SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İnsan

Konu: Suskunluk sarmalı

Sayfa: [ 1 ] 2

15.11.2004 17:20:06
'Suskunluk Sarmalı' Alman kamuoyu bilimcisi Elisabeth Noelle-Neumann'ın bulduğu bir olgu. (Bu konudaki kitabı dilimize çevrildi.) Noelle-Neumann insanların toplumsal onaya ve kabule çok önem verdikleri, yalnız kalmaktan, çevrelerince dışlanmaktan korktukları psikolojik gerçeğinden yola çıkıyor ve diyor ki: Eğer bir fikir toplum içinde rağbet görmeye başlıyor, bir başkası ise rağbetten düşüyorsa, ilginç şeyler olur. Yükselen fikri savunanlar daha yüksek sesle ve cesaretle konuşurlar. Buna karşılık gerileyen fikrin savunucuları seslerini kısıp susmak zorunda kalırlar. Cesaretlerini kaybederler. Konuşurlarsa toplumun tepkisini çekmekten, dışlanmaktan çekinirler... Sonunda, geri çekilmekte olan fikrin gerçekte olduğundan daha az taraftarı varmış gibi görünebilir. Çünkü onlar suskunluk sarmalına kapılıp susmayı yeğ tutar duruma düşmüşlerdir.

Alıntı http://www.radikal.com.tr/1999/01/27/yazarlar/halsah.html


 

deniz 15.11.2004 18:21:23
bunun örnekleri neler olabilir ?

15.11.2004 19:06:37
Demek ki herhangi bir düşünüş biçiminin etkisini yitirdiğini ,artık yaşamı belirlemeyeceğini düşünmek  hata olur.O yeniden gündeme gelebileceği güne dek sadece sinmiştir o kadar.
Örneği çok bunun,mesela:diktatörlük rejimlerine inananlar sinmiş ve vakti kolluyor olabilir.

15.11.2004 19:31:37
Eşcinseller, anarşistler, komünistler, kürtler, diğer azınlıklar vs...

deniz 15.11.2004 22:35:20
hayır verdiğin örneklerin karşısında duran fikirler ancak bu tanıma girerler.
çünkü bu fikirler yükselen fikirler. açıklamada geçtiği gibi yükselen fikirlerin karşısında ezilen ama çoğunluğu oluşturan fikirler değil.

ben tam anlamadım bu olayı ??

15.11.2004 22:38:28
Aslında evet bunlar yükselen değerler. Ama bizim ülkemizde değil. Yani bizim toplumumuzda.  

deniz 15.11.2004 22:44:43
hmm ok. ben daha spesifik bir konu olarak algılamışım.
halbuki basit bir arka bahçe olayı.
bu olay zaten zaruret karşısında korunma için doğal olarak üretilen bir refleks. yanlış değil.
yani ön planda yine de fikri sergileyen insanlar olur ama arka tarafta bunlara lojistik sağlayan sarmal camiası yer alır.

15.11.2004 22:49:03
Evet. Ve o ön taraftakiler çoğunluğu oluşturmaya başlarsa arka bahçe kapılarını açar ve artık suskunluk sarmalı bozulur. Tabi bunun karşısında başka bir suskun küme oluşabilir. Örneğin proleterya diktatörlüğü kurulursa artık liberaller ya da kapitalistler suskunluk sarmalına girerler.

15.11.2004 23:03:58
Mesela şimdi demin bir ileti yazıyordum bazı arkadaşlara. O silindi. Şimdi kendimi suskunluk sarmalında hissediyorum. laugh  Konuyu uzatmak niyedinde de değilim. Arkadaşlar beni entellektüel olarak görmüşler -Sağolsunlar- ve bu yüzden beni bir korkak sanmışlar. Hakkımda ileri geri konuşmuşlar. Ama silinen topicde de tekrar ettiğim gibi bana bulaşmasınlar bir daha. Bu arada mike adamlığı senden öğreneceksek yandık be...

17.11.2004 19:13:44
Suskunluk sarmalı kavramı aslında hepimizin bildiği ama tanımı yapılmamış bir olgu bence. Değeridüşen fikir ne demek? Zaten taraftarının azalması oaranında değer yitirmiyormu günümüz algılayışında. Bu tamamen bireysel çıkar güdümlü bir durumdur. Bir düşünce kendini toplumda savunan on taraftardan üçünü kaybettiyse,dördüncü garanti edilebilir. Bu olması gereken değil olan durumdur...  

18.11.2004 09:56:39
suskunluk sarmalının aslında çok farklı tanımları vardır. yani sınırları kesin çizgilerle çizilmemiştir.
öncelikle aradaki tüm yazıları bi kenara atıp, ilk tanıma bakarsam, toplumdaki in-out fikirlerle ilintili bir kavram olarak belirtilmiş gibi amiyane tabirle.
suskunluk sarmalı aslında psikolojik kaynaklıdır fakat sosyolojik olarak tanımlanıyor.
toplumda egemen olan görüşün dışında bir görüş benimseyen birey bunu reddedilme, tenkit edilme ya da vs gibi olumsuz hislerle toplumda beyan edemez.
bu düşünce tıpkı bir sarmal gibi kendine döner. beyan edilemyen düşüncede witgenstein ın dediği gibi yok sayılır. bu sebeple sarmaldır zaten.

deniz 18.11.2004 10:20:00
ben fikirleri insanlara endekslemiyorum.

dünyada tek bir taraftarı kalmasa da yani tamamen sarmal da boğulmuş dahi olsa fikir gücünden hiç bir şey kaybetmez.

kaybetse kaybetse insanlar kendilerinden bişeyler kaybeder yada kazanırlar.

toplumsal anlamda düşündüğümüzde bu br nevi toplumun bilinçaltıdır. toplum bastırılmış duygularını bu sarmal ile yaşatır.
 

18.11.2004 14:17:56
Fikirin taraftar sayısı o fikrin yayılımını ve eyleme geçirilmesini çok değiştirir. Fikir gücünden kaybetmez derken sanırım kastın o fikrin niteliği. Ki düşünce taraftar bulup eyleme dönüştürülemiyorsa ne derece etkili ya da anlamlıdır?

18.11.2004 14:21:21
Alıntı
Fikirin taraftar sayısı o fikrin yayılımını ve eyleme geçirilmesini çok değiştirir. Fikir gücünden kaybetmez derken sanırım kastın o fikrin niteliği. Ki düşünce taraftar bulup eyleme dönüştürülemiyorsa ne derece etkili ya da anlamlıdır?
zaten suskunluk sarmalının özündeki kavram da bu zaten.. düşünceyi dile getirmedeki olumsuz duygular ve ardından düşüncenin kendi içinde yok olması, sarmala dönüşmesi..

18.11.2004 14:26:41
Temeldeki tek duygu korkudur aslında. Ve bu sarmal bireyin toplumun içinde nasıl eridiğinin en iyi kanıtlarından biri... Bastırılma ve zaptedilmenin diğer adı, şekil değiştirmiş hali... Ne zamandan beri işleniyor acaba zihnimiz "sen zavallısın!" emriyle...


Sayfa: [ 1 ] 2