SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Stoacılık

Sayfa: [ 1 ]

24.11.2004 00:28:15
Stoacı okulun kurucusu Kıbrıslı Zenon'dur. (Zenon) eza ve cefaya tahammül ahlakının kurucusu... Cevr ve cefaya tahammül ahlakı... Bu ahlak gururun ahlakıdır, benliğin... Aşkın ahlakı değil... (N.F.K.Sf.31)

Zenon ahlakı dört temel ilkeye dayanmaktadır.

Doğru seçme
Sabırla katlanma
Ölçülü olma
Adaletle bölüştürme
Stoa okulu 600 yıl varlığını sürdürmüştür. Okul Eski, Orta ve Son Stoa olarak kısımlara ayrılmıştır. Bu Stoa okullarının ortak görüşleri şu üç nokta etrafında toplanır.

Fizik

Stoacılar, gerçekten var olan nedir sorusuna, 'Şu fertlerdir' ve 'Şu fertlerin nitelikleridir' cevabını verirler. Fertlerin hepsi aynı bir tek 'Sıcak Nefes'teki çeşitli gerilimlerdir. Genelde tüm bireyler eşittir. Bu eşitliği 'tümel sempati' sağlar. 'Tümel Sempati'nin bir anlamı da fertlerin birbirleriyle özdeş olmasıdır. Fertler arasındaki fark 'Sıcak Nefes'teki bir derece farkıdır.

Boşluk yok, öyleyse atom da yoktur. Zaman, mekan atom, hareket, cins, tür nesnel olarak yoktur. Ancak dilde vardır (LEKTON). Mesela, gölün suyu gerçekten vardır, ama, göldeki hareket sözde vardır, dilde vardır. Boşluk da sözde bir varlıktır; o halde, atom yoktur. Demek ki Epikürcüler yanılmışlardır. Çünkü fertler birer atom yığını değildir.

En yüksek gerilim sıcak nefes Tanrıdır. Buna da logos adını vermişlerdir.

Diyalektik
Stoacı'lara göre ruh, doğuştan beyaz bir kağıt gibidir. Asıl bilgi, ruhun fiili duyumlardan, tasavvurlara ve tasavvurlardan da önermelere geçmesiyle elde edilir. Asıl bilgi 'İKNA' eden bilgidir.

Stoacı'lara göre terbiyecinin görevi, öğrencide sarsılmaz kanaatler yerleştirmektir, isbat etmek değildir.

Etik
Ahlakın amacı ruh sükunetidir. İç hürriyetine ulaşmaktır. Sosyal değerlerle ilgilenmeye gerek yoktur. Fakat insan bir toplumda yaşadığı için ödevlerini yapar. Bilge kişi 'Evren Ruhu'na yani 'Sıcak Nefes'e sahip olduğundan kimseye muhtaç değildir. Sosyal değişmelerden etkilenmez.

'Logo', 'Evren Ruhu' ve 'Tümel Sempati' bütün insanlarda ortak olduğu için bütün insanlar eşit haklara sahiptirler ve gerçek biricik devlet 'Dünya Devleti'dir.

Özellikleri:

Hellenistik dönemin en önemli felsefesidir.
Epikürcülük gibi ahlak felsefesidir.
Eğitimde 'İspat' yerine 'ikna' metodunu benimsemişlerdir.
Kurucusu Kıbrıslı Zenon'dur.
Temel düşünceleri insanların iç bağımsızlığıdır.
'Doğaya uygun' yaşamayı temel kavram olarak kabul etmişlerdir.
 
 

 
 
 

24.11.2004 18:07:51
stoacı düşüncenin diğer bir ismi sinoplu diogendir büyük iskender ülkesini feth ettiğinde onu görmeye gelmiştir diogen yaşadığı küfeden çıkmış güneşlenmektedir iskender ona dile benden ne dilersen diogenden cevap gölge etme başka ihsan istemez stoacıların ruha verdiği önem bendenden geciyor yani bedene verdikleri eziyet nihayetinde ruhu etkileyip özgür kılmasını sağlıyor bu düşünceden bazı toplumlar etkilenmişler ve hala stoacı düşüncede yaşayanlar vardir hatta dinleri bile etkilemiştir bazı bölgelerde yaşayan hiristiyanlar brahmalar bedene acı verdikce ruhun özgür kaldığına inanmaktadır

25.11.2004 13:50:11
Stoacılarda ki bilge kişi tanımı ve onun etkelenmezliği tıpkı eski kabile inançlarında şeflerin doğaüstü güçlere sahip olması ve onlara dokunmanın bile yasak olduğu inançlarıyla çok örtüşüyor.

Ve yine o dönemdeki felsefenin öz arayıcılığına uygun olarak insanı "sıcak nefesin" varyasyonları olarak değerlendirirler... Aslında burada kasıt bu öz'ün doğanın kendisi olduğu yönündedir fakat bunu daha mistik anlamlarla yorumlamışlardır...

07.01.2006 11:50:18
stoacılar
zengin adamlardı...
ihtiyaçları boş bir felsefeyle anılmaktı..
bunuda başardılar sanırım

20.02.2007 22:06:42

*Kition’lu Zenon ve çömezlerinin öğretisi.
*M.Ö IV.yy’da ortaya çıktı.
*Panteist ve maddecidir.
*Bu felsefi akıma göre:
*Doğanın tek varlıkları cisimlerdir.
*Kuvvetsiz madde,maddesiz kuvvet yoktur.
*Kuvvet cisimseldir;maddeyi işler ve uzayı onunla doldurur.
*Bu kuvvet,bu gerilim hareketi ve uyumu yaratır.
*Erdem tümüyle niyete dayanır.
*İyilikte ve kötülükte dereceler yoktur;bütün hatalar birbirine eşittir.
*Bilge kişi erdemlidir,aynı zamanda da mutludur.
*Erdem,doğaya yani akla uygun şekilde yaşamağa dayanır.
*Bütün insanlar kardeştir.
*Bilge kişi tutkudan kaçınabilmeli ve ona karşı duyarsız kalabilmelidir.


     Bu felsefi akımda ve birçok filozofta görülen “doğaya uygun yaşamak”, sizce nedir ve ne yaparsak,nasıl yaşarsak doğaya uygun olur?


(affınıza sığınarak söylüyorum:bu bir oruç baba üretimidir)
 Not: Diğer Ürünler için,”Oruç Baba Ürünleri Nerede ve Kaça Satılıyor?”(Ve Saire bölümüne )bakabilirsiniz.



Zenon'a ait söz bilen lütfen buraya göndersin...

Tigris 21.02.2007 01:00:28
(Zenon) bir öğrencisiyle konuşuyor, o ne derse öğrencisi sürekli onaylıyormuş. Filozofun sabrı tükenmiş ve bağırmış:

"Hiç olmazsa bir kere itiraz et, başka bir fikir söyle de iki kişi olduğumuzu arılayayım.."

gerilla 13.07.2007 02:14:25
tdk der ki:
"aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç olarak koyan kıbrıslı zenon'un kurduğu öğreti. zenon derslerini stoa denilen direkli galeride verdiği için bu öğretiye stoacılık adı verilmiştir."

cicero ya göre; "aldatıcı bir algının gerçekliğini kabul ederek, doğaya aykırı olan herşeyin bizim için yabancı olduğunu" düşünenlerin felsefesi Wink

cansuyu 13.07.2007 02:30:17
"Bilge kişi erdemlidir,aynı zamanda da mutludur."

bence bilge kişi asla mutlu olamaz..

rojin8 13.07.2007 02:59:01
hint bilgeliği çözümlemesi,gandhi gibi direnmeden savaşmak bedel ister.bizim nufus yetmiyor galiba.?

18.08.2007 23:49:10
Stoacı anlayışa göre, tutku bir edilgenlik değil bir devinimdir., ruhun doğayla çelişen akıldışı bir devinimi ya da ölçüsüz bir yatkınlık.

Zenon: "Tutku ruhun doğru akla karşıt ve doğaya karşı olan bir sarsıntısıdır. Kısaca bazıları aşırı şiddetli bir yatkınlık olduğunu söyler ve aşırı şiddetli ile söylemek istedikleri, doğal dengeden fazlaca uzaklaşmış olandır."

Tutku zorba bir yatkınlıktır, ruhun bir devinimidir; akılla çelişir ve böylece, doğayla da çelişir.

Yatkınlık doğal ve ussal bir devinim ve tutku da yatkınlık alanına aitse, tutku nasıl olanaklı olabilir? Doğadan kaynaklanan bir şey doğaya karşıt düşebilir mi?

Bir soruları yok, cevapları da. Çünkü onlar tutkuların nasıl doğduklarını sormazlar, onların olduğunu saptarlar ve ne olduklarını sorarlar. Yani tutku herşeyden önce bir olgudur.



Sayfa: [ 1 ]