SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Atatürkçülük

Konu: atatürkiye

Sayfa: 1 [ 2 ]

24.11.2004 21:26:23
zaten bütün yenilikler kaos ortamına sebep olur. bundan çekinselerdi yenilik yapamazlardı.

ama bu dini kullanmayı bir sürü insan yapıyor yapmıyor mu?
ahlaksızlık çukuru bilmemne.. böyle yürüyor işler Wink
ahlaksızlık da benim için pek bişey ifade etmiyor hem

24.11.2004 21:30:08
Evet doğru! Atatürk devlet yönetimini değiştirme de sadece bir önderlik yaptı. Asıl ayaklanan, devrim isteyen, yenilik isteyen  topluluk II. Meşrutiyet in de ilan edilmesini sağlayan İttihat ve Terakkicilerdir. Çok kısa bir sürede tüm yurt çapında aydın diyebileceğimiz o zamanın kalburüstü kişilerini ,askerlerini vatanseverlerini kendi bünyesinde toplayıp şu an şu  topraklarda olman  için ilk adımları attılar.
Osmanlı köylüsü o devirde İngiltere'nin "çok uzaklarda bir kraliçe" olduğunu sanırken bir avuç insan üstün bir gayretle rejimi değiştirmek için ellerinden geleni yaptılar.O devirde ne kadar çağdaş bir düşünce. Ama Onlar bile Atatürk kadar uzak görüşlü değillermiş. Zaten aralarında ayrılıklar olduğunu çoğunun, yeni yönetime, halifeliğin kaldırılmasına karşı çıktığını biliyoruz. Evet o zamanda hırsızlar,namussuzlar vardı, o zaman da dalavereler vardı hatta hiçbirşey değişmedi. Değişen sadece zaman. İnsanlar yüzyıl önce de en az bu kadar akıllıydı merak etmeyin.  Ama şu an kıçını oturduğu koltuktan kaldırmadan kimse ben bu devrimi istemiyorum, sevmedim,lanet olsun devrime de devrimciye de demesin. Allah o insanların yaşadığı günleri hiçbirinize göstermesin.
 

24.11.2004 21:31:41
ahlaksızlık snein için pek birşey ifade etmeyebilir ama bu ahlaksızlık kalkıp toplumu etkilerse bunada kayıtsız davranırsan senin ruhunda bir çöküntü oluşmuştur derim bütün yenilikler kaos oratmı yaratmaz topluca bir değişimde nasıl bir kaos ortamı aranırki atatürk bu devrimi toplumlamı yaptı yoksa osmanlıyı kullanarak mi yapti onu irdleemek lazım 1919 yılında padişah fermanıyla ordulara komutan olarka gönderildi ve padişah nağmesiyle anadoluya gitti tarihde ispatlıdır bunlar bilen bilmeyen konuşup duruyor birşeylere bok kondurmak istemiyorsak iyice bir araştırmak gerekiyor  

24.11.2004 21:35:39
hmm evet bak bunu doğru diyorsun.
br suçlama yapacak olanların da tek bir kişiye yönelmeleri saçma. kendi davalarını bile kısırlaştırır.
onu gökten inmiş ya da nebliiim yerden bitmiş bir düşman olarak gösterince sadece günah keçisi yapabilirsiniz./olursa..

ama o her devirde bütün devrimlerde olduğu gibi bence geriden gelen sürecin yarattığı bir insan sadece.
bir topluluğun/hatta onların karşıt guruplarının da, birlikte oluşturdukları bir sürecin sonucu..
 

24.11.2004 21:39:04
bu süreci tartışıyoruz zaten biz bu kısır döngüyü konu nereye varacak allah kerim  Wink  

24.11.2004 21:39:40
Alıntı
ahlaksızlık snein için pek birşey ifade etmeyebilir ama bu ahlaksızlık kalkıp toplumu etkilerse bunada kayıtsız davranırsan senin ruhunda bir çöküntü oluşmuştur derim bütün yenilikler kaos oratmı yaratmaz topluca bir değişimde nasıl bir kaos ortamı aranırki atatürk bu devrimi toplumlamı yaptı yoksa osmanlıyı kullanarak mi yapti onu irdleemek lazım 1919 yılında padişah fermanıyla ordulara komutan olarka gönderildi ve padişah nağmesiyle anadoluya gitti tarihde ispatlıdır bunlar bilen bilmeyen konuşup duruyor birşeylere bok kondurmak istemiyorsak iyice bir araştırmak gerekiyor
evet fermanla gitti, gizli birşey değil zaten ilkokulda da öğrendik.

böyle ayrıntılarla suçlamalar yapmak mantıksız görünüyor bana.

evet, ahlaksızlık biirşey ifade etmiyor. çünkü ahlak insan işcadı bir araçtır zaten ve gerektiğinde değiştirlmek şçin vardır.
bu kadar bağlanmamak gerek diye düşünürüm.
toplumun tamamı böyle davranıyorsa onları suçlamaya da gerek duymam eski araçlarını kullanamk istemiyorlar diye..

yeniliklerin kaos yaratması konusunda aynı fikirdeyim hala.
yenilikleri tüm toplumun isteyerek yapması ütopik bir düşünce
herzaman bundan çıkar sağlayacaklar ve sağlamayacaklar olacaktır.
ve dolayısıyla yandaşlaı ve karşıtları..
bu da kaosa sebep olur..

deniz 24.11.2004 21:42:15
evet eylüle katılıyorum.

atatürk sürecin doğurduğu çocuğudur.

ne atatürkçülerin yücelttiği gibi bir ilah
ne de aksi yönde konuşanların söylediği gibi bir alçak.

 

torq 24.11.2004 22:21:09
Mustafa Kemal'in yaptıklarının o dönemin koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir. Doğal olarak M. Kemal 2. Mahmut döneminde başlayan modernleşme hareketinin son halkasını oluşturuyordu ve yine doğal olarak ulus devlet modelini batılılardan alarak topluma uydurmaya çalıştı.

Ancak toplum Marx'ın tanımladığı şekliyle feodal aşamayı geçmemiş ve yapılan tepeden inme değişiklikleri algılama niteliğinden yoksun olduğundan başta kürt bölgesi olmak üzere her yerde isyanlar başladı. Nitekim Şeyh Sait isyanında isyanın kürt  milliyetçiliğine mi dinsel unsurlara mı dayandığı henüz netlik kazanmamıştır. Mahkeme kayıtlarına göre Şeyh Sait Mustafa Kemal'in şeriatı ortadan kaldırması nedeniyle ayaklanma başlattığını söylemektedir.

Mordernite evrim sonucu oluştuğunda toplumlarda fazla sancılı olmayan geçişlerle kabul görebilir ama devrimlerle ve jakoben yaklaşımların sonucu her zaman kan ve gözyaşı olmuştur. Nitekim adamın kafasındaki fesi çıkarıp şapka takmasını sağlayarak, başının içindekileri bir anda değiştirmek mümkün olamamıştır.

Öte yandan olaya tersten bakıldığında, M. Kemal karşıtları kendilerine 80 yıldır zulüm yapıldığını, camilerin, din evlerinin kapatıldığını, kadınların zorla başının açtırıldığını söyleyerek kendilerine göre bir argüman da geliştirmektedirler.

Mustafa Kemal oportünist bir adamdı ve karşısına çıkan herkesi, her şeyi kullandı. Komünist olmadığı halde sırf yardım alabilmek  için İnönü'ye partı kurdurup Leninden para ve silah aldığını biliyoruz. Aynı zamanda bu makyavelist tarzını kendisine ayakbağı olacak herkesin tasfiyesi için de kullandı, Selanıkte masonlar ve sabetaycılardan yardım gördü, daha sonra hem mason derneğini kapattı hem de kendisine suikast düzenleneceği gibi bir komplo teorisi ile birçok  ittihat terakki yanlısı sabetaycıyı  astırdı.

Bence asıl acı olan aradan geçen 80 yıl içinde bizde çok fazla değişiklik olmadığının kabul edilmesi gerçeğidir. M. Kemal tarafından 1926 ylında İsviçre'den alınan Medeni Yasa, iki yıl önce AB ye girebilmek için değiştirildi. Yani  kendimizi yenilemek ya da gelişmek gibi bir derdimiz olmadığından, modernleşmeyi sadece başkaları istediği için kabul edebiliyoruz.



 

deniz 24.11.2004 22:25:21
bravo. herşeyine katılıyorum Wink

24.11.2004 22:32:14
eiwalla torg


Sayfa: 1 [ 2 ]