|
||
| geçen bir arkadaş dünyaya gelmiş peyğamberlerin yaşlarını hesaplayarak,insanın kaç zamandır yeryüzünde olduğunu dini olarak açıklamaya çalışıyordu,ve her peyğambere ortalama 75 er yıl ömür vermişti(istisnalar kaideyi bozmaz diyelim) ama arkadaşın unuttuğu birşey var,herzaman sadece bir peyğamber yoktuki dine göre,bazen iki bazende daha fazla peyğamber aynı zamanda ve hatta aynı yerde bulunmuş ve görev!!!!! yapmışlardı.......peki tanrı buna neden gerek duydu? | ||
|
||
| yeşillik olsun diye.. | ||
|
||
bu sorunun muhatabı tanrı ve ona inananlar olması gerekirken bak şimdi tanrıya inanmayanlar fikir belirtecek. bekliyorum
|
||
|
||
kafam iyi mazur görün.. ama ben içerken yeşillik severim
|
||
|
||
al işte. ice cream
|
||
|
||
| işte bir örnek,musa peyğ. kekeme olduğu için kardeşininde peyğ olmasını istiyor tanrıdan ve hooooooop işte oldu harun'da artık peyğamber olmuştur artık,neden kekemeliği düzeltmiyor peki tanrı...... Hz. Musa, bu dönemde doğdu ve öldürülmesin diye bir sandığın içine bırakılarak nehre atıldı. Firavun'un sarayında büyüdü. Allah diledi ve Musa'yı Firavun'un kucağında büyüttü. Harun Peygamber, Hz. Musa'nın büyüğüdür, İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülmeye başlanıldığı dönemden önce dünyaya gelmiştir. Hz. Harun (a.s.); Musa (a.s.)'dan daha uzun boylu, daha etli, daha beyaz tenli, daha geniş sırtlı olup açık ve düzgün dilli, yumuşak huylu idi. Alnında da bir ben vardı (Hakim, el-Müstedrek, II, 577). Harun peygamberle ilgili Kur'an-ı Kerîm'de pek fazla bilgi yoktur. Bir ayette Hz. Musa ile birlikte zikredilmektedir. Medyen'den dönerken Hz. Musa'ya Peygamberlik verildi. Peygamberlikle şereflendi. Yüce Allah Hz. Musa'ya emretti: "Firavun'a git, çünkü o azdı" (Taha, 20/24). Musa Peygamber "Rabbim, beni yalanlamalarından korkuyorum" (eş-Şuara, 26/ 12), "Kalbim sıkılır, dilim açılmaz olur. Onun için Harun'a da Peygamberlik ver" (eş-Şuara, 26/13). "Bir de onların aleyhimde de bir kısas davaları var, bu sebeple beni öldürmelerinden korkarım" (eş-Şuara, 26/14), "Bana ailemden bir vezir ver. Biraderim Harun'u. Onunla arkamı kuvvettendir. Onu içimde ortak kıl. Ta ki seni çok çok tesbih edelim ve seni çok çok zikredelim. Şüphesiz sen bizi hakkıyla görensin" (Taha, 20/29-35) dedi. Cenab-ı Allah, Musa'nın bu duasını kabul etti. "Ey Musa! İstediğin sana verildi" (Taha, 20/36) buyuruldu. Böylece Harun'a da peygamberlik verildi. "Firavun'a gidin, biz alemlerin Rabbinin Peygamberleriyiz, bizimle beraber İsrailoğullarını gönder" deyin" (eş-Şuara, 26/16-17) buyuruldu. Hz. Musa ve Harun (a.s.) "Ey Rabbim! Doğrusu biz Firavun'un, bize karşı aşırı gitmesinden, yahud taşkınlığını artırmasından endişe ediyoruz" diye Allahu Teala'ya dua ettiler. Yüce Allah: "Korkmayınız! Çünkü ben sizinle beraberim. Ben (her şeyi) işitirim, görürüm! Hemen gidiniz ve ona şöyle deyiniz. "Biz Rabbinin iki elçisiyiz, artık İsrailoğullarını bizimle gönder. Onlara işkence etme! Biz sana Rabbinden, hakiki bir ayet getirdik selam (ve selamet) doğruya tabi olanlaradır. Bize, şu hakikat vahy olundu ki: hiç şüphesiz azab yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir" (Taha, 20/45, 48) buyurdu. |
||
|
||
| oley lan o zaman! | ||
|
||
| hemde ne oley!! | ||
|
||
neden şaşırmadımki--akrepv ,adam tabelayı açmış
|
||
|
||
geçen bir arkadaş dünyaya gelmiş peyğamberlerin yaşlarını hesaplayarak,insanın kaç zamandır yeryüzünde olduğunu dini olarak açıklamaya çalışıyordu,ve her peyğambere ortalama 75 er yıl ömür vermişti(istisnalar kaideyi bozmaz diyelim) ama arkadaşın unuttuğu birşey var,herzaman sadece bir peyğamber yoktuki dine göre,bazen iki bazende daha fazla peyğamber aynı zamanda ve hatta aynı yerde bulunmuş ve görev!!!!! yapmışlardı.......peki tanrı buna neden gerek duydu? Bu soru sorulsun diye gerek duymus olabilir mi? işte bir örnek,musa peyğ. kekeme olduğu için kardeşininde peyğ olmasını istiyor tanrıdan ve hooooooop işte oldu harun'da artık peyğamber olmuştur artık,neden kekemeliği düzeltmiyor peki tanrı...... Duzeltmesi gerekir mi ? Insan hem kekeme hem de peygamber olamaz mi? Sonucta onlarda insan, kekemelik de insana ozgu birsey degil mi? |
||
|
||
işte bir örnek,musa peyğ. kekeme olduğu için kardeşininde peyğ olmasını istiyor tanrıdan ve hooooooop işte oldu harun'da artık peyğamber olmuştur artık,neden kekemeliği düzeltmiyor peki tanrı...... Hz. Musa, bu dönemde doğdu ve öldürülmesin diye bir sandığın içine bırakılarak nehre atıldı. Firavun'un sarayında büyüdü. Allah diledi ve Musa'yı Firavun'un kucağında büyüttü. Harun Peygamber, Hz. Musa'nın büyüğüdür, İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülmeye başlanıldığı dönemden önce dünyaya gelmiştir. Hz. Harun (a.s.); Musa (a.s.)'dan daha uzun boylu, daha etli, daha beyaz tenli, daha geniş sırtlı olup açık ve düzgün dilli, yumuşak huylu idi. Alnında da bir ben vardı (Hakim, el-Müstedrek, II, 577). Harun peygamberle ilgili Kur'an-ı Kerîm'de pek fazla bilgi yoktur. Bir ayette Hz. Musa ile birlikte zikredilmektedir. Medyen'den dönerken Hz. Musa'ya Peygamberlik verildi. Peygamberlikle şereflendi. Yüce Allah Hz. Musa'ya emretti: "Firavun'a git, çünkü o azdı" (Taha, 20/24). Musa Peygamber "Rabbim, beni yalanlamalarından korkuyorum" (eş-Şuara, 26/ 12), "Kalbim sıkılır, dilim açılmaz olur. Onun için Harun'a da Peygamberlik ver" (eş-Şuara, 26/13). "Bir de onların aleyhimde de bir kısas davaları var, bu sebeple beni öldürmelerinden korkarım" (eş-Şuara, 26/14), "Bana ailemden bir vezir ver. Biraderim Harun'u. Onunla arkamı kuvvettendir. Onu içimde ortak kıl. Ta ki seni çok çok tesbih edelim ve seni çok çok zikredelim. Şüphesiz sen bizi hakkıyla görensin" (Taha, 20/29-35) dedi. Cenab-ı Allah, Musa'nın bu duasını kabul etti. "Ey Musa! İstediğin sana verildi" (Taha, 20/36) buyuruldu. Böylece Harun'a da peygamberlik verildi. "Firavun'a gidin, biz alemlerin Rabbinin Peygamberleriyiz, bizimle beraber İsrailoğullarını gönder" deyin" (eş-Şuara, 26/16-17) buyuruldu. Hz. Musa ve Harun (a.s.) "Ey Rabbim! Doğrusu biz Firavun'un, bize karşı aşırı gitmesinden, yahud taşkınlığını artırmasından endişe ediyoruz" diye Allahu Teala'ya dua ettiler. Yüce Allah: "Korkmayınız! Çünkü ben sizinle beraberim. Ben (her şeyi) işitirim, görürüm! Hemen gidiniz ve ona şöyle deyiniz. "Biz Rabbinin iki elçisiyiz, artık İsrailoğullarını bizimle gönder. Onlara işkence etme! Biz sana Rabbinden, hakiki bir ayet getirdik selam (ve selamet) doğruya tabi olanlaradır. Bize, şu hakikat vahy olundu ki: hiç şüphesiz azab yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir" (Taha, 20/45, 48) buyurdu. güleyim mi... bilmiyorum taklit işte bu senin yazın mı ? değil... taklit oldumu ne oluyor biraz o kimsenin dediklerini dinliyor kabulleniyorsun ama bu taklit olduğundan geçiyor bu hal gidiyor senden canın sıkılıyor hoşuna gideçek başka bir şey arıyorsun bir şey anlıyorsun hoşuna gidiyor onu taklit : ) sonra geçiyor bu hal yine başka arıyorsun yine görüyorsun taklit işte geçiçi bir haldir taklit araştırmadan yorulmadan zahmet çekemeden almış koymuşsun güleyim mi... bilmiyorum işte bir örnek,musa peyğ. kekeme olduğu için kardeşininde peyğ olmasını istiyor tanrıdan ve hooooooop işte oldu harun'da artık peyğamber olmuştur artık,neden kekemeliği düzeltmiyor peki tanrı...... anlatayım diyorum vaz geçiyorum... tekrar anlatayım diyorum yine vaz geçiyorumm çünkü taklit takit taklit.... ne anlatacan yaaa.... kekemeliğini neden düzeltmiyor... Ee düzeltmiş ya işte istediğin sana verildi diyor yaa.... sonra Hazreti Musa firavuna söz söylemek için mi onunla konuşmak için mi kekemeliğini düzeltilmesini istiyooooor hayıııııır ! sonraa... harun meselesi en büyük zevk bildiğini başkasına vermektir onun üsütünde zevk yok illmimi ziyadeleştir diye dua ederdi peygamberimiz yanlış anlıyorlar bildiklerimi fazlalaştır demek değildir bu bildiklerimi umumileştir demektir Hazreti Ali büyüdüğünde muhattabını buluyor... ona veriyor bütün bildiklerini... rahatlıyor peygamberimiz oda muhattabını bulur anlatır böyle gider.. umumileşlir..... ne oldu ilim ? ziyadeleşti Allahta peygamberimize nasıl rahatlatın mı diyor Kuranda Musada işte tam muhattap için harunu istiyor şimdi bunları uzun boylu anlatmak için uğraşıyım zahmet edeyim beyefendi uyuklasın yoook ama kısaçıkta söyledim yeter senin duyduğun kabul ettiğin işittiğin şeyler yanlış mütelaadan kaynaklanıyor o kaynak yanlış sen de taklit işte kabul et... hiç değilse bare bu konularda taklit edilecek olan taklit et Alıntı insan kaç zamandır yeryüzünde ben sana söyliim Peygamberimiz Allahulleziy halekal adamel malum bade miete elfe elfe adem buyurmuşlar yani sizin bildiğiniz Adem den evvel bu kainat yüzbinlerce adem devresi geçirmiştir siz son ademin çocuklarısınız der yani bu günkü bilim dahaa... milyonluk insan iskeletiyle uğraşıyoor hazreti Muhammed nivilyondan bahsediyor sayıya girmeyecek kadar..... tamam mı... bu bilgiden sonra istediğini aldın mı... sonra tevratta der ki dünyanın ömrü 7000 bin senedir... Kuranda da der ki... Allah indinde bir gün 1000 yıldır hesaplar çarparsan galiba 200 bilmem küsür milyar yapar... rakkam hafızamda bu şekilde kaldığın galiba diyorum... çarpmadım bununda ne kadarı geçmiş ne kadarı kalmış bilmem sonraa kainat yüzbinlerce adem devresi geçirmiş.... tamam mı ? bu bilgide sana... |
||
|
||
bazıları hem kekeme hem geveze ![]() musa a.s 6 kat semada kaldı makamı 6 kat semadadır sebebide yakasında ki bir ignedir (manada bu güzel dil i denir) yani musa a.s güzel konuşmaya sahiplendi ve o makamda kaldı ALLAH musa a.s a istediğini vermiştir |
||
|
||
| benim yazım yukarıdaki ilk parağraf,zaten belli değilmi öbürlerinin ayet olduğu ne taklidinden bahsediyosun,benim yazımmış gibi görünmesinden bahsediyosan altını çizmeyi unutmuşum,o açıdan bir karışıklık olduysa özür diliyorum.. gelelim sorumuza ya sen bu dediklerinde samimimisin çok merak ediyorum,bir peyğamber seçmiş tanrı oda kekeme,yani konuşma özürlü ,....madem öyle neden kekemeliğini gidermiyor onun yerine ısmarlama peyğamber ...aman ne inandırıcı ne inandırıcı |
||
|
||
| şu an atatürk ü hakkıyla sevip saya biliyormusun ? dikkat et hakkıyla diyorum ama o tarihde yaşayanlar kiymetini layıkıyla bildiler şimdi gelelim asıl meseleye musa görevini layıkıyla görmüştür o tarihde yaşayanlar bunu layıkıyla bilmiştir bu tarihte bilen bilmiştir bilemeyen ?ben insanların özrünü görenlerin özrüne gülerim |
||
|
||
| bir peygamber seçmiş tanrı oda kekeme... neden kekeme olmuştur Hazreti Musa biliyormusun Hazreti Musa mini mini çocuk iken altına değilde ateşe doğru gitti götürdü Allah onu firavun onun hanedanına son verecek çocuk olduğunu anlamasın diye böyle bir şeçim hakkı vermişti çocuğa o musa firavunun ateşiyle ağzı yandı O anne çok dua etti yalvardı Allah bir melek yolladı musa ateşe doğru ağzıyla gitti ve kekeme oldu firavunda bu olaydan sonra rahatlatı sonra çocuğun kekeme olduğunuda görünce bu çocuk mu beni devirecek diye düşündü daha da genişledi yapacağı zalimliklere devam etti.... kekeme oldu ama ama o çocuk insanların yalvarışı yakarışı inlemesi ağlaması ile dünyaya gelmiş doğmuş biri o Musa olacak..... şimdi her ıztırabın acının karşılığında büyük bir mükafat vardır Oda Allah ile serbest serbest konuşma hakkını aldı kelimullahtır yani Allah nasıl konuşur serbest serbest dimi musada öyle konuşur kimseyi tınmalaz argo tabirle mesela Allaha der ki kuranda bu fitne sendendir sen yapıyorsun der serbest serbest konuşur neden kekeme olmuştu o ateşle ağzı yanmıştı hak için yerini yurdunu bırakıp kaçmıştı büyük sıkıntılar çekmişti belayı bal yapanın çarelerini çok aradı.. onun için o ateşle yandı Allah ile serbes serbest konuşma hakkını aldı ama biz öyle diyemeyiz yüzmüzü bakılmadan kovuluruz biz bu hikmet sendendir diyebiliriz ... karşılığı mükafat diyince aklıma geldi mesela kin bu bir azaptır insan için kin olan adamın huzur olmaz kini var nasıl huzuru olsun dimi fırsat elime geçse diye kıvrım kıvrım kıvranıyor bu hal bir ıztıraptır azaptır O kinin o huzursuzluğun karşılığında ona bir mükafat verilecektir yaa buda var yalnız... hasedin mükafatı yine haseddir... neyse buralara girmeyelim gönlüme geldi yazdım madem öyle neden kekemeliğini gidermiyor onun yerine ısmarlama peyğamber hala neden kekemeliğini gidermiyor diyorsun yaa..taha süresinde Hz. Musa dilmi cöz diyor Cenabı Hakta bütün istediğin sana verildi diyor söylediklerine muhattap içinde harunu istiyor taha süresinde taha 29 : vec'al liy veziyren min ehliy 30: harunu ehıy harunu istiyor oda veriliyor ona demek ki Harunun elcilik görevi zahir yönünde Musanın veziri Musa söylediklerini emirlerini kabul edecek tam muhattap istiyordu vezir anladın mı hazreti Muhammede istemişti ilmimi ziyadeleştir diye dua ederdi hazreti Ali büyüğünce rahatlamıştı anlattım işte yukarıdaki söylediklerim |
||