|
||
| henuz bısey sanmadım sanmak ıcın yorumunu beklıyorum neden boşa harcanmıs bır zeka dedın? sina,inancın hayatta şu kadarcıkmı yer kapladığını sanıyosun......
|
||
|
||
| kendi açımdan değerlendirdim ve eğer üzdüysem özür dilerim. sadece bu kadar güzel şeyleri düşünebilen hisli bir insanın deha bu sadece dine vurğulayarak,üstelik sadece islama övgü düzerek zeka bu kendini diğer halklardan soyutlamasını kastetmiştim,kastımı aştıysam tekrar özür dilerim...... |
||
|
||
| Est herhangı bır noktada ozrunuze gerek yok en azından bana karsı ama necıp fazılı ve hıslerını bır dehalık sımgesı olarak algılayıp ve sonrada sadece ıslam ıcın tasarlanmıs bos bır zeka tabırını kullanırsanız ıste o zaman necıp fazıl adına bır kusur ıslersınız nazarımca cunku o ınandıgı gıbı yasayan ve hıslerınıde bu yonde dıllendıren bır ustaddı. | ||
|
||
Est herhangı bır noktada ozrunuze gerek yok en azından bana karsı ama necıp fazılı ve hıslerını bır dehalık sımgesı olarak algılayıp ve sonrada sadece ıslam ıcın tasarlanmıs bos bır zeka tabırını kullanırsanız ıste o zaman necıp fazıl adına bır kusur ıslersınız nazarımca cunku o ınandıgı gıbı yasayan ve hıslerınıde bu yonde dıllendıren bır ustaddı. kesinlikle haklısın
|
||
|
||
| İşim Acele Gökte zamansızlık hangi noktada? Elindeyse yıldız yıldız hecele! Hüküm yazılıyken kara tahtada İnsan yine çare arar ecele! Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü; Nefsim doymamaktan dünyaya küstü. Eser darmadağın, emek yüzüstü; Toplayın eşyamı, işim acele! (1972) Necip Fazıl Kısakürek |
||
|
||
| UYUMAK İSTİYORUM İki yıldız arası göğe asılı hamak... Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak. Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı; Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı. İlgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik; Bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik. Usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden; Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık; Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık. Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri; Raflarda toza batmış Peygamberlerden bildiri. Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım; Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım! Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla! Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla... |
||
|
||
| Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! |
||
|
||
| O’NA Benim efendim! Ben sana bendim! Bir üfledin de Yıkıldı bend’im. Ben ki, denizdim, Dağbaşı bendim. Şimdi sen oldun, Âleme pendim. Benim efendim! Feza levendim! Ölmemek neymiş; Senden öğrendim. Kayboldum sende, Sende tükendim! Sordum aynaya: Hani ya kendim? Benim efendim! Benim efendim! Emri yüklendim! Dağlandım kalbden Ve mühürlendim. Askerin oldum, Başta tülbendim; Okum sadakta, Elde kemendim. Benim efendim. 1978 |
||
|
||
| Necip Fazıl KısaküRek denildiğinde ilk aklıma gelen şiiri KALDIRIMLAR olmuştur fakat akrepv benden önce davranmış...neyse ikinci aklıma gelen şiiri En Yakın da benden gelsin bakaLım............ En Yakın Bütün insanlığı dövsen havanda, Zerre zerre herkes yine yalınız. Boşlukta yol alan uçsuz kervanda, Her şey tek başına, dağ, taş ve yıldız. Herkes bir vücutsuz hayal peşinde; Eşini kaybetmiş herkes eşinde. İçinizde yiv yiv derinleşinde, Çıksın karşınıza eN yAkInInIz! (1972) |
||
|
||
| çile ''Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök! Heybem hayat dolu, deste ve yumak. Sen, bütün dalların birleştiği kök; Biricik meselem, Sonsuza varmak...'' |
||
|
||
| ne azap,ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne aşılmaz duvar bendedir. süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir. yaram var,havanlar dövemez merhem; yüküm var ,bulamaz pazarlar dirhem. ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem; yollar ki,Allah'a çıkar,bendedir. NFK |
||
|
||
| VİSAL Beni zaman kuşatmış,mekan kelepçelemiş ne sanattırki her şey herşeyi peçelemiş perde perde veralar,aşk başka nur başka bir anlık visal başka kesiksiz huzur başka renk,ses koku ötelerden haberci hayatmı bu sürdüğün kabuğundan ezberci yoksa göz gözü görmüyor sanmanın öksesimi Rabbim Rabbim yüce Rab alemlerin rabbi sen sana yönelsin diye icad ettiğin kalbi sen senden uzaklık ateş sana yakınlık ateş azap varmı alemde fikir çilesine eş yaşamak zor ölmek zor erişmekse zormu zor çilesiz suratlara tüküresim geliyor evet ben bir kapalı hududu yaşıyorum ölen ölüyor bense ölümü yaşıyorum sonsuzu nasıl bulsun pösteki sanan deli kendini kaybetmekmi visalin son bedeli mahrem çizgilerie baktıkça örtünen sır belkide benliğinden kaçabilene hazır hatıra küpü devril sende ey hayal gömül sonu gelmez visalin gaybından vaz geç gönül o visal can sendeyken canı etme feda elveda toprak,güneş,anne ve yar elveda... |
||
|
||
| OLMAZ MI ? Yön yön sarılmışım ne yana baksam; Sarılan olur da saran olmaz mı? Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam; Geçip de aynaya,soran olmaz mı? Bir parçacığım ben,bütüne hasret; Zaman döne dursun,o güne hasret; Ruhumsa zamanın üstüne hasret; Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı? ZEHİR Çocukken haftalar bana asırdı; Derken saat oldu,derken saniye... İlk düşünce,beni yokluk ısırdı: Sonum yokluk olsa bu varlık niye? Yokluk,sende yoksun,bir varsın bir yoksun! İnsanoğlu kendi varından yoksun... Gelsin beni yokluk akrebi soksun! Bir zehir ki,hayat özü faniye... |
||
|
||
| GEÇİLMEZ Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez. İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez. Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez. Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez. Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez. Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez. Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez! SERSERİ Yeryüzünde yalnız benim serseri, Yeryüzünde yalnız ben derbederim. Herkesin dünyada varsa bir yeri, Ben de bütün dünya benimdir derim. Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı, Aradım bir ömür, arkadaşımı. Ölsem dikecek yok mezar taşımı; Halime ben bile hayret ederim. Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar; Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr, Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr, Gölgemin peşinden yürür giderim... |
||
|
||
Bu da üstadın bohem zamanlarından bir şiir. ![]() KADIN BACAKLARI Her ayağın bastığı yerde sanki kalbim var, Kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden. Ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar, Gidiyorum bir kadın bacağının peşinden. Bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü, Gözlerinden ziyade bacaklarına yakın, Bir lisandır onların duruşu, bükülüşü, Kadınlar! Onlar varken konuşmayınız sakın. İnce sütunlardaki ilahi güzelliğe Bacakların ruhudur şekil veren diyorum Bacakları bir kalın örtüde saklı diye Mermerde kalbi çarpan Venüs'ü sevmiyorum. Boynuma doladığın güzel putu görseler İnsanlar öğrenirdi neye tapacağını. Kör olsam da açılır gözüm, ona sürseler İsa'nın eli diye, bir kadın bacağını. NECİP FAZIL KISAKÜREK |
||