|
||
| bu ara bu şarkısına düşkünüm..her araya bir şarkısı da vardır hani. :rolleyes: Farkındalık Dünyadaki… Yağmurun bereketi kapılar açtırır, Irklardan ıraklara sevgiler kazandırır… Bir vardır bir yoktur, Çocuklar kadar oyuncudur… Bir vardır bir yoktur, Masallar kadar korucudur… Dünyanın fenerleri hem yanar hem söner, Kalplerden kalbe doğru tohumlar ekerler… Bir açtır bir toktur, Gönüller kadar uçucudur… Bir açtır bir toktur, Bedenler kadar yorucudur… At bahçenden artık şu silahı, kötü adam! Büyük aşkı yok edemeyecektir nâfile çaban… Tanrı vardır; görür ve duyar, An gelir konuşur içindekinle, Sen farkında olmadan… Ellerin hırsız değilse yüzlerden gizlenmezler, Gözlerin katil değilse aynandan çekinmezler… Uyursun uyanırsın, kendine dönersin… Hem güler hem ağlar, gölgenden geçersin… Düşlerin olmadıysa aşkı hiç bilemezsin Ateşi tatmadıkça cennete giremezsin… Açılır kapanırsın, geçmişe inersin. Bir rengi bir renge galip getiremezsin… At bahçenden artık şu silahı, kötü adam! Büyük aşkı yok edemeyecektir nâfile çaban… Tanrı vardır; görür ve duyar, An gelir ve konuşur içindekinle, Sen farkında olmadan… Korkma yazgından, Işıkları aç ve yaklaş… |
||
|
||
| Dönüş Murat Yılmazyıldırım Günahımda boğuldum... Her geçen gün beter oldum... Soluk alamadım; dünyadan kovuldum... Bir fotoğraf gibiymiş hayat; hareket etmeyince anladım... Mutlulukların ömrü çiçekler kadar kısaymış meğer... Ağladım... Kaçar gibi yaptım yalancı gerçeklerden... Tanımasınlar diye geceyi bekledim erkenden... Vazgeçilmezmiş yelken; bülbül ötmeyince anladım... Düşlerinde bir sonu varmış elbet... Artık yaşlandım... "Yapıştırılmış gözyaşı pullarındayım artık; başka dünyalara mektuplarda yollanan. Göç eden bir zamanın ağlayan, yaşlı ilk ve Son baharlarıyım..." İzler Murat Yılmazyıldırım uzaklardan bak bana kalbımdekını gör ne yollardan geçtim şimdi nerdeyim nerdeki bilinmeyendeyim limanlardaki fener gibi bir yanıp bir sönmekteyim kömür karası saçlarına asın beni sevgilinin hüzünlü bir vedayla kaybolup gideyim şarkılarım ve günahlarımla göklerdeki ışıklara korkuyorum içimdeki karanlıktan uğramıyor yanıma artık güneş yakınlarıma vuruyor gölgen avutuyor gözlerimi dilimde yaralı aşka dair kıpırdanışlar yanlış bir yanlızlığın bedelini ödüyorum şimdi kömür karası saçlarına asın beni sevgilinin hüzünlü bir vedayla kaybolup gideyim şarkılarım ve günahlarımla göklerdeki ışıklaraaaaaaaaaaaaaaa....... Yapıştırılmış gözyaşı pullarındayım artık; başka dünyalara mektuplarda yollanan. Göç eden bir zamanın ağlayan, yaşlı ilk ve Son baharlarıyım... ve izlerdeyim ben bi görünüp bi kaybolan izlerde....... |
||
|
||
| 4 senedir dinlerim.. renkli bir sesi var ve güzelden çok öte.. yazılan her sözü benim için farklı şeyleri anlatıyor..sanırım herkes için aynıı.. nayha87; bütün albümleri var ama sadece son 3 albümü orjinal bende..bide murat çelikle yaptıkları...fakat nasıl ulaştırırım bilemiyorm..yeni üye oldum forumaa |
||
|
||
| merhaba gabbel. mesajını okudum. öncelikle ilgin için çok teşekkürler. Ben muğlada oturuyorum. Bana elindeki bütün albumlerini kopyalayıp gönderirsen çok sevinirim. İstersen sana adres verebilirim. cevabını bekliyorum. |
||
|
||
| ben cdleri kopyalayınca haber veririm..ozaman adresi verirsin.. | ||
|
||
| Tamam. Gabbel. walla çok iyi olur. Ne diyeceğimi bilemiyom.. | ||
|
||
| Cennet Albümündeki Bütün Sözler düşSokağı Sakinleri Sözler: Murat Yılmazyıldırım *Günaydın Dünya "Günaydın Dünya! Düşümdeki mavi bir hikayeyi anlatıcam şimdi; hiç görünmeyen tarafına" *Beni Hiç Ellere Verme Eylül'ün batışına kaparım gözlerimi Mayıs'ın doğuşuna açarım düşlerimi Çiçekten yana kullan geçikmiş seçimini Aşktan yanadır hep dolu dizgin düşlerim Direnen tükenişlerim "Eylül aşklarımın bittiği yerde başlar... Ve yine Eylül aşklarımın başladığı yerde biter" Eylül'ün doğuşuna açarım gözlerimi Mayıs'ın batışına kaparım düşlerimi Çiçekten yana kullan eskimiş sevgini Aşktan yana oldu hep serüvenci düşlerim Eriyen tükenişlerim Beni hiç ellere verme Çünkü ellere sığmam Ardımdan gözyaşı dökme Gözyaşlarında boğulmam *Gülden Geçer Gönlüm Maviler aşkınadır aşka verdiklerim Aşıklar uğrunadır uyuyan düşlerim Çıkar beni topraktan saçlarıma yağmur yağdır Gülden geçer gönlüm Tanrıya uyanmıştır Baharı koklar gibi yapma içimdeki benlik Güneşi öp ve kutsal ay'a sarıl Okyanuslar aşıp gel bedenlerdir artık uçan her yel Gülden geçer gönlüm Tanrıya uyanmıştır Gecelere sönmeyen ışıklar sundum Dudağım kurudu suda aktım Dünya gibi cennet başlı cehennem görmedim Gülden geçer gönlüm Tanrıya ulaşmıştır "Günaydın Dünya" *Kanrevan İçindeyim Bağışlayın beni sevdalarım Kendimi parçalara ayıramadım Alın gidin korkularımı Saçlarımı ellerinizle okşayın Hiç bir ayrılık yeniden yeniden yaratmıyor artık beni Alın gidin korkularımı Saçlarımı ellerinizle okşayın Ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi Aşk ağır yükler bindirdi Küçülen omuzlarıma Kalplerinizden kaçtım hep Varıp gittim en karanlıklara Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma Cehennemden düştüm hep Beni hiç görmediler Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma Seviştim ve yoruldum Varıp gittim en yalnızlıklara Kanrevan içindeyim Gönlümün derdindeyim Yerlerin dibindeyim Kurtar ne olur Kanrevan içindeyim Yarimin peşindeyim Cennetin izindeyim Kurtar ne olur *Hüzünlü Güzel Aşklarım vardır benim Ne beni ne de mavili hüzünler güzelini anlatır Bir yelkovan rüzgarıdır düşlerim Yaşanmayan bir masalda Güneşi hep yok olan acılarımla beni aldatır Görünen hep gece oldu gözlerimde yanan çocuğa Ölüp dirilen bedendim ben yalnızca Kaçtığım köşelerde birileri bekler Alırlar gözyaşlarımı Yeni doğmuş denizlere dökerler Gurbet yumakları ördüm ellerimde kalbine dair Bütün limanların dinlenen gemilerine doğru koştum Her vakit Patates ve soğuk içecek Ne de güzel giderdi aşklar sohbetinde Yazgıya yenilen büyük sevdalardık yalnızca Bittiği yerden geri döndü masallar Düşlerin ressamı hep mavileri arzular Boncuklar düşer merdivenlerden O hep boncukları kovalar Değişen zaman mıydı Yoksa içi boş değişgenler mi olduk Bütün aşklarım adına hoşçakal dünya Sen hüzünler güzeliydin Düşlerime mavilerle girip sonra kaybolan *Dünya Bana Doğru Eğildiğinde Gözlerini kapat yavaşça Aşk konacak uykuna Gözyaşlarını ört usulca Düş ağlayacak aşkına Dünya bana doğru eğildiğinde Güneşlik bir veda yeter bana Düş gördüğünde kül renginde Ellerin boğacak beni Maviye çalacak akan kanım Beni öldürdüğün yerde Dünya bana doğru eğildiğinde Güneşlik bir dua yeter bana Geç atşten yan kalbinden Beni unut ve öyle gel Al ellerimi ver düşlerini Acıyı tat ve öyle ge *İkimize Başladığımız yerdeyiz ikimizde Yolların ayrıldığı ve kaybolduğu Akla kara gibiydik zaten Yeni cevabı yok soruların Bazen bulanık bir su bazen berrak gibi görünen Bir dünyaydık yalnızca Artık oyun oynamaya hiç mecalim yok Yaradılışıma aykırıydı herşey Gözyaşlarım beklerdi hep hep bir kenarda Aynı başlangıçlar artık Düşlerin ayrılıp kaybolduğu Akla kara bir arada durmaz Hüzün gelir sonra hayatımıza Yalanlardı oysa bütün oyunlarımız Hep mutlu gibi görünen Büyümüş oyuncaklardık aslında Artık uyku uyumaya hiç mecalim yok Yaradılışıma aykırıydı herşey Gözyaşlarım avuturdu beni hep bir kenarda Farklarımız o kadar çok ki Geceyi gündüz yapamam Öyle büyük uçurumlar doğurdun ki Geçecek bir köprü kuramam Farlarımız o kadar çok ki Gündüze gece katamam Büyük uçurumlar doğurdun ki Kanatlanıp uçamam..... "kanatlanıp uçamam" *Beni Al Uykumdan Şarkılarım güneşten gelir Bütün denizleri bana getirir Sıcak bir yaz ve bir yudum aşk Büyülü mavi aynamın içindedir Hafifçe gel kendini düşlere ver Gülerek ağlamak çok güzel Yarım mutluluklar beni tam doğuramaz Kırık hikayeler dokunulmayı bekler Beni al uykumdan Balık kokan kumsallara batır Beni al uykumdan Meltemi dudaklarımdan kaldır "Ağcedey kov vatşey kuflaj..... hey! uykudayım. Tatlı bir mavi düşün ortasındayım." Doğaya bütün herşeyimi verdim Yine de aşkım altında kalmadı Ben duvarlarını yıktım attım Yine de bir gören olmadı Şeytanları defettim düşler ülkemden Tanrı beni mükafatlandırdı Cennete girmeden önce Daha yenecek meyveler vardı Beni al uykumdan Balık kokan kumsallara yatır Beni al uykumdan Meltemi dudaklarımdan kaldır *Cehennemden Cennete Cehennemden geldim cennete gidicem Seviştiğim dünyayı da yanımda götürücem Acılarımı gömdüm Günahlarımı yaktım Dövüştüğüm sevdaları Aşkında büyütücem Şeytanımı öldürdüm bebeğimi büyütücem Yandığım dünyayı da dalbimde küçültücem Denizleri taşırdım bulutları delicem Şişedeki küllerimi topraklara serpicem "Hadi uyu... güzel düşler gör... hadi uyu" Denizlerle oynaştım Güllerimi öpücem Kurumayan dudağımı yaralara bölücem Yalanlardan dumanlandım ben Doğum batmakta hep takıldım kaldım Kavgalardan bulandım ben Batıp doğmakta hep yalanmış baldım *Canan Dağlara yol eyledim Kalplere aşk derledim Beni bir sevda vurmuş Canan'a ben neyledim Geceyi gündüz ettim Çiçeği dost belledim Canan uykudan kalkmış Aşkı cennet eyledim Bebekler meme emer Topraklar yağmur bekler Canan yanımda olmayınca Bu can ateşlere girer Kuşlar uçar göklerde Şarkılarım hep dillerde Gurbet çekmek ne zormuş Canan uzak ellerde *Düşlerin Büyüsü "Geçmişi onu çirkinleştirdi hep Ve bu dünyadan alıp götürdü..." Ayrılıklar beni büyütür Yanılgılar aşkı gördürür Düne ait olan hoş paragraflar Artık... seni hep öldürür Düne ait olan hoş paragraflar Artık... beni hep güldürür Yolların hep vardır sonu Aşıkların başkadır yolu Bugüne gelen hoş şarkılar Artık... senden alır onu Bugüne gelen hoş şarkılar Artık... benden götürür onu Boşa geçen hayat gelir mi sandın Gece oldu bak yine aldandın Herşey geçer demiştim yalnız hayat kalır Düşlerin büyüsü de bir gün dağılır *Paryoşa Advaşirey karvuşaloy kerdiley vaz Andırvay lafyuvaş Et yu vay şet lentulday ley Şayn yu kof fit Endurget faylayft yu veyt Paryoşa... Paryoşa Paryoşa Tendır kaftıvol opliyuş vanadey Hefitişipiyl lona gay vona yuş Paryoşa... Paryoşa Krambıl yuveşay ada doy dada dey Yundey fileft veyç ada du didi dey Paryoşa... Paryoşa Paryoşa Anlamazlar garip dilimi Çözemezler beni ben yapan beni Aşklar vardır herşeyi anlatır Herşey melodiler yumağıdır Tanrıdan gelir mavi gücüm Şarkılardaki ölümcül büyüm Aşklar vardır beni anlatır Herşey sevgiler sunağıdır Paryoşa... Paryoşa Paryoşa Götür beni eski bir şarkıda uyuyan Güzel Muraşka'ya... Paryoşa Paryoşa beni hiç bırakma Al yanına... Paryoşa aşkı getir bana Dudaklarımla doyurdum Mavilere boyadım onu Paryoşa... Paryoşa "Uyuyo Muraşka" *Melekler ve Benler Melekler gelince ben de gidicem Hiç görmediğim yerlere Mesela gezegenlere Melekler sevinde ben de sevicem Hiç sevmediğim şeyleri Mesela sürüngenleri Melekler gülünce ben de gülücem Hiç gülmediğim şeylere Mesela kurabiyelere Melekler ölünce ben de ölücem Hiç ölmediğim şeylere Mesela kum tepelerine Melekler doğunca ben de doğucam Hiç doğmadığım annelerde Mesela bütün renklerde Melekler büyüyünce ben de büyüycem Hiç büyümediğim büyülerde Mesela küçüklüğümüzde Melekler uyuyunca ben de uyuycam Sonra uyanıcaz uyku olucaz Melekler ağlayınca ben de ağlıycam Sonra akıcaz akıntı olucaz Melekler uçunca ben de uçucam Sonra kaybolucaz... ay olucaz Olucaz... lucaz... ucaz... caz... az... zzzz Yine uçucam, uyuycam, uyanıcam hep ağlıycam Yine doğucam, batıcam ama hiç olmıycam Hiç bir yere konmıycam Melekler gidince ben de gidicem Yeniden başlıycam Kendimi seçebilicem, beni sana verebilicem Melekler gidince *Acıdan Doğar İnsan Aşklar dökülüyor gözlerimden Bir tarafı hep kırık kalpli Denizler gibi büyüyor acının beşiği Dargın ve boş kendine yabancı Göğün çıplak şarkılarıdır şimdi Bulutlarda sallanan Ben ve öteki Şehrin düşle sevişen mavi bedeni Katılırcasına ölünen yitik bir öyküden Çekip al beni ve kurtar sana çocukça bakan Kirlenmiş utangaç saçlarımı Ellerinde biriktirdiğim gecenin renginden Acıdan doğar insan Aşktır insanı yaratan... Aşklar dökülüyor gözlerimden Bir tarafı hep kırık kalpli Denizler gibi büyüyüp Acının boş beşiğinde Kendini kurban eden Ben ve öteki Geride bıraktığımız bir tek göğün Gözü yaşlı maviliğidir şimdi Acıdan doğar insan Aşktır insanı yaratan... *Sepet Bağ bahçesi üzüm verir evlere Bulutlar eşlik eder ellere Tadı mayhoş içecekler var sepetimde Gelin buluşalım pembe düşlerde Dağ evleri büyülü mavi oyuncaklardır Aşıklar kara üzüm toplamışlardır Gelin uzanalım kokulu çimenlere Tadı mayhoş içecekler var sepetimde *Hoşçakal Dünya "Hoşçakal dünya... tekrar arıycam seni... Ve başka bir mavi hikaye anlatıcam... Bu defa görünen tarafına" alıntı: http://www.loglar.com |
||
|
||
Çok ince sözler yazıyor ..nasıl bir insan bunu yapabilir..iyi ki var
|
||
|
||
| bunu önce kusturmak lazım. sonra soğuk duşa sokacaksın. üstüne nane limon kaynatacaksın. yatağın yanına kova bırakmak en iyisi. yine de halıya kusmasın diye başında durmak gerek. | ||
|
||
| merhaba gabbel, sen bana murat yılmaz yıldırım'ın cd sini gönderecektin. acaba mumkunse su an için gonderebilir misin??? | ||
|
||
ya hakketten bu bunalım herifi dinlemekten zevk alan var mı? benim eski asistanlar dinlerdi bi zamanlar fenalık geçirirdim
|
||
|
||
| ya bunalım herif demek bence yanlış olur.tabii o senin yorumun saygı duyarım.. ya kimi sarkıları dediğin şekilde olabilir belki ama. çoğu sarkısı bence güzel. |
||
|
||
| benim dinlediklerimin isimlerini bilmiyorum ama gerçekten çok bunalımdılar,bak şimdi o eski günleri hatırladım,ama yine de çok güzeldiler | ||
|
||
Alıntı *Canan Dağlara yol eyledim Kalplere aşk derledim Beni bir sevda vurmuş Canan'a ben neyledim Geceyi gündüz ettim Çiçeği dost belledim Canan uykudan kalkmış Aşkı cennet eyledim Bebekler meme emer Topraklar yağmur bekler Canan yanımda olmayınca Bu can ateşlere girer Kuşlar uçar göklerde Şarkılarım hep dillerde Gurbet çekmek ne zormuş Canan uzak ellerde *Hoşçakal Dünya "Hoşçakal dünya... tekrar arıycam seni... Ve başka bir mavi hikaye anlatıcam... Bu defa görünen tarafına" o nasıl bir insan öyle.. "en büyük idam renksizliktir. ve buna mani, en büyük olgu, tek renktir." demiştim ben, ve o, ruhumu bir zebraya benzetmişti nitekim.. sağlık mağlık olsun. sen de hep ol.
|
||
|
||
|
||