SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Realist Felsefe

Sayfa: [ 1 ]

sessizlik senfonisi 17.11.2004 15:13:41
Realizm: Bu felsefeyi savunan düşünürlerin başında Aristo gelmektedir. İdealist felsefenin tersine varlığın, elde ettiğimiz bilgilerden tamamen bağımsız olduğunu,varlığın doğası gereği bilgiden başka bir şey olduğunu ve bilgiden çıkamayacağı görüşünü savunmuşlardır.Realizm,gerçeklğin nesnel bir düzeni olduğunu ve bilgiden çıkamayacağı görüşünü savunmuşlardır.

Relizm, gerçekliğin nesnel bi düzeni olduğunu ve insanların bu gerçeklğin bilgisine ulaşma yeteneğine sahip olduğunu savunur. Realizm nesnelerin,bizim onları algılamamız söz konusu değilken de var oldukalrını ileri sürer.

Örneğin; öğrenim gördüğümüz okulun binası kendi başına bir nesne olarak vardır. Bu binanın varlığı algılanmasına  ya da kullanılmasına bağlı değildir

Binayı nilmeyenler olsa bile  bina hep var olacaktır. Bir başka değişle kainattaki var olan her şey insan zihninden bağımsız olarak vardır.


Realizme göre varlık felsefesi?

Realizme göre bilgi felsefesi?

Realizme göre değerler nelerdir?


Not:

Varlık felsefesi (ontoloji): evrende var olan her şeydir. Varlık felsefesinin yanıt aradığı sorular şu şekilde sıralanabilir; Gerçek,insan,ruh, Allah, varlık,yokluk nedir? Bütün bunlar var mıdır yok mudur? Kâinat belli bir düzene göre mi işlemktedir.? Yoksa raslantısal mıdır? İnsanın evrendeki yeri,önemi,rolü nedir? İnsan bir amaç için mi yaratılmıştır.

Bilgi Felsefesi(epistemoloji): Bilen ile bilinen arasındaki ilişki kavrama,düşünme, anlama ve açıklama ile birbirlerine sıkıca bağlıdır. Bilgi felsefesi, bilgiyi özne ile nesne arasındaki ilişki olarak tanımlamaktadır. Başka bir değişle, bilen ile bilinen arasındaki ilişkidir.

Değerler Felsefesi(Aksiyoloji): Değerler felsefesi sana t ve ahlak konularını içermektedir. İnsanı değerler ve insan eylemlerini inceler. İnsan,yaptığı eylemlerin tamamını yaşadığı çevrede oluşturulmuş ve/veya kendisi tarafından oluşturulup benimsenmiş değerler çerçevesinde yapar. Bu yüzden insanın yaptığı eylemler değerler felsefesinin içine girmektedir.
  İyi-kötü, Güzel-çirkin,sevgi-nefret,ahlak-ahlaksızlık,özgürlük-esaret,saygı-saygısızlık,vicdan-vicdansızlık,mutluluk-mutsuzluluk gibi değerleri inceler Bu değerlerin kaynağı neyse onu çıkarmaya çalışıyor. "sonradan mı kazanılıyor yoksa doğuştan mı geliyor? Toplumlar için her dönemede özelliklerini yitirmeyen ve değişmeyen değerler var mı? Yoksa bu değerler toplumdan topluma ve zamanla dğişmekte midir?

Hangi sorunun cevabını vereceksiniz. Cevabınız o sorunun rengi olsun  Boş geçmeyin Smiley

Kaynak: Öğretmenlik mesleğine giriş kitabının fotokopisi Smiley

 

sessizlik senfonisi 17.11.2004 15:56:27
Yazana kadar parmaklarım kırıldı.Yok mu bu soruları cevaplayacak Zat-ı muhterem.

Realizme göre varlık felsefesi?

Realizme göre bilgi felsefesi?

Realizme göre değerler nelerdir?

 

17.11.2004 18:54:57
Yukarıda verdiğin texte göremi yanıtlanacak? Okul zamanlarımı hatırladım mutlu oldum şimdi! Smiley

Soru1: Varlığın nesnel gerçeklik olduğu ve bireyden bağımsız varolduğu
Soru2: Gerçekliğin bilgi edimi yoluyla kavranabileceği ama onun oluşunu değiştirmeyeceği
soru3:-ki metinde bir açıklaması yok- değerlerin kişinin yaşantıladığı ve buna göre öğrendiği bilgiye göre oluştuğu; dolayısıyla göreceliği...

Umarım bunca kasıp yanlış bir açıdan yanıt vermedim... :unsure:  

17.11.2004 20:38:56
Realistler varlığı tanımlamaktan çok seyrediyor ,gördüğüne varlık göremediğine yokluk diyor,bu aslında yokluğun anlamını idealistleştiriyor.

Bilgi,bilinebilirliğini tam anlamına burada kavuşuyor belki de,akıl yürütmenin fonksiyonunu yitirmesi ve akıl dışlandığında da gerçekğin kendini ortaya koyabilmesi gerekiyor,oysa bilgi idealize edilmiş var'lar araştırılırken  ulaşılan ara duraklar da oluyor ancak buradaki eksiklik görülebilirlik,varlık kavramındaki bazı zorlmalar ve esnetmelerle karşılanmaya çalışılıyor benim gözlemim.

Değer bir realiste göre bence en dolaysız kendisine ulaşılan ve karşılığında hayattaki her hangi bir anı netleştiren ,yerine oturtan ,en basit haliyle anlama kavuşturan ve gerçekle kişi arasındaki ilişkiyi kuran eylem - düşünüş içerikleri olmalıdır .

Hoş oldu ama ,rengarenk. Smiley

sessizlik senfonisi 18.11.2004 09:04:57
@Buz

İstediğim cevap şekli oydu. Teşekkür.

@Black Noir

Yukarıda yazdıklarım soruların cevaplanması için bir hatırlatmaydı. Hem ben yukarıdakilerden cevap çıkarmanı isteseydim sorulara şöyle birbaşlık atardım:

  OKUDUĞUMUZU ANLADIK MI CEVAP VERELİM  Smiley

deniz 18.11.2004 10:14:28
senfoni kardeş emeğin için teşekkürler.
ama ben böle renk olayları ile kendimi geremem.
gersem bile yanıtını beklediğin sorular neredeyse felsefenin tüm içeriğine hitap eden konular.
bunlar detaylı olarak birer birer topikler halinde irdeleniliyor.

burda yapabilceğimiz en çok bu iki (realizm ve idealizm) felsefi bakışın birlerine karşı açıklarını tartışmak olabilir.
bunu açmış olduğun idealizm başlığında yapmaya başladık.

emeğin güzel ama sunumun hatalı. bu yüzden yanıt alamaman normal.
..

ben yine de senin beklentinden bağımsız olarak bi iki şey söylemek istiyorum:

realizm felsefeye bilimsel yaklaşım olarak değerlendirilebilir. bilinmezler felsefe ile yoğrulurken referanslarımız algılarımızla algıladığımız parametrelerdir. halbuki idealizm varlığı bilincin yarattığını öne sürerek gerçekte olmadıklarını onu bizim yarattığımızı ileri sürer.

ben bu iki yaklaşımın doğru tarafları olduğunu düşünüyorum.

gerçekten de algılarımız dünya hakkında bize bilgi taşırken hemen sonra beyin tarafından yorumlanırlarken beynin kapasitesi tecrübeleri biyolojik şartları vs. ile farklı ürünler ortaya çıkarabilirler.

bu durum idealizme delil çıkarmak için kullanılır. ama halbuki doğru, yalın bir bilinçle algılarımızı beynin yorumunun gölgesinden mümkün olduğunca uzaklaştırmak gerçekleştrilebilir.

işte bu noktada realistler bunun başarılabilceğini ve algıların beynin yorumuna terk edilmemesi gerekitiğini savunurlar. bunun için gerekli yöntemleri açığa çıkarmaya çalışırlar.

tüm bunlardan sonra realist bakışa taraftar olduğumu ve bilginin yalın halde üretilmesi gerektiğini savunuyorum.

 

Leonardo 18.11.2004 22:40:08
Ben düşüncemden bağımsız bir evrenin varlığına inanmıyorum. Kuantum fiziği, shödingerin kedisi ile ilgili deneyler hakında okuduklarım düşüncelerimi değiştirdi.
Shödinger matematiksel olarak bir kedinin aynı anda hem ölü hem diri olabileceğini kanıtlamış...

aristo zamanında dünya merkezli sabit bir evrene inanılırdı. bugünkü fizikte olasılıkları toplamı içinde sürekli değişen fokurdayan kaotik belirsiz bir evren görüşü hakim.  var olan herşey olasılık.

yani benim dışımdaki evren zaten "olan" değil. çünkü değişken ve kaotik. ve kaosa düzen katıp ona şekil veren, adeta oyun hamuru gibi şekilendiren benim öz benliğim değilse nedir?  

18.11.2004 22:45:01
Aslında bunun için Kuantum 'un beklenmesine gerek yoktu.İlk yunanlı düşünrüler daha başında madem her şey değişiyor ,öyleyse hiç bir şey yoktur demişti.

Başa döndük diye üzülmeli mi yoksa nihayet kanıtlanıyor diye sevinmeli mi Smiley

Yoksa son söz baştan çoktan söylenmiş miydi diye işkillendim şimdi ben. Wink

Leonardo 18.11.2004 23:10:06
bu konu bi
raz farklı galiba yaw. yani cehaletimden değil. kuantum fiziği terimi de yanlış. parçacık fiziği diyelim.

mesela  proton aynı anda iki hedefe ateşleniyo. ve bi proton aynı anda iki delikten geçiyo.

paralel evrenler kuramına göre şu andaki evren sadece milyonlarca değişik evrenden bi tanesi. yani sadece bir olasılık ve her olasılık için başka bi evren var.

yani burda yağmur gibi yağan atomların teorisinden söz etmiyoruz. burada modern fiziğin olguları konuşuyor. eğer benim proton kadar değerim varsa. ben şu anda gerçekleşebilecek milyon kere olasılıklarımdan bi tanesiyim. aynı anda hem ölü hem diriyim. şu anda deprem olabilir veya trafik kazası geçirebilirim, veya sınavda başarılı olabilirim ya da kendime yeni bi iş bulabilirim. ve bu durumların aslında hepsi gerçektir. ben bir yandan ölüyüm bir yandan kontum şu anda. 1 tek proton aynı anda iki farklı delikten geçiyo. ve shrödingerin kedisi, matematiksel olarak kutu açıldığı zaman hem ölü hem de diri.

alice kuantum diyarında diye bi kitap var. ordan aldım bunları.


bu durumu benim yorumlayışım şudur. ben protondan daha komplike bir canlıyım. düşünme ve içgüdülerimden bağımsız seçim yapma gücüm var. bunun anlamı; evreni ben yönetiyorum.  oyun hamuru gibi ona ben şekil veriyorum. ve yaşadıklarım, yaşamak istediklerim.

ve daha uzarsa, mistik konulara giricem.


yani realizm diye bişey olmaz. realizm olması için materyalist felsefeye bilimsel temel yaratmak gerekir. ki bu da yok. çünkü madde enerjiden madde anti-madde bölüşümünden meydana gelmiş. yani reel olan madde değil enerji. enerji nedir, einstein vs... çok uzun konu.

elinde tutuğun 1 milyon dolarlık destenin fizikte değeri yok. orda sadece molekül, atom, nötron- proton- kuarklar var. onun içinde de enerji. ve bu kuarklar enerjiler at bokunun içindekşiyle aynı.

ben yatmaya gidiyom. olasılıklarımdan biri burada sana yazmaya devam edecek...
 

18.11.2004 23:17:08
Cehaletle ilgili bir şey demedim ben ve ya doğru yanlış,sadece realizmin bir gün ulaşacağı her şeye idealizm geçmişte kendinde ulaşmış olabilir dedim.

İşkillenmek dediğimde zaten ,belki de dünyanın bize bir süprizi olmaz anlamındaydı. Smiley  

deniz 19.11.2004 08:38:59
leonardo bir protonun aynı anda iki delikten geçebileceği fikri aklıma yatmıyor.

1. bu doğru olsa bir protonun sonsuz delikten geçmesi de mümkün olurdu.

2. kedinin aynı anda hem ölü hem diri olmasının yanı sıra sonsuz sayıda yaşam-ölüm formatı da olmalıydı. yani sonsuz delik.

3. aynı anda sonsuz olasılık olması durumu sonsuz gerçeklik demektir. bu da gerçek yok anlamına gelir. bu da gerçeği bulmak adına bir çıkmaz anlamına gelir.

4. gerçek tektir öngörüsü üzerinden  hareket edersek protonun geçeceği delik tek olmalı.
 

Leonardo 19.11.2004 13:51:55
1-referans: tübitak yayınları alice kuantum diyarında.
2- Schödingerin kedisi deneyinden de pek çok popüler bilim kitabında söz edilir. ama alice kuantum diyarında kitabında da var.
3-hayır gerçek var. ama bi tane değil. ya da kaya gibi sert değil. oyun hamuru gibi, sabun köpüğü gibi, fokurdayan bir cezvenin içindeki su molekülleri gibi bir gerçeklik.
4-proton gerçeğin tek olduğuna inanıyorsa bu onun seçimidir ve hangi delikten geçeceğini bu belirler.

deneysel olarak bu var. belki kitabı tekrar gözden geçirmeliyim ama protonlar teorik olarak imkansız ya da mantıksız şeyler yapıyolar.

klasik fizikte bi bilardo topuna vurursun o diğerine çarpar ve top deliğe düşer. modern fizikte topa vurursun ve bilardo masasısonsuza dek çatırdar çünkü olasılıkların sonu yoktur. bütün toplar birbirine çarpar durur...
 


Sayfa: [ 1 ]