SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Big bang zaferi ve ateistlerin yobazlığı

Sayfa: [ 1 ] 2 3

BUDHA 26.08.2007 19:11:02
O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır..." (Şura Suresi, 11)

EVRENİ YOKTAN KİM VAR ETTİ?
 

Big Bang'in bu zaferi ile birlikte, materyalist dogmanın temeli olan "sonsuz evren" kavramı da tarihe karışmış oluyordu. Peki o zaman Big Bang'den önce ne vardı ve "yok" olan evreni büyük bir  patlama ile "var" hale getiren güç neydi?

Elbette ki bu soru, Arthur Eddington gibi diğer materyalistlerin de hoşuna gitmeyen gerçeği, yani Yaratıcı'nın varlığını göstermektedir. Ünlü ateist felsefeci Anthony Flew, bu konuda şunları söyler:

İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. Ben hala ateizme inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.(1)
Kendisini ateist olmak için körü körüne şartlandırmayan pek çok bilimadamı ise, bugün evrenin yaratılışında sonsuz güç sahibi bir Yaratıcı'nın, yani   Allah'ın varlığını kabul etmiş durumdadır. Örneğin ünlü Amerikalı astrofizikçi Hugh Ross evrenin Yaratıcı'sının tüm boyutların üzerinde olduğunu şöyle açıklar:
Zaman, olayların meydana geldiği boyuttur. Eğer madde, patlamayla birlikte ortaya çıkmışsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin evrendeki zaman ve mekandan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda Yaratıcı'nın bazılarının savunduğu gibi evrenin kendisi olmadığını ve evreni kapladığını, sadece evrenin içindeki bir güç olmadığını kanıtlar. (2)

Bu noktaya kadar incelediğimiz gibi, Big Bang'in evrenin yoktan var edilişi anlamına geldiği, yani yaratılışı ispatladığı açıktır. Bu nedenle de materyalist felsefeyi benimsemiş olan astronom ve fizikçiler, bu gerçeğe karşı koyabilmek için bazı alternatif açıklamalar getirmeye çalışmışlardır. Bunlardan biri olan "sabit durum" teorisine önceki sayfalarda değinmiş ve bu teorinin aslında "evrenin yaratılması fikrinden felsefi olarak rahatsızlık duyan" birtakım bilim adamlarının umutsuz bir çabası olduğunu belirtmiştik.
Materyalistlerin getirmeye çalıştıkları diğer iki alternatif ise, Big Bang'i kabul eden, ama Big Bang'i yaratılış dışında yorumlamaya çalışan modellerdir. Bunların birincisi "açılır-kapanır evren modeli", ikincisi ise "kuantum evren modeli"dir. Şimdi sırasıyla bu teorileri ve neden geçersiz olduklarını inceleyelim.

Açılır-kapanır evren modeli, Big Bang'i evrenin başlangıcı olarak kabul etmeyi bir türlü hazmedemeyen astronomlar tarafından ortaya atılmıştır. Bu modelde, evrenin Big Bang'den sonra tekrar kendi içine çökerek tek bir noktaya toplanacağı, sonra yeniden patlayıp açılacağı, tekrar kapanacağı ve bu döngünün sonsuza kadar devam edeceği öne sürülür. Yine bu modele göre Big Bang'den önce de sonsuz kez evren patlayıp büzülmüştür. Yani iddiaya göre evren ve madde sonsuzdan beri vardır, ama belirli zaman aralıklarında patlamalar ve sonra içine çökmeler yaşanmaktadır. Şu an içinde yaşadığımız evren ise bu kısır döngünün içinde yer alan sonsuz sayıdaki evrenden bir tanesidir.

Bu modeli ortaya atanların yaptıkları şey, sadece oturup "Big Bang'i nasıl sonsuz evren fikrine uyarlayabiliriz" şeklinde düşünmek ve bir senaryo yazmaktan başka bir şey değildir. Ama bu bilim dışı bir senaryodur, çünkü son 15-20 yılın araştırmaları, açılır-kapanır bir evren modelinin mümkün olmadığını ortaya koymuştur. Çünkü, evren kendi içine çökecek olsa bile, bilinen hiçbir fizik kanununun böyle bir Büyük Çökme'yi geri çevirmesi ve evreni yeni bir Büyük Patlama ile yeniden oluşturması mümkün değildir. (3)

Bu modeli geçersizliğe uğratan en önemli faktör ise, eğer gerçekten evren sürekli kapanıp-açılıyor olsa bile, bu çevrimin sonsuza kadar süremeyecek oluşudur. Çünkü hesaplamalar, çevrimsel evrenlerin birbirlerine entropi aktaracaklarını göstermektedir. Yani enerji her evrende biraz daha yararsız hale gelecek ve her yeni "açılan" evren biraz daha yavaş açılıp biraz daha geniş bir çapa sahip olacaktır. Bu ise zamanda geri gidildiğinde giderek daha küçük evrenler olmasını gerektirecek ve yine bir "ilk evren"de kilitlenecektir. Yani eğer sürekli kapanıp-açılan evrenler olsa bile, bunların ilk başta yine yokluktan var olmaları gerekecektir.

Kısacası "açılır-kapanır" sonsuz evren modeli, gerçekleşmesi fiziksel olarak imkansız bir fanteziden başka bir şey değildir.

Big Bang'i yaratılış dışında açıklayabilmek için öne sürülmüş olan ikinci model ise, başta belirttiğimiz gibi "kuantum evren modeli"dir. Bu teoriyi savunanlar, kuantum (atom altı) fiziğinde yapılan bir gözleme dayanarak bir senaryo üretmişlerdir. Kuantum fiziğinde, atom altı parçacıkların, boşluk (vakum) içinde aniden oluştukları ve yok oldukları gözlemlenmektedir. Bu gözlemi, "madde kuantum düzeyinde yoktan var olabilmektedir, bu maddenin kendine ait bir özelliktir" diye yorumlayan bazı fizikçiler, evrenin yaratılışı sırasında maddenin yoktan var olmasını da "maddenin kendine ait bir özellik" olarak tanımlamaya ve doğa kanunlarının bir parçası gibi göstermeye çalışmaktadırlar. Bu kuantum modeli içinde, bizim yaşadığımız evren, çok daha dev bir evrenin bir atom altı parçacığı gibi yorumlanmaktadır.

Oysa kuantum fiziğine yapılan benzetme, kesinlikle ilgisizdir ve evrenin yaratılışını açıklamaktan uzaktır. Big Bang, Theism and Atheism (Büyük Patlama,  Tektanrıcılık ve Ateizm)  kitabının yazarı olan William Lane Craig, bu konuyu şöyle açıklar:

İçinde parçacıkların dalgalandığı (bir belirip bir yok olduğu) mekanik kuantum vakumu, aslında gerçek bir "vakum", yani "yokluk" kavramından çok uzaktır. Bir kuantum modelinde sürekli olarak oluşup yok olan parçacıklar, var oldukları kısa süre için etraflarında bulunan enerjiden çalarlar. Bu "yokluk" değildir ve dolayısıyla madde parçacıkları da yoktan var hale gelmemektedirler.(4)

Yani kuantum fiziğinde de aslında madde "yoktan var" hale gelmemektedir. Sadece ortamda var olan enerji, ani bir biçimde maddeye dönüşmekte, sonra bu madde dağılarak tekrar enerji şeklini almaktadır. Kısaca, "kendiliğinden yoktan var olma" gibi bir durum söz konusu değildir.
Ancak, bütün bilim dallarında olduğu gibi fizik alanında da, ateist bilim adamları çeşitli kritik noktaları ve detayları gözardı ederek, gerçekleri materyalist bakış açısına göre saptırmaktan çekinmemektedirler. Çünkü onlar için materyalizmin, dolayısıyla ateizmin ayakta tutulması bilimsel gerçeklerin ortaya çıkartılmasından ve açıklanmasından çok daha hayati bir önem taşır.

Üstte anlattığımız gerçeğin anlaşılması, kuantum evren modelinin çoğu bilimadamı tarafından reddedilmesine yol açmıştır; ünlü fizikçi C. J. Isham'ın ifadesiyle "teorinin önüne çıkan ölümcül zorluklar nedeniyle, kuantum evren modeli yaygın kabul görmemiştir". (5)

Öyle ki bu model, bugün onu ilk kez ortaya atan R. Brout ve Ph. Spindel gibi fizikçiler tarafından bile terk edilmiş durumdadır.

Stephen Hawking de, Big Bang’e yaratılış dışında bir açıklama getirmeye çabalayan diğer materyalist bilim adamları gibi, hayali birtakım kavramlara dayanmakta ve çelişkiler sergilemektedir. 
 Big Bang öncesinde zaman olmadığı gerçeği karşısında ise, "hayali zaman" gibi birtakım kavramlar türetmiştir. Hawking'e göre Big Bang'in 10-43 saniyesine kadar sadece "hayali zaman" vardır ve gerçek zaman bu andan sonra ortaya çıkmıştır. 
Hawking'in umudu, bu "hayali zaman" kavramı ile Big Bang'den önce sadece "zamansızlık" olduğu gerçeğini reddedebilmektir. Kuantum modelinin son yıllarda ün kazanmış bir versiyonu ise, dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking'den gelmektedir. Hawking, Zamanın Kısa Tarihi  adlı kitabıyla ilgi toplayan modelinde, Big Bang'in "yokluktan var olma" anlamına gelmediğini iddia etmektedir. 
 

Oysa "hayali zaman", "bir odadaki hayali insanların sayısı" ya da "bir yoldaki hayali arabaların toplamı" gibi gerçekte sıfıra, yokluğa karşılık gelen bir kavramdır. Hawking bununla sadece bir kelime oyunu yapmaktadır. Hayali zamanla kurduğu matematiksel denklemlerin doğru olduğunu öne sürmektedir, ama bunun hiçbir manası yoktur. Gerçekte var olmayan şeylerin matematikte doğru gibi gösterilebilmesinin mümkün olduğunu, ünlü matematikçi Sir Herbet Dingle şöyle açıklar:

Matematiğin lisanı içinde, biz doğrular kadar yalanlar da söyleyebiliriz. Ve matematiğin sınırları içinde, bunların birini diğerinden ayırma şansı yoktur. Bu ayrımı ancak deneyle ya da matematik dışında kalan bir akıl yürütme ile yapabiliriz; matematiksel çözüm ile onun fiziksel karşılığı arasındaki muhtemel ilişkiyi inceleyerek (6)
Kısaca, matematikte soyut, teorik olarak varılan bir sonuç, bunun gerçek bir karşılığının olmasını gerektirmez. İşte Hawking matematiğin bu soyut özelliğini kullanmakta ve hiçbir gerçekliğe karşılık gelmeyen varsayımlar üretmektedir. Peki acaba bu çabasının nedeni ne olabilir? Cevabı kendi sözlerinde bulmak mümkündür. Hawking, Big Bang'e alternatif olarak öne sürülen evren modellerinin çoğunlukla Big Bang'in "İlahi yaratılışı çağrıştırması nedeniyle" ortaya atıldığını kabul etmektedir.(7)

Tüm bunlar göstermektedir ki, Big Bang'e alternatif olarak öne sürülen; sabit durum teorisi, açılır-kapanır evren modeli, kuantum evren modelleri ve Hawking modeli gibi arayışlar, gerçekte sadece materyalistlerin felsefi ön yargılarından kaynaklanmaktadır. Bilimsel bulgular açıkça Big Bang'in doğru olduğunu ve "yokluktan var olma" anlamına geldiğini göstermektedir. Ve evrenin yoktan var edilmiş olması, Allah tarafından yaratılmış olduğunun kesin göstergesidir, ancak materyalistler bunu kabul edemezler.
Big Bang'e yönelik bu materyalist tepkinin bir örneği, materyalist bilim dergilerinin en ünlülerinden biri olan Nature'ın editörü John Maddox'un 1989 yılında yazdığı bir makalede ifade edilmiştir. Maddox, "Kahrolsun Big Bang" (Down with the Big Bang) başlığıyla yazdığı makalede "Big Bang'in felsefi olarak kabul edilemez olduğunu" çünkü "Big Bang ile birlikte teologların yaratılış fikrine güçlü bir destek bulduklarını" belirtmiş ve "Big Bang önümüzdeki on yılı çıkaramayacak" kehanetinde bulunmuştur.(

Oysa Maddox'un bu ümit dolu beklentisine rağmen, Big Bang o günden bu yana geçen 10 yıl içinde çok daha güçlenmiş, evrenin yaratılışını ispatlayan daha pek çok bulgu elde edilmiştir.

Bazı materyalistler ise bu konuda biraz daha "sağduyulu" davranmaktadırlar. Örneğin İngiliz materyalist fizikçi H. P. Lipson, yaratılışın bilimsel bir gerçek olduğunu "istemeden de olsa" şöyle kabul eder:

Bence, bu noktadan daha da ileri gitmek ve tek kabul edilebilir açıklamanın yaratılış olduğunu onaylamak zorundayız. Bunun ben dahil çoğu fizikçi için son derece itici olduğunun farkındayım, ama eğer deneysel kanıtlar bir teoriyi destekliyorsa, bu teoriyi sırf hoşumuza gitmediği için reddetmemeliyiz(9)
Sonuçta modern bilimin ulaştığı gerçek şudur: Madde ve zaman, her ikisinden de bağımsız olan, sonsuz güç sahibi bir Yaratıcı tarafından var edilmiştir. İçinde yaşadığımız evreni var eden, sonsuz güç, bilgi ve akıl sahibi olan Allah'tır.

 

Dipnotlar
 
1 Henry Margenau, Roy Abraham Vargesse. Cosmos, Bios, Theos. La Salle IL: Open Court Publishing, 1992, s. 241
2 Hugh Ross, The Creator and the Cosmos: How Greatest Scientific Discoveries of The Century Reveal God, Colorado: NavPress,  revised edition, 1995, s. 76
3 William Lane Craig, Cosmos and Creator, Origins & Design, Spring 1996, vol. 17, s. 19
4 William Lane Craig, Cosmos and Creator, Origins & Design, Spring 1996, vol. 17, s. 19
5William Lane Craig, Cosmos and Creator, Origins & Design, Spring 1996, vol. 17, s. 19
6 Christopher Isham, "Space, Time and Quantum Cosmology", paper presented at the conference "God,  Time and Modern Physics", March 1990, Origins & Design, Spring 1996, vol. 17, s. 27
7. Herbert Dingle, Science at the Crossroads, London: Martin Brian & O'Keefe, 1972, s. 31-32
8. John Maddox, "Down with the Big Bang", Nature, vol. 340, 1989, s. 378)
9. H. P. Lipson, "A Physicist Looks at Evolution", Physics Bulletin, vol. 138, 1980, s. 138)


entropii 26.08.2007 19:51:16
hawking ve matematik..hayali zaman falan
zaten canı sıkılan ya imajiner sayı buluyor ya irrasyonel(zaten duzgun bisi olsa adı irrasyonel olmazdı) yada 2*2=5 i gözümüze sokmaya calısıyor bide ucgen icine cizilen paralllerin her noktada esitligi vardı ki tam kurma kolu!
bukadar soyut bir kavramla zamanın ve quarkların dötüne yapısmıs o olmamıs acıl susam acıl hadi simdide kapan kuramına dalmıs. armagedon filmi daha iyiydi !
gittim heybete dedim yaw hocam nedir bu sıfır hacim teorisi nasıldır falan sıfır hacimde patlama çatlama isi adam önce dersini ver dersini (neresinden cıktıgı belli olmayan turkcesiyle)
3-5 bin sene once ortaya cıkmıs teoremler kuramlar can sıkıntısı aksiyomlar  falanla taa evrenin göbegine ucus yapıyor tamam yapsında niye inada bindiriyo onu anlamıyorum

BUDHA 27.08.2007 21:43:51
Evet entropi hoş yazmışsın.

27.08.2007 22:34:05
Ne alaka yaa bir bok bildiğiniz de yok. Big bang teorisi artık geçerli değil bu bir. İkincisi big bang ile evrenin yaratıcısının ilgisi yok 2, onu da geçtik bu kuram pozitif bilim kuramıdır teolojik kuram değil size ne oluyor koca kıçınızla oturduğunuz yerden osura osura big bang var ahan bak tanrı diye zırvalıyonuz. Siz kim oluyonuz siz kim big bang kim. Saçmaladılar iyice o kadar desteklenince meydanı boş buldular tabi. laugh
Bu arada yobazlık Tanrı varsayımcılarının diğer adıdır. Çünkü yırtınarak konuşup kesin bulundu diye tuttururlar. Bilimde kesinlik yoktur değişir evrilir, teoriler çarpışır. Tek mutlak doğru diye tutturan faşizm veya yobazlıktır. Yobazlığın tanımı tek bir doğruda desteksiz naralar atıp ısrar ederek karşıtlarını karalamak ve kendi suçunu da ona atma çabasıdır. İnanç konusu değildir bilim.
Sırayla. Bu arada büyük fizikçi ve düşünür entropi Stephen Hawking i eleştirip saçma bulmuş. Sen Einstin ı da aşmışsındır boş lafla eminim entropi. Ne inadı? Adamın ne dediğini anlasan zaten saçmalamassın. İşinize gelince fizik hakkında konuşun, gelmeyince de ya boşverin bu kadara lüzum yok Allah ın işi işte. Süper zeka belirtisi. Dün papazdın bugün de teorik fizikçi olmuşun. Her kılığa giriyonuz zaten bukelamun halt etmiş. Ortamın düşünsel rengi ne ise aynısını taklit. Bunu da fifir diye yutturacak sözde boş boş muhabbetlerle. laugh

racing kerem pasa 27.08.2007 23:24:06
yau bu dinciler; evrim teorisi diyince, "bu sadece bir teori" diyorlar da; bigbang teorisi diyince; "ahanda allah var, ahanda bilimsel ispatı!!" oluyor.. çok hoş.

ALLAHIN BİLİMSEL İSPATI OLUR MU??? yani en başından, ateistten önce dindar adamın buna karşı çıkması gerekir. allahı gözlem verileriyle kanıtlayacağını ya da çürüteceğini sanmak allahı yalnız bu dünyada aramak, günaha girmek olacaktır. allahın kanıtı aranıyorsa, bunu ağaçlarda, uçan kuşta, okyanusta da bulursun. ama bu bilimsel kanıt olmaz.

"ateizme inanan biri" de nasıl bir tamlamadır onu da anlamadım.. yazının da tümünü okumadım, çünkü bu tartışmaya bilmemkaçıncı kere girmeye niyetim yok. çünkü fizik konusunda böyle bir birikimim yok, bigbang üzerine de televole seviyesinde tartışmaya girerlerse de ben aynı şekilde girişmek istemem. bigbang mi doğru, öteki mi doğru..

bildiğim anladığım kadarından gidelim; bigbang bilimsel bir gerçek olarak kabul edilse dahi; bunun "allah var" anlamına gelmeyeceğini anlayabiliyorum. hatta allah var yaradılış var anlamına yakın olsa da, bigbang doğru diye "kuran-ı kerim"in de doğru olmayacağına eminim. zaten hadi bigbang'den "allah var, cennete ya da cehenneme gideceğiz" diye çıkarımı yaptık diyelim. ulan kaç tane din var, onların hangisi doğru? anca biri cennete gidecek, onun bilimsel bulgusunu araştırmasını nasıl yapacağız?

ayrıca bu alıntılar neyin nesi oluyor? 5 tane bilim adamı onayladı diye, bütün bilim çevresi dönüş yaşıyor mu diyeceğiz?

bir de; "bizim gibi fizikçilerin hoşuna gitmese de, bunun tek açıklamasının yaratılış olarak göründüğünü kabul etmeliyiz" bu nedir şimdi? bu fizikçinin ağzından çıkacak şey mi? "birşeyin tek bir açıklaması bu gibi görünüyor o zaman kesin budur" diyen bilimadamı mı olur? fabrikadan mı çıkardınız lan bu adamları.. işine geleni diyince hemen "eski materyalistlerden büyük fizikçi aydınlanmış" olurken, (küçük fizikçi) hawking önyargılarla hareket eden gafil oluyor.

geçen başka bir "akıllı tasarım" yazısında da benzer birşey vardı; adam karşılıklı çıkarım mı bilmemne, aristotelesin koyduğu yunanca adıyla mantık çıkarımını öne sürüyor. özetle: birşey yanlışsa değillemesi doğrudur. bu numaralar akıllı tasarımı kanıtlamak için. neymiş; birşeyin 2 açıklaması varsa, başka açıklaması da yoksa; ikisinden biri yanlışsa, diğeri kesin doğruymuş. evrim'in de yanlış olduğu kanıtlandığı için, akıllı tasarımın doğru olduğu kesinmiş. böyle bişey var mı ya? akıllı tasarım evrimin değillemesi mi? 3. bir açıklama şu an için yok diye, ikisinden birini mi kabul edeceğiz? 2+2=3 yanlış. o zaman 2+2=5 doğru.

yine benzer bir evrim karşıtı yazıda da; materyalistlerin, dinin sağlayacağı huzurlu ve mutlu yaşamı bozmak, halkı karışıklığa sürükleyerek baskı altında tutmak için evrim teorisinin desteklendiği yazılıyordu...

yani konuyu getirmek istediğim; bu adamlar bu işte çok ustalar. sovyetlerin propagandacılarından da, amerikanın değme halkla ilişkiler ve reklamcılık şirketlerinden de daha ustalar. kah onun kah bunun ağzını kullanıyorlar, kah bilimsel oluyorlar, kah kalbe oynuyorlar, bi bakıyorsun cezalandıran tanrıdan korku dolu tehditler, bir bakıyorsun ezilen halkı kurtaran din, gerekirse aristoteles'i mezarından kaldırıp akıllı tasarımı ispatlatıyorlar... kime hitab ettiklerini iyi biliyorlar. mallarını biliyorlar.

akrepv 27.08.2007 23:32:12
peki diyelimki her şeyi tanrı yarattı,....peki tanrıyı kim yarattı? dediğimiz zaman ...haşa,sümmehaşa...
tu  tu   tu.............herşeye bir yaratıcı bulacaksan yaratanada bi yaratıcı bulacaksın,tıpkı karşı karşıya duran iki ayna gibi...iki uçta sonsuzdur işte bunu göremiyorlar....

flzf 30.08.2007 11:31:10
bide özellikle şu panteist görüşü etkiler yıkan diyen paragraf çok daha saçma olmuş noktasal bir mekandan yayılan evren blakis pateist görüşe zemin hazırlar tabi kopyalayıp yapıştırırken dahi okumazsanız böyle olur Smiley

kahtalı_nietzsche 07.09.2007 13:40:40
Ateistten olsa olsa anarşik olur:)
Yobaz olacaksam gider dinci olurum değsin!
Ne diye kafa yorayım Darwin'le vs.

Yaw birde usandım artık bu bing bang olayından,yok patlama aslında şöyşe olmuşmuş,yok aslında ilk enerji Tanrı'ymış, yok şu ,yok bu..

Yaw bing bang  kafanızda patlasın emi..!
 

07.09.2007 13:41:45
Yaw bing bang  kafanızda patlasın emi..!

2funny

zÜhrE yIldIzI 07.09.2007 13:47:24
peki diyelimki her şeyi tanrı yarattı,....peki tanrıyı kim yarattı? dediğimiz zaman ...haşa,sümmehaşa...
tu  tu   tu.............herşeye bir yaratıcı bulacaksan yaratanada bi yaratıcı bulacaksın,tıpkı karşı karşıya duran iki ayna gibi...iki uçta sonsuzdur işte bunu göremiyorlar....

                      bir tren var en arka trenden başlayarak bu lokomotifi kim çekiyor önündeki onu ne çeki yo önündeki böle böle en başa gelip bu lokomotifi kim çekiyor diyebilir misin?işte budur

anka 07.09.2007 13:49:55
Lokomotifi kim yaptı denebilir zühre.
Ben bu konu için şöyle diyorum: İnsan beyni bu algılamaya yetmez.Nasılki sonsuzluk kavramını tahayyül edemiyorsak bu da öyle birşey..

zÜhrE yIldIzI 07.09.2007 13:52:35


              ben de onu diyorum   biz insanlar sınırlı akıllarıyla olayı tahlil edemezler bakın kim olayı açıklayabilmiş kimse  biz aciz insanlarız başka maceralar aramaya gerek yok

BUDHA 07.09.2007 13:52:46
Alıntı
Ne alaka yaa bir bok bildiğiniz de yok.(khaos)


Olumlu olumsuz herhangi bir yargı bildirmeksizin yukarıdaki cümleyi zihin mahkemenize havale ediyorum:

şu uslubun asaletine bakın ve cümleyi kullananan aydın kişinin ''adamlığı'' hakkında fikir sahibi olun.


Ünlü ateist felsefeci Anthony Flew kadar kadar ''adamlık'' bir özelliğe sahip midir acaba.

Bu cümle sahibini dikkate almıyoruz.

data_grrr 07.09.2007 14:23:42
Ya iyi güzel de yaratıcının kendisi için bir nedene ihtiyacı yok, sadece öyle, denebiliyor da aynı şey neden evren için demeyelim o halde? Mantıken "öyle işte" diyebiliyorsak aynı şekide "bu da böyle" diyebiliriz.

Bir de big bangden önce ne demek onu anlamadım, big bangden önce yoktur, önce olması için zamanın olması gerek, zaman da evrenin özelliğidir.

Ayrıca deizm başlığında da aynı şeyi yazdım, başka boyuttan uzaylıların big bange neden olma açıklaması tanrı açıklamasından bilimsel bakmak zorundaysak daha üstündür, çünkü doğaüstü bir açıklama değildir ve  bu nedenle daha az ad hoc hipotez üretilmesine ihtiyaç duyar.

racing kerem pasa 07.09.2007 14:24:57
onu demiyorsun zühre hiçbişey demiyorsun.. uyduruk edebiyat parçalarıyla ortaokul din hocası gibi allahı ispatlamaya çalışıyorsun. lokomotifi kim çekiyormuş.. bir olay başka bir olayın belirtisiyse onu sorgularsın. bilimsel akıl yürütmedir bu. yaptığın benzetme toptan saçma sapandır. allahın varlığını bilimsel akıl yürütmeyle bir benzetme yaparak kanıtlayamazsın. trenin hareketinde enerjinin aktarımı sözkonusudur bu da bilimsel olarak olguları inceleyerek cevaplanabilecek birşeydir. "bu vagonu kim çekiyor?" diye merak edersen azıcık akıl yürütürsün, ilerler ön tarafına bakarsın, lokomotifi görürsün; bu lokomotifi kim çekiyor? dersen, biraz akıl yürütürsün, içine bakarsın, MOTOR'u görürsün. ama sizin mantıkla, motora bakmazsın; "bunun önünde başka şey yok, demek ki lokomotifi ALLAH çekiyor" dersin.

budha sen de süpersin..
felsefe forumunda dincilerin olmasını bu yüzden sevmiyorum işte. ilahiyat'ı felsefe zannettiklerinden; kuran kursunda öğretilenlerle felsefe yapılacağını düşündüklerinden; felsefede temel taşı kadar önemli yeri olan MANTIK'tan nasiplerini almıyorlar, almaya gerek duymuyorlar. neden alsınlar ki? onlar zaten TEK doğruyu biliyorlar. mantık yürütmeye ne gerek var? yargı bildirmiyorum diye 5 tane yargı sıralamışsın. zaten "yargı bildirmiyorum" demenin ne tarz yargılar bildirdiğini ilkokul çocukları bile bilir. küfür ve üsluptan dolayı mantıklı akıl yürütmeleri boşvermek de size yakışır zaten.


Sayfa: [ 1 ] 2 3