|
||
| sonuçta muhammed kendi kitabındada gerekli hallerde idam cezasını onaylamıştır el ayak kesme cezasınıda buna kimse hayır diyemez yoksa inandığınız kitabı inkar etmiş olursunuz ve buda kuranın tanrı sözü olmadığına delil olabilecek binlerce örnekten biri | ||
|
||
| Maide 38 والسارق والسارقة فاقطعوا أيديهما جزاء بما كسبا نكالا من الله والله عزيز حكيم 38- Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir. Kim inkar edebilir... |
||
|
||
onlar alışmış denge inkar etmeye meraklanma sen ![]() bak ilk olarak yav şimdi orda omu yazıyo bak işte allah belanı vermiş gözünü kör etmiş orda aslında cennette seni monica bekliyo yazıyo sen bilmiyosun diycekler sonra gözüm kaymış aslında orda gerçekten el ayak kesin diyoda canım herkesinkini kesmiyozki uygulanmıyo bile -ama bu gün bütün şeriat ülkelerinde bu ceza uygulanıyo ve uygulanmış yok len onlar müslümanmı sanki abartıyosun bizim kitapta yazmıyo bu iftira atma bizim kitap iyilik güzellik dolu (her nerdeyse) daha sonra tamam yav uygulanıyosa uygulanıyo bir iki defa yapmışlar haketmişte yapmışlar ne olcak adam iki gün yatsa çıksa dahamı iyi olacaklar hayret bişiy diycekler
|
||
|
||
Maide 38 والسارق والسارقة فاقطعوا أيديهما جزاء بما كسبا نكالا من الله والله عزيز حكيم 38- Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir. Maide 38 i yazıyorsak, Maide 39 u da yazmak gerek: "Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir. " Maide 39 Bu da elmalılı tefsiri: ..İlk önce zekat, sadakalar gibi infak hükümleriyle çaresizliğin defedilmesinin sebepleri temin edildikten "Onların mallarında dilenci ve yoksul için bir hak vardır" (Zâriyât, 51/19) buyurulduktan ve haramlardan zaruret halleri istisna edildikten sonradır ki, Hak Teâlâ hırsızlığın cezasını emretmiştir. Bu genel şartlar altında ise hırsızlığa cesaret eden bir elin İslâm sosyal kurumu içinde kangren olmuş bir uzuv gibi kesilmesi gerekli olur. Fakat fakirlerin hakkını vermeyen, ıztırab sahiplerinin acısını düşünmeyen ve tersine o zorluğu günden güne şiddetlendiren bir sosyal toplumun hırsızlara karşı durumu, büyük çapta hırsızlık yapanların durumuna benzemekten kurtulamaz. Şu halde zorlama veya zaruret şüphesi ile kesin bir ceza ve nekâle hak kazanmak sabit olamaz. Nitekim Hz. Ömer bir kıtlık senesinde hırsızlık cezasını tatbik etmemiştir. Çünkü herkesin sıkıntı ve ihtiyaçla karşı karşıya geldiği böyle bir zamanda infak (fakire dağıtma) görevinin gereği gibi yapılamayacağı açık olduğundan, her fert hadd-i zatında sıkıntılı olmasa bile, zaruret şüphesi içindedir. Şu halde malın açıkta bırakılması bir şüphe-i ibâha olacağı gibi, normal durumlarda çalınan malın bir sıkıntılının el uzatabileceği az miktardan fazla bir nisabda bulunmaması da şüphe-i ıztırardan uzak olamayacağından hırsızlık fiilinin hakkiyle ceza ve nekâl olan cezayı gerektiren bir suç olması için hem nisabın, hem saklamanın, muhafaza etmenin şart olması gerekir. |
||
|
||
hahahaha demedimmi ben cennette bizi monica bekliyo süpper kıvırıyosunuz tebrik ederim getireyimmi eli ayağı kesilen insanların resimlerini
|
||
|
||
flzf, "felsefe" forumunda moderatörsün yahu.
|
||
|
||
| ancak felsefenin ayakları yere basar şu beyaz aslında beyaz olmayabilir der ve çok mantıklı bir açıklamasını yaparsın ve yaparımda ancak sen orda yazılanlara rağmen hala konuyu başka şekilde anlanmasına yol açıcak şeyler yazarsan ben bunu yaptığını söylerim sonuç şu yani orda el ayak kesebilirsiniz diyormu demiyormu diyor olay bitmiştir bu kadar. |
||
|
||
Alıntı Nitekim Hz. Ömer bir kıtlık senesinde hırsızlık cezasını tatbik etmemiştir. Çünkü herkesin sıkıntı ve ihtiyaçla karşı karşıya geldiği böyle bir zamanda infak (fakire dağıtma) görevinin gereği gibi yapılamayacağı açık olduğundan, her fert hadd-i zatında sıkıntılı olmasa bile, zaruret şüphesi içindedir. Tabiki İslam'ın da bir hukuk felesefesi vardır... |
||
|
||
| Gerçektn çok ilginç bir insansın flzf, Eli kesin yazıyor evet..Ama daha sonra ne yazıyor? Onu neden dikkate almıyorsun. O da Kuran değil mi? "Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir. " Bu yukardaki ayet benim yorumum değil ki. "konunun başka şekilde anlanmasına yol açıcak bir şey" değil ki. -- Bu arada arapçada "yed" kelimesi Türkçe "el"demektir. Ama bu ayette "yed" yani "el" kelimesi geçmez.Bunu da söyleyeyim.. Onun yerine "keseba" kelimesi geçer, onun da ne demek olduğunu siz araştırın. Konu dışına çıkıyorum çünkü.. "Ves sâriku ves sârikatu faktaû eydiyehumâ cezâen bimâ kesebâ nekâlen minallâh(minallâhi) vallâhu azîzun hakîm(hakîmun)."(Maide 38) |
||
|
||
| sonra ne dediği beni ilgilendirmez bu insanlık suçunu yazmasaydı kitabında | ||
|
||
| Kuran'ı yorumlarken doğduğu toprakların sosyolojik durumu, gelenekler, koşullar ve bilgi düzeyini değerlendirmek ve Muhammed'in yaptıklarını-yazdıklarını- öyle yorumlamak gerekiyor. O koşullarda gelenekler kısasa kısas düşüncesini adalet olarak algılıyordu ve tüm insanlar bunun doğal olduğunu düşünüyordu. Nitekim Hammurabi Yasalarına baktığınızda bu işin ne kadar insanlık dışı olduğunu görürsünüz; http://sifirforum.com/tarih/babilliler-t12837.0.html Bu yasalar daha sonra musevilik, hıristiyanlık ve son olarak da müslümanlığı etkilemiş, ancak Muhammed bu yasaları insanlık dışı bulduğu için yumuşatmaya ve değiştirmeye çalışmıştır. Nitekim recm ceza olarak musevilikte kullanılırken islamda değnek olarak geçmesi, bu konuda bir ilerleme olarak kabul edilebilir. Yine zinanın kanıtlanması için 4 erkeğin cinsel ilişkiyi gördüğünü söylemesi koşulu, bu suçun cezasının verilmemesi öngören zekice hazırlanmış bir senaryo olarak kabul edilebilir. Buna benzer bir örnek de Muhammed'in köleliğe karşı olduğu halde ticaretin kölelik üzerinden yapılması ve rant nedeniyle yasa olarak getirememesi, kendisinin köle sahibi olmaması gösterilebilir.Burada da örnek olarak onaylamama şekilde bir karşı duruştan söz edebiliriz. Sonuçta Muhammed değiştirebildiğini değiştirmeye çalışmış, değiştiremediklerini de farklı yöntemlerle cezasız bırakma yöntemini seçmiş, çağının ilerisinde bir adamdır, olayın iman ve inançla doğrudan bağlantısını kurmaya gerek yoktur. |
||
|
||
..Yine zinanın kanıtlanması için 4 erkeğin cinsel ilişkiyi gördüğünü söylemesi koşulu, bu suçun cezasının verilmemesi öngören zekice hazırlanmış bir senaryo olarak kabul edilebilir. .. 4 erkek mi ? nerede yazıyor bu? |
||
|
||
| Nisa 15 Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin. Nur 4 Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar. Nur 13 Onların (iftiracıların) da bu konuda dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitler getiremediler, öyle ise onlar Allah nezdinde yalancıların ta kendisidirler. |
||
|
||
| Evet torq 4 erkek nerede? | ||
|
||
| ANKA, "Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir." Burada kullara yonelik "sizler de affedin" gibi bir ibare goremiyorum? BU durumda Allah affetmis bile olsa kul kesme isini gerceklestirmis olacak degil mi? Peki sizce elini ve ayagini kaybetmis bir insanin psikolojisi ne olacak? SINECEKTIR, dogru. Ama, Inaniyorsa bile inanmaya devam edecek mi? KORKU VE SINDIRME ile saglanan duzen hepimizin malumu .. Bu durumda temel prensiplerde Islam'la bu malum duzen arasinda ne fark kaliyor? |
||