SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Allaha İnkar edenlere____ Hodri_ Meydan

Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5

02.12.2004 22:57:49
neden insanlar herkesin kendi inandığı şeye inanmasını ister acaba
oysa aynı tişörtü başkasında görse bir daha giymek istemezken

torq 02.12.2004 23:40:02
Bu ana kadar yazılan yazıları okudum ama ne inananlar ne de inanmayanlar kendi düşüncelerini tüm açıklığıyla söyleyebilmişler.

Öncelikle inanmak ya da iman etmek, tüm özgürlüklerden vazgeçmek, bir dogmaya bağlanmak, tabuları beyninde yaşatmak demektir.

İman etmek, sorgulamaktan vazgeçmek, verilen reçeteyi aynen uygulamak, başını kuma gömmektir.

İman etmek, başkalarının tüm söylediklerine vahy gibi akıldışı bir yanıtla karşılık vermek, onların tüm söylediklerini inancı nedeniyle inkar etmektir.

İman etmek, bilimsel bilgiyi reddetmek, aklın vahiye üstünlüğünü kabul etmemek, evrime safsata diyerek bilimsel bilginin karşısıına hurafeleri koymaktır.

İman etmek diyalektiği reddetmek, felsefeyi dinle açıklamaya çalışmaktır,

13.12.2004 16:33:12
arkadaşlar.....


ben burda düşündüğümü söyleyeyim...

Allah'ın varlığını hodri meydan çekerek bir mücadele içine girerek ispat edemezsiniz... Burada şunu unutmamanız lazım.. Burada Allah'ın olmadığını düşünen insanlar esasında bu konuyla alakalı araştırmalar yapmış, akıllı, zeki, mantıklı insanlar... mahallede laf dalaşı yapmazlar...  

  Allahü Teala insanları çok seviyor. en şerefli mahluk kılmış bizleri... Eğer burada bir konu açıklanacaksa bu mutlaka Karşımızdaki insanı Allah'ın çok sevdiğini düşünerek olabilir... Çünkü

Kaldır Muhatabı aradan... geriye kalır Yaradan...
Nefsini bilen Rabbini Bilir...

Burada bir malın üstünde veya bilimsel bir konu üzerinde tarştışma yapılmıyor... Din bir bilim değildir.. hodri meydan akıllı insanlar için sadece tezler noktasında olabilir...  Eğer problem zeka yarışı ise buyrun satranç oynayın sizde rahat edin bizde rahat edelim...

Peygamber Efendimiz SAV kime hodri meydan demiş...  hadi demiş buyur demiş.. hodri meydan demişş... O'na kim geldiyse anlattmış, cevap vermiş, çok sevdiği amcasının katilini bile dinlemiş...

Ne olacak peki burada konuştuğumuz insanlardan daha zeki daha bilgili daha geniş olduğumuzu mu ispatlayacağız.... yoksa biz buradaki arkadaşlardan daha mı üstünüz o yüzden mi böyle davranıyoruz.... Ne olacak bu hodri meydanın sonunda kimin elinde ne kalacak.....
 
 Bir uyandırma...  kainatta insandan üstün olduğunu söyleyen tek mahluk.. iblis....  
sakın ola üstün olmaya kalkmayın... mümkünse buradaki arkadaşlara paspas olalım süpürge olalım...  

Nefsimizin tüm afetlerinden kurtulup... Rabimize 4 Teslim olmamızı dileyerek...
Saygılarla Sevgilerle...  

28.12.2004 16:10:47
Alıntı sahibi: torq,Dec 2 2004, 21:40
................................................. ...

Sevgili torg öncelikle inanmakla, iman etmenin aynı şeyler olmadığını bilmeni isterim. Bu farkı göremezsen tüm çabaların boşa gider,   Şöyle ki;

İnanmak; sorgulamaktan vazgeçmek, verilen reçeteyi aynen uygulamak, başını kuma gömmektir ama,
 İman etmek; sana verilen her şeyi sorguladıktan sonra edindiğin çıkarımlarına göre yaşamandır.

İnanki; Bir başkasının seni kendisindekine inandırmak için kullandığı bir söz iken,
Eminimki; Senin edindiğin son durumunu açıklamak için kullandığın bir sözdür.

İman etmek, başkalarının tüm söylediklerine vahy gibi akıldışı bir yanıtla karşılık vermek, onların tüm söylediklerini inancı nedeniyle inkar etmektir.

Bu söylediklerin tamamen inanma eyleminin içine giren şeyler iken,
iman etmek; Eğer dikkat edersen vahy, kendiside dahil her şeyin akıl süzgecinden geçirilmesi sonucunda oluşturulacak olguları iman etmek olarak adlandırır. Yoksa senin dediğin gibi üzerinde düşünülmeden kesinliği kanıtlanmış veriler kullanılmadan kabullenilecek bir şey olmadığını, kendisi söyler.

İman etmek, bilimsel bilgiyi reddetmek, aklın vahiye üstünlüğünü kabul etmemek, evrime safsata diyerek bilimsel bilginin karşısıına hurafeleri koymaktır.

Bu söyleminde aynı öncekiler gibi inanmak eylemi içerisine girer. İman etme eylemi ise; akıl yürüterek, bilimsel bilgiyide kullanarak(fakat sadece adının bilimsel ve fakat kesinliği kanıtlanmamış verileri de dışlayabilme cesaretini göstererek)varılan son noktadır.


İman etmek diyalektiği reddetmek, felsefeyi dinle açıklamaya çalışmaktır,

İnanmak dersen bu dediklerini de anlarım ama iman etmek ise; tüm bu dediklerin de dahil hiç bir şeyin gözardı edilmeden, öncüllerinin doğruluğu kanıtlanmış her muhakeme biçimi kullanıldıktan sonra varılan sonuçtur.  

Sağlıcakla.

 

28.12.2004 20:00:45
efendim henüz hepsini okumadım
şunu eklemek istedim sadece
tanrı varmı yokmu evet herkes düşünür sorar kendine
kendi çapında bulduğu gerçekler doğrularla
inanır yada inkar eder.
bunlar anlaşılır
tanrıyı inkar etmek bile devrimce bir eylemdir
şöyleki,
tanrıyı inkar eden kişi esasen tanrıyı değil
kendisine anlatılan ezberletilen
öcü korkutucu tanrıyı inkar ediyor
ve haklıdır
tanrı bu olamaz
bu devrimci bir eylemdir
buna bir alkış
ya sonrası,
işte yolun başına yeni geldin henüz
şu ana kadar nötr ledin herşeyi
şimdi kendi çabanla sezginle kendin bulacaksın
matematik fizik yada diğer pozitif bilimlerle
henüz net olarak ispatı da yokluğuda yapılamadı
yapılırmı bilmiyorum
fakat bunun fazla önemi de yok
neden?
eğer tanrının varlığı benim önüme
2+2=4 eder gibi bir gerçek olarak sunulacaksa
ve bu yasalaşacaksa artık kesin bir yargıya
ulaşacaksa
şimdi bu gerçeğin bir değeri olabilir mi?
sanmıyorum.
neden?
ben ne için varım efem dünyada
sınanmak için
peki sen bana tanrı var diyosun
bilimle kanıtlamışsın bunu diyelim
ben ilkokulda öğreniyorum matematikte
yada biyolojide
şimdi ben ne için yaşıyıcam
tanrı var artık biliyorum
ona göe önlemimi alıcam
ona göre ayağımı uzatıcam
bu yaşamın bir anlamı olabilir mi?
dünya diyalektik yeridir?
bozgun savaş sevgi coşku
hepsi vardır yaşamda olacaktır
altın tabakta önüme sunulan gerçeğin bir değeri
olamaz ben kabul etmem
emek harcayacaksın onun için
sen elde edeceksin onu
nice sınavlardan geçecek yüreğin
nice sıkıntılarda umut ışığını göreceksin
uçurumun kenarında tutunacak dal olduğunu göreceksin
yuvarlanırsan eğer
yüzlerce kez önünde esasen
yüzlerce kez gösteriyor ama
göz gerek göresi
demekki bilimle ulaşmanın yolu şu an için
yok gibi görünüyor
belkide bu bilinçli olarak tıkanmışdır tanrı tarafından
işte söylediğim nedenden dolayı
belki bu yüzden sınırlı bir aklımız ve zekamız var
yüzlerce yıl daha geçse bilimde
işte kanıtlanamayacak ve inkar edilemeyecek
gerçek işte gerçek bu öyleyse
evet bu konu hallolmuştur
demekki aklımız ve zekamız sınırlı
demekki bunlarla bulamıyıcaz
öyleyse nasıl inanıcam ben ?
ok işte mesele burda
o bir sezgidir
bir an için hissedersin
belki bir anlık
belki uzun bir süreçten sonra
korktuğun endişe duyduğun olayın anın
gerçekleşmemesi
umut ışığının kaybolmadığını
görürsün bir an için
uçurumdan yuvarlanırsın ve bir dal çıkar aniden
elini ya uzatırsın tutarsın tırmanırsın yukarı
yada düşmeye devam edersin
tekrar tekrar dallar çıkar karşına
yalnız çok yol almışsındır
daldan tutsan bile yukarı çok yol var
en azından düşmedin hala bir umut var hala
kurtulabilirsin
sayısızca karşına çıkan bu dalları görmezsin
yada elini uzatacak cesaretin yoksa
hak ettiğin yer denize düşmektir
sonsuz bir hızla artan bir ivmeyle
uçurumun kenarına geleceksin önce
riski alacaksın
kalbin kuş gibi atacak ürpereceksin
korkacak titreyecek
ve
kendi içinde sorduğun yanıtlara kalbinin
derinlerinde verdiğin yanıtlarla
hissedeceksin sezeceksin tanrıyı
armut piş azıma düş yok malesef
sayın emeğin kutsallığını savunanlar
herşey gibi bedelini ödeyeceksin
kalbinle ama kalbinle
kaslarınla kafanla değil
kalbinle ve doğru anda doğru hamleyi yaparak
..
hani yol yakınken bir uyarıyım silkeliyim dedim
öbür tarafta sonra kare kuracak adam bulamam filan
hani severim poker briç   Wink
saygılar efem  
 

29.12.2004 08:27:12
Hümanist rumuzlu kardeşim sen ana başlığı okumuşsun ve ona göre konuşmuşsun
fakat içeriğini iyi okumamışsın içeriğini sana özetleyelim

evvela mevzuu Ben başlatmadım Amadeus (deniz)  başlattı
Herkes adına konuşuyormuş gibi yapmacık bir şekilde  
((‘‘(Allahın) olmadığına kesin olarak iman etmemize rağmen’’)) dedi

Peygamberler Allahı İspata değil Beyana Gelmişlerdir
Allah ispata muhtaç değildir
Maşukun şanını vikaye aşıkın şanındadır
Bu görev bütün inananlara Allah tarafından verilmiştir Şahsi reyim yoktu
bizde Hürriyet fikrini düşündüğün andan itibaren Allahı İnkar kapısını kaparsın dedik
amadeusun (denizin) gizli aşikar çaktırmadan batılı konuşmasından en kalın kafalının dahi anlayacağı yön ile ayağı kayacak olanların kaydığı yerlere Hürriyet fikrini direk gibi dik dik tut onu tut dedik Allahsız hürriyet ve irade olmaz dedik

evet Allah ispata muhtaç değildir
Gizli kudret tabiri de yersizdir Kudret aşikardır Aşikar
Biz Allahı ispat etmeye kalkışmıyoruz yanıldığınız nokta bu
Olanı gör diyoruz Olanı…

Birde onlardan daha zeki olduğumuzu tatbikatlı bir şekilde İspat etmemiz gerekir
Zeki Zeka=Tezkiyeden gelir ondan türemiştir
Yani Zeki olan adamda keduret keder Olmaz
Dinsiz adamda Keder olur
Elbette kimin daha Zeki olduğunu tefhim makamında da anlatmak gerekir
Ve Hiç kimseye üstünlük taslamıyorum Hak konuşulsun istiyorum




Torg kardeşim İmanın bir tarifini yapalım  
5 duyumuz var Akıllı 6 eder
işte İman 6 duyuyla kayıtlanmaz

İman sahibinin
Bu madde alemine Ait delillerden istifade edilmiş bir şeyi delilsiz kabul etmesi Şarttır
Evet İman Safi tasdikten ibarettir Onun için akıl Nuru iman nurundan noksandır

İman sahibi kendisine haber verilen şeylerin doğru olan asıllarını hakikatlerini önden sezişi ile görüşü ile Basiretiyle görür bilir idrak eder tefekkür eder

Yani iman sahibi Bu madde alemine Ait delillerden sonra istifade edilmiş bir şeyi basiretiyle çoktan görmüş İdrak etmiş bilmiştir
İşte bu Görüş bu biliş Ancak iman nuru ile açılabilmiştir
(bir İspatı Evrim teorisi=Tekamül kaidesi)


Cenabı Hak Kuranı Mübinde
Kitaba Karşı Şüphe ve Şekkin mündefi olması ortadan kalkması ancak Müminler içindir
Çünkü Onlar Kitaba iman ettiler Akli delillere ve görüşlere kulak vermediler
Yani kendilerini Aklın kayıtları ile mukayyet kılmayıp gelen haberleri aynen kabul ettiler Şeksiz inandılar diye buyuruyor

Evet Zira Akıl Mutlak doğruyu ancak kendisinin mukayyet bulunduğu derecesinin müsaadesi nispetinde idrak edebilir
Mesela 1000 sene evvel aya gidilecek deysedim dünyada dolaşan Akıl bunu kabul etmezdi

O yüzden ilmin zekiyle MEŞGUL olan erbabı vicdan Yani Hakikati bulan aklın getirdiğine kanat etmez ben bunla doymam der ne yapar Aşk ve İman arar
bundan dolayı Maneviyat Hiçbir şekilde Gerilik İşareti olarak tarif edilemez
zira madem ki Aklın getirdiğini kanat etmiyor onun üstünde bir varlık arıyor buna gerilik denir mi ona gerilik diyen  çok GERİDE kalmıştır
Misaller çoğaltılabilir



Biraz evveli dedik ki
İman sahibinin
Bu madde alemine Ait delillerden istifade edilmiş bir şeyi delilsiz kabul etmesi Şarttır

Yani iman sahibi Bu madde alemine Ait delillerden sonra istifade edilmiş bir şeyi basiretiyle çoktan görür İdrak eder bilir
İşte bu Görüş bu biliş Ancak iman nuru ile açılabilir

mesela  torg demişsin ki İman etmek Evrime Safsata demektir
Hayır canım sen dersini yanlış yerlerden almışsın
Evet Hayret İslam evrimi Tam 15 asır evvel beyan etmiştir haberin yok mu senin
Dikkat Torg kardeşim Fen adamları, bunu pek yakın bir zamanda söylerlerken  
Büyük kitap Kur'anı Mübin :
Külle yevmin hüve fi şen Rahman \29
fermanı ilahisiyle On Beş asır evvel beyan etmiştir. İmamı Ali efendimiz,
ayeti celiledeki "yevm" kelimesini (an) ile tefsir buyurmuşlar ve bu işin
inceliğini duyurmuşlardır.

İşte İman sahibinin
Bu madde alemine Ait delillerden istifade edilmiş bir şeyi delilsiz kabul etmesi Şarttır

Yani İman sahibinin EVRİM’İ Tam on beş asır evvel kabul etmesi şarttır
Anlatabildik mi acaba ?
Bilimsel bilgilerin süratle tecellisi mananın tefsirinden ibarettir  

Mesela Kuran der ki Mana der ki 15 asır evvel
bir gün gelecek beşerin aklı beşeri ilimleri ile (ölüyü de diriltilecek yani enesine sahip olacak ya ürkme) bu kainatta aydınlatılacak Güneş ay yıldızlar Bir kandil gibi olacaktır
yıldızlara da gidilecektir der

evet Kuranda Kandil yaptık diyor Güneşi Ayı Yıldızları kandil yaptık diyor
yıldızlarda da olsanız ölüm size gelecektir diyor

İman sahibi bunu delilsiz kabul etmesi şarttır
Sen ister inan ister inanama bir gün gelecek Bu kainat aydınlatılacak yıldızlara gidilecek
İman sahibi bunu çoktan Görür bilir idrak eder araştırır
Fakat fen adamı daha henüz aydınlatılmadan haberi yoktur inanmaz
Ama iman sahibi biri Aydınlatılmış semavat ve Kainat alemine şimdiden tefekküre başlar
Sen öyle Kurana roman kitabı gibi bakıyorsan yine Bakmaya devam et  kardeşim
Bir kere Kuran kendisi ne mesele bu  
Allah kelamı Anlatamıyor muyuz acaba


Hazreti Muhammed sallallahu aleyhivesselam
Keramatı diniyenin karşılığı fenni ilerlemelerde görülmedikçe bu aleme nihayet verilmeyecektir buyurmuşlardır
Dini kerametler de Ömer hutbeden Suriyedi ki komutana arkanı dağa ver demiştir
Suriye de ki komutan Ömeri hem görmüş hem işitmiştir
Bunun fenni ilerlemelerde görülmesi televizyondur
Bir vasıtalı biri vasıtasız


Keramatı diniyenin karşılığı fenni ilerlemelerde görülmedikçe bu aleme nihayet verilmeyecektir buyurmuşlardır
Ve yine Dini kerametlerde ölü diriltilmiştir fenni kerametlerde de ölü diriltilecektir
Yani enesine sahip olacak
E ondan sonra oooo  ne güzel tamam mı diyeceğiz
Yoook Ondan sonra Allah Bab-ı Kudrete kadar el uzattın bundan sonra bu alem değişecektir
Diyecek Kıyamettin vuku olacaktır

Hulasa İlm ve İman aynı şeylerdir birdir ayrılmaz
Bunun Aksini söyleyenler varsa bunlar bilimsel bilgilerle değil daha ziyade felsefi fikirleri ve din fikirleri sevkiyle böyle söyledikleri meydandadır

   

 

29.12.2004 09:53:35
İşte böyle torg,

İMAN kardeşimiz inanmaya ne güzel örnek verdi yazısıyla.

İnanmak istersen okutulmak zorundasın, o-ku-tur-lar.

Ama iman etmek istersen, önce bırakmalısın sana  bütün bu okutulanları ve başlamalısın kendin olup okumaya, yolun açık olsun...

Sağlıcakla.

torq 29.12.2004 16:52:22
iman etmek  TDK
Dinin ortaya koyduğu doğmalara inanma, din inancı, kutsal inanç, inanç, itikat.
  2 .    İslâm dinine inanma.
  3 .  mecaz  Güçlü inanç, inan:
       "Kalpleri vatan aşkı ve imanı ile doluydu."- H. C. Yalçın.

inanmak  TDK
  Bir şeyi doğru olarak benimsemek:
       "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez."- N. Ataç.
  2 .    Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek.
  3 .    Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek:
       "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi."- P. Safa.
  4 .    Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek.
  5 .    Kanarak aldanmak

Yukarıda açıklanan sözlük bilgileri islam dini ya da tanrı inancı açısından imanla inanmak arasında bir fark olmadığını ortaya koyuyor. İkisini birbirinden ayırmak olası olmadığı gibi, sorgulama sözcüğünü inançla birleştirmek de biraz akıldışı yorum olsa gerek. İnanan ya da iman eden kişinin sorgulama gibi bir lüksü olamaz, o, kendisine verilen tüm bilgileri olduğu gibi kabul etmek, (islamın şartları, imanın şartları) şirk'ten uzak durmak zorundadır. Bir kutsal kitapta  peygamber için mucizeler yaptığı söyleniyorsa, mucizenin olup olmadığını,ya da o kişinin göğe yükselmediğini söyleyemezsiniz. Eğer sorgulamadan iman etmiyorum diyorsanız, kutsal kitapları sorgulamaya başladığınızda inancınız ya da imanınızın eskisi kadar güçlü olmadığını göreceksiniz.

İman, evrimi kabul ettiğini, çünkü geçmişte yaşayan birilerinin böyle düşündüğünü bunu da böyle yorumlamak gerektiğini söylemiş. Sanırım evrim kavramının tanımında biraz sıkıntımız var. Evrim, yaratılmayı ve yaratmayı reddetmektir. Her şeyin değişerek ve kendi içinde bulunduğu koşullara göre uyum sağladığını kabul etmektir. Sizin dediğiniz evrim değil hurafelerin evrim şeklinde sunulmaya çalışılmasıdır. Önce kavramları iyi öğrenmeli daha sonra üzerinde tartışmalıyız.
 

29.12.2004 17:12:46
Alıntı
İnanan ya da iman eden kişinin sorgulama gibi bir lüksü olamaz, o, kendisine verilen tüm bilgileri olduğu gibi kabul etmek, (islamın şartları, imanın şartları) şirk'ten uzak durmak zorundadır. Bir kutsal kitapta peygamber için mucizeler yaptığı söyleniyorsa, mucizenin olup olmadığını,ya da o kişinin göğe yükselmediğini söyleyemezsiniz. Eğer sorgulamadan iman etmiyorum diyorsanız, kutsal kitapları sorgulamaya başladığınızda inancınız ya da imanınızın eskisi kadar güçlü olmadığını göreceksiniz.

Alla alla neden ki?

Bize bu aklı veren Allah değil mi, aklımızı kullanmamızı istemeseydi, ki akıl yürütmek sorgulamaktan geçer- bize bu aklı vermezdi öyle değil mi?
Tamam islamın şartları, imanın şartları vs. olduğu gibi kabul etmek doğrudur ve böyle olmalıdır ama bunları olduğu gibi kabul etmek onu sorgulamamayı yani araştırmamayı gerektirmez ki. Körü körüne inanmak değilmidir bıgün ki müslüman toplumları geri kalmışlığa iten. Bir parça kafalarını çalıştımış olsalardı körü körüne inanıp bu din adamı vs. deyip bir takım ne idüğü belirsizlerin sözlerine kanmaz, böylece Allahın gösterdiği doğru yoldan sapmazlardı. Namaz neden farz kılınmıştır bi düşünüp bunun mantıklı nedenlerini ortaya koyunca ona olan inancın daha da artmaz mı?
Evet namaz herşeyden önce Allaha yaptığın bir ibadettir. Ama bir de şu açıdan baksana, sabah uyanmışsın uyku mahmurluğu bir yandan gözünün çapağı diğer yandan namaz kılmak için öncelikle ne gerekli abdest almak, yıka yüzünü gözünün çapağı gitsin, kulağının pisi, ağzının kötü tadı, burnun temzilensin, elin ayağın da eşlik etsin bu temziliğe ohhhh mis gibi oldun hem de uykun açıldı di mi. Al sana namazın bir yararı. Şimdi geç bakalım seccadenin başına eğil doğrul hem Allaha ibadetini et hem de sabah sporunu yapmış ol.
Öğlen oldu yoruldun hadi bi abdest al kendine gel temizlen hem de bi vücudunu rahatlat keza ikindi akşam yatsı.
İşte sana namazın yararları şimdi bu aklı yürütmem de ne gibi bir sakınca var. Bu şekilde sorgulayarak elde ettiğim bu fikir beni Allahı daha çok sevmeye yönlendirdi. Eeeeee Huh

Kutsal kitaplar insanlara doğru ve düzgün yaşamayı gösteren en temel ve en güzel kaynaklar ama yapıları gereği ve bence bir parçada böyle olması gerektiğinden insanları akıllarını kullanmaya yöneltmek için açık ve net değiller. Bunları sorgulayarak bana ne demek istiyor diye akıl yürütmek dersini almak için gerekli değil mi ?

Hadi bakalım  cool    
 

deniz 29.12.2004 17:33:52
Alıntı
evvela mevzuu Ben başlatmadım Amadeus (deniz)  başlattı
Herkes adına konuşuyormuş gibi yapmacık bir şekilde  
((‘‘(Allahın) olmadığına kesin olarak iman etmemize rağmen’’)) dedi

Peygamberler Allahı İspata değil Beyana Gelmişlerdir
Allah ispata muhtaç değildir
Maşukun şanını vikaye aşıkın şanındadır
Bu görev bütün inananlara Allah tarafından verilmiştir Şahsi reyim yoktu
bizde Hürriyet fikrini düşündüğün andan itibaren Allahı İnkar kapısını kaparsın dedik
amadeusun (denizin) gizli aşikar çaktırmadan batılı konuşmasından en kalın kafalının dahi anlayacağı yön ile ayağı kayacak olanların kaydığı yerlere Hürriyet fikrini direk gibi dik dik tut onu tut dedik Allahsız hürriyet ve irade olmaz dedik

evet Allah ispata muhtaç değildir
Gizli kudret tabiri de yersizdir Kudret aşikardır Aşikar
Biz Allahı ispat etmeye kalkışmıyoruz yanıldığınız nokta bu
Olanı gör diyoruz Olanı…

Birde onlardan daha zeki olduğumuzu tatbikatlı bir şekilde İspat etmemiz gerekir
Zeki Zeka=Tezkiyeden gelir ondan türemiştir
Yani Zeki olan adamda keduret keder Olmaz
Dinsiz adamda Keder olur
Elbette kimin daha Zeki olduğunu tefhim makamında da anlatmak gerekir
Ve Hiç kimseye üstünlük taslamıyorum Hak konuşulsun istiyorum

 
 
Alıntı
varsayalım: olmadığına kesin olarak iman etmemize rağmen şöyle bir fantazi yaptığımızı düşünelim.

benim cümlemin aslı yukarda görüldüğü gibidir.

zeki insanalardan beklentim cümleleri doğru anlamaları doğru aktarmalarıdır.

29.12.2004 22:49:18
----------------
Evrim Her şeyin değişerek ve kendi içinde bulunduğu koşullara göre uyum sağladığını kabul etmektir.
-----------------
Torg kardeşim Evrimi biraz eksik tarif etmişsin  
Çünkü Evrimin denk Tarifi bu yukarıdaki tanım ise
Neden dünya ilk başlangıç zamanlarında gibi kalmadı
Yani bulunduğu koşullara göre uyum sağlamadı ve ((değişerek)) daima daha yeniye ve ileriye doğru muazzam adımlar attı


Sonra diyorsun ki
------------------
Sizin dediğiniz evrim değil hurafelerin evrim şeklinde sunulmaya çalışılmasıdır
--------------------
Bizim dediğimiz şey evrim değil de hurafe midir
Bence sizin dediğiniz biraz eksik ve hurafeye daha yakındır

Biz Biraz daha izah edelim Evrimi
Ondan sonrada hükmü insafa bırakalım

Evrim demek
Daima daha ileriye ve yeniye doğru gitmek demektir  
Evet Bilcümle mevcudattın hep birlikte kemale doğru gitmeleri ve işinde daima daha mükemmel neticelere Doğru tabi sevk vasıtasıyla ilerlemekte olduğunu iddia etmektir
Yani (((bu tabiatın Anlayışlı Akil Bir illet tarafından bu gayei kemale doğru sevk edilmekte bulunduğunu itiraf eylemektir)))

Tabiatın daimi bir terakkiye sevk olunmakta ve Fenayı bırakıp iyiyi almakta olduğu
daima mükemmel şekilleri vücuda getirmeye eğimli ve istekli bulunduğunu itiraf etmektir
Lakin bu eğim ve istek
bu faydalı terakki bu büyümek ihtiyacı
alemi gaye-i kemale doğru sevkeden ((((umumi bir kuvvenin))) işi değil de ya nedir

evet (((Bilcümle mevcudattın hep birlikte kemale doğru gitmeleri))))
-----Arabayı nereye götürdüğünü bilen------ ve kendi iradesine karşı
süfli Madde tarafından hiçbir vakit en küçük bir mani bile dayanmamış Olan
bir illeti beliğ bir surette hem beyan hem izhar etmek değil de ya nedir ?



sonraaa Allahın istıfa kanunu vardır
-----------------(((Tabiat Allahın Sünnetidir)))--------
tabiatta doğal Selection kanunu vardır deniliyor dimi ya

şimdi Allah istıfa kanunu ile kullarından en iyisini seçmiş kulları vardır
onlara Peygamber denir

Şimdi sen Bilimin sana söylediği doğal Selection kanunu kabul ediyorsun da
Peki Dinin sana 15 asır evvel talim ettiği söylediği Istıfa kanununu (Doğal selectionu) niye kabul etmiyorsun Peygamberleri inkar ediyorsun
Halbuki Okuduğun fen bunu inkar etmene mani olmuyor mu ?
İlmi imana rabt et de rahat et






Amadesu (deniz) Kardeşim
Sen yazılan şeyi tetkik ettikten sonra lazım gelen hükmü tetkik etmeden veriyorsun
Bak ne diyorsun
(zeki insanalardan beklentim cümleleri doğru anlamaları doğru aktarmalarıdır.)

---------
varsayalım: olmadığına --kesin olarak iman etmemize-- rağmen şöyle bir fantazi yaptığımızı düşünelim.
--------------------
e peki yani şimdi bu cümlelerinle sen (--kesin olarak Allah varlığına iman ettiğini-- mi ilan ediyorsun) özür dilerim




 

deniz 29.12.2004 23:01:09
Smiley tükçeyi anlama sorunun var İman.

"varsayalım: olmadığına kesin olarak iman etmemize rağmen şöyle bir fantazi yaptığımızı düşünelim."

bu cümleyi uzun uzun anşatayım bari sana Smiley :

şöyle bir durumu farzedelim:
allah ın var olmadığına kesin olarak iman ettiğimizi düşünelim. (farizi olarak allah inanmıyoruz)
...

anladın mı ?

torq 30.12.2004 00:33:15
Alıntı
Evrim Her şeyin değişerek ve kendi içinde bulunduğu koşullara göre uyum sağladığını kabul etmektir.
-----------------
Torg kardeşim Evrimi biraz eksik tarif etmişsin 
Çünkü Evrimin denk Tarifi bu yukarıdaki tanım ise
Neden dünya ilk başlangıç zamanlarında gibi kalmadı
Yani bulunduğu koşullara göre uyum sağlamadı ve ((değişerek)) daima daha yeniye ve ileriye doğru muazzam adımlar attı


Sonra diyorsun ki
------------------
Sizin dediğiniz evrim değil hurafelerin evrim şeklinde sunulmaya çalışılmasıdır
--------------------
Bizim dediğimiz şey evrim değil de hurafe midir
Bence sizin dediğiniz biraz eksik ve hurafeye daha yakındır

Biz Biraz daha izah edelim Evrimi
Ondan sonrada hükmü insafa bırakalım

Evrim demek
Daima daha ileriye ve yeniye doğru gitmek demektir 
Evet Bilcümle mevcudattın hep birlikte kemale doğru gitmeleri ve işinde daima daha mükemmel neticelere Doğru tabi sevk vasıtasıyla ilerlemekte olduğunu iddia etmektir
Yani (((bu tabiatın Anlayışlı Akil Bir illet tarafından bu gayei kemale doğru sevk edilmekte bulunduğunu itiraf eylemektir)))

Tabiatın daimi bir terakkiye sevk olunmakta ve Fenayı bırakıp iyiyi almakta olduğu
daima mükemmel şekilleri vücuda getirmeye eğimli ve istekli bulunduğunu itiraf etmektir
Lakin bu eğim ve istek
bu faydalı terakki bu büyümek ihtiyacı
alemi gaye-i kemale doğru sevkeden ((((umumi bir kuvvenin))) işi değil de ya nedir



sonraaa Allahın istıfa kanunu vardır
-----------------(((Tabiat Allahın Sünnetidir)))--------
tabiatta doğal Selection kanunu vardır deniliyor dimi ya

şimdi Allah istıfa kanunu ile kullarından en iyisini seçmiş kulları vardır
onlara Peygamber denir

Şimdi sen Bilimin sana söylediği doğal Selection kanunu kabul ediyorsun da
Peki Dinin sana 15 asır evvel talim ettiği söylediği Istıfa kanununu (Doğal selectionu) niye kabul etmiyorsun Peygamberleri inkar ediyorsun
Halbuki Okuduğun fen bunu inkar etmene mani olmuyor mu ?
İlmi imana rabt et de rahat et






İman kardeşim, hem benim cümlemi alıp üzerine yazı yazıyorsun hem de yazdığım cümleyi okumuyorsun. Bu nasıl oluyor ?
Cümlenin başında her şeyin değişerek  ve kendi içinde bulunduğu koşullara göre uyum sağladığını söylemişim. Sen de öyleyse dünya neden değişti diyorsun. Yani benim söylediğimi söylememiş gibi yapıp beni yalanlamaya çalışıyorsun.

Evrim her şeyin bulunduğu ortama uyum sağlayarak değiştiğini söylerken, yaşama içgüdüsü ile bağlantı kurarak bu teoriyi geliştirmiştir. Yani bir kaplan afrikada yaşamak zorunda olursa o coğrafyanın gereğine göre değişim geçirerek kendisini uyarlamış, sibiryada yaşamak zorunda olursa o coğrafyanını gereğine göre evrim geçirmiştir. Böylece iki ayrı yerde yaşayan canlı türü farklı özelliklere sahip olarak neslinin devamını sağlamıştır.

Dünya da bu değişimin bir parçasıdır ve doğa yasaları senin de dediğin gibi doğal seçim gereği sürekli kendisini yenilemek zorundadır. Ancak evrimi kabul edenlerin düşünceleri ile iman edenlerinki pek uyuşmuyor. Örneğin bu teoriye göre insanın maymundan gelme olasılığı var. Kesin olarak kanıtlanmış değil ama böyle düşünmek mümkün. Evrimi 15 asır önce bulanlar varsa neden söylemeyip kendilerine saklamışlar da 20. yüzyılda bir bilim adamının Galapagos'a rastlantı sonucu gidişini beklemişler. Eğer kutsal kitaplarda evrimden sözedildiğini söylüyorsan, ben tüm kitapları okudum, hiç böyle bir şeye rastlamadım. İnsanları gelişmeye (kemale) ya da olgunluğa, iyiye yöneltmekle evrim arasında bir bağ yoktur.  

30.12.2004 09:44:19
Alıntı
Ulan niye kimse beni kaale almıyor,şimdi anladım,

göz yok,
beyin yok,

hay allah üşüdüm,şu sobaya biraz odun atayım bari.

Ne demek kaale almamak blöf,
Şu forum da şahsen benim en çok kaale aldığım sensin, anlayamamışın demek ki;
ama ortam soğuk, sen şu sobaya biraz daha odun at en iyisi... Smiley

30.12.2004 10:28:20
Alıntı
.....

Yukarıda açıklanan sözlük bilgileri islam dini ya da tanrı inancı açısından imanla inanmak arasında bir fark olmadığını ortaya koyuyor. İkisini birbirinden ayırmak olası olmadığı gibi, sorgulama sözcüğünü inançla birleştirmek de biraz akıldışı yorum olsa gerek.


İnanmaya örnek; İnanki: Bir başkasının seni kendisindekine inandırmak için kullandığı bir söz iken;

-"İnan ki ben sana karşı hiç bir zaman kötü niyetli olmadım." (Bu benim kendimi sana inandırmak için söylediğim bir söz iken)

inandırmak=kandırmak.

İman etmeye örnek; Eminimki: O ana kadarki çalışmalarından kendi çıkarımlarını ifade etmek için kullanılan sözcük oluyor.

-"Eminim ki sen bunu isteyerek yapmadın." (Burada ise benim kendimin edindiği son durumumu, kanaatimi ifade etmem, bir nüans farkı var)

İman Etmek=O anki kendi durumunu ifadelendirmek.

İnanmakta olay tümüyle bitirilmiş ve sonuçlandırılmışken, İman etmekte insanın kendi kanaatini ortaya koyması var...

Sağlıcakla.


Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5