SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Turan Dursun'un iftiraları???

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8

zÜhrE yIldIzI 06.08.2007 19:19:51
Turan Dursun'un ismine birkaç topic içinde rastladım.Turan DUrsunun iftiralarını değerlendirmek için yeni bir topic açmayı tercih ettim.
            Turan Dursunun iddiaları değerlendirelim:::
             1) Kuran’da Irkçılığın Olduğu Ve Yahudilerin Üstün Irk Olarak Belirtildiği İftirası

Turan Dursun, Kuran'da ırkçı bir yaklaşım olduğunu iddia etmiştir. Hem de bu ırkçılığın "Yahudi ırkçılığı" olduğunu ileri sürmüştür. Kuran'da "En üstün toplum, İsrail toplumu" dendiğini iddia etmiş ve ardından kendince bir "çelişki"  ortaya koymuştur:

"Bir yanda İslam dünyasındaki "yahudi düşmanlığı", öbür yanda da, Kur'an'daki "Tanrı"nın "İsrailoğulları"na böyle seslenişi... Bir çelişkidir bu." (2000'e Doğru 28 Ocak 1990, Yıl 4, Sayı 5)

Oysaki gerçekler incelendiğinde Turan Dursun'un bu iddiasının son derece saçma bir itiraz olduğu açıkça görülmektedir. Turan Dursun'un iddiasına dayanak gibi göstermeye uğraştığı Kuran ayeti şu şekildedir:

Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın. (Bakara Suresi, 47)
        Her akıl sahibi insan düşünür muhakeme yapar ve ayeti dikkatli bir şekilde incelediğinde;bir geçmiş zamandan söz ettiğini Allah'ın bir zaman içerisinde Yahudileri yada İsrailoğullarını aynı kavram bir zamanlar nimetlendirdiğini onları nimetleriyle diğer kavimlere karşı üstünlüğ verdiğini söyler.Ki bunu şöyle örneklendirebiliriz.ALlah Hz. ibrahim'den sonra peygamberlerini HZ muhammede kadar yahudiler üzerine görevli kılmıstır.Kimi pğeygamberler zamanında bolluk vermiştir. hz Musa zamanı gibi...
        Ancak Yahudilerin büyük çoğunluğu bu verilen nimetlere karşı ahitlerini tutamamışlardır.sadakatlerini bozmuşlardır.Maide suresinde ayet durumu açıkça ortaya koyar.
          Andolsun, Allah İsrailoğullarından kesin söz (misak) almıştı. Onlardan oniki güvenilir- gözetleyici göndermiştik. Ve Allah onlara: "Gerçekten ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah'a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır."Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. Kendilerine hatırlatılan şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 12-13)
          Görüldüğü üzere, İsrailoğulları'nın Turan Dursun'un iddia ettiği manada, yani tüm bir ırk olarak üstün kılınmaları sözkonusu değildir. Allah, İsrailoğulları'nı bir ırk olarak, yani ahlak ve tavırlarından bağımsız olarak, kalıcı bir şekilde "üstün kılmış" değildir. Allah'ın Hz. İbrahim'e olan vahyini bildiren bir ayet, bu gerçeği vurgulamaktadır.
          Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım kelimelerle denemişti. O da tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim'e): "Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım" dedi. (İbrahim) "Ya soyumdan olanlar?" deyince (Allah:) "Zalimler benim ahdime erişemez" dedi. (Bakara Suresi, 124)

           Görüldüğü gibi Allah Hz. İbrahim'in soyundan olanları bir ırk olarak üstün kılmamış, aksine bu ırktan olup da zalim olanların Allah'ın ahdine, yani İsrailoğulları'na verdiği üstünlük ahdine dahil olmayacağını haber vermiştir.
     
           Allah, insanlar arasındaki ırk, soy, kabile bağlarının bir üstünlük konusu olmadığını da aşağıdaki ayetiyle açıkça bildirmiştir:

            Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır." (Hucurat Suresi, 13)

             Dolayısıyla Kuran'da ırkçılık olduğunu iddia etmek, ancak bu konuda hiç bir şey bilmeyen ve muhakemesi de zayıf olan insanları kandırabilecek bir iftiradır
         
             2) Kuran’ın Sadece Araplar Ve Mekke Çevresindekiler İçin Gönderildiği İftirası
 
             Turan Dursun'un bir diğer iddiası, Kuran-ı Kerim'in sadece Araplara yönelik bir kitap olarak vahyedildiği, diğer milletlerin Kuran'dan sorumlu olmadığı şeklindedir. Bunu, şu sözleriyle ileri sürmektedir:

"Kur'an'ın bütünü içinde, Muhammed'in "kavm"ından, yani "toplum"undan "Tanrı vahiyleri"ni, bu "toplum"a iletmek zorunda olduğundan, bunu yaptığından söz edilir. Muhammed'in "toplum"u, "Arap toplumu"dur. Öyleyse "muhattap" da bu toplumdur. Kur'an, kendi deyimiyle "Arapça", seslendiği kesim de, "Araplar". Ama "Araplar"ın da tümü değil; yalnızca "bir kesimi". Korkutma yalnız "Mekke ve çevresi"ne. Ayetler çok açık. "Kur'an"la yapılan "uyarı"ların, "korkutma"ların, "Mekke" (Ümmü'l-Kura) ve "çevresi"ne yönelik olduğu, En'am suresinin 92., Şura suresinin 7. ayetinde, kuşkuya yer bırakmayacak bir açıklıkla anlatıyor." (Turan Dursun, 2000'e Doğru, 28 Ocak 1990, Yıl 4, Sayı 5)
           
Turan Dursun’un bu iddiasına delil olarak kullanmaya çalıştığı ve bu amaçla çarpıtarak yorumlamaya kalktığı ayetin meali şu şekildedir:

İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. (Enam Suresi, 92)

Turan Dursun'un "Mekke" anlamında yorumladığı kelimenin ayetteki asıl ifadesi "ümmü’l kura"dır. Bu kelimenin sözlük karşılığı ise "köylerin, kasabaların, kentlerin anası" demektir. Yani bu kelimeyle sadece Mekke değil, bütün ana şehirler, kasaba ve köyler ifade edilmiş olur. Mekke de bir şehir merkezidir, fakat "ümmü’l Kura" Mekke ile sınırlı olmayıp, tüm zamanların tüm merkezi şehirlerini kapsamaktadır. Dolayısıyla, "Kuran sadece Mekke çevresindekilere yöneliktir" diye bir iddiada bulunmak, sadece bu iddia sahibinin cehalet veya samimiyetsizliğini gösterir.
Gerçekte üstteki ayette Turan Dursun seviyesindeki kişilerin hiç kavrayamayacakları bir hikmet açıklanmakta, İslam'ın bir tebliğ yöntemi olarak önce merkezi şehirlere, ardından bunların çevresine yayılmasına işaret edilmektedir.

Dikkat edilirse Turan Dursun, bir önceki başlık altında (ırkçılık iddiasında) karşılaştığımız çarpıtma yöntemini burada bir kez daha kullanmaktadır. Bir ayeti ele almış, içinde geçen bir kavramı kasten yanlış yorumlamış, dahası bu konuyu açıklayan, tefsir eden diğer Kuran ayetlerini kasten görmezlikten gelerek basit bir çarpıtma yapmıştır.

Nitekim bu konuyla ilgili diğer ayetlere baktığımızda, Turan Dursun'un ne kadar büyük bir çarpıtma yaptığı tüm açıklığıyla ortaya çıkar. Hz. Muhammed'in tüm insanlığa gönderilmiş bir peygamber olduğu ve Kuran hükümlerinden kıyamete kadar tüm insanların sorumlu tutulduğu pek çok ayette vurgulanmıştır. Aşağıdaki iki ayet, konuyu açıklığa kavuşturmaktadır:

Biz seni ancak bütün insanlığa bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. (Sebe Suresi, 28)

De ki: Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnızca O'nundur. (A'raf Suresi, 158)

Turan Dursun'un iddiasının ikinci kısmı ise, Kuran'ın sadece Arapça bilenlere gönderildiği şeklindedir. Oysa Kuran’ın Arapça olması, bu kitaptan sorumlu olanların sadece Araplar olduğu anlamına gelmez. Yeryüzünde pek çok farklı dil konuşulmaktadır ve insanlara vahyedilecek bir kitabın doğal olarak bu dillerin birisinde olması gerekmektedir. İslam peygamberi Hz. Muhammed Arap olduğu ve etrafındaki insanlar da Arapça konuştuğu için, Kuran da Arapça olarak vahyedilmiştir. Ancak Kuran'ın anlamı her milletin kendi dilinde rahatlıkla tefsir edilebilir, açıklanabilir ve hükümleri anlaşılabilir. Nitekim öyle de olmuştur. Kuran'ın Arapça olması, diğer milletlerin İslam dinini öğrenmelerini ve uygulamalarını hiç bir şekilde engellememiştir.


3) Peygamberimizin Türkler Hakkında İthamlarda Bulunduğu İftirası:::

  Turan Dursun'un milliyet konusundaki üçüncü asılsız iddiası, peygamberimiz Hz. Muhammed'in Türklere düşman olduğu yönündedir. Bu iddiasına delil olarak bazı sahih (doğru) olmayan, "mevzu" (yani peygambere atfedilerek sonradan uydurulan) hadisleri göstermeye çalışmıştır. Turan Dursun'un aktardığı hadisler şu şekildedir:

- Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe, kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş(kalın) derili olan bu toplumlar.... kıl giyerler."

-"Siz (müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan toplumla öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır."

Turan Dursun'un aktardığı bu hadislerin, peygamberimiz tarafından söylenmemiş, vefatından çok sonra bir takım art niyetli kimseler tarafından uydurulup ona atfedilmiş sözler olduğu bilinen bir gerçektir. "Mevzu hadisler" olarak bilinen bu gibi hadisler, başlı başına bir inceleme alanıdır. Bu konuda pek çok İslam alimi eserler yazmış, mevzu hadislerin genel özelliklerini tespit etmişlerdir. Bu konuda kabul edilen bir prensibe göre, bir milleti sırf milli kimliğinden dolayı yeren veya öven hadislerin hepsi uydurmadır. Bu şekilde pek çok uydurma hadis vardır. Turan Dursun'un aktardığı gibi Türkleri yeren ve kötüleyenler olduğu gibi, Türkleri dünyanın en üstün milleti gibi tanıtan uydurma hadisler de bulunmaktadır. Aynı şekilde Arapları da abartılı derecede öven veya yeren uydurma hadisler olduğu malumdur. Tüm bunlar, milli bir taassup içindeki kimseler tarafından uydurulmuş ve peygamberimize atfedilmiş uydurma sözlerdir.

Bu sözlerin uydurma olduğunun en büyük ispatı ise, Kuran'a aykırı olmalarıdır. Allah, başta da belirttiğimiz gibi, milletler, kavimler veya kabileler arasındaki farkların önemli olmadığını, önemli olanın takva (Allah korkusu ve bundan kaynaklanan ahlak) olduğunu Kuran'da açıklamıştır. Allah'ın hükmü bu iken elbette peygamberimizin farklı bir düşünce içinde olması düşünülemez. Aksine peygamberimiz, Kuran'ı en iyi şekilde anlayan, uygulayan, hayata geçiren ve Kuran'ın hiç bir hüküm ve ilkesinden taviz vermemiş kutlu bir insandır



flzf 06.08.2007 19:22:02
turan hocayı anarken saygılı olursanız başlattığınız tartışmanın ezici haksızlığını biraz hafifletebilirsiniz şimdiden bir uyarı olarak alın bence Smiley

golgelerdekiler 06.08.2007 19:35:34
Ezici haksızlık mı flzf?HuhHuhHuhHuh  Shocked
İyi Düşün!!!!!!!!

flzf 06.08.2007 19:40:32
düşüneceğim zaten gerekirse bu tartışma için hazırlanıcam turan dursun fikirleriyle aydınlatmaya doğruya canını adamış erdemli bir aydındır ona olan saygımdan dolayı şimdilik bu tartışmaya başlamıycam çok yorgunum çıkmam lazım sonra görüşürüz

zÜhrE yIldIzI 06.08.2007 19:43:22
sen bilirsin tabi, tartışmak gerek biz kimseye haksızlık ve kötülük yapmayız kimsenin dediğinin dışında bir şekilde onu suçlamayız iyice okur araştırır ve onun fikirlerinin yanlış olduğunun beyan ederiz.

golgelerdekiler 06.08.2007 19:47:33
Güle güle dersine iyi çalış.....
Yorulursan biraz ara ver,bak kendini çok zorlama,çünkü sonunda bütün çalışmalarının heba olduğunu görmek ve bunu kabullenmek pek kolay olmayacak.....  Tongue

turakine 06.08.2007 19:54:17
Arkadaşlar Turan Dursun Denen Zati Muhterem Kafayı Yemiş ve Sonrada Katlinin Vacipliğinden Doğan Akibeti Yaşama Zevkine Nail Olmuş Zındığın Tekidir.
O Nedenle Turan Dursun, Aziz Nesin Ve Dahi Aynı Fikrin Elebaşlarını Anarken Çokta Sefil Davranmaya Gerek Yok Kanaatindeyim.
Özgür Ortamda Özgürce Fikrimi Yazayım Dedim.

golgelerdekiler 06.08.2007 20:01:11
turakine arkadaş karşıdakinin fikirlerini ne kadar yanlış olduğunu bilsende sen saygını ve edebini sakın kaybetme...
Böyle gereksiz tahrikler yüzünden maalesef günümüzde İslam'a karşı böyle tepkiler oluşturmuştur.
Lütfen saygı ve edepten ödün vermeyelim......

zÜhrE yIldIzI 06.08.2007 20:03:41
Arkadaşlar Turan Dursun Denen Zati Muhterem Kafayı Yemiş ve Sonrada Katlinin Vacipliğinden Doğan Akibeti Yaşama Zevkine Nail Olmuş Zındığın Tekidir.
O Nedenle Turan Dursun, Aziz Nesin Ve Dahi Aynı Fikrin Elebaşlarını Anarken Çokta Sefil Davranmaya Gerek Yok Kanaatindeyim.
Özgür Ortamda Özgürce Fikrimi Yazayım Dedim.
           Turakine sakin ol cool ol  elbette özgür bir forum burası ancak onların yaptığı hakaretleri yaparsak biz de aynı duruma düşeriz çünkü kişilerin değer yargılarıyla dalga geçem alaya almak kamuoyu tarafından hoş karşılanmaz rijit olmaya gerek yok derim ben...

flzf 06.08.2007 23:36:50
Arkadaşlar Turan Dursun Denen Zati Muhterem Kafayı Yemiş ve Sonrada Katlinin Vacipliğinden Doğan Akibeti Yaşama Zevkine Nail Olmuş Zındığın Tekidir.
O Nedenle Turan Dursun, Aziz Nesin Ve Dahi Aynı Fikrin Elebaşlarını Anarken Çokta Sefil Davranmaya Gerek Yok Kanaatindeyim.
Özgür Ortamda Özgürce Fikrimi Yazayım Dedim.

zühre yıldızı biz hiçbir zaman yukardaki yazının sahibi kadar alçalmış durumda olmadık ben size tartışmak diye başladımda bakıyorum ilk önce içinizde bişeyler öğrenmesi gereken insanlar var örneğin yaşam hakkının kutsallığı fikri ancak diğer bir fikirle bastırabilmek gibi bunları bilmeyen insanlarla tartışmak mümkün olmaz dolayısıyla bundan sonra yazıcaklarımda üslubumun sertliği için şimdiden özür dilerim bende sinirlerime ancak bir yere kadar hakim olabilirim.

zÜhrE yIldIzI 06.08.2007 23:44:21
Arkadaşlar Turan Dursun Denen Zati Muhterem Kafayı Yemiş ve Sonrada Katlinin Vacipliğinden Doğan Akibeti Yaşama Zevkine Nail Olmuş Zındığın Tekidir.
O Nedenle Turan Dursun, Aziz Nesin Ve Dahi Aynı Fikrin Elebaşlarını Anarken Çokta Sefil Davranmaya Gerek Yok Kanaatindeyim.
Özgür Ortamda Özgürce Fikrimi Yazayım Dedim.

zühre yıldızı biz hiçbir zaman yukardaki yazının sahibi kadar alçalmış durumda olmadık ben size tartışmak diye başladımda bakıyorum ilk önce içinizde bişeyler öğrenmesi gereken insanlar var örneğin yaşam hakkının kutsallığı fikri ancak diğer bir fikirle bastırabilmek gibi bunları bilmeyen insanlarla tartışmak mümkün olmaz dolayısıyla bundan sonra yazıcaklarımda üslubumun sertliği için şimdiden özür dilerim bende sinirlerime ancak bir yere kadar hakim olabilirim.
                  Elbette ben bu kişiyi uyardım bunu reddediyorum.Elbetteki yaşam hakkı kutsallığı öncelikli düstumuzdur.ANcak içinizde sözünü kabul etmiyorum ben bu kişiyi tanımam etmem.Siz ne kadar uslubunuzu sertleştirirseniz sertleştirin ben yine de aynı şekilde yumuşak cevaplar vereceğim ancak kişilik hakları hariç.Zaten medeni insanlarız.

denge 06.08.2007 23:54:34
Turan Dursun'un idaaları Kuran'ı iyi bilen herhangi birisi tarafından çok rahat yalanlanabilir. Ben onun kitaplarını ve o idaalara karşı yazılan anti-tezleri okuduğumda Hoca'nın idaaları gerçekten komik kalıyordu.

Bu arada Kuran'ı ve dini anlamak/algılamak  kişinin bakışaçısına kalmıştır. Kimileri Kuran okuyarak iman eder, kimileri de Kuran'a yaklaştıkça isyan eder... Nereden baktığınıza bağlı...

flzf 06.08.2007 23:55:19
sizin bu şekilde olduğunuzu söylemedim zaten içinizde böyle kişiler olduğunu söyledim bu açık ve net bir gerçek öncelikle bunun reddelir bir tarafı yok he hepiniz böylesiniz desem haklısınız ama öyle bişey söylemiyorum ve söylemedim diğmi ayrıca başlıktaki saygısızlığı bir parça hafifleten arkadaşada teşekkür ederim halen iftiraları diyerek bir karalama var ancak cevabı verilcek olduğu için bişey söylemiyorum

zÜhrE yIldIzI 06.08.2007 23:58:43
sizin bu şekilde olduğunuzu söylemedim zaten içinizde böyle kişiler olduğunu söyledim bu açık ve net bir gerçek öncelikle bunun reddelir bir tarafı yok he hepiniz böylesiniz desem haklısınız ama öyle bişey söylemiyorum ve söylemedim diğmi ayrıca başlıktaki saygısızlığı bir parça hafifleten arkadaşada teşekkür ederim halen iftiraları diyerek bir karalama var ancak cevabı verilcek olduğu için bişey söylemiyorum
                  Bir karalam değil turan dursunun kendi yazdıklarını biz kurana uymadığı görüşündeyiz ve bunu kurana göre yorumladık.

06.08.2007 23:59:45
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık. Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için de tabuların yıkılması gerekli. Her türlü tabu yıkılmalı. En başta da dinlerden , "inanç"lardan kaynağını alan tabular.

"Özgürlükleri bağlayan her türlü zincir kırılmalı, en başta da kafalardaki "iman zinciri". İman zincirine bağlı düşünce sabittir, değişmezdir. Bu ise doğanın değişken yapısına terstir. Zincirli zihin gelişme gösteremez; değişmelere, gelişmelere ayak uyduramaz. Dünyamızdaki her türlü olumlu gelişme, dinin ve imanınki başta olmak üzere, tabuların zincirinden kurtulabildiği, yol bulabildiği ölçüde gerçekleşebilmiştir. İnsan aklı, bilim, teknoloji, insan hakları alanında ulaşılan noktalar, bu yoldaki adımların ürünleridir.

Akıl ve bilim aydınlık kesimdedir. Din ve iman ise karanlık kesimde. Aklın, bilimin ölçüleri bellidir. Gözlem vardır, deney vardır, nesnellik vardır...Yolu ışıklandıran da bunlardır. Öyleyse "din"in üzerine nasıl gidilmesi gerektiği ortada ve son derece açık: Karanlığın üzerine nasıl gidilirse, "din"in üzerine de öyle gidilmelidir. Karanlıkla savaşılırken ışık gereklidir. Dinin, imanın üzerine gidilirken de..."

Böyle başlıyor Turan Dursun yayına çıkacak ilk kitabının önsözünde. Şeriatın kurşunları 4 eylül 1990 günü onu sırtında yedi yerinden vurup öldürmeden üç ay evvel...Öldürüleceğini çok iyi biliyordu Turan Dursun, ama şöyle diyordu: "Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım." Aydın ve cesur bir insan olarak ikincisini seçti o.

Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
                 










turan hocam arkandayım



Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8