi..
Bir yöntem duymazdan gelmektir.Israr ederse geri hamle olarak sen nasılsınla atak geliştirmektir.
O da olmadı ,sana ne , ya da kibarca boşver dersiniz ,artık haddini bilir.Sahi ilk söz olarak niye bunu seçmemiştiniz? Çünkü ezberlediniz..Her nasılsında hazır ola geçip,aynı cevabı yinelemek sizin en bildik bilinçaltı takıntınız olalı çok oldu,kendinizde gene unutuldunuz.
..ya da..
umursuyordur.İşte esas felakette budur zaten.
İyiniyetle soruldu diyelim.Bu iyiniyete hakkı var mı?Nasılınızı oluşturan hal sizin özel haliniz değil mi,belki iyisiniz ama söyleyemeyecek kadar özel bir haliniz bu iyilik ,hatta her haliniz özel ve paylaşmak istemiyorsunuz.Üzerinize sorgu lambalarını olabildiğine dikmiş bu bir çift göz neden sizin özel halinizi çekip kendine almak ister ki..
Sonra bakalım nasıl olduğunuzu biliyor musunuz..Uzunca bir düşünüş istemez mi bu.Siz şu an şu saniye kimsiniz onu bulmanız yani cevabınızın ön hazırlığı dahi ömrünüzün yarısını alabilirken şimdi böylesi bir işi ayaküstü geçiştirmenizi istemek adalet midir? ya da insanca..
Ve ya cevabı yanlışlıkla dahi olsa biliyorsunuz diyelim...
Ne halde olduğunuzu neden umursuyor..Belki de sizin onun dışında varlığını sürdürebilen bir canlı olmanızı hazmedemiyor ve her karşılaştığınızda onun bilgisinden eksik olan anlarınızı tek tek ortaya çıkarıp kendi bilincinde sizi tamamlamak için sizden işbirliği istiyor.
Ya da hala halinizin ortak kontrol mekanizmasından kayıp kaymadığını yani toplumsal koca midenin iştahına özgün kıvamınızı yitirip yitirmediğinizi merak ediyor..
Daha kötüsü belki de sırf onun hayat ritmi düzenli gidiyor diye sizi de olumlamak kendi neşesine katmak istiyor..
Tamam olası en iyi niyetle olası en az müdahaleyle bu soruyu sordu diyelim.Dünyanın en sıkıcı sorusunun cevabı da sıkıcıdır.Neden canınızı sıkmak istiyor..
Bu sorunun cevabını düşünmeden bulamıyorum ben ve bana öylesine değil de cidden sorulduğunda içimin ürpermesine engel olamıyorum.
Kısaca nasılsın çok özel ve kritik bir sorudur.Öyle her önüne gelene sorulamaz.Öyle her önüne çıkan nasılsın sorusuna da cevap verilemez...Verilirse konuşan dil ölüdür. :maske:
|