SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Cinsellik

Konu: gerçek ve sanal hayattaki cinsiyetsizlik

Sayfa: [ 1 ]

deniz 06.08.2007 16:23:45
kadın erkek ilişkilerinin cinsiyetten bağımsız düşünülmesi zordur.
ancak iş ve sosyal hayatımızda bu türden ilişkiler bizleri cinsiyet bağımsız tavırlara zorluyor.

örneğin iş veya konu komşu arkadaşlıklarında, akrabalık ilişkilerinde cinsellikler toplumsal kurallar gereği bastırılır. bunun sonucunda cinsiyetsiz roller üstlenilir.

bunun diğer bir versiyonu da sanal ilişkilerde görülür. sanal ortam her ne kadar cinsellik için büyük imkanlar yaratsa bir o kadar da tehlikelidir de. bunun sonucu olarak da kişiler cinsel kimlik içermeyen rollere girerler..

sizce cinselliği bastıran sanal ve gerçek kimlikler sağlıklı mıdır ?


KARGA 06.08.2007 16:32:38
"cinsellikler toplumsal kurallar gereği bastırılır" derken biraz açabilir misin?

deniz 06.08.2007 16:36:24
mesela komşu kızına o gözle bakılmaz, iş arkadaşınla ancak arkadaş olabilrsin, teyze oğlu ancak kuzendir, arkadaşının kız arkadaşı senin namusundur gibi...

KARGA 06.08.2007 16:38:34
İyi de onlarla sanalda karşılaştığın zaman da tavrın değişmiyor ki. Komşu kızına reelde yan gözle bakmıyorsan sanalda da bakmazsın. Tabii çakalsan ve kız senin gerçek kimliğini bilmiyorsa o zaman işler değişebilir Smiley

eczacı 06.08.2007 16:40:06
teyze oğlu ancak kuzendir, arkadaşının kız arkadaşı senin namusundur gibi...
eğer bunları kastediyorsan kesinlkikle bastrılmalı cinsiyet laugh

06.08.2007 16:40:16
kimdi hatırlamıyorum ama bir anarko-feminist bir teorisyen/pratisyen vardı.
"cinsel devrim olmadığı sürece toplumsal bir özgürlükçü devrim yapılamaz"

cinsellik , iktidarlar tarafından bastırılan ,iktidarlarca tehlikeli ve başkaldırı aracı olarak görülen özgürlük istencidir.

eğer cinselliğin serbest olduğu -dikkat edin özgür sex demiyorum,sex özgür değilse tecavüz olur- , herhangi bir yasaya - duaya gerek olmadan yaşandığı vakit insanlığın önünde betondan duvar olan bir çok duvar yıkılacaktır.
tanrı iktidarını korumak için erkek sexistliği yapar.
devlet iktidarını korumak için cinselliği kağıt üzerine dökerek kendisinden izin alınmasını ister.
anne yada baba , çocuğunun özellikle kız çocuğunun bakire olarak yine devletten izin alarak cinselliğe erişmesini uygun görür.ozamana kadar ki söz sahibi olma egosu onun iktidarlığını temsil eder.
toplumun sexist duruşu / türcü duruşuyla aynıdır.ordan hayvanların deneylerde kullanılmaması , kürk yapılmaması ve hatta ordan kapitalizmin ve sömürünün algılanmasına kadar birbirine bağlı halkalar kırılacaktır.

cinsellik toplumsal değil , "kurallar gereği - iktidarların istediği için" bastırılır.

deniz 06.08.2007 16:42:02
sanalda olaylar farklı. zaten ayrı ayrı değerlendirdim. yoksa hepsinetopluna birden cinsiyetsizlik başlığı açardım.

sanal ortamda cinsiyetsizlik farklı amaçlarla yapılıyor. bunda toplumsal baskıdan ziyade kendi koruma veya tam tersi cinsel kazanımlar elde etmek için olabiliyor.

Tigris 06.08.2007 16:42:11
Bence cinselliği bastıran sanal hiç bir etken yok,
Tam zıttı olarak,

Real hayatta bu özgürlüğü yaşayaman çoğu kişi,
Artık belkide ilk cinsel deneyimini sanaldan bile yaşayabiliyor,

diye düşünüyorum..

KARGA 06.08.2007 16:52:33
Sanalın ifade konusunda verdiği bir rahatlık vardır. En samimi iş arkadaşlarım örneğin benim fikirlerim ve hayatım hakkımda bu forumdakilerin bildiğinin belki yüzde 5'ini bilir ancak. Ben onlara kendimi daha fazla açamam, bu bana zarar olarak döner; fakat forumda aklıma gelen herşeyi özgürce yazabilirim ve hiçbir zarar görmem.

Bu insanlar arası sanal ilişkilerde de aynıdır. Duygular beslenir hatta aşık da olunur ve sanallığın yarattığı mesafenin rahatlığıyla bazı çekingen insanlar kendilerini daha serbestçe ifade etmeye cesaret edebilir.

Eğer bastırılmış bir cinsel güdü varsa bu sanalda serbest bırakılır ki bu yine kişinin kendisini özgürce ifade etmesi anlamına gelir. Ama genel olarak toplumsal cinsel roller yine reelde olduğu gibi kalır.

Toplumda genel bir cinsel bastırılmışlık vardır bu doğru. Bunun sağlıklı olup olmasından, cinselliğin serbest bırakılıp bırakılmaması gerektiğinden ziyade bence şu soru sorulmalı; cinselliğin hayatımızı bu derece sarmış olması sizce normal mi? Bir arkadaş anlatmıştı, sanırım Ursula Leguin Mülksüzler adlı yapıtında bir yerde bu konuya değiniyor; Anarşist gezegenden dünya'ya gelen birisi, dünya'yı sarıp sarmalamış olan cinselliğin yoğunluğuna şaşar.

06.08.2007 16:57:21
karga,uygarlık tarihi başlamadan önce,yani tarihsel devirler birbiri üzerinden evrimleşmeden önce , insani gereksimler teklikler arasında gidip geliyordu.doymak-üremek-barınmak.
freud'un da herşeyi cinsellik ve saldırganlığa yorması bu nedendedir.üst benlik ne kadar evrim geçirirse geçirsin , id'de ki olgular gizil olarak aynı yerlerinde aynı oradan sabit kalacaktır.

4 yanımızı saran cinsellik ve saldırganlık dürtüsü burdan kaynaklanmaktadır. eğer cinsellik özgür bırakılrısa , baktığımız heryere yerleşen sex olgusuda yavaş yavaş silinecektir. "karanlığın sol eli"ndeki cinselliğin kaybolmasıyle karıştırmayn.


Sayfa: [ 1 ]