|
||
| Yağma şampiyonu AKP hükümeti, bu kez kuraklığı fırsat bilip akarsu ve göletlere el attı. Hükümet, “birer fabrika”ya benzettiği akarsuları yerli ve yabancı sermaye çevrelerine satacak. Ülkede kamusal varlık bırakmamaya kararlı olduğunu her fırsatta vurgulayan AKP hükümeti, bu kez akarsulara el attı. Kuraklığı fırsat bilen hükümet, Fırat, Dicle ve Kızılırmak da dahil olmak üzere 12’den fazla akarsuyu özel sektöre satacak. Faturasını halk ödeyecek Geçen dönemki hükümetin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler tarafından açıklanan projeye göre, akarsu ve göletlerin kullanım hakkı, 49 yıla kadar vadelerle özel sektöre devredilecek. Havalimanı özelleştirmelerinden bildiğimiz Yap-İşlet-Devret modeliyle satılacak olan akarsuların, “öncelikle sulama amacıyla özel sektöre devredileceği” açıklandı. Ancak proje üstüne yapılan yorumlar ve bakanın açıklamaları, projenin kısa süre içinde karlılığıyla bilinen içme suyu alanına da uzanacağına işaret ediyor. Açık bir özelleştirme girişimi olan projenin sözde amacını, “devletin müdahale edemediği, boşa akan” kaynakları değerlendirmek oluşturuyor. Hükümetin kurguladığı senaryoya göre devlet, akarsu ve göletlerin kullanım hakkını devrettiği işletmecilere, sulama ve içme suyu kullanımları için birim başına para ödeyecek. Taşı, toprağı ve suyu satmaya yeminli AKP hükümeti, “birer fabrikaya” benzettiği akarsulardan 3 milyar dolar civarında gelir elde edeceğini iddia ederek projesini meşru göstermeye çalışıyor. Ancak, büyük ölçüde borç ödemelerine gidecek bu para karşılığında, halkın cebinden su işletmecilerine haraç olarak ne kadar para çıkacağı bilinmiyor. İsrail gölgesi Birer kamusal ve hatta kültürel varlık olan Fırat, Dicle, Kızılırmak ve diğer nehirlerin özel sektörün insafına terk edilmesi başlı başına bir utanç kaynağı oluştururken, projenin üstünde bir de İsrail gölgesi duruyor. Hatırlanacağı üzere, Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümeti döneminde İsrail’le imzalanan anlaşmayla, Manavgat suyunun yıllık belirli bir hacminin İsrail’e satışı karara bağlanmıştı. Proje, nakliye sorunları nedeniyle bir türlü hayata geçememiş, AKP hükümeti tarafından imzalanan yeni bir anlaşma da sorunu çözmemişti. 2004 yılında petrol fiyatlarının tarihi düzeylere tırmanmasının ardından taşıma maliyetleri iyice artmış, proje bu yüzden karşılıklı olarak feshedilmişti. Akarsu ve göletleri hedefleyen son özelleştirme girişimiyle birlikte, petrol hatlarına eşlik edecek yeni su hatları vasıtasıyla daha yüksek miktarda suyun, serbest piyasa koşullarında İsrail’e ve Ortadoğu’daki diğer ABD müttefiklerine satılabileceği belirtiliyor. |
||
|
||
| evet,dün ntv de bende bunla ilgili bi program seyredip oldukça üzülmüştüm..dsi nin kuruluş amacı tarım işleriyle uğraşana yardım iken özelleştirilmesi karşısında bu yardımdan cıkıp ticarete dönecek,zaten yoksul olan tarım çiftçilerinin alım güçlerinin daha da düşeceği kesin.. aslında bi tarafımda ''ii oldu,müstehak,artık kimsenin şikayet etmeye hakkı yok'' diyor,malum her 2 kişiden biri memnunmuş ya bu iktidardan,yine de lanet olası vicdanım yüzünden üzülmeden gecemiyorum.. |
||
|
||
| akp nin tatlı hoş bir rüzgarı vardı herkes gibi bende o rüzgara kapılmıştım ama bu haberler beni şaşırtıyooo artık bidaha masaya yatırcam bu akp yi | ||