SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Anarşizm

Konu: Anarşi'den Nurcu değirmen taşlarını temizlemek

Sayfa: [ 1 ] 2

15.08.2007 16:25:27
Yıllar yılı hep solculara yüklendi anarşistler... anarşi düşüncesine sol pratiklerin ve düşüncelerin yansımasının özgürlük anlayışını baltaladığını falan söylediler hala da tartışılıyor bu... ama aklıma takılan diğer kaymalara ne demeli? mesela eski nurcu yeni anarko-islamcılar? yazı www.uzlaşmayok.net'ten alıntıdır.

 Bir süredir,türkiyedeki anarşist camiayı, daha çok rahatsız eden, anarko-islamcılık tartışmaları safça çıkarımlarla da olsa tekrar gündemimize götüm götüm girer oldu Smiley

Bir dönemlerden kendini “Mehdi’nin de bayrağı karaydı” sloganıyla hatırlatan bu yaklaşım aslında -her ne kadar kendine anarko demeyi yakıştırsa da- ne kadar anarşizandır, ne kadar anarşiktir ya da değildir? Nasıl olmuştur da anarşizme kaynak olmuştur?

Tabii ki bu ve dahası sorulara bir çırpıda cevap verebilmek hem mümkün değil hem de anarşizmin yaklaşımına uymayacak bir kestirip atma yerine tartışmaya açmak çok daha anarşiktir.

Önce bu anarko-islam teriminin bir pratik olarak fikir dünyasına nasıl girdiğine bakmak lazım ki bu konuda yazıyı yazan tek kişi olarak sınırlı bilgim olacaktır.

Bu coğrafyada, Tolstoyculuğun etkisiyle mi yoksa idealizmin şuhluğuna aldanılarak mı sokuşturuldu bu terim yahut Ortadoğulu olmanın verdiği ruh haliyle mi bilemiyorum… Ama bir gerçek var ki entellijansiyanın tepeden itelediği, kuyuya attığı taşlardan biri daha; hadi varın onu çıkarmaya çalışalım Tongue

80′lerin sonundan bu yana [1] merkezi otoritelerin doğrudan ve ya dolaylı eylediği her çevre ve toplum karşıtı harekette [2] bir çapanoğlu, BOP (Büyük/ Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) ve sonrası için ön hazırlık çalışmaları arayabiliriz. Ve tabii ki bunlara ilk sıralarında enformasyon çalışmaları dahil.

BOP’un ortadoğusu için aklının bir köşesinde tuttuğu şey de bildiğimiz üzere “Yeni Hilafet Devleti”dir[3]. Nedir bu “Yeni Hilafet Devleti” ve onu “Neo” yapan? Hiç şüphesiz paylaşımcıların en sık kullandıkları yöntem bölük pörçük dahi olsa, düşmanlar yerine, kanalize edebildiği zayıf dostlar tutmasıdır. İslam tüm dünyada güçlü ve tehlikeli bir muhalefeti temsil eder ve ona apaçık düşmanlık sergilemek ciddi bir zaman ve finans sorununu getirecektir. Şu haliyle bile bu paylaşımcıların en büyük sorunudur ve kimsenin derenin başındakilerle bu kadar uğraşacak zamanı yoktur. Bunun yerine düşmanı tek bir hedefte toplamak ve onu kendine uyacak şekilde yenilemek, işte buyrun size neo-hilafet! İbadet şekillerini ve adetlerin değiştirilmesi, ABD başta olmak üzere kilise vari camiilerin inşaa edilmesi, modernizim adına verilen fetvalar, batılılaşma uğruna ve yüzyılların verdiği geri kalmışlık kompleksi ile türlü taklalar atan, kalabalıkların gözleri önünde maymun edilen islam halkları ve yine yükseliş için sermaye ile içli dışlı olmak, güçlenmek için mafyoz örgütlenmeler kurmak, takiye ve yahut militanlaşmak adı altında kurumlaşmak… Bunların hepsi her cepheden çok ustaca yürütülmüş bir enformasyon çalışmasının ürünü değildir de nedir? Bunların hiç biri hele ki bu denli kısa zaman zarfları içerisinde bu kadar çabuk ve çoğul gelişemez, bu somut örnekler karşısında yapılan bu ve benzeri yorumlara da sadece “şüphe” deyip geçmek de mümkün olamaz. Bunu aklımızın bir köşesinde tutalım ve paylaşımcıların en büyük çekincelerini de; fevri davranarak “birilerinin bu işi bok etmesi”!

Bu yazdıklarımın çerçevesinde islamik yaklaşımlarada beliren değişmeye bir örnekde anarko-islamdır demiyorum daha doğrusu diyemiyorum ama ve lakin anarko-islamcılığı onaylıyan lafazanlıkların bir kısmı bu enformasyonun ürünüdür, değilse de olacakdır diyebiliyorum. Daha önce yine bu forumda şöyle yazmışım; “nihayetinde ne idealizm ne de farklı kılıklarda ki halleri (mesela hümanizm) anarşizmin zemini üzerinde pek durmamıştır yahut iğreti durmuştur. ve işte belki de bu yüzden bu iğreti hallerin devamlı bir “o aslında öyle değilde şöyle, yok yok o da değilde bu” gibi savunmalarıyla dolgundur kulağımız.”

“…demiyorum daha doğrusu diyemiyorum…” yazdım, oradan devam edeyim, diyemiyor olmamın sebeplerini anarko-islam hareketini pratiklerini de açmaya çalışırken belirteyim;

Pakistan asıllı yazar Tarık Ali, şöyle diyor; “Pakistan için problem, Taliban’ın Bin Ladin’e bağlı olan kanadı ve Arap anarko-islamcı korumaları. Bu adamlar, ihtimaller ne olursa olsun muhtemelen savaşır.”[4]

Bu bahsi geçen korumaların sadece basit fedailer olduğunu zannetmek yanlış olur. Heleki son derece “profesyonel” bu “avcıların” namları kendi ülkelerinden bile taşmış ve dünyanın her hangi bir yerinde ki karşı odakları için bir tehdit haline gelmişken. Bu başka bir anarşistin göğsünü kabartır mı bilmiyorum ama benimkini değil… Bu şartlarda değil. Kimdir bu adamlar? Gerçekten varlar mı yoksa çoktan düştüler mi? Birileri bir şekillerde anlatır durur, hep ikinci, üçüncü ağızlardan… Ya da El-kaide’nin, Taliban’ın, Usame’nın politikalarını destekliyorsanız ayrı yaklaşırsınız desteklemiyorsanız ayrı… Bu konumuzun dahilinde değil zaten konumuz dahilinde olan Bin Laden ile beraber anılan hareketin samimiyetle radikal islamcı ve muhtemel bir üçüncü paylaşım savaşında yeni dünya politikasına karşı yine samimiyet ve var gücüyle savaşacak bir cephe olup olmadığına inancınızdır. Eğer cevap evetse ya da öyleler ise tek bir örnek bile bizi anarko-islam hareketine, ortadoğuda yürütülen emperyalist enformasyonun tamami ile bir parçasıdır demekten alıkoyar.

Ama ben fikrimde israr ederim; Anarko islam hareketi anarşist bir hareket olmaktan uzaktır ve şu an ki hali ile biri değilse diğeri kendinden başkasına hizmet edecektir. Ve yine israr ederim ki biz daha bişahr olana dair (bu terim daha çok sufizme eşitlene bilir ve anarşizmin tanımı ile hemen hemen aynıdır) bir fikir yapısını oturtamamışken, henüz bunu incelemeyi biterememiş ve hatta yeni başlamışken sokuşturulmaya çalışılan bu açılımlar masabaşı entelektüellerinin iş güzarlığıdır. Bir dönem de bunu primitizm için yapmadılar mı? Bu coğrafyada henüz primitivistler bir elin parmakları kadarken ve onlar dahi henüz araştırmalarını bitirmemişken bu ülkeye kucak kucak primitivizm yayınları soktular; her kitap rafında, her gazetede ve türlü yayınlarda bunları okuduk ve işte olan oldu, derin bir görüş bu gün her adımda karşımızda bir hobi grubu olarak, dev bir sektör olarak duruyor. Ben anarko-islamcılığı olumlamıyor olabilirim ama en azından bu ilgide ve yahut bunun savunuculuğunda olanlara dostane bir şekilde bu tehlikeleri hatırlatmak isterim.

Bir de Hakim Bey’den örnek alarak şunu yazmalıyım; “Amerikan gizli servisleri sihirli bir lamba keşfetmişlerdi. Onu bir… iki… üç kere ovaladılar ve içindeki cin kaçtı. Gidip “dağların yaşlı adamı” haline geldi.”[5]

Evet, hatırlıyoruz bir dönem neredeyse unutulmuş bu esrarengiz doğulu lider ve onun gözü kara anti-kahramanları; Hasan Sabbah ve Haşşaşiler. Kaç kişinin umurunda ya da aklındaydı Sabbah? Ama birden bire her yanımız bunlarla doldu bütün yayınlar bunlardan bahsetmezse olmazdı; Sabbah, Haşşaşiler, Alamut… Yalan-yanlış bir ton yayın, bir ton bilgi! Tam “Eeeh yeter ya hu!” diyeceğimiz anda farkettik, o suikastçiler, o dağların yaşlı adamı; her şey çoktan olup bitmişti, ikiz kuleler çok önceden yok edilmiş Afganistan’a “yazık olmuş” ve biz o arada tüm bu karalama ve göz korkutma kampanyalarını yalayıp yutmuştuk.

Değişik pratiklerin örnekleri ile devam edelim ve ama yine ikinci, üçüncü ağızlardan gelen örnekler;

Aynı Anarko-islamcı hareketin evet hatta Usame Bin Laden’in büyük maddi manevi destekleriyle açık denizlerde yüksek teknojilerle korsanlık yaptığı duyumları kafa karıştırıyor. Bu duyumlara göre çoktan deniz altı müzesi olduklarını sandığımız korsan gemileri açık denizlerimizdeydi. Bi’şey diyemiyor ve susuyoruz ve bir sonraki dedikoduyu bekliyoruz. “N’olacak?” sorusu çok önemli, çünkü henüz 2000′e girdiğimiz dönemlerde ağızdan ağıza akan Çeçenya’da ki anarko-islamcı milislerin yarattığı coşku Çeçenya’ya döğüşmeye giden anarşistlerin o kılıçlarla kesilmesi üzerine boğazımıza düğümlemişti.

Peki ama nereden beslendi bu fikir? Bu sorunun cevabını araştırmaya çalışalım.

Ali Şeriati; Yüksek öğrenimini Avrupa’da yapmış, Avrupa’da, Afirika’da, Arab Yarımadası’nda yaşamış ve hizmet vermiş bir düşünce ve eylem adamı. Öyle ki; İran devriminin mimarlarından kabul edilir. Anarşist düşünürlerden etkilenmiş ve hatta batı medeniyeti ve marksizm eleştirilerinde bu etkinin izlerini sık sık hissettirmiş, bir islam düşünürü olarak marksizm eleştirilerin de hiç çekinmeden Proudhon’dan alıntılara açıkça ve sık sık yer vermiştir. Molla devriminin gizli servisi tarafından İngiltere’de suikaste uğradı. Öğretilerini kitaplaştırmadı, sohbetleri toparlanıp kitaplaştırıldı.

Bir örgüt:Furkan; Manevi Liderleri Ali Şeriati ve İran Devrim generallerine ve yeni devletin üst isimlerine yaptığı saldırılarla da tanınır. Çoğu kez anarşist, şeytan ve batı uşağı olmakla suçlandılar ama onlar, molların, cihada ve Ali Şeriati’nin öğreti ve öğrencilerine ihanet ettiklerine inanıyorlardı.

Abdülkadir Es-Sufi; “Cihad” kitabını yazdığında bu Türkiye dahil olmak üzere bir çok ülkede kimi müslümanları rahatsız etti. Uzatmaya gerek yok; Cihad, anarko-islam esini için müthiş bir kaynaktır. Sanırım İsmet Özel‘in çevirisin yaptığı baskıları bulmak pek mümkün değil. Cihad; hallice bir teoloji bilgisi ile yetiştirilmiş biri olarak söyliyebilir ki; islam ile ilgli sorunsuz bir kaynak, bilgece ve muazzam bir eser! İlk karşılaştığımda henüz öğrenciydim ve İslami Hareket’ten bir arkadaşımın vesilesi ile okuyabilmiştim. Ama sonra sonra öğrendim ki Es-Sufi kafam da canlandırdığımdan çok daha farklı biriydi.

Kimdir Es-Sufi? İlk ismi (islamı seçmeden önce) Ian Dallas. İskoç kökenli. Şu an İspanya’da ve bir milyon küsur müritli bir tarikatın şeyhi. Ian Dallas yani Es-sufi; Beatles’in meneceri ve Cat Stevens’ın müslüman olma sebebi (evet; Cat Stevens’ın islamı neden seçtiği ile ilgili tüm o fantastik hikayeler yalan Smiley ). Bu kadar da değil; bir dönem Mehmet Ali Ağaca’ya finansörlük yaptığı iddia edilir ve kendisi bir Adolf Hitler hayranıdır! Cihad kitabını henüz daha radikal bir sufistken aldığı yoğun bişahrlık eleştirileri üzerine bu eleştirilere kulak verip kendisini tartmaya başladığı bir dönemden sonra yazdığıda not olarak geçilebilinir.

Çok uzatmadan ve belki sonra devam etmek üzere artık yavaş yavaş sona gelebilirim.

Neticede, İslam, idealizm altında incelenebilinecek bir görüş olsa dahi yüzyıllardır beraberinde taşıdığı romantik etkiler ve henüz “medeni”leşmemiş saf ve temiz yüzüyle, bunun yanı sıra da kapitalizme karşı olanca varlığı ile çıkışıyla yanıbaşımızda. Onunla aynı ekmeği yiyor ve aynı tastan içiyoruz. İlkel-komünal yaklaşımı yani işte o henüz “medeni”leşmemiş yüzü ile aynı ilkel-komünal ve romantik yerlerden beslenebilen anarşist akımı etkileyebilir, etkilenebilir; sosyalist akımları etkilediği ve onlardan etkilendiği gibi.

Kişisel hiç bir yaşantıya sözü olmayan anarşistler eğer devrimci meydanda kendini bu isimle (anarko-islam) tutmak isteyenlere, bu tip niyet ve eylemleri olanlara çaplarınca eleştirel ve belki de daha fazlası desteği verecektir. Ama -en başa dönüyorum- böyle bir eklemleme hassa olduğu kadar yozluğa da meyyal verebilir. Hiç bir fikir bu günden yarına demlenmez. Aceleden ziyade her anarşist gibi kendi inandıklarını kendi yaşamları üzerinde deneyimlemeye çalışmak bu fikrin türkiyedeki öncüleri için ilk çalışma olacak gibi gözüküyor.

Kolay gelsin laugh


Saif 15.08.2007 16:30:07
Hem dindar hem de anarşist olmayı nasıl becerebilecekler her şeye rağmen bunu merak ediyorum ben. Smiley

deniz 15.08.2007 16:31:30
tolstoy okumalısınız.. hem hristiyan hem anarşist olmaya örnektir kendisi.

15.08.2007 16:33:01
hristiyanlık ile islamın düşünsel ve pratik eğilimlerini bir tutarak örneklemen gözümü yaşarttı.

islam ilahi olduğu varsayılan dinlerin arasında kitaplar incelendiğinde en otoriter olanlarından biridir... bu gelenekten gelenlerde anarşinin partiğini ve düşüncesini etkileyeceklerdir. gelmesinler demiyorum benim haddime değil ama yozlaştırıcı etkisi olabilir. bilmem anlatabildim mi.


deniz 15.08.2007 16:38:25
dinler kolaylkla manipüle olan sistemler.. hristiyanlık nasıl bir özgürlük dinine dönüştürülebilyorsa islamiyet çok daha rahat bu kıvam getirilebilir.
teorik bir çalışma ile rahatlıkla bir islam-anarşi formatının yakalanbileceğini düşünüyorum..

meraklısı için islamcı yazar ümit aktaş ın anarşizm kitabını öneririm.

15.08.2007 16:40:36
dinler bu kadar kolay manipüle olabiliyorlarsa dediğin islam-anarşi formatı da gayet kolay manipüle olabilir (tabi bu manipülasyon islama değil anarşiye zarar verir). bunu bile bile önermek cahillik midir yoksa nedir?

Saif 15.08.2007 16:41:02
Dinlerin tamamında emir komuta zinciri vardır, emir verilir yüce bir varlık tarafından ve mutlak surette o emre uyulması gerekir, yoksa ceza gösterilir cısss diye.

deniz 15.08.2007 16:49:04
anarşist islamın yorumu: islamın lailaheillallah düsturu allhfan başka tüm bağlanılası; para, nefis, siyasi, vs. gibi iktidarları dışlayarak insanı bağımsızlaştırır. her ne kadar tanrı iktidar bile görünse aslında bu özgürlüğe rabıta etmek anlamına gelir. yani tanrılarını birlemek ve ona bağlı kalmak özgürlüğe bağlanmak demektir.

15.08.2007 16:51:28
yuh! ruhban sınıflar (gerçi islam dünyasında böyle bir sınıf yok çünkü herkes ruhban) coşsun laugh

racing kerem pasa 26.08.2007 13:06:11
"hristiyanlık nasıl bir özgürlük dinine dönüştürülebiliyorsa..."

bende onu soracaktım; hristiyanlık nasıl bir özgürlük dinine dönüştürülüyormuş?

en temel fark; anarşi bu dünya içindir; dinler öbür dünya için. dinleri anarşiye uydurmak niye? anarşiye reklam kampanyası olsun, daha çok kişiyi anarşiye çekelim diye mi? ortada böyle bir kesin doğru kabul edilen kitap varken özgürlük olmaz. insanlar kim kitaba daha iyi uyuyor diye birbirlerini yerler, yemişlerdir, yiyeceklerdir. at gitsin şu dinleri. ben özgürlük dini görmedim bugüne kadar. dinler tarihleri boyunca her zaman baskıcı olmuşlardır, oturup da anarşiyle bunları yanyana koymak, aynı potada eritmeye çalışmak saçmalıktır. "aslında dinler iyiliği doğruluğu öğretir de bilmemne..." evet bütün dinler nedense iyiliği, doğruluğu, hoşgörüyü falan öğretir ama nedense her zaman en çok kan dinler adına akıtılır. yani bu yüzbinlerce sağlaması olan basit bir denklemdir din=zulüm.

kilisesiz hristiyanlık olmaz. hristiyanlığı isa kurmamıştır. isa'yı kendi kaline bıraksalar, çok geçmeden unutulurdu. kendi zamanında havarilerinin bir avuç olması bunun kanıtıdır. incil isanın ölümünden 30 ila 60 yıl sonra yazılmıştır. hristiyanlığı kuran ve yayanlar, bu kitabı yazan ve yazdıranlardır. insanların günahlarını üzerine alıp çarmıha gerilmek bir dini böylesine yaymak için yeterli değildir. bir dinin hristiyanlık gibi, islam gibi yayılması için kurumsallaşması gerekir. yoksa müminlerin sayısı 13ü geçmez. herneyse sonuç olarak, dini çok tehlikeli bir bela olarak görüyorum ve yanımda yöremde istemem.

ayrıca tolstoyun hem hristiyan hem de anarşist olduğunu düşünmüyorum. onun hristiyanlığı biraz eksiktir.

pearl972 26.08.2007 13:18:49
anarşi kavramına dini sokmak kadar saçma bir şey olabilir mi?hem anarşist hem dindar!pilav üstü aşure.dinler değil mi bize otoriteye itaat edin diyen.anarşist dindar arkadaşlar .egemenler hep haklıdır dinsel öğretide .bu yada şu olması önemli değil.burda imam, orda papaz,diğerinde haham.farkı ne?karşı olduğunuz isyan ettiğiniz kim,ne ? a kişisinin söylemimi ,b'de aynı şeyleri söylüyor.değişen ne?anrşist dindar diye bir şey olmaz.anarşizmin ruhuna aykırı bu.kendinize başka bir izm seçseniz yada oluştursanız daha iyi edersiniz.

ice 26.08.2007 14:10:10
Anarşizmin kendisi her türlü dogmatizme karşı bir başkaldırı çağrısı iken anarşinin eylemi ideolojik bağnazlığa karşı bir başkaldırı iken, kurumsallaşmış bir inanç ve ritüeller sistemi olan dinin anarşiyi kabullenmesi yada hiyerarşi ve tahakkümün kadim düşmanı anarşinin dini içine sindirmesi sadece entellektüel bir fanteziden ibarettir.

jeffrey 26.08.2007 14:18:34
evet anarşi otorite reddi;tanrı-devlet tamamen özdeş.
fakat yine anarşinin tanımına bakarsak:sen anarşistsin sen değilsin olayı olamaz;neye göre ve kime göre?din güzeldir,manevi doyum sağlar.anarşistseniz ve dindarsanız öyle kalmalısınız;yaşadıklarımız düşündüklerimizden çok daha önemlidir.

26.08.2007 18:21:45
din kavramının içi boşaltılmışken bunu tartışmak yerinde olur mu ?
eğer bir tanrı yaratıp onla sokakta kol kola gezip , beraber küfür ettiğiniz bir ortamda tanrının dogmatizmi mi kalır ?
kendi dinini oluşturan insanlarda vardır.mümini olmayan , bireysel dinler.

ama ice cream, ın dediklerinin üzerine yorum yok tabi Smiley

anka 26.08.2007 18:37:26
anarşizm dine karşı değil midir?karşıysa anarşist dindar nasıl olur?


Sayfa: [ 1 ] 2