|
||
Alıntı öööf öf,uzun yazılarıda hiç okuyamıyorum, Blöf kardeşim kendi düşüncelerinin kaale alınmadığından yakınmış ama bence yazdığı yazıları biraz derinleştirirse bu sorunu çözülür. Hiç bir dayanağı ve derinliği olmayan yazılar yazdığınızda bu yazının yorumu nasıl olur ? İsterseniz deneyelim.Basit kardeşim basit: 1.Allah vardır. neden çünkü birşey vardır. 2.Sen Allahmısın değilmisin? a)Allah olmadığını kanıtlamakmı daha zor? b)Allah olduğunu mu kanıtlamak daha zor? 1) Allah vardır çünkü bir şey vardır sözünün açılımı, tanrının varlığının kanıta ihtiyacı yoktur, çünkü bir şey varsa başka bir kavramı sorgulamaya, din kitaplarına bakmaya ya da dinler tarihini incelemeye gerek yoktur. O şeyin ne olduğunu anlatmaya ya da söylemeye de gerek yoktur, okuyan kendi düşüncesine göre o şeyin ne olduğunu bulur, bulamazsa da bu onun sorunudur. Şey dediğin nedir ki? Her şeydir. 2) Sen Allah mısın değil misin ? sorusunu yanıtlamak da çok tehlikeli olabilir. Eğer inanan birine böyle bir soru sorarsan seni dinsizlikle ya da şirkle suçlayabilir. Allah yaratan olduğuna göre bir insan nasıl Allah olabilir ki? Ayrıca bu soruya kim evet diyebilir ? Allah'ın tanımı yapılmadan nasıl kişiye böyle bir soru sorabiliriz ? Bu soruyu mantıkla açıklamak mümkün mü ? 3) Allah olduğun konusunu aştıktan sonra bunun kantılanmasına sıra gelmiş. Olduğunu mu kanıtlamak zor yoksa olmadığını mı ? Hiç bir şekilde kanıta dayanamayacak bir konu hakkında kim yorum yazabilir ? Hiç olmazsa bazı ipuçları verilse, belki yanıt verilecek ama kim tanrı olduğunu kanıtlamak için yorum yazabilir ? Ya da kim tanrı olmadığını kanıtlamaya çalışabilir ? Soruları sormadan biraz düşünsek, yakınmaktan da vazgeçeriz sanırım |
||
|
||
| --------------- Evrimi 15 asır önce bulanlar varsa neden söylemeyip kendilerine saklamışlar Eğer kutsal kitaplarda evrimden sözedildiğini söylüyorsan, ben tüm kitapları okudum, hiç böyle bir şeye rastlamadım --------------- Torg kardeşim Allahın yaratmasında tekerrür yoktur teceddüt vardır Evrim (Seyri Sülük) vardır selectıon vardır Çünkü Bu mevcudat Allah ile kaim Onun Aşkıyla daimdir şimdi Büyük kitap Kuranı Kerim Evrimi 15 asır evvel ilan ve BEYAN etmiştir diyorum Sen ben böyle bir şeye rastlamadım diyorsun Rahman /29cu ayeti bir defa da iyi oku Demişsin ki ---------- Ancak evrimi kabul edenlerin düşünceleri ile iman edenlerinki pek uyuşmuyor. -------- yoook İslam mal etme Müslümanım diyenleri suçla zira sen burada kaba sofu abdal din adarlardan bahsediyorsun ve yine demişsin ki -------------- Örneğin bu teoriye göre insanın maymundan gelme olasılığı var. Kesin olarak kanıtlanmış değil ama böyle düşünmek mümkün. ------------------ İyi dinle Her zerre bir Vazife ile Mükelleftir Hikmetsiz hiçbir zerre yoktur Gerek bize göre Şer olan bir Şey Gerekse Hayır olan bir şey bir Vazife ile mükelleftir Ya İnsan Evet insan Başı boş mu bırakılacak Unutulmuş zannediyorsun Her zerre bir vazife ile mükellef Şimdi insan, yalnız iki ayaklı tüysüz bir mahluk olsaydı bu kadar dedikoduya lüzum var mı idi, insan, tefekküre ve düşündüğünün bir çok kısmını tatbika kendisini muhit olan eşyanın büyük bir kısmını tağyir ve tebdile muktedirdir. (((Organları müsait ve müsteit olarak zuhur etmiştir))) Yani İnsan, bugünkü şekliyle insan olarak zahir olmuştur. Bu namütenahi alemler, vicdanı insaniyi İnsanın Buluşunu bilişini ihtivadan aciz iken, vicdani insan insanın buluşu bilişi, bu kainatı ilmen ihtiva eder bir anda yaratılmıştır. Zira insan, idrak ve tefekküre muktedir olarak tecelli etmiştir. Onun için nüshai kübradır (Büyük alemdir), Müstakil bir varlıktır. Alemler ise Küçük alemdir (Bu kavramın daha layıkıyla anlaşılabilmesi için (-Azamet-) ve (-Kibriya-) kelimeleri üzerinde bir nebze durmak icap eder Bu iki kelime İnsan ve Aleme tatbikinde Büyüklük manasına gelir Şimdi dikkat et Azamet: (Cismani-Sıfati büyüklük) Kibriya: ( Zati-Manevi Büyüklük) manasını ihtiva eder Yani Azamet : Sonsuz saha da Mutlak mekanı Kaplayan –Dolduran- ((Müstakil mevcudiyet)) olup Kibriya İse : ((Müstakil mevcudiyete)) bile sığmayan Mutlak mekan kaydında dahi uzak mana ve ruh Mevcudiyetidir İşte Azametin görünen yüzü Bütün mevcudat olduğu halde Kibriyanın mahzarı yalnız insandır ?!??!------------------------------------------- Burada (İnsan) yalnız Küre de Yaşayan Beni beşer Manasına gelmeyip Namütenahi alemde herhangi merkez ve kürede olursa olsun Eşyanın hakikatini idrake Cenabı Bariyi Tevhide Muktedir bir Vicdana Bir buluşa Malik olan mevcut manasını ifade eder İşte bu şekilde müstakil olarak var olmuştur Bunun içindir ki kendisine Nüsha-i Kübra Büyük alem denilmiştir Bu tarifte Bilkuvve bütün insanlar dahil olduğu halde Yalnız bilfiil insanlığını bilen insanlar dahildir Biraz evveli dedik ki (İnsan) yalnız Küre de Yaşayan Beni beşer Manasına gelmeyip Namütenahi alemde herhangi merkez ve kürede olursa olsun Eşyanın hakikati idrake Cenabı Bariyi Tevhide Muktedir bir Vicdana Bir buluşa Malik olan mevcut manasını ifade eder Şimdi Tevhid demek sonlu olan İle Sonsuz Arasındaki nisbet demektir Sonlu ile Sonsuz Arasındaki Nispet vücut tevhid ile olur İşte İnsan Cenabı Bariyi Tevhide Muktedir bir Vicdana Bir buluşa Malik olan mevcuttur Onun için nüshai kübradır (Büyük alemdir), -----Müstakil bir varlıktır.----- ------------------------------- Amadeus (deniz) kardeşim ya bırak bu çabalamaları uzun uzun anlatmaya gerek yok yoldan geçen sakin bir vatandaştan vaktiyle bir şey duymuştum onu söyleyeyim sana Diyor ki ‘‘Delegovery’’ Ne demek bu ? İş kendisini öğretir gösterir demek İşte senin cümlen de gösteriyor |
||
|
||
Valla maymundan dönen dönsün.. ben Dedem Hz. Adem'in ve tufandan sonraki Hz. İsmail'in torunuyum... işine gelen maymun olsun da maymunluklarına bahane bulsun... Beyin denilen şeyi nefsinin istediği şeyleri yerine getirebilmek için çalınan minarelere kılıf hazırlayan makine gibi kullananlara yazıklar olsun... sonra çıkıp beyin konusunda "baaak biz nasıl kılıflar buluyoruuuz.. sen bulabiliyon mu" gibi çocukca ( isterseniz savunma mekanızması da diyebilirsiniz.. ) sığıntılara koşanlar yokmu... yazık.. hem zamana yazık hem efora yazık.. |
||