SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Müslümanlık En İyi Türkiye'de mi Yaşanıyor?

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7

P_İn_iLtİ 07.08.2007 15:23:08
Genelde cahil Müslümanlar arasında ve Müslümanlıkla alakası olmadığı halde sırf Arap Müslümanlara kininden dolayı vatandaşlarımızdan şu sözü arasıra duyarız:

“En iyi İslam-Müslümanlık Türkiye’de yaşanıyor. ”

Acaba hakikatte de durum böyle midir?

Ben bir Müslüman olarak buna inanmıyorum. Türkiye’nin Laik Demokratik Kemalist bir ülke olmasından dolayı bütün dinlere eşit uzaklıkta olması gerekirken; Türkiye’de Müslümanlar azınlıkların hakkına gıpta ile bakmaktadırlar! Bir gayrı Müslim gibi özgürce kamusal alanlara girmek ister, ama nerdeeee?

Türkiye’de Hırıstiyan ya da Yahudi bir kafir vatandaş, laik ülkenin şartları gereğince 5 yaşındaki çocuğunu kiliseye götürüp din eğitimi verdirebilmektedir. Ya da bale, opera kurslarına gönderebilir. İstediğini yapma özgürlüğü vardır, Ya Türkiye’de müslümanlara böyle birşey söz konusu mudur? Hayır, tabi ki hayır... Bir baba çocuğunu 8 yıllık ilk öğretimi bitirtmeden, 15 yaşına gelmeden dini eğitim verdiremez. Bu üstelik anayasanın kanunlarıyla Anasol-M hükümeti denen ve Milliyetçi muhafazakar olduğunu iddia eden MHP’nin iktidar ortaklılığında karar alınmıştır!!

İmam hatip mezunu bir Müslüman, polis dahi olamaz! Askeri okullardan hiç söz etmiyorum bile... Annesi başörtülü, babası sakallı olanların başvurulardaki resimleri dahi kabul edilmemektedir...
Askeriyeden söz etmişken size bir adres vereyim. İstanbul Yeni Levent semtinde, Yeni Levent camii var. Askeriyenin yanında sivil halkın oturduğu alan içerisindedir. Bu camide “sabah ve yatsı” ezanı 25 senedir okutturulmamaktadır! Yanlış okumadınız... Evet, ezan okunmuyor, okutturulmuyor! Sebep; yüksek rütbeli ve emekli paşaların rahatsız olmaları!..
Aynı paşaların Şişli, Beyoğlu, Kasımpaşa, Nişantaşı, Ortaköy gibi çeşitli semtlerde kilise çanlarından rahatsızlık duyduklarına dair bir şikayetleri görülmemiştir.

Daha geçen senelerde Ardahan’da bir astsubay camide namaz kıldığı için ordudan atıldı. Belge mi istersiniz? Buyurun efendim: (Hürriyet)

Sırf ramazanda kamusal alanda Müslüman cemaat hocalarına iftar yemeği verdi diye bir başbakanın siyasi hayatını bitirdiler.

Allah’ın emrine uymak isteyen tesettürlü hanımları, isterse bakan-başbakan hanımı olsa bile kamusal alana sokmayarak tavırlarını sergilemektedirler. İsterseniz yine belgeye bir göz atalım: (http://www.zaman.com.tr/?bl=haberler...0406&hn=160355)

Fakat kendilerine örnek edindikleri Hırıstiyan devletlerde bunun daha alası yapılmaktadır. Bir Hırıstiyan başkan (Bush) göstermelik de olsa Beyaz Saray’da Müslüman cemaatlerin önderlerine iftar sunmaktan övünç duymaktadır.

Günümüz Türkiye’sinde İslam ve özgürlük en iyi Osmanlı zamanında tatbik edilmiş ve hala bunun en güzel bir örneği “DAR’UL ACEZE” eseri hala işlevliğini sürdürerek kanıtlarını perdeli göz ve beyinlere sunmaktadır. Darulaceze’de ülke genelindeki aciz kimsesiz garibanlar, kimsesiz bakıma muhtaçlar toplanır ve orada bakıma alınırlar. Bu kişilerin maneviyatlarını yerine getirebilmeleri için kendi inançlarına göre mescidleri yapılmıştır!!

Müslüman vatandaşların %99 olduğu iddia edilen Türkiye, haram olan içkinin tüketiminde hırıstiyan ve komunistleri sollayarak dünya üçüncülüğünü kaptırmamaktadır.

Yine haram olan zina konusunda ise, genelevi işletmecisi Matlik Manukyan ise yıllarca vergi rekortmeni olarak iş adamlarını geçip 1. olup devletten övünç madalyası almıştır. Allah ve rasulune harp açan faiz kurumları olan bankaların işlevliğini sanırım söylemeye gerek bile yoktur.

Türkiye’mizde ise Kur’an kursları baskınlarıyla meşguldür. Kur’an kursu denildiği zaman akla baskın, kilit ve çoluk çocuğu tutuklama gözler önüne gelmektedir.

Okula giden kızların başlarındaki 1 metrelik bez ile sürtüşmesi halen devam etmektedir! Bu mudur en iyi Müslümanlığı yaşamak, yaşatmak? Bu dayatma Türkiye’den başka bir ülkede var mıdır?

Şu sakın bizi aldatmasın, falan ülkede (arap) İslam’a yapılan bir baskı gösterilerek İslam en iyi burada yaşanıyor diyemeyiz. Biz o baskıyı beğenmedik ki; iki kötünün arasında iyiyi seçelim. Kötünün kötüsü değiliz demek hatalıdır. O kötü düzelecek, daha az kötü olan da düzelmek zorundadır.

Dünyada hangi ülkenin BAŞBAKAN’ı kendi öz çocuğunu Başbakanı olduğu ülkesinde okutamamaktadır?

Bu rezalet, ayıp, aynı zamanda trajikomik olan bu hadise kıyamete kadar tarihe geçmişken, ne yüzle başka ülkelerle kıyaslanma yapılabilir ki?

Bu kızlar hangi dinin emrini yerine getirdiği için okutturulmamaktadırlar?
Anlayın kağıt üzerindeki başbakan görünenlerin halini! Başbakanın şu beyanatı her şeyi ifade etmeye yeterlidir: “Biz iktidar olduk, muktedir olamadık!”, “Davul bizim boynumuzda, tokmak başkasının elinde!”

Kendi çocuğuna sahip çıkamayan bir hükümet, müslümanların çocuklarına nasıl sahip çıksın, diğer ülkelerle nasıl kıyaslanma yapılabilsin?

Camilerine eşeklerin ve öküzlerin bağlanarak ahıra çevrildiği, ezanın 18 sene (1932-1950) bu ülkede okutturulmayıp, “tanrı uludur” diye bağırtıldığı ülkenin bir benzeri daha dünyada var mıdır?Allah’ın helal ve emirlerinin yasaklandığı, haramlarının helal-serbest diye kanunlar çıkartıldığı, en son zinanın bile A.B. uğruna serbest bırakıldığı bir ülke nasıl olur da en güzel İslam’ı yaşar. Böyle bir iddiayı savunanlar ya İslam’ı bilmiyorlar, ya ıssız bir adada yanında 3 şeyi almayı unutmuşlardır!
Bu gibi kişilere ancak Rahmet nazarıyla bakarak acıyıp hakikatler anlatmalıdır..

Sonuç olarak, Müslümanlığın iyisi kötüsü Kur’an ve sünnete uygunluk ile kıyaslanmalıdır......

deniz 07.08.2007 16:43:10
sence müslümanlık en iyi hicretten önce mekke'de mi hicretten sonra medine'de mi yaşandı ??

P_İn_iLtİ 07.08.2007 17:51:13
sence müslümanlık en iyi hicretten önce mekke'de mi hicretten sonra medine'de mi yaşandı ??

Bakınız Deniz Bey birincisi konumuz bu değil...Şu an günümüz türkiyesinde fazlaca yanlış lanse edilen bir takım iddalara cevaben bu başlık açılmıştır...ha peki mekke ve medine,müslümanlığın yayılış dönemi, bir müslümanı ilgilendirmez mi?elbette ilgilendirir,kesinlike ilgilendirmesi lazım...ama şu an mevzu o değil...Yanlış anlamayın lütfen ama neyin peşinde olduğunuzu anlayamadım yani bu soruyla neyi maksat ettiğinizi çözemedim...neyse..
Ama illa ki bir cevap bekliyorsanız kısaca değinebiliriz...Söz konusu o dönemde yaşayan sahabelerin  kişisel samimiyet ise bunu açabiliriz...Ama yaşayış olarak soruyorsanız,yani yaşamaya müsait ortam bakımından soruyorsanız, elbette Medine dönemidir...Herşeyden önce bir DEVLET vardı...yasama ve yürütme görevi gören,ordusu olan vs vs.....ama mekkede ne böyle bir imkan vardı ne de devlet, dolayısıyla bir müslüman, insanlık dışı eziyetlere maruz kalıyordu,bırakın rahat bir şekilde ibadet yapmayı,mekke dönemindeki müslümlar ilk zamanlarında kimlikleri gizlemek zorunda kalmışlardır,Çıplak gözle bakıldığında bile aradaki farkın bu kadar net olmasına rağmen,nasıl bir anlayışla ya da nasıl bir maksatla sorduğunuzu merak ettim doğrusu,her işin ilk adımları sancılı olmuştur ve olacaktır da bu mantık bile cevabı veriyor aslında...neyse....aslına bakarsanız bunu bu şekilde üç beş cümleyle geçiştirmek istemiyorum ama belirttiğim gibi şu an üzerinde durduğumuz mevzu bu değil...inşallah daha sonra mekke ve medine adı altında bir başlık açar,konuyu çepeçevre konuşmaya çalışırız...sağlıcakla kalın..

deniz 07.08.2007 21:37:10
aslında ne demek istediğimi çok güzel anlamışsın.

dediğin gibi islamiyetin ilk yıllarında müslümanlar kendi otoritelerinin olmadığı bir ortamda yaşıyorlardı. dolayısıyla bunu sıkıntıları vardı. medine de ise devlet oldular ve otoriteyi ele geçirdiler.

bu noktada sormak istediğim şey şu:

mekke dönemindeki senin ifadenle eziyet altında geçen yılalrda mı yoksa medine döneminde iktidarda olunan zamanlarda mı müslümanlık daha iyi yaşandı.

belki bu soruya vereceğin yanıt konu açmana sebep olan soruyu da yanıtlar  Smiley

zuğaşi berepe 07.08.2007 21:39:20
dünyada başörtüsünün üniversitelerde yasak olduğu iki ülke mevcuttur.biri türkiye diğeri tunus.bu şartlarda iyi yaşamadan söz edilebilirmi?

beredayi 07.08.2007 21:55:07
sanırım yok...
çünkü bizde kalıp sağlam..içinde bin bir pislik mevcut...
mesela erzurum çok muhafazakar..ama içikin en çok tüketildiği yerlerden birisi...
bir hikaye anlatayım...
erzurumlunun birisi geneleve gider bir cuma sabahı..genelev biraz geç açılır herhalde..
erzurumlu derki
-kardaş çabuh ol...kapiyi aç hele...işimizi göreceyih..daha cumaya yetişeceyih..
 işte bizim müslümanlığımız bu kadar....

Sapiens 07.08.2007 22:17:28
müslümanlık yaşanıyor mu ki?
Ebu cehil   Ebu leheb ne kadar İbrahimin dinindense günüzmüdeki mü
slümanlarda o kadar Muhammedin(s) dinindeler

flzf 07.08.2007 23:38:45
çünki laik türkiye kurandaki olanaklı olan insanlık suçlarına izin vermiyor bu yüzden islamın iyi yüzüyle karşı karşıyasınız Smiley

zÜhrE yIldIzI 07.08.2007 23:41:42
çünki laik türkiye kurandaki olanaklı olan insanlık suçlarına izin vermiyor bu yüzden islamın iyi yüzüyle karşı karşıyasınız Smiley

 neymiş insanlık suçları  Kuranda yazan bir teorin var herhalde destekle baklaım

Ziyaretci 07.08.2007 23:43:24
İslamın kötü yüzü diye birşey yok. Türkiye'de dinler şeyhlerin yorumlarıyla değil diyanet işlerinin araştırmalarıyla uygulanıyor.

flzf 07.08.2007 23:49:41
hırsızlık yapanların ellerini kesmek bir insanlık suçudur müslüman olmayıp başkalarınında olmaması gerektiğini düşünen insanları fitne çıkarmakla suçlayıp el ve ayağını kesmekde ve onları öldürmekde insanlık suçudur maide 33 müydü neydi tam hatırlayamadım
Diyanet Vakfı Meali
33. Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.


Hasan Basri Çantay Meali
33. Allah ve Resulü’ne  harp açanların, yeryüzünde fesatçılığa koşanların cezası, ancak öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut elleriyle ayaklarının çaprazvari kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahirette ise onlara pek büyük bir azap da vardır

ilginç tarafı bi önceki maide 32 olan ayette bir insanı öldüren tüm insanları öldürmüş gibidir diyor ne yaman çelişkidir

Ziyaretci 07.08.2007 23:52:01
Tövbe etmeyen hırsızın elini kesme 3 ay yatıp çıksın. Sonra bir daha hırsızlık yapsın, yakalanıp 6 ay yatsın, bir daha hırsızlık yapsın ama bu sefer yakalanamasın, çünkü deneyimli bir hırsızdır artık... Diğerleri de senin fitnelerin, Kuran kimseye durup dururken saldır demez. Verdiğin örnek ayetler çok acizce, bunları insanlık suçu olarak görüyorsun ama insanların inançlarını yoketmek için saldıranlar insanlık suçu işlemiyorlar mı?

Çok saçma çelişkiler bulmuşsun. Masum birini öldürmek günahtır,ama fitne çıkaranları, inançlara saldıranları durdurmak meşru müdafaadır.

akrepv 07.08.2007 23:53:03
çelişki yok,din işte budur bir bakıma

flzf 07.08.2007 23:54:58
hapis cezasını arttır kamu hizmeti ver adam belkide keyfinden yapmamıştır verecek ceza uygulanacak yaptırımmı kalmadı hem hırsızlık yaptı  diye allaha inanmak zorundamı niye iman etsin hırsızlığından pişmanlık duyup iman etmezsede kesiyolar işte

çelişki yok diyelimde dinin ne olduğunu söyleyince ukala ukala açıkla bakalım felan ediyolar çok biliyolarmış gibi

zÜhrE yIldIzI 07.08.2007 23:55:16
hırsızlık yapanların ellerini kesmek bir insanlık suçudur müslüman olmayıp başkalarınında olmaması gerektiğini düşünen insanları fitne çıkarmakla suçlayıp el ve ayağını kesmekde ve onları öldürmekde insanlık suçudur maide 33 müydü neydi tam hatırlayamadım
Diyanet Vakfı Meali
33. Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.


Hasan Basri Çantay Meali
33. Allah ve Resulü’ne  harp açanların, yeryüzünde fesatçılığa koşanların cezası, ancak öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut elleriyle ayaklarının çaprazvari kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahirette ise onlara pek büyük bir azap da vardır




                      Sen bunu bir şeriat devleti olan ilk İslam Devletinde kaç defa yapıldığını zannediyorsun ha sen bana bunu söle kaç defa  be sana söliyim mi sadece 2 evet 2  bu da sadece bir ibret alma olayı içindir.Tamam mı asıl insanlık suçu nedir biliyor musun İslam bir insanın haksız yere öldürülmesini,bütün insanlığın öldürülmesi gibi telakki ederek öldürme olayını insanlık suçu saymışltır.Kur'an-ı Kerimin bu ayeti çok açık ayrıca ben kuranın emrettiği bir insanlık suçu göremedim.Sen bunun neresinde gördün ?Allah aşkına söle


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7