|
||
| hep derim iyi şiir yazamıyorsam,iyi şairleri okurum: başım dağ, saçlarım kardır deli rüzgarlarım vardır şehirler bana,bana çok dardır benim meskenim,daglardır |
||
|
||
| ölü bir can yatarken sehrin orta yerinde ışıklı reklam panolarını süslüyor cansız mankenler... ben zındandayım toplasam on üç adım toplasam dostumun öldüğü yer kadarım.. hangi şehir sığar bana hangi şehir büyük gelirki eşkiyam vurulmuş ben mazgalda intihar yürekli bir adamım |
||
|
||
| Güzel bir hatırlatma olmuş akrepv diline, yüreğine e tabi bideee klavyene sağlıkkk
|
||
|
||
| Görülecek günler var daha yarınlar için.. Eşkiya yüreğim sizinle,Lakin Ruhumu sormayın Düşmüş bir Azrailin peşine.. Voltasına sığmayacak kadar kafesimin içinde Yüreğim mapus türküleri yakar gecenin zifrinde... |
||
|
||
bazen kalmıyor insanın on üç adımlık kadar bile yolu sıkışıyor bedeni, daralıyor ruhu...CeNe... cansız mankenler kadar soğuk olmuş insanlar ışıklı dünya vitrininde... ölü fakat CaN diyorsun CeNe... bu nedemektir sence? beden demiyorsun dikkat etsene!!! bu can senin yüreğinin en derininde........................................ ........... FaKaT değil asla şehrin orta yerinde... Eşkıya RuHum vurulmaz... mazgallarda yürekler iNTiHar etmedikçe!!! |
||
|
||
amed, rumuzun diyarbakır anlamındaki amed mi? Deniz bu Amed o amed değil.. Ama çok ister o amed olmayı.. Eşkiya bir yürek bu Amed.. Mületici istekleriyle heybesinde misakı millinin Tüm insanlarına Umutlarıyla Yarını Avuçlarına Alan Amed tir.. Göğüs kafesinde Kızılcık şerbetinden Bir yürek, Dilinde Ab-ı hayatla..Bir Derviş gibi Dolanan Amedtir.. En çocuk gözlerinden bakan Ve Bir çocuğun canı kadar CAnı vardır... Evet Dostum Bu Amed ruhumuzun Adı Diyarbakır olan Amed tir..Lakin benim Adım da Amedtir.. Sizin ruhunuzun Adını Oluşturuyorum orasını bilmem... |
||
|
||
| ne zaman vurdular kim vurmuştu seni ne zman ayrıldık ne zaman hasret değdiki yüreğimize ne işim var burda ben eşkiya başka adım warmı benim nöbette askerler ıslık çalar ben senin türkündeyim.... |
||
|
||
| Biri yaprak, diğeri yılan olan İki yüzüğümü Işığın gölgesinde bıraktım Beni uyutmaları için. Bu gece ay doğarsa İçi dolacak yüzüklerimin.......... İnsan duvarları olmayan tapınakta Bir gece uyusa Sanıyor ki kederi azalacak. Ama yetmiyor Bezler bağlıyor Bulduğu her ağaca. Hikâyeler anlatıyor İnanıyor aşkın hep olacağına. Oysa aşk biter Dinginliği başlar göllerin. Bekleyiş, Sonsuz mavi bir göz olur Camdan ve gittikçe uzayan. Acı verir bazan renkler Beyaz meselâ Kuş gibidir insan beyaz bir yatakta Ölümü gibi çocukların Soluğu kesik Suda dolaşan. |
||
|
||
| hasretlerin özlemlerin en içlisi içimizde fakat TeĞeT bile geçmedi ihanetin sahtesi dahi yüreğimizden... aslı varken suretini istemez kimse eşkıya türkülerinde tüter sevdiğinin nefesi CeNe... |
||
|
||
| eyyy günesin kızı eşkiya adlar takılır sewdaya star diyelim ömrüne istersen kıbele sen kadınlığınla bir tanrıçasın eşkiya bir yürekte ve kadınlığıda erkekliğide yüreğindedir eşkiyanın ansızın ölse bile |
||
|
||
| "seni ben kendime güzelim canımdan geçip seçtim sana ben kendimi güzelim ödünç vermedim" diyor murat çelik şu an da televizyonda sevdanın da böylesi makbuldür kanımca ben bir tanrıça olamam CeNe Çünkü Tanrı zaten benim YüReĞiMde eşkıya gönüller cinsiyet bilmez insanca severken bütün içtenliğiyle... |
||
|
||
| öyleydi duru ve sakin yerde yatarken bile ben görmedim sadece duydum demir tel örgüler vardı gözlerimin önünde.. kaçak sigara kokarmış bıyığı hala vurulduğu yerde bazen bir esinti şafak vakti alır getirir içime |
||
|
||
| kalbim dayanmayacak bu gece....belkide çatlayacak..olüm taşıyorum tum hucrelerimde...çocukluğuma mahkum bırakılmışım..büyüyemiyorum nedense....yaşlanıyorum sadece....yaşlanıyorum sadece...yaşlandıkça ölüyor hücerelerim...ölü hücreler taşıyorum sadcee......bi hoşgeldin demedin...şiir yaz bariiii..bak sponsor bulacam sana..ama karşılığında bi şşiir istiyorum.......gormuyor musun? ölüyorum.. | ||
|
||
| ölme sen baroka... ölülerin ruhunda yaşa... bu ne demektir bilirmisin?... hiç bitmiyecek bir ömrün hikayesidir... yaşlandıkça olgulaşır insanın düşünceleri ve gönül tatlanır... hücreler inanılmaz bir sistemin yapı taşlarıdır sen onlardan habersiz öldüğünü sanma!!! onlar ölürken asıl, sen hala yaşamaya devam edersin... |
||
|
||
| we eşkiya yeniden doğar bitmeyen bir romanın tek kahramanı sewdaya eşkiya çığlık çığlığa korsan bir kentin aşk dilencisi anne sütü kokan ağzı ve çocuk aklıyla kara uzun bir kaçak zulasında kaçak aşklar yaşayan o bir aşk adamı aşk şiirleri yazamayan obir serseri onuru dağ sewgisi wolkan bir eliyle kuruekmek bir eliyle kalem tutar uslanmaz afarozluk bir papaz dinine küfreden bir imam sewdaya düşünce surları kadar kadim bir amedli |
||