|
||
| Denetimli Serbestlik kurumu, suça uygulanan yaptırım veya tedbirin ceza infaz kurumu dışında, yani toplumun içinde yerine getirilmesi ile ilgili bir kavramdır. “denetimli serbestlik”, hükmün ertelenmesi, suçluluk tespitine rağmen ceza tayin edilmemesi, ceza tayininin ertelenmesi veya Kıta Avrupası’nda uygulandığı şekliyle cezanın infazının ertelenmesi olarak ifade edilmiştir. Denetimli Serbestlik sistemini; soruşturma, sorgulama, hükümlülük aşamasında adalet sistemi açısından önemli bir boşluğu doldurmayı, suç işleyenlerin topluma kazandırılması için yapılacak çalışmalarla, sorumluluğu hemen tüm toplum kesimlerine yaymayı, suç işleyenin dışlanmadan topluma kazandırılması için onlara yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Fedakarlık gerektiren, ancak çağdaş toplumların yapısına uygun düşen bir kurumdur. 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesinde, mahkûmiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkralarında ise "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir" denmiştir. Ancak, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Örneğin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedavi ve “denetimli serbestlik” önlemi alınabilecektir. Söz konusu kişiye rehberlik edecek uzman, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirecek ve aynı zamanda kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verecektir. “Denetimli serbestlik” önlemine tedavinin bittiği tarihten itibaren 1 yıl süreyle devam edilir. Tedbirin uygulanma süresinin uzatılmasına da karar verilebilir. Ancak bu süre 3 yılı geçemez. Denetimli serbestlikte sanık veya mahkuma yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde bu tedbirden vazgeçilmesi, ertelenen hükmün verilmesi veya cezanın çektirilmesi mümkündür. Kişinin cezası, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması halinde infaz edilir. DENETİMLİ SERBESTLİK Yeni Ceza Kanunu ve Ceza Muhakeme Kanunu 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girdi.Bu yasalarla birlikte denetimli serbestlik diye bir yeni sistem toplumsal yaşantımıza girdi.Bu sistem ile şüpheli ve sanığa,belirlenecek olan deneme süresinde,şahıs sosyal çevreden koparılmadan toplumda,bulunduğu ortamda kalma şansı vererek,toplum düzenini sağlayan,sanığa belirlenen kurallara uyma,istenileni ispat etme fırsat ve imkanı sunulmaktadır.Amaç suç işleyen kişinin toplumla tekrar uyum sağlama,toplumla barışma imkanı sunulurken,diğer yandan suçu işleyen bireyin sürekli denetlenmesi,takip edilmesi,eğitilmesi ve bu şahsa devlet tarafından yardım sunulmasını amaçlamaktadır.Mahkeme suç işleyen şahsa hapis dışında alternatif yaptırımlara mahkum edilmektedir.Şartlı salıverme,düzenli olarak bir merkez tarafından denetlenmesi,tedavi edilmesi,meslek edinmeyi sağlaması,eğitim imkanını sunmak,belirli yerlere gitme yasağı,bir kamu kurumunda çalıştırmak gibi alternatif yaptırımlara tabi tutulmaktı ve sürekle denetlenmeyi amaçlanmaktadır. Bu sistemle bir suçtan dolayı mahkum olan şahıs etkin bir denetimle bu kişi rehabilitasyona tabi tutularak,sosyal,psikolojik ve her türlü destek ve yardım sağlanarak,kişinin cezaevine girmeden topluma kazandırılması,toplumla sosyal barışın sağlanması,uyum sorunun giderilmesi amaçlanmaktadır.Bu sitemde mahkeme hapis cezası yerine:kişinin bir merkezden sürekli denetlenmesi,cezasını evde çekme,kamu hizmetlerinde çalışma,belirli yere gitmeme,örneğin bir eve,bölgeye belli süre içinde gitme yasağı,zorunlu bir eğitime tabi tutulması,tedavi kurumunda tedavi edilmesi,bir ,ş,meslek ve sanat öğretilmesi,araç kullanmama gibi yaptırımlara tabi tutulması ile ceza infaz edilmiş olur. Burada amaç toplumsal yaşantının yaratmış olduğu maddi ve manevi sıkıntılar sonucu bireyin suça itildiği,suçlunun kaynağının toplumsal yaşantı olduğu ve bu nedenle belli süreli suçlarda ve çocuk suçlarında hapis cezası yerine bu yaptırımlar ve denetlenme sistemi getirilmiştir.Bur da bireyin özgürlüğü tamamıyla ortadan kaldırılması yani işin kolayı olan suçluyu cezaevine tıkama yerine daha insancıl,özgürlüğünü kısmen kısıtlamak ve denetime tabi tutmayı amaçlanmaktadır.Toplum,sitem ve suç işleyen bireye belli sorumluluklar yüklemektedir.Yardım,denetim ve destek sonucu birey yaşadığı ortamdan koparılmadan uyum sürecinin hızlanmasına katkı sunmaktadır. Bu sistem ‘ONARICI ADALETİN’ ulaştığı son aşamadır.Çağdaş toplumlarda,birey hak ve özgürlüklerine önem veren bir çok ülkede uzun süredir uygulanan bir sitemdir.Bu sitemde suç işleyen şahıs cezaevine girmemektedir.Kişi sosyal çevresinden,toplumsal yaşantıdan kopmamaktadır.ailesinin arkadaşlarının ve çevresinin zihninde sabıkalı olarak damgalanmamaktadır.sosyal bağları kopmamaktadır.Böylece aile parçalanması.aileye bakma.geçim sorunu ve tüketti olması engellenmektedir.Ceza evine girmekle damgalanan bireye yeni bir fırsat verilmektedir.Bireyi suça iten sebeplerin çoğu toplum,sitem,çevre,aile ve devlet kaynaklı olduğu gerçeği kabul edilmektedir.Bununla birlikte suçlu hem denetime tabi tutulmakta hem de davranışların,alışkanlıkların,suç işleme eğilimini ortadan kaldırılması,terk edilmesi için destek,eğitim ve maddi imkanlar sağlamayı amaçlanmaktadır.Suç işleyen kişinin cezalandırılması yerine onu onarma ve toplumla barıştırma,toplumun ve sisteminde yaratığı suç ortamını onarma görevi yüklenmektedir.Kişinin onuru.özgürlüğü zedelenmeden yaşantısını denetlenerek sürdürmektir. Toplumsal barış,bireyin onuru zedelenmeden,barış ortamının sağlanması için önemli bir kurumdur,günlük hayatımıza yeni kazandırılan bir sistemdir.Bu kurumun yapısı,alanı,imkanları ve ceza miktarlarının üst sınırı genişletmek suretiyle,Türkiye’de toplumsal barışın tesis edilmesi,geçmiş alışkanlıkları,kini,nefreti,düşmanlıkları bir yana bırakarak,birey hak ve özgürlükleri koruma,birey onuruna değer verme,hiçbir bireyin anasından suçlu doğmadığı,her bireyin çıplak ve suçsuz bu topraklarda gözlerini açtığını unutmamak gerekir.Doğduktan sonra kimi aç kimi çok ama çok tok olduğu,kimi tam özgür ve bağımsız,her türlü hak ve hukuka sahip,kimilerininse bu hakların ve imkanların çoğundan mahrum olduğunu,yasaklı olduğunu unutmamak gerekir.Bu ortamı yaratan ve bireye zindan eden ,suça iten nedenin birey kaynaklı olmadığı bilinen bir gerçekliktir.Açlık,eğitimsizlik,fakirlik,hak ve hukuk yoksunluğu,yasaklılık,inkarcılık.yok sayıla.dışlama,kafatasçılık,ırkçılık bireyin doğumla birlikte ana karnından getirdiği özelikler değildir.Birey gözlerini dünyada ve bu topraklarda açtıktan sonra bunlara maruz kalmaktadır.Bu etkenler insanları yasalarda suç sayılan eylemlerde bulunmaya itilmektedir.Bur da bireyden çok asıl suçlu olan,kusurlu olan toplum,sistem,aile ve devlet denilen mekanizma olduğu unutulmamalıdır.Henüz neyin suç olup olmadığını bilmeyen suç bulaşma zorunda kalan,her türlü şiddete maruz bırakılan çocukların.geçlerin cezaevine atmak la sorunun çözülmeyeceği,zindanların çare olmadığı,idamların bile çare olmayacağı bu ülkede herkesçe bilinen bir durumdur.Bu itibarla suç işleyen bireye yardım etmekte bu kurumların görevidir.Toplumsal barış ortamının tesis edilmesi için bu ve benzeri kurum ve uygulamaların çoğaltılması gerekmektedir. Bu sitem 1 haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girdi,ama alt yapısı,ekonomi desteği henüz sağlanmadığı gibi,yasaları uygulayan mahkemeler,hakimlerde henüz bu sistemi uygulama konusunda yeterli donanıma ve uygulamaya sahip değildirler.Yılların getirmiş olduğu anlayış ve kolaylık gereği suçluya hapis cezası verme ve infazının gerçekleşmesi çaba gösterme alışkanlıkları kolay kolay bırakılması mümkün değildir.Değişime destek sunmak ve suçlu olduğuna karar verilen fakat eştiğinde altında insan olduğu,suçlu sıfatının sonradan giydirildiği unutulmaması gerekir.Onarıcı adaleti uygulanması ile suç işleme ortamının azalacağı ve bireyin tekrar toplumsal yaşantıda onuru zedelenmeden yerini alabileceği unutulmamalıdır 23.12.2006 Av.Şeyhmus İNAL |
||