SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Milliyetçilik

Konu: Kürt'ler, "HAK" isterken kast ettiği nedir?

Sayfa: 1 2 3 4 5 [ 6 ]

02.09.2007 15:05:00
edebiyatla politika bir arada çok güzel yürütülebilir  misal nazım hikmet ran üsdat

02.09.2007 15:05:52
edebiyatla politika bir arada çok güzel yürütülebilir  misal nazım hikmet ran üsdat

yok ben Nazım'ın dizeleri kadar anlamlı olamam.. onun yeri ayrı ama arkadasımızın dediği gibi kof değilim emin olsun...

02.09.2007 15:07:42
yok ben Nazım'ın dizeleri kadar anlamlı olamam.. onun yeri ayrı ama arkadasımızın dediği gibi kof değilim emin olsun...
[/quote]

hocam yanındayım 

rahatsiz799 02.09.2007 22:59:40
Türklerin sahip olup Kürtlerin sahip olamadıkları:
1:Kendi toprakları üzerindeki kendi egemenlikleri
2:Kendi kültürlerini özgürce yaşayabilmeleri
3:Kendi kimliklerini yaşayabilmeleri
4:Baskı altında,dışlanarak değil kendi egemenliklerini kurarak bütün dünya tarafından kabul edilen bir yapıya sahip olmak
5:Şu an altında yaşadıkları devletin onlara veremediğini(vermediğini) hizmeti,insanca yaşama hakkını almak


1)Toprak kime aitse egemen odur. bknz: mühür kimdeyse Süleyman odur  ağlayan
2)Türkiye'de onca kültür var ben hiç kimsenin vay sen nasıl bu kültürü benimsersin deyip saldırdığını görmedim.
3)Türkiye'de tek kimlik Türk kimliğidir alt-üst kimlik tayyipin bölücülük safsatalarındandır. Bu kimliğin yaşanmasına engel teşkil edecek birini de tanımıyorum.
4)Kimse kimseyi dışlamıyor öyle olsa zamanında olduğu gibi çıkarırdık bir techir kanunu elma armut portakal kürdüm sana hoşçakal derdik.
5)Devlet kürt insanca yaşamasın laz yaşasın çerkes yaşamasın tatar yaşasın gibi bir anayasaya ya da eyleme sahip değil bu ülkede çoğu insan aç yatıyor bu uydurulan bir etnik kimliğe göre ayarlanmıyor.

BUDHA 02.09.2007 23:11:41
Alıntı
Türkiye'de tek kimlik Türk kimliğidir alt-üst kimlik tayyipin bölücülük safsatalarındandır. Bu kimliğin yaşanmasına engel teşkil edecek birini de tanımıyorum



Milliyetçiliğini sorgulama zamanı gelmedi mi rahatsiz799.





Hangi Milliyetçilik?


Bugünlerde Türkiye’de “milliyetçilik” tartışılıyor. Oysa bence bu kavram iki farklı anlama geldiği için problemli: Bir, Türkiye’yi ve Türkiye vatandaşlarının tümünü sevmek anlamında milliyetçilik var ki, bence bunda hiç bir sorun yok. Ama bir de etnik bir grup olarak “Türkler”in tarafını tutmak ve Türkiye içindeki diğer etnik kökenlerden gelen vatandaşlara (örneğin Kürtlere, Ermenilere, Rumlara, Araplara vs.) karşı inkarcı, küçümseyici ve düşmanca davranmak anlamına gelen milliyetçilik var. Bu ikincisi—ki buna “ırkçılık” veya daha da doğru bir ifadeyle “etnik milliyetçilik” demek gerek—Türkiye için büyük bir tehlike. (Tabii bir de Kürt etnik milliyetçiliği var ki, o da ayrı bir facia.)

İşin korkutucu boyutu, etnik milliyetçiliğin Türkiye’de resmi milliyetçilikten belirgin bir şekilde ayrılmamış oluşu. Tabii “Türkiye’de” derken, son 100 yılın Türkiyesi’nden söz ediyoruz. Ondan önce, yani Osmanlı İmparatorluğu’nda etnik milliyetçilik yoktu. Bu hastalıklı ideoloji, Avrupa’da doğup gelişti ve bize de oradan bulaştı. Türkiye’nin kimi Jakoben “Batılılaştırıcı”larının aynı zamanda koyu bir etnik milliyetçilik yapması, bu yüzden hiç sürpriz değil. (Bu “Batılılaştırıcı”ların, İslam’ın yerine konacak alternatif bir dünya görüşüne ihtiyaçları vardı ve onu etnik milliyetçilikte buldular.)

Star gazetesi yazarı (ve Atilla Yayla ile birlikte Liberal Düşünce Topluluğu yöneticisi) olan Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, bugünkü yazısında bu konuda önemli bazı bilgilere yer vermiş. Kayda değer:

Milliyetçiliği Türkiye’de ilk defa İttihatçılar resmî ideoloji haline getirdiler, Cumhuriyet de bunu daha sistemli olarak sürdürdü. Başvekil İnönü 1925’te şöyle diyordu: ‘(V)azifemiz bu vatan içinde bulunanları behemehal Türk yapmaktır. Türklere ve Türkçülüğe muhalefet edecek anasırı kesip atacağız. Vatana hizmet edeceklerde arayacağımız evsaf her şeyden evvel o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır.’ M. Esat Bozkurt da açık sözlülükte ondan geri kalmıyordu: ‘(D)ost da düşman da bilsin ki, bu memleketin efendisi Türk’tür. Özü Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır.’
1928-1946 yılları arası resmî tarih ve yurt bilgisi ders kitaplarını inclediği Kemalist İdeolojide Eğitim: Erken Cumhuriyet Dönemi Tarih ve Yurt Bilgisi Ders Kitapları Üzerine Bir İnceleme (Ankara: Turhan Kitabevi, 2005) adlı çalışmasında İsmet Parlak’ın ulaştığı sonuçlardan biri şudur: ‘Bu üç ilke (milliyetçilik, laiklik ve devletçilik-M.E.) ders kitaplarında en çok dile getirilen ve açıklanan ilkeler olmakla birlikte, gerek milliyetçilik, gerek Türkçülük ve gerekse genel olarak milliyetçi temaların tüm erken cumhuriyet döneminde ve özellikle İnönü döneminde ağırlıklıl olarak işlenmiş olması, erken cumhuriyet dönemindeki (...) ideolojik söylemin milliyetçi bir temelde kurulduğu’nu göstermektedir (s. 468)

Tek parti dönemi ders kitapları Türklüğü dünyada eşi benzeri olamayan başarıların ilk ve tek sahibi ve insanoğlunun o zamana kadar yaratmış olduğu hemen hemen bütün uygarlıkların müellifi olarak gösterecek kadar aklın sınırlarını zorluyordu. Bu kitaplar çocuklara ‘en asil ve yüksek insan tipini kendi ırkının temsil ettiğini, asırların yürüyüşünce beşeriyetin karanlık göklerinde müselsel medeniyet ufuklarının kendi ırkının zekâ ve kabiliyet ellerile açıldığını’ ve ‘dünyanın insan izi taşıyan her parçasında kendi ırkının zamanla silinmemiş ve silinmeyecek hakimiyet ve hars damgası basılı olduğunu’ (s. 183) aşılıyorlardı.

Onun için, milliyetçiliğin bugünün Türkiye’sinde sadece bir-iki partinin ideolojisi olmadığına da şaşırmamak gerekir. Bütün partiler ve hepsinden önce de devletin kendisi baştan beri milliyetçidir. Bu arada, anayasasıyla kendisini ‘milliyetçi’ olarak tanımlayan ‘medenî dünya’daki tek devletin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu bir kere daha hatırlatmak isterim.



rahatsiz799 02.09.2007 23:30:04
Etnik Milliyetçiliğin sağlıklı olmadığına inanıyorum. Bütünleyici birleştirici ve yapıcı olan 'aynı kaderi ve hedefi paylaşan' vatandaşların bu da Türk milleti demek oluyor milli menfaatini savunan milliyetçiliğin doğru yol olduğu kanısındayım. (Günümüzde geçerlidir gelecekte ya da geçmişte koşulların ne olduğunu ne olacağını bilemem)
Türk Milliyetçiliğinde etnik kökenden yola çıkarak bazı milletleri hor görmek ve bunu eylemlerinde ortaya koymak mevzu bahis değildir. Irkçılık (derken öldürmeye kadar giden aşırı uçtan bahsediyorum) bölücülüktür.

özleyiş 02.09.2007 23:46:58
geldiğimden beri söylüyorum yinede söyliyecem.kürt sorununun bu kadar çözülemez bir hal almasının nedeni pkk yi dışlamaktır.reddetmek yok saymaktır.yaşadığım yerlerde kabul etsekte istemesekte pkk bir realite ve etki gücü yüksek.belki pkk çıkmasaydı(çıkış nedenleride farklı bir konu)bugün belkide kürt sorunu diye bişey bu kadar etkili olmayacaktı.o zaman sorunun çözümü sorunun muhattaplarıyla mümkündür


Sayfa: 1 2 3 4 5 [ 6 ]