|
||
| Laz Marksist saptamalar Eskiler alurum, eskiciii geldiii Kapitalizum eski olan her şeyi yok etmek ister. Buna ana ve baba da dahildur. Yaşlandilar, çok tüketemeyiler, hatta tüketumun öninde engel olmaya başladilar. Narayama Türküsi’ndeki gibi yüklen anani babani, dedeni nineni sirtuna, doğrii dağun tepesine. Hayde güle güle sana dedecuğum. Geriye doğri da yaşlanmayisun, kapitalizumde yerun yoktur. Performansuna osurayim Emekten daha fazla yağ çikarmaya çalışan ibiş sermaye, performans (verim güci) diye bir laf atti ortaya. Hemen her işyerinde çalişanun performansini olçeyiler. Ula kilçuğina siçtuğumun vijdansuzlari, bu performansi neye göre belirleyisunuz? Kunta Kinte’nun çalişma saatlerini mi baz aldunuz? Ya peki, ben sizun performansunuzi nasil ölçeceğum? Sen başarili bir işveren misun? Küçucuk bir kriz zuhur edince hemen servisi kaldurursun, yemeği kesersun, 3 kuruş olan maaşi, 1 kuruşa indurursun, 2 kişinun işini 1 kişiye yuklersun. Sen ne... Tovbe tovbe... Adamı teoriden çikarur bunlar. F. Bahçe AŞ: 2 G. Saray LTD ŞTİ: 1 Tam bir ticarethane gibi yönetilen futbol kulüpleri gerçek futbol seyircisi olan alt gelir gurubuni kahvehanelere hapis etti. Parasi olmayan taraftar gelmesun, dediler. Artuk gariban halka sitatlarda yer yok. Bizum marangoz Yavuz vardur, Fenerlidur ama eyi uşaktur. Geçen gün hesapladi, normal şartlarda ölmez de sağ kalursa 25 yil sonra kombine bilet alabilecekmiş. Ula sen onlarun arasinda siritursun Yavuz dedum. Baksana ellerinde fiski bardaklari, haboyle kütük gibi purolar, kafalarini kazitmiş bu jipli güruh senun gibi delikanlilari sitatlarda görmek istemez. Bunlarun takumlari da ruhlari da borsaya endekslidur, senun gibi içten ve garibanca küfür de edemezler. Bunlar satun alamaduği her şeyi yakup yikar uşağum. Küçul de cebume gir Ürunleri küçültüp güya yoksul halkun alum gücuni arturdilar. Aslinda alum güci filan artmadi, sadece ürünler küçüldi. Ula bir markete gireyisun sanki Gülliver Cüceler Ülkesinde gibisun. Küçük giramajlı ürünleri “daha ucuz” diyerek insan evladina satmaktadurlar. Zaten amaç insanları doyurmaktan ziyade sürekli almasini sağlamaktur. Hiiişt!.. Çek eluni, ben ambalajlayup satarım sana Kapitalizum, doğadaki ürünleri insanevladinun kendisinn toplayup, tüketmesinden pek haz etmez. İlla ki kendisini toplayup, ambalajlayup bize kakturacak. Biz gidip bağdan bahçeden topladuk mi olmayi. Gelecek bir türlü gelmeyecek Gelecek korkusini ha boyle iliklerumuza kadar sindurdiler. Herkes kaygi ve korki içinde. Ve işun tuhafi, kapitalizum bu korkiyi daha da büyütmekten çekinmeyi. “Sistem köti değildur, gelecek korkisi yoktur” demeyi. Tam tersi paranoyaklaşmamuz içun elinden geleni yapayi. Neden bu kadar gelecek korkusi aşılaniyi? Korkularumuzi bile paraya çevireyiler da ondan. “Sağluk sigortan var midur? Bu devlete güvenilmez, aha bak hastaneleri çadir tiyatrosi gibidur. Arabani kasko yapturdun mi? Hirsuzluk artuk siradanlaşti, benden uyarmasi. Sonra arabani kapinun öninden çalarlarsa, kaskom yokti diye ağlama. Uşağunun geleceğini düşuneyi misun, bizum Beytullah Hoca Özel Koleji’ne yolla...” Anliyacağunuz, bunların geleceği içun, durduk yerde kendi geleceğumuzi düşünür olduk. Memleketi cennete çevirduk, az sonra da huriler geleyi Efendum işsuzluk olmiş yüzde 18, fakat bizum 15 vatluk ampule sorarsan “Memleketi cennete çevirduk, az sonra da huriler geleyi...” Bizum Netceğuk Hasan ne yapsun, zokayi yutmiş tabi; “Başbakan haklidur, herkes neşe içinde göbek atup, eğleniyi” deyi. Ula bu uşak eskiden akıllıydı buna ne oldi diye sordum, soruşturdum ve öğrendum; meğer parasuzluktan Avni Aker Sitadi’na giremeyimiş, sitadun yakınındaki bir evun çati katından Tirabizonsipor maçlarını seyredeyimiş. Yattara’nun attuği bir golden sonra bizumki fazla sevinince tepe üsti yere çakılmış ve Tayyip’un politikalarını haklı bulmaya başlamış. Efendum bu iletişum hokkabazlari Türkiye’yi bir sinema filmi pilatosi gibi kullanmaktadur. Yönetmen, göstermek istemeduği yere kamerasini çevirmez. Makyaji yapilan yeri gösterur. Medya, imani gevreyen milyonlarca çalışanı göstermeyince ne oliyi; bizum Netceğuk Hasan dünyanun her tarafini Layla, Reyna zannedeyi. Hasan’a göre, herkes sabaha kadar gezup, eğleneyi... |
||