|
||
ne kadar mahçup kaldık bilemezsin
|
||
|
||
o sizin kibarlığınız fm
|
||
|
||
| tokat gıbı bı yazı...cok begendim.(mazosist degilim) | ||
|
||
| we hala sımsıcak durur anılar... sımsıcak we biraz boynu bükük... ne warsa yaşanmış..paylaşılmış... yasak bir kitap gibi durmaktadır... we firari bir sewda gibi şimdi.. ..duwarlarda resmin........ |
||
|
||
| yorumsuz...... Başbakan'ın ifadelerine karşılık Cunda adasından kaleme aldığı duygusal yazılarla demokrasi kampanyası başlatan Hürriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun'un, bir yıl önce Erdoğan için "Arabistan'a gitsin" dediği ortaya çıktı. Coşkun, başörtüleriyle okumak isteyen kız öğrenciler için "İstiyorlarsa Suudi Arabistan'a gitsinler." diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, "Çöl yolcuları" başlıklı bir yazıyla destek verdi. Coşkun, 9 Mayıs 2006 tarihli yazıda şu ifadeleri kullandı: "Bence bu arkadaşlar develere binip 'İslam'a uygun laik anayasa yapılır' diye hep birlikte Arabistan çölüne açılabilir. Öndeki devede fikir babası olarak Bülent Arınç olmalı. Elbette Başbakan ve diğerleri de..." Bekir Coşkun, 22 Temmuz'da sandıktan çıkan sonuçları da içine sindiremediğini her fırsatta dile getiriyor. Coşkun, yazılarında, "cahil ve paragöz" olarak resmettiği seçmene olan kızgınlığını "Göbeğini kaşıyan adamın zaferi" benzetmeleriyle dışa vurdu. Demirel, 2 Mayıs 2006'da katıldığı bir televizyon programında, başörtülü kızların Türkiye'de eğitim zorluğu konusu gündeme gelince çok tartışılan şu açıklamayı yapmıştı: "Orası üniversite, kuralları var. İlla başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan'da falan öyle yerler vardır, oraya gidin." İstanbul, Zaman |
||
|
||
| ömer hayyam'la sana cewap werecem... "benim kötülüklerimi kötülükle ödetirsen.. senin benden ne farkın kalır tanrım!!" |
||
|
||
| aşk herkesi kırar biraz eksilmesin acısı şükret... warsın ağlasın dalda kiraz herkes kendine sürgün biraz... çocuk gülüşün dünden bir yara aşk bize sırdaş... günler gelir de büyürüz elbet aşk bize gurbet... kapansın yarası şu gecenin ayrılıklar örtsün üstünü... kimim kimsemdi ah gözlerin gidecek yeri yok hiç kimsenin... ay ışığı dalga kıran yarada tuz aşktan kalan.. ay ışığı tende bıcak giden sürgün kalan kaçak... ..aşk bize sırdaş.. ..aşk bize gurbet... |
||
|
||
| bu yolun sonu sana warmalıydı... ..öyle demişti kahin... üç wakte kadar mıydı, neydi.. üçüncüsündeyim şimdi waktin... yapacak bir şey yok... ..basamakları çıkıyorum.. basamakları çıkarken, sonuncusunda.. ..düşüyorum... ...üşüyorum.. ...şüyorum... ...yorum..suz.... şiiri kapatamıyorum ben nedense... hep orda bi yerlerde.... |
||
|
||
| haydi sewgili... bakma öyle, kaldır üstümden ölüm bulaşmış gazeteleri... sana bir mezar sessizliği ile haykırıyorum... hadi sewgili.. ..tutma ellerimi... |
||
|
||
| bir gel-git gibi şimdi kentim... yaşanacaklara yaşanmamışlık katar her seferinde... we yaşadıklarını bırakırsın kendin giderek... bende gidiyorum öyleyse.. ..kendimden we kentimden... |
||
|
||
http://sifirforum.com/ruler_of_the_ruins/dalgakiran-t19938.0.html
|
||
|
||
| Ne kadar anlatabildiysem o kadar gavurdum Bırakın artık bir araya gelmeyen iki yakamı Pişman olduğum her mısraı Unutun… Nerde kaldı Hızır Bu yamru yumru alemde derman bile hınzır Son sözümü söylüyorum Etsem de nihai kelamımı Neden elde değildir gitmek bu alemden? Kaç kere battıysam da tere Ayıp şeylerden şiir yazdım, yazabildim ancak Yorgunu yokuşa sürmeyelerdi Sebep kalır mıydı varlıklarına bekçilerin Kaç kere battıysam da kana Çeperimde kan lekeleri kaldı Budalaydı ne varsa lekesiz Pekiştirme sıfatlarıyla geçti ilkokul Tertemiz Kan ter içinde doğrulduysam da maşuka Görmedi tırnaklarımın toprağı kavrayan keskinliğini Gel gelelim kaça mal oldu çöpe atılmak? Bir silah gibi tutmak nedir Tutulan her şeyi? Tutmak bir fiildir Sonuna aldığı mastardan belli Mak yada Mek işte Tut beni Baharı bekleyene eşek diyen bu pörsümüş alemin Her tarafında cismi ismine redd haller İçim hiç rahat olmadı seni öptüğümde rahatladığı kadar Silahlarla vurulmuş bir vaşağın yarasında büyüyor aşk Onun yüzü suyu hürmetine ben “İntikaaam!” diye bağırıyorum Denizler terbiyesizdir Çünkü henüz okyanus değildirler… Bu yüzden ben nereye varsam soğuktur Yanarım, ağlarım, üşürüm, hastalanırım Ve bir gün ölürüm Gömleğimin iliği yerini yadırgar Yanlış düğmeyi taktım diye ona Ne yerlerdir bizim buluştuğumuz yerler Gel sevişelim tek pencereli bir odada İçimize biz dökülsün başımızı alıp gittiğimiz yerden… kır kalemi.. as hakimi... diwana kaldırsalar da... ulucanlarda assalar da... başın dik seyirlere dalsın... |
||
|
||
| Birinci gün İyi ki diyorum çok zaman ve çok yol var aramızda. Hadi başka bir ülkenin yasına benzet beni, benim gibi, çifte yaşat sessizliği… Simdi lütfen " Sessizlik "
|
||
|
||
| en fazla akşamdan sabaha sürer ....çok bile sürdü... | ||
|
||
![]()
|
||