SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Para

Konu: Küresel Yoksullaşma

Sayfa: [ 1 ]

deniz 16.11.2004 12:14:47
Küresel Yoksullaşma

Dünya nüfusunun yarısının, bir başka deyişle yaklaşık 3 milyar kişinin "günde 2 dolardan daha az", nüfusun beşte 1'ini oluşturan yaklaşık 1.2 milyar kişinin ise "1 dolardan daha az" gelirle yaşadığı bildirildi. Buna karşılık dünya nüfusunun yüzde 10'u ise mal ve hizmetlerin yüzde 70'ini üretip, dünya toplam gelirinin yüzde 70'ini alıyor.
Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın, Dünya Bankası verileri ve Dünya Kalkınma Raporu'na dayanarak hazırladığı "Küreselleşme, Büyüme ve Gelir Dağılımı" konulu çalışmaya göre, günde 2 dolardan daha az gelirle yaşayan, dünya nüfusunun yüzde 50'sini oluşturan yaklaşık 3 milyar insanın dünya üretimindeki payı, yüzde 6 dolayında gerçekleşiyor.
Dünya Bankası verilerine göre, Doğu Asya ve Pasifik ülkelerinde yaşayan 267.1 milyon kişi, Doğu Asya ve Pasifik (Çin hariç) ülkelerinde yaşayan 53.7 milyon kişi, Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde yaşayan 17.6 milyon kişi, Latin Amerika ve Karayiplerde yaşayan 60.7 milyon kişi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yaşayan 6 milyon kişi, Güney Asya'da yaşayan 521.8 milyon kişi, Sub-Saharan Afrika'da yaşayan 301.6 milyon kişi olmak üzere toplam 1.2 milyar kişi, günde 1 dolardan
daha az gelirle yaşamını sürdürüyor Son günlerde dünyanın gözlerinin çevrildiği Afganistan'da günlük 44 cent, Etiyopya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ise 27 cent gelir elde ediliyor.
Çalışmaya göre, küresel gelir eşitsizliği ve zengin-yoksul ülkeler arasındaki ortalama gelir farklılıklarının temel belirleyicisi, nispi ekonomik büyüme farklılığı olarak ortaya çıkıyor.
Ortalama büyüme oranlarına bakıldığında, zengin ülkeler 1960'larda yüzde 4.7, 1970'lerde yüzde 3.1, 1980'lerde yüzde 2.3, 1990'larda yüzde 2.2 oranında büyürken, küreselleşme sürecine dahil olan katılımcı gelişmekte olan ülkeler 1960'larda yüzde 1.4, 1970'lerde yüzde 2.9, 1980'lerde yüzde 3.5, 1990'larda yüzde 5 büyüdü.
Küreselleşme sürecine katılımcı olmayan gelişmekte olan ülkeler ise 1960'larda yüzde 2.4, 1970'lerde yüzde 3.3, 1980'lerde yüzde 0.8, 1990'larda ise yüzde 1.4 oranında büyüdü.
(Kaynak: Anadolu Ajansı ve ntvmsnbc.com)

16.11.2004 12:37:46
babam gemilerde çalışır
normalde geminin mürettebatı 25-30 kişi olmalı ama bunlar 15-20 kişi olurlar
gemiye kısa süreliğine işçi alıyor armatörler açığı kapatmak için
yani yağcı,silici gibi temel işleri yapıcak adamları
bu adamlara verdikleri para günde 1 dolar
adamların mesaisi 24 saat diyebilirim
yani ne zaman çağrılırsa o zaman gitmek zorunda
diğer yanda kaptan ve başmühendis 2500-3000 dolar civarı para kazanıyor
bu adamlar aynı gemide yatıp-kalkıyor,aynı tabaktan yemek yiyor
uçurumu açıklamak için benim sözlüğümdeki kelimeler yetersiz kalıyor
10 kişiden 5i açken 2 tanesi parasını çarçur ediyorsa bu düzenin devamlılığından bahsedilebilirmi?
 

sessizlik senfonisi 16.11.2004 12:42:00
4-5 yaşındaki çocuklara taş kırdırtarak ayda 3-4 dolar verildiğini görmüştüm haberlerde.

16.11.2004 12:43:28
bu arada aldıkları işçiler çok fakir ülkelerin vatandaşları
adamların bütün eşyası bir pantalon bir tişört
bir de kaçaklar var ki o ayrı bir hikaye
adam yanına 3-5 lokma yiyecek içecek alıyor
üzerinde bir bez parçası kadar giysi
gemiye sızabilirlerse konteynırın içine saklanıyorlar
eğer diğer limana kadar sağ çıkarlarsa orda da yakalanmaması lazım
yakalanırsa geri iade ediliyor
malvarlığı cep telefonunuzun yüzde biri kadar bile olmayan adamın hayat mücadelesi bu

sessizlik senfonisi 16.11.2004 12:48:44
Bu aldıkları işçilerin amaçları para kazanmak değil zaten. Para vermeseler de çalışırlar. Çünkü istedikleri günü kurtarmak ve günlük yemeğini çıkarmak.
Sadece yaşam mücadelesi.  

16.11.2004 13:00:06
öyle ama aylık 30 dolar onlar için önemli para
adamın 5 dolarlık saatini çalmak için elini keserler
tükenmiş bir insandan mantıklı hareketler bekleyemezsin

önce gelir dağılımında denge;eğitim,sağlık,sanat,spor gibi temel ihtiyaçların bedava olması;minimumda bile olsa yaşamak için herkeze bir fırsat,
daha sonra uzun vadede sistemde reform
benim çözümüm budur

sessizlik senfonisi 16.11.2004 13:07:05
Aynı şeyleri türkiye için söyleyemeyiz ama. Bizde çözüme değil kaynağa bakarlar.

16.11.2004 13:14:20
ne demek istediğini anlayamadım açıklarmısın rica etsem

sessizlik senfonisi 16.11.2004 13:25:03
Türkiye de de işsizlik hat safhada. açlık sınırının altında yaşayan insanlar var ve ortada birçok çözüm öneriside var.  Bir çok çözüm önerisi senin bahsettiğin türden çözümler. Bunlar için bahane ise kaynaktır. Devlet herşey iyi güzel de kaynak nerde diyor. Bunu kastetmek istedim dostum..

16.11.2004 13:41:04
haklısın kaynaklar eksik ama benim belirttiğim paylaşım sadece kaynak paylaşımı değil
iş paylaşılmalı öncelikle
kaldırılcak 1 tonluk ağırlık var diyelim
bunu kaldırmak için 5 tane kaslı adam tutup bunları beslenip güçten düşmemesini sağlıyacağımıza 10 tane normal adam tutarız
aynı besinle 10 kişi beslenir hiçbiri güçten düşmez
5 kişi yiyip içip kas yapmaktan çalışıp didinmekten dolayı dert yanmaz
diğer 5 kişi de boş durup aç kalmaktan dert yanmaz
hem 10 kişiyi düzgün çalıştırırsan bunların taşıma kapasitesi de artıcaktır
yani 1 ton yerine 1.5 ton taşımaya başlıyacaklar yakında
dediğin gibi kaynak eksikliği var ama önce elimizdeki kaynağı düzgün paylaşalım ki kaynağımızı çoğaltmak için fırsatımız olsun

11.03.2005 01:56:38
Bilimsel olarak küresel yoksullaşma şart.Evet ilginç ama öyle.
Son kondratieff dalgası -ki buna aynı zamanda tarihin sonuda diyenler gün geçtikçe artmakta(fukuyama, wallerstein, wood...)- bize önceden görülmemiş bir fukaralık getirecektir.Gün geçtikçe bir çığ gibi gittikçe hızlanarak dalga vuku bulacaktır.Önce büyük buhran sonra 70 krizleri ve belkide acı son.Acaba ayakta duranlar olacak mı? Bunlar aşikar...

Acaba hegemonisi gittikçe yok olan abd bu bilimsel teoriye meydan okuyabilecek mi?
Yoğun bir şekilde bu tezleri çürütmeye çalışanlarda başarılı olabilir tabiki.  
   

11.03.2005 08:24:45
Küresel yoksullaşma ve bahsettiğiniz dalgalar çok gariptirki dayak yedikçe yada vuruldukça zevk alan manyaklar gibi .. Şimdi bunu ABD görüyor bunu Türkiyede görüyor bunu bütün dünya görüyor. Ama neye hikmetse kötüye gittiğini gördükçe daha zıt hareketler yapıyorlar. Bunun nedenleri bir bir tartışılır. Şimdi dengede uçurum ötesi zıtlıklar var cyco kardeişmin önerileri çok mantıklı ve tutarlı ... Lakin bunu düşünmesi gerekenler düşünmüyorlar. İktisat bilimi yada para kullanımı , denge politikası vs bize bütün bunların cevabını verebilecek kadar kapsamlı . Ama bizim dünyamızı yönetenler bilimi eğiyorlar kendilerine. Kendileri ne isterse onun üzerinde çalışılınıyor. Kendileri de savaş para ve üstünlükten başka bişey istemedikleri için ABD den düğmeye bastığında Japonyayı vurabileceğin silahlar keşvediliyor da senelerdir bi yoksulluğu kaldıracak bi dağalım planı oluşturulmuyor vs...

12.03.2005 00:12:45
Hegemonlar sonlarının yaklaştığını bilir ve sonunu görmemek için elinden geleni yapmaya çalışır, çırpınır çevresine zarar verir hatta ben yok olacaksam sende benle gelmelisinde diyebilir...
Bilimin günümüzde önceden görülmedik derecede özgürdür heralde.
Zincirlerin çoğu kırıldı.Ama aynı zincirler başkalarıda bağlar.Aynen feudalizmin zincirleri kırılırken aynı zamanda kapitalizminkilerinde kırılması, azgının ortaya salınması gibi düşün.
Emperyalizm, kapitalizm edebiyatı sıkça yapılır.Dünya 1945-1980 arasında kapitalizmin altın çağıyla kendide altın çağını yaşadı.Hayat standartları tarih boyunca hiçbir zaman 3. ve 2. dünya ülkelerinde bu kadar artmadı unutmayın.Tabi bunları kapitalizmin savunması olarakta algılamak hata.Daha iyisini hep aramalı ama durumu tespitide duygusallıktan uzak bir şekilde yapabilmeli.Eğer dünya bu azgın köpekten ölmeden kurtulabilecekse, yeni gelen sistemin siz hiç eleştirilmeyeceğini mi zannediyorsunuz.İnsan artık uyandı, emin olun görülmemiş eleştirilere maruz kalacaktır...
 


Sayfa: [ 1 ]