SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Kavramlar

Konu: şehvet

Sayfa: [ 1 ] 2 3

son tango 08.08.2007 20:06:19
Şehvet, diğer bütün duyguları yok eder.

Bütün düşünceleri yok eder.

Bildiğiniz her şeyi yok eder.

Sizi yok eder.

Kızıl bir sisin içinde kaybolur gidersiniz.

Ölüm gibi...

Tek farkı, geri dönersiniz...

                        -----ahmet altan

Ziyaretci 09.08.2007 20:28:10
Tarihte Kleopatra, Katarina gibi ıvır zıvır ispatları var...

nisan 15.08.2007 03:47:59
Yok yahu sehvet niye butun duygulari yok etsin ki?

son tango 15.08.2007 03:50:03
şehvetinin doruk noktasında düşünürsen kendini,daha net anlayacaksın sanırım..o an başka bişi düşünmek mümkün olabilirmi?

nisan 15.08.2007 03:56:01
Niye? Asik bir cift dusun, bu cift sehvetin doruguna ciktiginda asik olduklarini unuturlar mi? Bu anlamda dedim yok etmez duygulari diye...

son tango 15.08.2007 04:00:57
şehvet öldürücü bişidir,evet o an aşkıda unutursun,ocakta pişmekte olan yemeği de,ideolojilerini de..hersey uzaktır,hedefe kilitlenmişindir..

nisan 15.08.2007 04:03:35
Asiklik halinin unutulabilecegini sanmiyorum bay son tango... Tongue Tamam kredi karti odemesini unutabilir insan gecici filan da ..

son tango 15.08.2007 04:13:47
aslında,unutulmak die bişi yok,düşünmemek var..aşıkmıyımı düşünmezsin veya aşığım ne ala da demezsin demek isteniyor..bunların hesabını yapmazsın,cünkü aklın başında değildir sayın nisan Smiley

o kızıl sisin içini sanırım sizde ziyaret etmişinizdir Wink

leodark 17.09.2007 04:17:08
şehvet şeytanidir nokta

cansuyu 17.09.2007 04:43:13
şehvette insana dairdir yani insani bir duygudur.neticede tadılması lazm gelen bi duygudur bazen...

karaprens 17.09.2007 04:47:21
şewhet ahh şehvet
bazen dayanılmaz oluyor.....Smiley
-şehvet iyidir ya..
-iyidir, iyidir

17.09.2007 06:39:16
Prefrontal korteks düşünme, yargılama ve irade

Nucleus accumbens: Burada salgılanan dopamin bağımlılık ve şiddetli istek doğurur.

Amigdal: Beyni baştan çıkarıcı olaylara karşı uyarır.

Siyah madde: Dopaminin ana kaynağı




Ön singulat lob: Beyinin baştan çıkarıcı olaylara odaklanmasını kolaylaştırır.

Limbik sistem: Temel duygu ve öğrenme merkezi

"Arzunun" izlediği yol: Bağımlılık yapan ilaçlar, yiyecek ve seks dopamin salgısını arttırır.

Madde bağımlılığı zevk tutsaklığından kaynaklanıyor.

A BD Başkanı Clinton 'ın kaçamakları her ne kadar Hillary Clinton 'ın özel sorunu gibi görünse de, insanların hangi mevkide olursa olsun istek ve arzularının esiri olduğu gerçeği bu olayla bir kez daha kanıtlandı. Şehvet, 7 büyük günahın içinde dizginlenmesi en zor olanı. Kontrol altına alınamayan aşırı istek ve arzu, en saf ve en patalojik şekliyle kokain, eroin ve nikotin bağımlılarında görülüyor. Şiddetli istek ve arzuların beyinde nasıl bir yol izlediğini ortaya çıkartmaya çalışan bilim adamları, madde bağımlılarının beyinsel faaliyetlerinden yola çıkarak cinsel isteğin denetim altına alınıp alınamayacağını araştırıyor.

Çalışmalarını kokain bağımlılarının şiddetli istekleri üzerinde yoğunlaştıran Pennsylvania Üniversitesi'nden psikolog Anna Rose Childress, bu duygunun kaynağını araştırıyor. Childress'a göre bazı hastalar maddeye karşı duydukları aşırı isteği şöyle tanımlıyor:''Cinsel arzuların şiddetini binlerce kez arttırın. İşte bağımlıların içinde bulunduğu durum.'' Bugün Childress ve çalışma arkadaşları uyuşturucuya duyulan istek ile cinsel arzu arasında bir benzerlik olup olmadığını araştırıyor. Bu benzerliği ortaya çıkartmak için ilk kez bilgisayarlı beyin taramasından yararlanıldı. Önce bir grup gönüllüye seks filmleri izletildi ve seans sırasında beyin taraması yapıldı. Öte yandan uyuşturucu bağımlısı bir diğer gruba uyuşturucu alıp satan ve bunları kullananlarla ilgili bir film gösterildi. Bunların da beyinleri tarandı. Uyuşturucu bağımlılarında arzunun dozu arttıkça temel duygulardan sorumlu limbik sistemin bazı bölgelerinde oldukça yoğun bir hareketlilik izlenirken mantık ve iradenin barındığı serebral kortekste en ufak kıpırdanma bile gözlenmedi.

Kontrolu yitirmek

Bu sonuçlar bilim adamlarının beklentilerini büyük ölçüde tatmin etti:Uyuşturucuya duyulan aşırı istek beynin en eski iç devrelerinden kaynaklanıyor. Childress'a göre aşırı istek, ''kontrolu beynin eski kısımlarına bırakmak ve sonuçlar hakkında düşünmemek'' şeklinde kendini gösteriyor. Ancak bu arada bilim adamları başka bir keşifte daha bulundu. Uyarı karşısında, gerek seks filmlerini izleyenlerin, gerekse uyuşturucu bağımlılarının, limbik sistemlerinde aynı noktalar harekete geçiriyordu. Bu noktaların başında dikkat düzeyini kontrol eden ön singulat lop ve amigdala (Amigdala olası bir tehlike veya zevk anında uyarı gönderir) geliyor.

Uyuşturucu bağımlıları, bağımlı oldukları maddeyi çağrıştıran her şeyin kendilerinde müthiş bir istek uyandırdığını bildirirken, erkekler çıplak kadın görüntüsü karşısında uyarıldıklarını ileri sürüyor. Ancak çıplak bir vücut veya madde çağrıştıran herhangi bir nesne karşısında uyarılan beyin ile şiddetli bir arzu duyan beyin aynı şey değildir.

Bir kurama göre şiddetli arzu, arzu edilen nesneye ulaşamamanın doğal sonucudur. İnsanlar, gereksinim duydukları veya alışkın oldukları şeyleri elde edemeyince, zihinsel ve fiziksel bir olumsuzluğun içine yuvarlanırlar. Kendilerini normal durumlarına döndürecek nesneye karşı şiddetli bir istek duyarlar. Bu, açlık durumda yemek, madde bağımlılığı durumunda uyuşturucu, cinsel açlık durumunda cinsel ilişkidir.

İkinci kuram hedonistik bir yaklaşımdır. Bu görüşe göre beyin keyif aldığı eylemleri tekrarlamak ister; dolayısıyla hedef, nesne değil zevk almaktır.

Gerçekte iki kuram birbirine ters düşüyor. Sigara bırakma konusu buna en güzel örnek. Pittsburg Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir ön çalışmada, Saul Shiffman ve çalışma arkadaşları, sigarayı bırakanlarda ortaya çıkan nikotine duyulan önüne geçilmez isteğin, sigara perhizinden kaynaklanmadığını; tam tersi, nikotin arzusunun sigara içenlerde daha fazla olduğunu saptadı. Bu durumda ortaya başka bir soru çıkıyor: Sigarayı bırakmak nikotin arzusunu arttırmıyor ise insanlar niçin sigarayı bırakamıyor? Herhangi bir zevkten mahrum kalmak insanları niçin bu denli zorluyor?

İstemek ve sevmek

Shiffman bu soruların yanıtlarını araştırırken keyif verici herhangi bir maddeden mahrum kalmanın, perhiz yapılan maddeye karşı arzuyu azalttığını ancak aynı zevki bir daha duymama olasılığının acı verdiğini ileri sürdü. Shiffman'ın kuramına göre insan zevkin tutsağıdır ve insanı gerçekten rahatsız eden bu zevki bir daha tadamama durumudur.

Michigan Üniversitesi'nden Kent Berridge ve Terry Robinson , Shiffman'ın bu savını şiddetle reddediyor. Sıçanlar üzerinde gerçekleştirdikleri bir araştırmada, ''istemek'' ile ''sevmenin'' aynı şey olmadığını kanıtlamaya uğraşıyorlar. Bu iki bilim adamına göre normal durumlarda istek ve zevk yan yanadır. Ancak bu birliktelik yapaydır. Beyinde istemek ve sevmek iki ayrı kimyasal madde tarafından yönetilir. Bu iki sistem genellikle birbirleriyle uyum içerisinde olsa da bunları ters yöne itmek çok zor değildir.

Berridge ve Robinson son araştırmalarında bu tezlerini yiyecek üzerinde gerçekleştirdikleri bir araştırmayla kanıtladılar. Şekerli maddelerle beslenen laboratuar sıçanları tatlı yedikten sonra sonra ellerini ve ağızlarını büyük bir zevkle yalarlar. Bu iki bilim adamı limbik sistemdeki zevk alma bölgesini ilaçlarla bloke ederek sıçanların şekerli maddelerden zevk almasını engellediler. Bu durumda hayvanlar şekerli gıdaları yemeğe zorlandı; ancak yemekten sonra yalanmayı bıraktıkları izlendi.

Uyuşturucu bağımlılarında beynin isteme sistemi zevk alma duygusundan arınmıştır. Berridge'e göre ''Arzu her şeyden bağımsız bir duygudur''. Başka bir çalışma ise istemenin tümüyle bilinçsiz bir olgu olduğunu, herhangi bir duygudan bağımsız olarak işlerlik kazandığını ortaya koyuyor.

Eroin ve kokain bağımlılarının verdikleri ifadeler bu görüşü destekliyor. Bağımlılar uyuşturucu maddeden giderek daha az zevk aldıklarını söylerken, sigara tiryakileri de sigarayı zevk almadan içtiklerinden yakınırlar.

Ünlü İngiliz yazar Aldous Huxley insanoğlunun zaaflarına ilişkin gözlemlerini şöyle dile getiriyor:''Cehennem ateşlerinde yanma korkusu, din terörünün kol gezdiği Ortaçağ'da insanları keyif peşinde koşmaktan men edemediyse hiçbir ceza insanoğlunu yolundan döndüremez.''

Reyhan Oksay

New Scientist 28 Mart 1998

09.02.2008 17:26:44
sehvet ve merhametin hic bir sentezi yoktur...

nabokov 

09.02.2008 17:27:05
şehvet , düşük yaptı !

09.02.2008 17:27:17
şehvet: hayvani içgüdü


Sayfa: [ 1 ] 2 3