|
||
GÜZEL KELİMESİYLE BAŞLAMAK İSTEDİM ![]() GÜZEL: "Güzel" sözcüğünün kökeninde göz var.Sözcüğün asıl söylenişi "gözel" şeklinde."Göz" sözcüğüne getirilen bir ekle türetilen bu sözcük gözle ilişkili olan, göze ait anlamını taşıyor.Sözcük zamanla anlam genişlemesi yaşayarak göze iyi, tatlı, hoş görünen, göz alan anlamlarında kullanılmış. ÇİRKİN: Bu sözcük dilimize Farsçadan gelmiş.Sözcüğün kökenindeki "çirk" kir, pis gibi anamlara geliyor.Hatta bu kökten türetilmiş kirli su anlamındaki "çirkab" sözcüğünü dilimize çirkef olarak almışız.Çirkin sözcüğü de zamanla pis, kirli şeyler yanında , "güzel" sözcüğünün karşıtı olarak ta kulanılır olmuş. Sırada bekleyen kelimeler var, şimdilik bu kadar... |
||
|
||
| DONANIM: Sözcüğün kökeni Sanskritçe'ye kadar uzanıyor.Giyecek, giysi anlamına gelen "thauna" sözcüğü zamanla dilimizde thauna-tauna-tona-ton-don sürecinden geçmiş ve biz de bu sözcüğü giysi anlamında kullanmaya başlamışız.Birini donamak, giydirmek anlamındayken; donanım da giyecek şey anlamında.Zamanla anlam genişlemesiyle, bir iş için gereken beceriye giyinmiş, gereken yetenekleri üzerinde toplamış anlamında kullanılıyor. | ||
|
||
| ENTRİKA:İtalyanca engel anlamına gelen "intrigo" sözcüğünden dilimize geçmiş.Anadolu türkçesinde aldatma, kandırma, gizli yollara başvurma gibi anlamlara geliyor. KANCA:İtalyanca çengel anlamına gelen "gancio" sözcüğü dilimizde ganca, kanca biçiminde söylenmiş.Bu sözcük dilimize, birçok İtalyanca sözcük gibi, gemiler aracılığı ile girmiş.Gemicilerin, kıyıya yanaşırken kullandıkları ucu demir çengeli araca gancio demeleri bu sözün kancaya dönüşerek dilimize girmesine neden olmuş. |
||
|
||
| aşk olsun sözcük öbeğinin aşkla olan ilişkisini açıklar mısınız bana? | ||
|
||
| Kelimenin aslı “ışk”tır. Farsça “sarmaşık” anlamına gelmektedir. Sarmaşığın herhangi bir bitkiyi sarıp onu öldürmesi hadisesi aşka izâfe edilir. Ayrıca aşkın “uşuk” adında hem tatlı hem de ekşi bir meyve ile ilgisi olduğunu söyleyenler vardır. |
||
|
||
teşekkürler anka
|
||
|
||
| yani sonuç olarak? anlamadım
|
||
|
||
| sevgili jeffrey, "aşk olsun" iki manada kullanılıyor: 1-Beğenilecek bir şey yapana "aferin" manasında, 2-Mevlevilerle Bektaşilerde selam karşılığı kullanılan bir tabirdir:"Aşk olsun" denilince "eyvallah" karşılığında bulunulur. |
||
|
||
Burayı çok ihmal etmişim yawhu, hemen bir-iki kelime iliştirivereyim şuracığa ![]() DAYAK:Eski Türkçe'de tayak olan bu sözcük zamanla "dayak"a dönüşmüş.Sözcüğün asıl anlamı dayanılan şey, sopa, değnek ya da baston anlamına geliyor.Dayak sözcüğü, zamanla anlam genişlemesi yaşayarak, dayak denen nesneyle vurma, sopayla dövme biçiminde kullanılır olmuş(anlam genişlemesi yaşamasaymış daha iyi olurmuş). FAYTON:Eski Yunan söylencelerinde Güneş'in arabasını süren Phaeton adlı bir masal kahramanı var.Zamanla bu isim arabacının adı olmaktan çıkıp arabaya verilir olmuş. |
||
|
||
ARKADAŞ : Eskiden, birbirlerine sırtını dayayarak (fiziken, mecazi değil) savaşanlara , yani birbirlerinin arkasını kollayanlara denirmiş. arka-daş. |
||
|
||
| elinin körü:ölünün güru (mezarı) demekmiş. edebiyat: edep'ten, yazının edpli olması gerektiği varsayımıyla, edebiyat şeklinde bizim osmanlı dönemi aydınları uydurmuş. ing:literature, öz tr: yazın gidişat: gidiş türkçe, ama sonundaki -at eki osmanlı döneminde bizimkiler tarafından, eklenerek çorba yapılmış. kravat: ilk kez bir savaşta kullanan hırvatlardan gelmiş dei, tei: tanrı anlamındaki bu sözcük ve de mitolojideki zeus, farsça dev'den geliyormuş. jüpiter de zeus baba anlamındaymış. bu potburi de benden olsun. ufak hatalar olabilir belki. not:potpuri, çorba kasesi demekmiş. fransızca sanırım. |
||
|
||
| İsimlerin değişik kültürlere geçiş formlarına bakacak olursak... ibrahim-abraham iamail-samuel cebrail-djbril,gabriel mikail-michael,michelle davud-david bünyamin-benjamin adem-adam havva-eve meryem-mary,miriam ishak-isaac şimdilik bu kadar geldi aklıma.. |
||