SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sosyoloji

Konu: Erkek Kadın ilişkisi

Sayfa: [ 1 ] 2 3

20.11.2004 20:02:59
Bir kitapda okumustum.

Bir erkegin icinde iki duygu vardir diyor...

1. Erkek ilk duyguyla dunyayi yikabilir ve herseyden vazgecebilir.
2. Erkek daha sonra mantikli ve cevreyi dusunmeye baslar.

Bu hislerinden hangisi agir basarsa kadina ona göre yaklasir.Katiliyormusunuz Erkeklerin icinde farkli duygular olduguna?


 

20.11.2004 21:47:46
Eğer erkeğin içinde iki duygu varsa ve bunu farkedebiliyorsa oldukça şanslı demektir,zor da olsa kendini kontrol edebilir ve ya anlayabilir.Oysa kadının içinde karmakarışık bir sürü duygu vardır ve kendi rotasını şaşmayacak iyi sezgi ve bilgiyle donanmış olsa bile gene de bir çok zaman kendini her şeyin yokuş aşağı olduğu bir ritimde kolaylıkla hissedebilir.
Bu şu demek,erkek hangi duygusuyla yaklaşırsa yaklaşsın aldığı tepki bir çok zaman kendine uzak ve tanımsız olacaktır.

deniz 20.11.2004 21:52:18
erkek logictir. yani digital
kadın ise analog.

(biraz elektronik bilgisi gerekecek)

20.11.2004 22:07:15
Erkek insanın fazla sadeleştirilmiş hali olduğu için sosyolojik bir çatlak hep olacaktır dünya üzerinde,ta ki erkek örneğin iki duygusunu ekstra bir yük gibi taşımaktan vazgeçip,kendinden soyunup yaşama bulaşana kadar.

21.11.2004 01:50:58
Aslinda kitapdaki konu cok soyl bir adam bir kizi kandip iliskiye girmis..yilar sonra kiz kötu yola dusmus..adam vicdan azabi duyup evlenmek istmeis...cevresi karsi cikmis

derken bu ikilemin butun erkeklerin yasadigini söyluyor...
hrhalde ask denilen sogan cucugude burada kokuyor.

22.11.2004 18:19:33
walla bende onlarca farklı duygu(?) var

torq 23.11.2004 00:22:44
Hem erkek hem de kadın aslında tüm duyguları barındırır. Ama toplumsal rollerimiz gereği bunların bazılarını geride bırakıp bazılarını öne çıkarırız. Bu roller ataerkil toplumlarda başka, anaerkillerde başka şekilde ortaya çıkar.

Öte yandan kişinin toplumsal rolü dışında ailesinin kendisine yüklediği rol de farklılık yaratır. Çünkü çocuk kendi ailesindekiler örnek alarak kişiliğini oluşturur. Sonuçta din, korkular, içgüdülerin sosyoljik bir karışımı ortaya çıkar.  

23.11.2004 01:06:54
Toplum kendi zayıf nedenlere bağlı ama çoğunluk olmanın gücüyle ayakta durabilen ortak hayatını değişmez göstermek ve bu değişmez dışında öleceği sanısı itibariyle-gerçi otoritesini yitireceği kesin de dışarıda-  bütün hayati gücünü bunların değişmezliğini savunmaya harcar.Ne kadar doğrularının yapaylığında köşeye sıkıştırılırsa o kadar hırçınlaşır ve vahşileşir.Kısaca berbat bir hayvansıdır.

Ancak insan da kendini ona karşı savunmakla yükümlüdür.Madem kendine verilen rolü eleştiriyor,bu eleştirinin gereğini de yerine getirmeli,kendini tuhaf-girift ama yüzeysel bir ilişkilenme ağından başka bir şey olmayan toplum denen ahtapotun kollarından söküp alabilmeli.

23.11.2004 17:38:29
Alıntı
Hem erkek hem de kadın aslında tüm duyguları barındırır. Ama toplumsal rollerimiz gereği bunların bazılarını geride bırakıp bazılarını öne çıkarırız. Bu roller ataerkil toplumlarda başka, anaerkillerde başka şekilde ortaya çıkar.

Öte yandan kişinin toplumsal rolü dışında ailesinin kendisine yüklediği rol de farklılık yaratır. Çünkü çocuk kendi ailesindekiler örnek alarak kişiliğini oluşturur. Sonuçta din, korkular, içgüdülerin sosyoljik bir karışımı ortaya çıkar.
nasıl yani ataerkil toplumlarda farklı anaerkil toplumlarda farklı dünyada amazonlar harici anerkil bir egemenlik oldumu acaba toplumda artık ilişkilerin hepsi populizm üzerine kurulu aşk sevgi gibi unsurlar yok direkt olarak populistce ilişkiler var  

24.11.2004 16:04:18
Anaerkil toplumlar avcı topluma geçilmesi öncesinde toplayıcı toplumlarda çok belirgindi. Kesin kaynak olarak isimleri bilinen Pueblo, Iraquois gibi bir çok kabilede var ayrıca... Wink

Toplumsal ilişkilerin popülist temelde şekillenmeside sadece batı bölgelerde ve metropol şehirlerde biraz olsun geçerli olabilir. Bunun dışında periferde yine tahakküm temelli ilişkiler sürüp gidiyor. Ataerkillik topluma köklü bir sistem değişikliği omadan silinemeyecek kadar sinmiş durumda...

24.11.2004 16:06:22
sevgili anarres dediklerinden şunu çıkarttım özetle egemenlik kayıtszı şaşırtsız erkeğindir  

24.11.2004 16:14:20
Sevgili overdose;

çıkartılabilecek en berbat anlamı tutturduğun için tebrik ederim... Wink  

24.11.2004 16:17:35
Alıntı
Sevgili overdose;

çıkartılabilecek en berbat anlamı tutturduğun için tebrik ederim... Wink
 :lol:  :lol:  :lol:  arada saçmalamak gerek anarres  

torq 24.11.2004 23:39:51
Erkek ve kadın rolleri, sosyoljik olarak doğumumuzdan itibaren yavaş yavaş bize verilmeye başlanıyor. Bunun farkına vardığımızda da çok geç kalmış oluyoruz. Kendimize yeni bir rol seçebilmek, ancak  o zamana kadar bize yüklenen tüm bilgi, baskı ve korkularla mücadele etmek ve yeni bir kimlik kazanmaya çalışmakla mümkün olabiliyor.

Örneğin babamız çok sert ve annemiz çok yumuşak huylu bir örnek oluşturuyorsa, bu örnekleri esas alarak kişiliğimiz oluşuyor. Daha sonra bunların etkisinden kurtulmayı seçersek çok sert bir baba ya da çok yumuşak bir anne olmaktan vazgeçmiş oluyoruz.  Eğer bize verilenleri doğru kabul ederek yaşamaya devam edersek, örnek olarak seçtiğimiz yaşam tarzı bize öğretilenlerden farklı olmuyor.

Ben eğer babamı örnek olarak kabul etseydim maço bir insan olurdum, ama kendi irademle eşitliği savunan bir insan olmayı seçtim. Bu seçimimde bazen kadınlar bazen de erkeklerle ters düştüğüm oldu, ama yılmadan kişiliğimi korudum.

Bir de feodal ilişkiler ile kentsel ilişkilerin de ayırımını yapmak gerekiyor. İlişkilerin kırsaldan kente doğru gidişiyle birey olma yolu açılmış oluyor ve kişinin ekonomik gelişimi ile birlikte kendi başına karar verme yeteneği gelişmeye başlıyor. Birey oldukça toplumsal baskılardan kurtulup kendisi olmaya çalışıyor.

 

24.11.2004 23:43:21
sonuç olarak bireyler direkt olarak ailesinden etkileniyor ama belli bir yaştan itibaren kendi secimini yapma şansınada sahip sanırım cevre bunda büyük etken benim babam acaip yumuşak huylu bir insandı hem evde hem dışarda ama ben tam tersi bir konumdayım çevreden olsa gerek  


Sayfa: [ 1 ] 2 3