|
||
| Tiyatro gercekte bir sanat dalidir bunu hepimiz biliriz. Ama bunun yanisira ciddi ciddi bir yasam bicimi midir? Olabilir mi? (Simdi aklima "sahne tozu yutmus insan iflaz olmaz" sozu geldi de bir sorayim dedim) |
||
|
||
| Benim için tiyatro; hayatın, seyirci koltuğundan para ile seyredilen kısmıdır... Günümüz tiyatrocuları için de hayatın gerçeği olan "para"nın kazanılması için yine hayatı sözlü ve hareketsel yöntemlerle anlatmak/ifadelendirmektir... Bugünün insanı için "tiyatro bir yaşam biçimidir" demek sanırım çok romantik olur... Tabi ki söz tiyatrocu arkadaşların; benimki sadece küstahlık... |
||
|
||
| Teşekkür ederim denge.. Tiyatro bir yaşam biçimi midir? Evet öyledir.Bizler hayatta,alt görevler adı verilir psikolojide,bir takım roller üstleniriz. Kimimiz doktor,kimimiz öğretmen,kimimz sekreter.kimimiz eczacı ve kimimizde esnaf.. Her ne olursak olalım hangi mesleğe mensupta olsak sadece saatleri içinde o mesleğin kıyafetiyle gezer öyle davranırız.Oysa durum tiyatroda biraz şekil değişir,;çünkü herhangi bi mesleği sırf para kazanabilmek için icra edebilirken tiyatroyu sevmeden yapamayız.Salt sevgi ve getirisinde yetenek işidir.Ve ısrarcı olabilmek iyi bi yerlere gelebilmek için mücadele edecek azmi yakalamakta sevgiden,benimsemekten ve bir yaşam şekli haline getirmekten ileri gelir. Tüm bu sözlerin üzerine diyebilirim ki.. Evet tiyatro bir yaşam şeklidir! |
||
|
||
| bütün meslek kolları bir şekilde avuntu içindir ama günümüz sisteminde bunun adı avuntudan daha çok hayatı idame ettirmeye dönüştü. tiyatro yaşam şekli olamaz. yaşamına bir parça katarsın, ki yaşamın bir kaç parçadan oluşuyordur zaten bunlardan biri de tiyatro olabilir - sevenlerine - onun dışında bir yaşam şekli değildir... ayrıca sevmeden de hiç bir mesleği yapamayız. ben bugün öğretmensem, sevdiğim için yapıyorumdur ya da ilk başta söylediğim gibi hayatı idame ettirmek için ya seve seve yapıyorumdur, ya da diğer versiyonuca... isteyerek emek vermek diyebiliriz belki tiyatroya veya sanatın diğer dallarına veya daha geniş pencereden bakarak... |
||
|
||
| Şu hayatta sevmeden sırf çoluğuna çocuğuna bakabilmek adına,karnını doyurmak sevdasına çok fazla iş yapan var.. Sanırım siz dünyaya uzaksınız sayın istanblue.. Tiyatro sizin için bi hayat tarzı olmayabilir,ama benim için ya da bi başkası için evet.Kesin yargı yürütemezsiniz. Kişiye göre değişir. Herkesin yaşamının odak noktası farklıdır. |
||
|
||
| senin kast ettiğin dünyadan belki de uzaktayımdır ve açıkçası yakınlaşmamak da bayağı cazip geliyor. bir insan karnını doyurmadan üretemez. tükenir biter. ütopik açısından bakmaktan daha ziyade, parmağını gözümüze sokanları görmeyi yeğlerim ben. sen farazi bir dünyada yaşa, dilediğince.... benim için hayat tarzı değildir ve tiyatro dışında olanlar da hayat tarzı değildir. tarzımın içinde barınırlar sadece ve öyle kalırlar bana katarlar neşelendirirler. hatta en önemlisi çiğğğğğ laflarıyla midemi bulandırmazlar
|
||
|
||
| benim için hayat tarzı değildir ve tiyatro dışında olanlar da hayat tarzı değildir. tarzımın içinde barınırlar sadece ve öyle kalırlar bana katarlar neşelendirirler. hatta en önemlisi çiğğğğğ laflarıyla midemi bulandırmazlar Bak ne güzel sende söylemişsin.. Yani birilerinin hayat tarzıyken başkalarının olmayabiliyor.Buda kesin yargı güdülmeyeceğini gösteriyor..
|
||
|
||
| ha şimdi ben senin yazının altına yazdım diye seni baz aldığımı mı sanıyosun, öyle bir düşüncem olmadı hiç... tezini çürütmek gibi bir zahmet içinde de değilim ![]() dediğim gibi, ütopyamız geniştir... |
||
|
||
| ve benim değindiğim konu, hayat tarzı olmamasıdır... | ||
|
||
| Genişliğine sözümüz yok efenim.. Ütopyalarınız eleştirel baktığınız konuyu tam manasıyla doyurmaya yetmiyor diyoruz.. Herzamanki gibi.. |
||
|
||
| Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosunda çalışan arkadaşlarım var. Yönetmenleri,yazarları ve çevirmenleri Onur Erdoğan. Arkadaşlarım dediğim sinema televizyon master ını tiyatro sebebiyle bırakmış olan Murat Emre ve Hakan Taner Yıldırım. Azad Koca yı da az çok tanırım. Neyse. Hatta en son, Darıo Fo nun "Klaksonlar,Borazanlar ve Bırtlar" adlı oyununu yorumlamışlardı. Hiçbiri yaşamlarını zorla idame ettirebilecek üç-beş kuruş dışında bir gelire sahip değiller. Hatta aslında dizilerde kariyeri olan Güzin Sönmez adlı oyuncu da bu tiyatroda oyuncu olarak bulunuyor son oyunlarda herhangi bir getirisi yok kendine. Bu insanların tüm hayatı tiyatro. Provalar ve teks ler ile uğraşıyor gidip geliyor,sabah kalkıp akşam dönüyorlar hergün. 1 ya da iki ay boyunca da hafta sonlarında sahneleyecekleri oyunu diğer günlerde de önlerindeki çalışmanın prova ve hazırlıkları ile uğraşıyorlar. Bir kısmı istese başka türlü kariyer yapabilecek durumda eğitimleri ve uğraşları dahilinde. Ancak bu iş öyle bir adımda en tepeye çıkma veya para için yapılmıyor hele ki tiyatro izleyicisi geleneği oluşmamış ülkemizde. Sonuç olarak tiyatro eğer amaç bu ise zaten odaklanmayı ve yaratımı gerektirdiğinden yaşam biçimi olmak durumundadır. Aksi zaten onu araç etmek olur ki bu her sanat dalı için olumsuz bir bakış açısıdır bana göre. |
||
|
||
Haklısın sahne tozu yutan bi kişi kolay kolay iflah olmaz ama ortada bu kadar torpil varken ünüversite hayal oluyo ee böylece malesef asıl hakedenler alaylı olarak yetişiyor
|
||
|
||
| Alaylı ya da okumuş.. ne farkeder ki? sonuçta birçok üniversite belgeli insan dolaşıyor ortada fakat yüzdelik dilimde kaçına aydın,kültür sahibi bilgili diyebiliyoruz ki? okula girememek sorun değil yeni bir arayışa çözüm olmalı diye düşünüyorum
|
||
|
||
zaten benim amacım soruna değil çözüme ortak olmak
|
||