SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Antropoloji

Konu: Yaradılış Efsanesi

Sayfa: [ 1 ] 2 3

naturalbornlover 13.08.2007 01:51:52
Yaradılış Efsanesi

Seni çamurdan yarattik-Efsanelerden islamiyete
"And olsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık. Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir." (Mü'minün, 12-16 ayetler.) Islam'ın kutsal kitabı Kur'an ilk insanın yaratılışını böyle anlatır. Daha bir çok surede aynı açıklamayı okuyoruz: "Hakikat Biz onları cıvık çamurdan yarattık."(Es Safaat,11), "O, insanı bardak gibi çınlayan kupkuru bir balçıktan yarattı."(Er-Rahman,14) Sad Sures'nde ise, insanın yaradılışından tedirginlik duyan şeytanla Allah tartışıyor:

"Rabbin o münazara zamanında meleklere demişti ki: 'Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın: Bütün melekler toptan secde etmişlerdi. İblise gelince, o büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştur. Allah: 'Ey Iblis, kudretimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlandın mı?' dedi. Iblis :'Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın' dedi." (Sad:71-76) Kur'an'a göre, Adem çamurdan yaratılmıştır, sonra onun kaburga kemiğinden Havva, sonra ikisinin birleşmesinden Habil ile Kabil. Öykü uzar gider.

Sıtkı Luksor Tapınağında

Sıtkı dinine bağlı bir gençti. Namazını, orucunu hiç kaçırmazdı. Imam Hatip mezunuydu. Bütün amacı daha da derinleşmekti. Süleymaniye'nin arka sokaklarında otururdu. Babası manifaturacıydı. Geceleri, Kur'an ve Hadis kitapları okurdu. Meraklı bir gençti, felsefeyle ilgilenirdi. Bütün düşüncesi, Mısır'da El-Ezher'de okumaktı. Babası sonunda kararını verdi. Elindeki avucundakiyle, Sıtkı'yı Mısır'a yollayacaktı. Oğlu, orada okuyacaktı. Dünyalar, Sıtkı'nın olmuştu. Mısır, Sıtkı'yı büyülemişti. Gezecek, görecek, araştıracaktı. Bir gün, ünlü Luksor Tapınağı'nı gezmeye başladı. Elinde bir katalog vardı. Sayfalarını karıştırdı. O ne? Ne kadar ilginç bir kabartma resmiydi. Hemen altındaki yazıyı yutar gibi okudu: "Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu'yu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratırken görüyoruz."

Sıtkı'nın kafasında birden şimşekler çaktı. Soluğu kabartmanın önünde aldı. Aklına, Kur'an'daki sureler gelmişti. Kur'an, ilk insanın çamurdan yaratıldığını söylüyordu. İşte, önündeki kabartmada, öküz başlı Mısır tanrısı Khnemu, bir çömlekçi ustalığıyla, çamura biçim verip insanı yaratıyordu. Hem de Kur'an ayetlerinin inişinden yüzyıllar öncesine ait bir kabartmaydı bu.."Allah, Allah.." dedi.

Düşüncelere daldı Sıtkı. Acaba, eski çağların, diğer uygarlıklarında yaratılış öyküleri nasıldı? "Tanrılara sormalı" diye düşündü. Sonra kendi kendine kızdı. Ne biçim şeyler düşünüyordu. Mısır'da öğle sıcağı ne kadar bunaltıcıydı. Gevşedi.

Luksor Tapınağının loş bir köşesinde tatlı hayallere bırakmıştı kendisini. Birden silkelendi, araştıracaktı. Sıtkı, eski efsaneleri, mitoloji ve arkeoloji kitaplarını topladı. Durmadan okuyor, kitap sayfaları arasından tanrıları çağırıyor, onlarla konuţuyordu.

Zeus da çamuru kullanmış "Ey yüce tanrı Zeus, in bakalım Olimpos dağından. Yanına Prometheus'u da al gel bakalım."

Böyle bağırıyordu Sıtkı, Olimpos Dağı'na karşı. Zeus da şaşırmıştı. Aşağıda bir ademoğlu kendisine emrediyordu.

Olacak iş miydi? Vardır bir hikmeti diye düşündü Zeus. Prometheus'u da yanına aldı, merakla indi.

"Önce sen anlat Prometheus, anlat bakalım insanı nasıl yarattın?"

"Ey ademoğlu, 2000 yılının adamı, anlatayım" dedi Prometheus. Falso vermemek için iyice düşündü ve söze başladı:

"Babam Titan Giapeto, Zeus ile savaş halindeydi. Ağabeylerim Menezius ve Atlas'ı, gaddar Zeus cezalandırdı. Ben savaşa katılmamıştım. Fakat, Zeus'u da hiç sevmedim. Çünkü, evrenin dört köşesinde yaşanan acılara tatsızlıklara karşı çok ilgisiz davranırdı Zeus. Nefret ederdim ondan. Sonunda kararımı verdim. Kendim gibi duygulu varlıklar yaratmalıydım.

Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum. Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk

ölümlü yaratıklar oluştu böylece."

"Ey Prometheus, neden çamuru kullandın?" diye sordu Sıtkı.

"Bilmem ki," dedi Prometheus. "Ben, önceki tanrılardan böyle gördüm. Böyle terbiye aldım. Örneğin, Zeus da böyle yaratmıştı insanı."

Onlar nereden bileceklerdi Sıtkı'nın ne düşündüğünü? Kur'an'ı okumamışlardı ki..Elindeki mitoloji kitabına baktı.

Prometheus, doğru söylüyordu. Hışımla Zeus'a döndü: "Sen anlat bakalım gaddar tanrı, sen nasıl yarattın insanı?"

"Namlı, şanlı Hephaistos'u çağırdım hemen, 'bir parça toprak al, suyla karıştır' dedim. 'İçine insan sesi koy, insan gücü koy. Bir varlık yap ki, yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin.' Koca Hephaistos, topal tanrı, hemen yaptı dediğimi. Bir kız biçimine soktu toprağı. Ses koydu içine. Ve, Pandora adını koydu. İşte, böyle yarattım insanı."

İyice terlemişti Sıtkı'nın karşısında Zeus. Koca yunan tanrısı, yalan söyleyecek değildi ya. Milattan önce 8.yüzyılda yazılan Hesiodos Destanı da aynen öyle anlatıyordu olayı.

"Ey Zeus, insanı yaratmak için çamurdan başka bir şey bulamadın mı?" diye sordu Sıtkı. Örneğin, demirden veya taştan yaratılsa, belki insanın mayası daha sağlam olurdu. "Bizde adet böyledir," dedi Zeus. "Benden önce,Marduk da böyle yaratmıştı insanı."

Sümerlerdeki ilk harç

"Peki, dönün bakalım yüce dağınıza," diye emretti Sıtkı. Bu sefer aklınaMarduk takılmıştı. Sümer tanrısıydı, Marduk.Mezopotamya'da yaşardı. Kitabına baktı. Ilk Sümer dönemine dayanan ve milattan önce 7. Yüzyıla ait olan tabletler, 1914-1929 yılları arasındaki arkeolojik kazılarda bulunmuştu. Oluşma tarihi dörtbin yıl öncesine uzanan Sümer Efsaneleri'nde, "Enuma-eliş Destanı"nda tanrı Marduk'tan söz ediliyordu. Sayfaları karıştırdı Sıtkı. Karıştırırken, Dicle ile Fırat'ın birleştiği bereketli topraklarda buldu kendini. "Marduuuk" diye bağırdı. Marduk hemen gelmişti. "Söyle derdini ademoğlu" dedi. "Olimpos'un tanrısı Zeus senden söetti.Anlat bakalım insanı nasıl yarattığını" dedi Sıtkı. "Bizim eski tanrılar, yaptığım işlerden dolayı teşekkür etmişlerdi bana. Hallerinden çok memnun olduklarını, ancak kendilerine hizmet edecek, tanrı niteliği taşımayan bir yaratığa ihtiyaçları olduğunu söylemişlerdi. Bunun üzerine, ben de Ea'nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu'nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."

Bu kadar da benzerlik olur mu iye düşündü Sıtkı. Yoksa Marduk palavra mı atıyordu? Kitabından "Enuma-eliş Destanı"nı buldu. Okudu. Hayret!..Sadece Enuma-eniş'te değil, Ullikumi, Sankhuniaton gibi diğer Sümer efsanelerinde de yaratılışın ilk harcı olarak çamur kullanılmıştı. Marduk'a teşekkür etti. "Kafamı iyice açtın sevgili Marduk" dedi. Marduk da şaşırmıştı. Kimdi bu ademoğlu? Nasıl olur da yüce tanrıları sorguya çekerdi? Zeus kendisine önceden haber vermiţti. "Aman dikkat et," demisti.

"Bu Sıtkı dedikleri 2000 yılının adamı." Marduk, "Ben de Aruru'yu arayayım" diye düşündü. "Ne de olsa dayanışmak zorundayız bu devirde. Ademoğulları işi azıttı."

Gılgamış'ta da yaratılış çamurdan

Sıtkı okuyordu, sürekli. Bir ara eline Gılgamış Destanı geçti. Daha önce okumuştu. Fakat yaratılış açısından hiç incelememişti. "Okuyalım bakalım" dedi kendi kendine. Birden karşısında Aruru belirdi Sıtkı'nın. Bulunmaz fırsattı. "Ey yüce Aruru," dedi Sıtkı, "Bir inceleme yapıyorum, tüm tanrılara soruyorum, insanı nasıl yarattınız diye?" Aruru, hazırlıklıydı. Marduk'tan bilgi almıştı. Karşısındakinin kül yutmayacağını biliyordu. "En iyisi doğruyu anlatmak," dedi ve başladı konuşmaya: "Büyük gök tanrısı Anu -ki, kendisini ben yarattım- Uruk halkının ah ve figanlarını dinlemişti. Beni çağırdı. 'Sen,' dedi, 'Beni yarattın, şimdi de fikrimi yarat.' Bunu duyar duymaz, Anu'nun fikrini kalbimde yarattım. Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda, kahraman Engidu'yu yarattım. Çamurdan yarattığım Engidu, demir gibi serttir. Bütün gövdesi kıllardan simsiyahtır. Kadın gibi uzun saçları vardır." "Doğru söylüyor," diye düşündü Sıtkı. Gılgamış Destanı'nı hatırlamıştı. Fakat şimdiye kadar çamur meselesi ilgisini çekmemisti.

Simdi, hersey kafasında yerli yerine oturuyordu. Bereketli toprakların efsanelerinde ilk harç, çamurdu. Önce böcekten, olmayınca çamurdan..

Acaba uzak diyarların tanrıları da insanı çamurdan mı yaratmıştı? "Çinliler ilginçtir," diye düşündü Sıtkı. "Bir de onlara bakalım." Kitapları okumaya devam etti. Çin Efsaneleri bölümünü buldu. Tanrı Pen-gu'dan bahsediliyordu. "Pen-gu" diye seslendi. Zümrüdü Anka'nın kanadına binerek geldi Pen-gu. "Anlat bana yüce Pen-gu," diye sordu Sıtkı. "Sen nasıl yarattın insanı?"

"Ben çok kuvvetliydim," dedi Pen-gu. "Havayı toprak ve yeryüzü olarak ikiye böldüm. Sonra öldüm. Nefesimden rüzgarlar, sesimden gökgürültüsü, gözlerimden güneş ve ay, vücudumdan dağlar, kanımdan ırmaklar ve denizler, saçlarımdan yıldızlar, terimden de yağmur meydana gelmiş. Daha sonra çürüyen bedenimde kaynaşan böceklerden insanlar oluşmuş."

"Hah!" diye bağırdı Sıtkı. "İşte şimdi değişik bir öykü buldum. Demek Çinliler böcekten geliyorlar." "Daha bitmedi, sabırlı ol," diye seslendi yüce Pen-gu, bilge bir tavırla. Ve devam etti. "Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek insanlığı yok etti. Bunun üzerine tanrıça Ngüho, yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı." "Hayret," dedi Sıtkı. "Demek Çin tanrıları da insanı çamurdan yaratmışlar." Pen-gu'ya tesekkür etti.

Tevrattan Kur'an'a:

Nereye al atmışsa, önüne çamurdan yaratılış çıkmıştı. Evet, hepsi birbirinden "kopya çekmiş"ti. Acaba, Tevrat ne diyordu?

İşte bulmuştu, okudu: "Ve Allah dedi: 'Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım/Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allah'ın suretinde yarattı./Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve Adam yasayan can oldu./Fakat adam için kendisine uygun yardımcı bulunmadı./Ve Rab Allah Adam'ın üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı./Ve Rab Allah Adam'dan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu Adam'a getirdi.." Adem ile Havva'nın ilk günahları ve cennetten kovuluşları ile devam eden bu yaratılış öyküsü, hemen hemen aynen Kur'an'a geçmişti.

Neden Çamur?

"Neden çamur?" diye düşüdü Sıtkı. Kimbilir, belki de atalarımız, kendilerine son derece gerekli olan, tüm ihtiyaçlarını karşılayan su ve toprağa özel bir önem vermişlerdi. Su ve toprak birlrşince çamur oluyordu. Zaten günümüze değin gelen büyük efsaneler, soyut düşünce sistemleri, Dicle'nin, Fırat'ın, Nil'in, Indus'un, sulak ve bol çamurlu topraklarından yeşermişti. Büyük uygarlıklar yaratan bu topraklar, zengin efsanelere de yataklık etmişti. Bin yıllar öncesi insanlarının su ve toprağa olan bu şükran borçlarını anlamamak mümkün değildir.

Ortadoğu Tanrılarının Etimolojik Gelişimi:

Ortadoğu'da çeşitli dönemlerde yaşayan halkların tanrılarının adları ilginç bir evrim gösterir: Ibraniler'de kâh "Yehova" kâh "Elohim" olur. Tevrat'taki bu iki tanrı adı Yehova ve Eloha'nın geçtiği satırlara dayanılarak metin ayrılıkları saptanmış.

Aramice "elah" kelimesi ile Tevrat'taki bu "eloha" kelimesi, Incil'de Isa'nın ağzından, "Eloi, eloi, Lama sabachtani" (Tanrım, tanrım. Beni niçin bıraktın) biçiminde görülür. Islam öncesi Araplar'da erkek tanrı için kullanılmış olan "ilah" kelimesi de Islamiyet'ten sonra ufak bir gramer türetilmesi ile "Allah" olur. Kur'an'ın bazı surelerinde yer yer "ilah" kelimesine de rastlanır.

(Turan Dursun'un, "Din Bu, 4. Cilt" adlı kitabından alinmistir)

"Insan Çamurdan Yaratıldı" Efsaneleri Özeti:

Kutsal kitaplarda sözedilen "insanın çamurdan yaratıldığı" fikri, kutsal kitapların ortaya atılmasından çok daha önceki çağlarda yaşayan insanların eserlerinde ve efsanelerinde görülmüştür. Bu durum, kutsal kitapların içine bu eser ve efsanelerden alıntı yapıldığının, kutsal kitaplarin bir Tanrı/Allah-varsa eğer- tarafından değil, kendilerine peygamber adını veren zamanının toplum lideri olabilecek kabiliyette insanlar tarafından yazıldığının (hazırlandığının) somut bir göstergesidir. Bu efsane ve kutsal kitapların ifadeleri şu şekildedir:

1)Gılgamış Destanı: "Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda ,kahraman Engidu'yu yarattım."

2)Sümer'lilerin Enuma-eliş Destanı: "Bunun üzerine ben de Ea'nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu'nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."

3)Çin Efsanelerinden: "Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti. Ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı."

4)Mısır'da Luxor Tapınağı'nda bulunan kabartma bir resim: "Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratıyor."

5)Hesiodos Destanı. "Namlı, şanlı Hephaisdos'u çağırdım hemen. 'Bir parça topral al, suyla karıştır' dedim. 'İçine insan sesi koy, insan gücü koy."

6)Yunan Efsaneleri'nden: "Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)

7)Tevrat'tan: "Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu."

8) Kur'an, Mü'minün 12-16: "And olsun ki Biz insanı süzme çamurdan yarattık."

9) Kur'an, Es-Safaat 11: "Hakikat Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık."

10)Kur'an, Sad 71-76: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın."

alıntıdır..


biraz uzun ama incelenmeye değer bir yazı olmuş... afro

akrepv 13.08.2007 02:24:58
gerçektende incelemeye değer bi yazı olmuş,ta gılgamış destanından,sümer ve mısırlılardan günümüze kadar
dinlerdeki yaradılış efsanesinin birbirinin kopyası olduğunu apaçık gösteriyor,ama inan bana bunada mutlaka bi kulp bulur yobaz dinci olanlar çünkü a.s(ankilozan-spondilit) hastası gibidirler azcık eymeye çalış darmadağınık olacaklarını bilirler,kazık yutmuş gibi dururlar öyle karşında hiçbitürlü ikna edemezsin doğru olabileceğine...

sina 13.08.2007 02:57:07
sevgılı akrep yazıyı okumakla bırlıkte yorumunuda degerlendırdım ve yazı hakkında yorum yapmak yerıne sana dıkkate alırsan bır kac kelıme sarfetmek ıstıyorum...ınanan ınsanların, bu baslık altında muhakemeyı derınlestırmeden kutsal kıtapların bırbırınden calıntılarla dolu oldugu vurgusunu yakalamaları ıle red edeceklerı olguları halı hazırdadır ve senın bu yorumun ınsanlrın muhakeme etmesıne engel olacaktır kanımca cunku etkıye karsı tepkı surecını baslatmıs oluyorsun.
 İnanan bırı olarak senden soyle bır rıcada bulunmak ısterım;konu ıle alakalı fıkırlemızı ortaya koyup bunları muhakeme edelim ınsanları gruplayıp dıncı yobazlar gıbı tabırlerden uzak duralım cunku boyle bır yaklasımın hıc kımseye faydası olmaz aksıne sadece karsılıklı didişme zemini olsuturur.hak verırsınkı sen dıncı yobazlar dersen boyle bır baslık altında yazıya karsı cıkan her bıreye onlarda aynı sertlıkde sana yanıt vereceklerdır ve gerek yok dıye dusunuyorum bu kısır donguye.
 Tasarruf senın...

entropii 13.08.2007 03:06:24
yer yüzünde sadece cinler melekler ve varken mana itibariyle insanda hiç bir kuvve acıga cıkmamıstı cunki piramidin madde boyutuna denk gelen insan denen varlık meleklerin ve cinlerin fitne fesat cıkarıcı varlıklardır demesine muhattaptı.bu yuzden hucresel beden olan yada (insansı) adem e allah ruhundan üfleyerek meleklerin ve cinlerin acıga cıkaramayacagı kuvveleri acıga cıkaracak olan yer yüzündeki halifeye donusturmustur.yeryüzündeki halife olmanın sırrı budur. kaldıki öz itibariyle butun varlıklar nurdur ancak allahın yaratma-hayal etme durumuna göre cinler daha az yogun haliyken nur un insanlar daha yogun halidir.burda esas olan insanın kendisinde mevcut olan esmaları ortaya cıkarabilmesi yani kemalatını tamamlamasıdır.hz adem diye isaret edilen varlıkta bunu gerceklestirmistir.bu yüzden bütün meleklerin secde etmesi gerekliliği doğmustur.esas itibariyle bir cesit cin olan (daha az yogun nur yapı) seytan insandaki bu durumun karısında acze düsmesi yani bir nevi insandaki esma bilesimleri karısında kapasite olarak yetersiz kalması secde etmemesine neden olmustur. ve seytan heran yeryüzünün halifesinden ortaya cıkabilecek esmai ilahiyenin ortaya cıkmaması icin mücadelesine devam etmekte..
zaten kronolojik olarak bakılırsa hz ademin yaratılması ilk sıradadır.gilgamis vs destanlar sözüm ona bu efsaneden önce değildir Smiley

naturalbornlover 13.08.2007 03:06:29
yer yüzünde sadece cinler melekler ve varken mana itibariyle insanda hiç bir kuvve acıga cıkmamıstı cunki piramidin madde boyutuna denk gelen insan denen varlık meleklerin ve cinlerin fitne fesat cıkarıcı varlıklardır demesine muhattaptı.bu yuzden hucresel beden olan yada (insansı) adem e allah ruhundan üfleyerek meleklerin ve cinlerin acıga cıkaramayacagı kuvveleri acıga cıkaracak olan yer yüzündeki halifeye donusturmustur.yeryüzündeki halife olmanın sırrı budur. kaldıki öz itibariyle butun varlıklar nurdur ancak allahın yaratma-hayal etme durumuna göre cinler daha az yogun haliyken nur un insanlar daha yogun halidir.burda esas olan insanın kendisinde mevcut olan esmaları ortaya cıkarabilmesi yani kemalatını tamamlamasıdır.hz adem diye isaret edilen varlıkta bunu gerceklestirmistir.bu yüzden bütün meleklerin secde etmesi gerekliliği doğmustur.esas itibariyle bir cesit cin olan (daha az yogun nur yapı) seytan insandaki bu durumun karısında acze düsmesi yani bir nevi insandaki esma bilesimleri karısında kapasite olarak yetersiz kalması secde etmemesine neden olmustur. ve seytan heran yeryüzünün halifesinden ortaya cıkabilecek esmai ilahiyenin ortaya cıkmaması icin mücadelesine devam etmekte..

nerden bu kuran'dan mı?

sina 13.08.2007 03:10:34
cinlerın acıga cıkaramayacagı kuvvetlerden kastın ne entropi ? bı dıger sorumda su ; ıslamda ustunluk kavramında esas olan takvadır ve bu dın ınsanlara gonderıldıgı gıbı cınlerede gonderılmıstır takva ustunluk sebebı ıse ınsandan ustun cınler olamazmı ve bu bakıs acısı ıle daha fazla nurlanma kavramının onemı nedır?

entropii 13.08.2007 03:11:20
bunu biraz somutlastırırsak 124 bin peygamber ortalama 200 yıl alrısak 124 bin carpi 75 9 milyon yıl falan ediyorki gilgamisin esamesi bile okunmaz bu durumda Smiley kaba bi hesap bu 75 ortalama peygamber omru almaya calıstım sadece kronolojiye vurgu icin yaptım bu hesabı

zuğaşi berepe 13.08.2007 03:11:47
gerçektende incelemeye değer bi yazı olmuş,ta gılgamış destanından,sümer ve mısırlılardan günümüze kadar
dinlerdeki yaradılış efsanesinin birbirinin kopyası olduğunu apaçık gösteriyor,ama inan bana bunada mutlaka bi kulp bulur yobaz dinci olanlar çünkü a.s(ankilozan-spondilit) hastası gibidirler azcık eymeye çalış darmadağınık olacaklarını bilirler,kazık yutmuş gibi dururlar öyle karşında hiçbitürlü ikna edemezsin doğru olabileceğine...
dinci yobaz bir kardeşin olarak buna bir kulp bulma ihtiyacı hissettim;
yukarıdaki kutsal kitapların asıl itibari ile kaynağı Allah'tır.yani aynı kaynaktan gelen bu kutsal kitapların benzer yönlerinin bulunmasından mantıklı ne olabilir?
sizlerinde bildiği gibi kur'an dışındaki tüm kutsal kitaplar tahrife uğramıştır.ama bu değişimde kitapların baştan aşağı her kelimesi ile değiştiğine dair bir iddia yoktur.yani değişen bu kitapların bazı konularda değişmeyen bazı yerlerinin bulunduğu söylenebilir.yazı ya göre de yaratılış konusunda kitapların birbiri ile benzerlik olduğunu ortaya koymakta.
anlaşılması gereken nokta görmek istemediğiniz;bütün kitapların ana hatları itibari ile ortaya koyduğu yaratılış konusundaki fikir birliğidir.bu fikir birliği yaratılışın gerçekleştiğinin açık kanıtlarından biri değilmidir?

entropii 13.08.2007 03:16:09
insan mana olarak madde boyutuna muhattaptır bahsettiğimiz diğer varlıklar daha cok mana boyutuna muhattaplar. insanın farkı su kendisindeki esma bilesenleriyle madde boyutundan mana boyutuna da hakim olmaları mumkundur. insan kemalatı olmadan once iblis cinlerin basıydı yani en iyi cin iblis bu manada iblis le herhangi bir peygamberin kuvveleri tartısılamaz sanırım. yogunluk derken insan denen varlık allahın tecelliyat boyutunun cok yogun halidir yani nurun cok fazla konsantre halidir cinlere göre daha cok özkütleye sahiptirler de diyebiliriz Smiley bu yuzden cinlerin hiç bir yönüyle insandan üstünlükleri yoktur zaten melekler ve cinlerin insana secde etme espirisi de bunu keşfetmelerinden kaynaklanmısıtr. seytan da kesfetmistir ama hazmedememistir.  hazımsızlık sorunu gunumuz insanının basına cok deertler acmakta zaten:)

naturalbornlover 13.08.2007 03:16:57
6)Yunan Efsaneleri'nden: "Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)


zannediorm yunan efsanelerinin herhangi bir kutsal kitaba dayanmadığı açıktır. bu efsanlerle kurandaki bir çok anlatılan hikayenin benzeşmesi nasıl açıklanabilir.. İlk kadının yaradılışıyşla ilgili efsaneyle Havva'nın benzerliğini farklı bir konuda yazmıştım.. Doğal olarak ikisnin birbirinden bu kadar esinlenmiş olması sizce de garip değil mi...

sina 13.08.2007 03:19:54
konu hakkında yanı yaratılıs efsanelerının bırbırı ıle aynı olması noktasında cıkısımız ıslamda yaratılan ılk ınsan yanı hz adem olmalıdır kı ınan ınsan bunu boyle yorumlar ve soyle bır yola cıkarız; ılk ınsan adem ıse ve anlatılan yaratılıs hıkayesı kuranda anlatılan gıbı vuku bulduysa ondan sonra meydana cıkan dınlerde bu benzerlıklerın mevcut olması bızı ırdelemezki hatta fıkrımızın aksını soylemez...
  ve sız soylemeden ben bı antı fıkır olusturup kendımı soyle sorgularım;
hz ademın tarıhını yazan ılk kutsal metın dıye kabul ettıgımız eser tevrattır ve sızın bahsettıgınız kaynaklar tevrattan cok daha evvel yazılmıs cızılmıs eserlerdır yada yazmalardır evet bu bakıs acısı ıle haklısınız tevrat yazılmadan daha evvel dıllenmıs bu yaratılıs efsanesı fakat bu yazıtlar ılk ınsanın adem olmadıgı konusunda bıze bır antı gorus bıldırmıyorki...
 Adı gecen kaynakların hepsınde aynı hıkayenın dıllenmesı benım ınancımı bu konuda ıkı kat daha artırıyor cunku kuranda adı gecen her kavıme bır peygamber ayetını muhkemlestırıyorum bu toplumlarada o peygamberlerden bırının gelmedıgını kım kanıtlayabılır.

zuğaşi berepe 13.08.2007 03:20:43
hala aynı şeyi söylemektesiniz.benzer şeylerin söylenmesi bunların gerşek olduğunun kanıtı değilmidir.görünen o ki böyle bir yaratılış gerçekleşmiş ve islamdan önceki insanlar bunu bir efsane haline getirmiş.zaman geçtikçe de doğal olarak bu efsane de bazı değişiklikler olmuş.

entropii 13.08.2007 03:21:15
yer yüzünde sadece cinler melekler ve varken mana itibariyle insanda hiç bir kuvve acıga cıkmamıstı cunki piramidin madde boyutuna denk gelen insan denen varlık meleklerin ve cinlerin fitne fesat cıkarıcı varlıklardır demesine muhattaptı.bu yuzden hucresel beden olan yada (insansı) adem e allah ruhundan üfleyerek meleklerin ve cinlerin acıga cıkaramayacagı kuvveleri acıga cıkaracak olan yer yüzündeki halifeye donusturmustur.yeryüzündeki halife olmanın sırrı budur. kaldıki öz itibariyle butun varlıklar nurdur ancak allahın yaratma-hayal etme durumuna göre cinler daha az yogun haliyken nur un insanlar daha yogun halidir.burda esas olan insanın kendisinde mevcut olan esmaları ortaya cıkarabilmesi yani kemalatını tamamlamasıdır.hz adem diye isaret edilen varlıkta bunu gerceklestirmistir.bu yüzden bütün meleklerin secde etmesi gerekliliği doğmustur.esas itibariyle bir cesit cin olan (daha az yogun nur yapı) seytan insandaki bu durumun karısında acze düsmesi yani bir nevi insandaki esma bilesimleri karısında kapasite olarak yetersiz kalması secde etmemesine neden olmustur. ve seytan heran yeryüzünün halifesinden ortaya cıkabilecek esmai ilahiyenin ortaya cıkmaması icin mücadelesine devam etmekte..

nerden bu kuran'dan mı?
evet kuran yaradılısı böyle izah ediyor. beyinleri bloke olmus sözüm ona molla takımı yani islam güdücüleri islam orjini tamamen saptırmıs.

sina 13.08.2007 03:25:15
entropi gel etme eyleme su takvadaki ustunlugu acıkla sen bana ( cin oldugumu varsay ama) : )

entropii 13.08.2007 03:26:20
aslında islam ve diğer dinler ayrımı da yok..sonuc olarak vahiy kaynagı birdir. neticede hz ademin yasamının adı islam dır evrensel isleyisi anlamaktır.aslında hz ademe edilen secdenin temelinde risalet boyutunda hz muhammedin essiz tefekkuru yatmaktadır.zaten cennet kapısında yazılan dan oturu (isteyen istedigi gibi tasavvur edebilir bunu) hz adem hz muhammedin mujdecisidir asl olan su insani kemalat mertebesinin dorugu hz muhammeddir zaten cennet kapısında hz ademin gördügü allah ve muhammed in sırrıda burdadır.
sina sen cinsen benden daha takva sahibi olamazsın Smiley iyisimi sen insan ol :p


Sayfa: [ 1 ] 2 3