|
||
Milletvekilinin Kaza Bilmecesi Faruk Gündem'e çarparak öldüren AKP’li Ali Er’in kaza anında direksiyonda oğlu Hasan’ın bulunduğu iddia edildi ![]() 22 Temmuz seçimlerinde 6’ncı kez Mersin milletvekili seçilen Ali Er’e ait 06 ALA 96 plakalı otomobil, 28 Temmuz gecesi Soli kavşağı yakınında Mersin-Antalya karayolu üzerinde bisikletiyle giden 3 çocuk babası Faruk Gündem’e çarparak, ölümüne neden oldu. Sağ ön camı patlayan ve rot kırarak kaza yerinden yaklaşık 40 metre sonra durabilen araçtaki Milletvekili Er ile eşi Zeliha ve Bilkent Üniversitesi öğrencisi oğlu Hasan Er kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. Milletvekili Er, kaza sonrası eşi ve oğlunu taksiyle Mersin Devlet Hastanesi’ne gönderirken, kendisi Mezitli Polis Karakolu’na gidip, otomobiliyle kaza yaptığını söyledi. Gazetecilerden kaçırılan, karakoldan arka kapıdan çıkarılan AKP’li Er’in alkol kontrolü de yapılıp, soruşturma dosyasına konuldu. Sürpriz tanıklar Polis ve savcılık, Milletvekili Er’in kaza yaptığı yönünde soruşturmayı yürütürken, kaza haberini televizyonlardan izleyen Mersin İl Jandarma Komutanlığı Davultepe Karakolu’nda görevli Başçavuş Olcay Gözübüyük, kendisinin ve bulundukları araçtaki askerlerin kazaya bizzat tanık olduğunu, otomobilin direksiyonunda milletvekilinin değil oğlu Hasan’ın bulunduğunu öne sürdü. Gözübüyük, jandarma er Yıldız ve 2 askerle birlikte 29 Temmuz’da adliyeye giderek, nöbetçi savcıya kazayla ilgili bilgi verdi. Olayın seyri değişti Gözübüyük, “Söz konusu 06 ALA 96 plakalı otomobil çok süratli bir şekilde bizim aracın sağından geçti. Yaklaşık 1-2 dakika sonra kaza yerine ulaştığımızda bizi hızla geçen aracın bisikletli birine çarparak ölümüne neden olduğunu anladık. Aracın direksiyonundaki kişi milletvekili değil, daha sonra ismini öğrendiğimiz oğlu Hasan Er’di” dedi. Jandarma Er Murat Yıldız da, kaza yapan aracın direksiyonunda Milletvekili Ali Er’in olmadığı yönünde ifade verdi. Bu ifadeler kaza soruşturmasının seyrini değiştirdi ve soruşturma dosyasında Milletvekili Er tanık, oğlu Hasan ise şüpheli olarak yer aldı. ‘Kazayı ben yaptım’ Oğlunu kurtarmak için dokunulmazlık zırhını göz önünde bulundurup, aracı kendisinin kullandığını söylediği ileri sürülen Ali Er ifadesinde, “Eşim arka koltukta, oğlum ön koltuktaydı” dediği öğrenildi. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Milletvekilinin oğlu Hasan Er, otomobili babasının kullandığını söyledi. milletvekillerinin her türlü tecavüz, kundaklama, hırsızlık, yolsuzluk, trafik kazası gibi suçlardan dokulmazlıklarının olması adil midir ? |
||
|
||
| Tabii ki adil değildir. Böyle bir yasanın amacını anlamış değilim zaten! | ||
|
||
| bunu nasıl adil görebilirim ki. elbette kişiler ki bunlar kim olurlarsa olsunlar işledikleri herhangi bir suçun " büyüklüğü ne olursa olsun" cezasını çekmek zorunda olmalılar.adalet bunu gerektirir. |
||
|
||
| Anayasa'nın 83. maddesi aşağıdaki hükümleri içeriyor: ''Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Meclis'te ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanı'nın teklifi üzerine Meclis’çe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14'üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ye bildirmek zorundadır. TBMM üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zaman aşımı işlemez. Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır. TBMM'deki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.'' Milletvekillerine getirilmiş bulunan dokunulmazlığın gerekçesi, onların seçmenine, vatandaşa hizmetini, yasama yetkisini rahat bir şekilde yerine getirmesini sağlamaktır. Ancak bu amacın kötüye kullanıldığını da biliyoruz. Çeşitli şekillerde yasadışı bir eylemi olan kişi olanaklarını kullanarak milletvekili seçilmeye ve yargılanmadan kurtulmaya çalışıyor. Milletvekili olduğunda da yetkisini kötüye kullanarak hukuki süreci etkiliyor ve çoğunlukla yargılamadan kurtuluyor. Böylece maddenin konulma amacı aşılmış olmakla hukukun önünde herkesin eşit olduğuna ilişkin ilkeye aykırılık oluşturmaktadır. Herhangi bir kimsenin, grubun lehine yapılan bir ayrımcılık yasal eşitliği bozar ve adaletin simgesi olan terazinin dengesini bozar. |
||