SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Allah varsa kãrımız nedir ?

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [ 7 ] 8 9 10 11 12

manyaque78 02.08.2007 03:08:20
ben bu özeti uzatmadan yapmıştım niye hep boyle uzun yazarsın be abi okurken gözlerim karışıyor "ama iii yani"

Maxwell-Demon 02.08.2007 03:54:56
düşündüğümü söyliyeyim.. kar veya zarar yoktur.. boştur bu. eğer kendinizi iyi hissedebilmek için arkasına saklanabileceğiniz bir perde istiyorsanız hayat perdesinin arkasına saklanın ve sadece yaşayın. eğer illaki doğa üstü bir güce inanmak istiyorsanız telekineziye, telepatiye, biyoenerjiye inanın.. ama bunlardanda bir mükafat beklemeyin. eğlenin.

son tango 02.08.2007 03:58:46
aslında soruya başka açıdan bakmak lazım değil mi?

allah a kar-zarar hesapları ile mi bakıyoruz..eğer öleyse,nerde bu işin ulviliği?

akrepv 02.08.2007 04:05:17
KİM GÖRMÜŞ


Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?

Dert içinde sevinci bul da yaşa;
Haksız düzende haklı ol da yaşa;
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
Varından, yoğundan kurtul da yaşa.

Bulut geldi; lalede bir renk bir renk
Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek.
Şu seyrettiğin serin yeşillikler
Yarın senin toprağında bitecek.

                hayyam

StranGe_PassenGer 02.08.2007 21:18:00
@Khaos
Sanırım baştan almamız, insandan başlamamız  gerekiyor. Merak ettiğim konu sence insanın özü iyi midir kötü müdür? İnsanların isteklerinde bir kötülük göremiyorum diyorsun... Ben buna katılmıyorum. Bu hayattaki tüm değerler görecelidir. Mesela bir insan zengim olmak istediğinde birisinden, birilerinden daha zengin olmayı ister. Hırsızlıklar, yolsuzluklar bunun içindir. İnsanoğlu kendisini bir şeye layık gördüğü zaman kaçınılmaz olarak bir başkasını kıskanır ve ona kin besler. Mutsuz olan bir insan etrafında mutlu insan görmek istemez. Tecavüzcü bir katil kendi komplekslerinin ve ezilmişliklerinin intikamını almak ister. Kendi çocuğuna tecavüz eden bir adam bile esasında varolmak ister. Ama için için kendi yetersizliklerinin ve anlamsızlıklarının farkında olduğu için bunu kendini ve tüm insanları tiksindirecek bir yol bularak yapar. Hiçbir şeyi tek bir sebebe bağlayacak kadar düz bir insan değilim. Elbette bütün bunları yapanların farklı farklı sebepleri vardır. Ama ben bunların özünde anlamsızlıklar ve varolma arzusunu görüyorum. Din konusunu bir kenara bırakalım. Acaba insan gerçekten kendisi için iyi olanı biliyor mu? Biliyorsa gerçekten bunu istiyor mu? Ben bildiğini, ama istemediğini düşünüyorum. Yani bile bile ladeş oluyor. Acı çekmek istiyor ve kendini mahkum ediyor. İnsanoğlu neden böyle sorusuna Allah'ı safdışı bırakan bir cevap veremiyorum. Sence bütün bunların sebebi sadece ve sadece dini baskılar ve dayatmalar mı? Ben buna inanmıyorum.

Nefsin farklı kademeleri var.Ama bunlar dini öğretiler olduğu için ilgini çekmeyeceğini düşünüyorum.

Savaşları da dine bağlamışsın. Ama ben şimdiye kadar yapılan tüm savaşların insanoğlunun o bitmek tükenmek bilmeyen sahip olma arzusuna dayandığını düşünüyorum. Bu arzulara sahip kişiler dini kullanmışlardır. Osmanlı'nın da İslamı yaymak gibi bir amacı olduğunu falan sanmıyorum. Amaç daha fazlasına sahip olmak, daha fazla hükmetmek olmuştur her zaman. Bu yolda din kullanılmıştır. Ama savaşlarda akan kanın temel nedeni insanoğlunun varolmayı daha fazla şeye sahip olarak gerçekleştirmeye çalışmasıdır.

İlk başta dediğim gibi sanırım insan algımız çok farklı. Sen insanın kendi geleceğini yaratabileceğine inanıyorsun bense insanoğlunun varolma adına kendi yokedecek bir yola gireceğini düşünüyorum.(Allahsız bir hayat teorisinde)

zuğaşi berepe 02.08.2007 21:25:44
düşündüğümü söyliyeyim.. kar veya zarar yoktur.. boştur bu. eğer kendinizi iyi hissedebilmek için arkasına saklanabileceğiniz bir perde istiyorsanız hayat perdesinin arkasına saklanın ve sadece yaşayın. eğer illaki doğa üstü bir güce inanmak istiyorsanız telekineziye, telepatiye, biyoenerjiye inanın.. ama bunlardanda bir mükafat beklemeyin. eğlenin.
eğlence nereye kadar?sonsuz saadete huzura bu söylediklerinle ulaşabilirmiyiz?

02.08.2007 23:27:04
Anlamadığın nokta da bu ya da göremediğin diyeyim. İnsan özünde iyi midir demiş ve bence cevabını vermişsinn kötüdür diyerek. Parçalı düşünüyorsun. Din bütün kötülüklerin ilk ve tek nedeni değildir sonuçlarından en etkili olanı ve devam ettiricisidir.

Şunu düşün. Dünyada bir çok uygarlık var. Ormanların içlerine ve vahşi hayatın içine girildikçe insanlarda hayatta kalma becerisindeki artışın yanında bir de mutluluk ve güleryüzlülük görülür. Bir Amazon yerlisinin ya da Kongo da her şeyden habersiz yaşayan kongo yerlisinin mülkiyet edinmek hakimiyet kurmak gibi bir gayesi yoktur. O insanlar zannedildiğinin tersine ortalamada bizlerden de akıllıdırlar ancak bilgi akışı ve teknikte ilerleme gereği duymamışlardır. Nüfusları artacak olurssa da bilgisiz oldukları oranda, bizim uygarlığımızın yaşadığı çelişkileri yaşamaktan kaçınamazlar.

Pek tabii ki % 100 bir mükemmellik söz konusu değildir ancak henüz yokluk la kıtlık ile karşılaşmamış, anaerkil yozlaşma başlayarak ataerkil aşamaya geçiş noktasına gelmemiş bir toplumda senin örnek verdiğin suçların hiçbiri mevcut değildir. Çoğu ilkel kabilede "tecavüz" kelimmesinin dillerinde karşılığı yoktur. :Çünkü ne kadın pasifize edilmiş salt cinsel objeler dir ne de erkekler kadınlara zor kullanmayı akıllarına getirebilirler. Hatta kadına şiddet çocuğa şiddet ile eşdeğer düzeyde bir doğa karşıtlığı olarak görüldüğünden bunu yapan kişi kınanır tekrarında da yalnızlığa mahkum olur.
Bu Din midir? Hayır bu doğal özdüzenleme ilkeleriyle biçimlenmiş küçük bir toplumdur. Amaçsız şiddet yoktur. Erkekler bazen kavgaya tutuşsa da eğitim amaçlıdır. Bazen de büyük antlaşmazlıklar sonucu kabileler maalesef savaşır. Fakat amaç iktisadi olmaktan çok hayatidir.
Bugünküler de olmak üzere bütün uygarlıkların temelleri bu küçük toplulukların üzerine kuruludur.

Geri dönüşü olmayan süreçlerin sonucu bu animist toplumlar kalabalıklaşıp etkileşime girerek bugünü yaratmış ancak doğal yeteneklerindeki gerileme oranında gaddarlıkları artmıştır, neden?

Önce arzularını yitirmiş, sonra da bunu tatmin edebilecek zenginlik ve ihtişamın peşinde koşmaya başlamıştır. Eski krallıkların bu denli gösteriş peşinde olmasından bunu anlayabiliriz. Artık herkese yetecek hayat yoktur. Birileri sürekli çalışmalı diğerleri de bunun keyfini sürmelidir. Pek tabii ki bu haliyle insanların bu durumu kabul etmesi mümkün değildi. 100 kişiyi toplayıp savaşa ya da benim için saray yapmaya nasıl ikna edebilirim? Pek tabii ki benim için bunu yapmazlar ama zaten artık her istediğini yapamayan ve para sayesinde fakirleşmiş bu insanlara ilahi bir amaç için bunları yaptırabilmek mümkündür. Uygarlık, tanrılar için inşa edilmiş dev tapınakların etrafında gelişmiştir.  Kentlerin tanrıları savaşıp bir kent tüm kentleri egemenlik altına aldığında ise İmparatorluklarla birlikte Tek Tanrı inancı da her imparatorlukta pekişmiştir. Bir impasratorluk tek doğrunun kendi inancı olduğunu öne sürmeden diğerine savaş açamaz. İnsan sürekli masala inanır. Haçlıların amacı Kudüs değildir bu bahanedir. İmparatorun ve ruhban sınıfın sefil halkın dikkatini dağıtması lazımdır yoksa o halk onların üstüne yürür. Dikkat!!
Ortaçağ nasıl sona ermiştir? Haçlı seferleri başarısız olup yeni sefer düzenleyecek para bittiğinde tabii ki. Görüp noluyo demişler, hemen ardından da birçok imparatorun ve ruhban sınıfın sonu getirilmiştir. Buna da Reform denmiştir. Peki Reform a kadar nasıl buna katlanılmıştır? Tabii ki kimse bunu sorgulamadığı için.
Görüldüğü gibi bütün savaşların manevi gerekçesi yaratılırken din den faydalınılır. Bu Din değil midir? Nedir Din?
Olgulara çıkış noktasından itibaren bakmaz isek yanılgıya düşeriz. Din yanlış kullanıldığı için insanlar kötülüğe ve savaşlara teslim olmamıştır bu yanlış bir görüştür. Din bütün savaş ve yıkımlara gerekçe hazırlayan araçtır onlarla birlikte doğmuştur. Eskiden Ari ırk üstünlüğüne inanırken ilk önce kızılderili ve siyah ın hıristiyan olmamasına ve kurtarılmamış olmasına bağlamıştı bunu. Demek ki Din in hatası eksik olmasıdır. Her zaman yanlış ve hatalı bilgilerle dolu olduğu için de kolayca kullanılabilir. Kadınlar taşlanabilir, kölelik yaratılabilir, ilahi olduğundan da itirazı suç sayabilir. İnsanları birleştirmez, mezheplere böler. Avrupa Asya dan asya Avrupadan nefret eder. Hıristiyan ile Müslümanın aynı tanrıya tapındığını da kim söylemiş? Birbiri ile savaş halindeki iki tek tanrı inancı vardır ortada.

Gözlerinizi kapatıp, pratiği değil teoriyi düşünüp, "ölümden sonra gerçek anlaşılacak" demek bütün bunlardan sorumlu olmaktır. Teselliler gereksizdir. Şu anda 3 Tek tanrı uygarlığı kendi tanrı inancının doğru olduğunu düşünmek bahanesiyle ortadoğu üzerindeki savaşı sürdürmektedir. İktidar savaşı ve Ticari çıkarlar saklanıp etnik kültürlerden ve inançlardan bahsedilir. Bunlar bahane. Ama bu bahane var. Çünkü bu saçmalığa inanç diyor cephelerde can verenler ve Tanrıları için öldüklerini sanıyoorlar cennete gideceklerini zannederek. Demek ki kim kazanıyor?

StranGe_PassenGer 02.08.2007 23:52:25
Elbette bir Amazon yerlisinin mülkiyet edinmek ya da hakimiyet kurma istediği yoktur çünkü hayatından emindir ve kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünmektedir. Yemek-içmek dışında bir amacı ve beklentisi yoktur belki de. (Hakim değilim bu konuya.Sadece tahminde bulunuyorum.) Beklentiler mutsuzluğu ve acıyı tetikler. Mutlu olmak bu hayatta ulaşılması gereken tek amaç da değildir bence. Kendini tanımak, anlamak ve insanın içindeki gizemleri çözmeye çalışmadıktan sonra bir ormanda mutlu mesut yaşamanın ne anlamı var? Eğer bana o şekil bir hayat mı, yoksa içinde tecavüz ve katliamların olduğu böylesi bir hayat mı istersin deselerdi bu hayatı tercih ederim. İnsanoğlunun tarihini, insanın kişisel menkıbesinden ayırmıyorum. Eğer insanoğlunun kendini tanıması ve anlaması beraberinde yıkımları getiriyorsa bence bunlar tolere edilebilir. En azından ben kendi aklımca ediyorum. 

Dinin hatası eksik olmak değildir. Bunu daha önce belirtmiştim. İnsanoğlunda bir yamukluk var. Din olmasaydı da insanlık hiç bir mükemmel düzeni kabul etmeyecek ve kendisi için iyi olanı istemeyecekti. Gelişimin böylesi olumsuzlukları bence kaçınılmazdı. Ha buna gelişim demek ne kadar doğru o  da ayrı bir tartışma konusu. Ben yıkılarak da olsa gelişim diyorum...

Neyi kastetttiğini biliyorum. "Madem insanoğlu yamuk, madem sen iyi olan Allah'a inanıyorsun, peki, neden Allah bu yamukluğa uygun, onu düzeltecek bir din göndermemiş diyorssun?" Bunu bilmiyorum. "Peki neden hala inanmaya devam ediyorsun?" dersen... Ona cevabım ben kendi yamukluğumu düzeltebileceğime ve dini kendimi gerçekleştirme yolunda kullanabileceğime inanıyorum. İtiraf edeyim ki zaman zaman insanlığı pek de umursamıyorum.

03.08.2007 00:20:00
İtiraf edeyim ki zaman zaman insanlığı pek de umursamıyorum.

İtiraf etmeliyim ki en başından beri bunu biliyorum. Bahsettiğim izolasyon da bu zaten. Haa ormanda yaşayanın boş olduğunu sanma sakın boşuna bizden akıllı demedim onlar için. Pek tabii ki geri dönüşü yok ama hayali ideallerle avuttuğun bu yaşamın çok ulu nitelikler barındırdığını zannetmen de senin yanışlgın. 3-5 kızılderili sözü oku ne dediğimi anlarsın kendini bil ekolüne kültürel olarak daha sadıktırlar bu noktada da tez in çöküyor. Yani bahsettiğin nerde olmak isterdimm sorusuna verdiğin sebebi zaten kendinsin burada daha fazla cevap bulacak olman değil. Heralde dört duvar arasında gerçekliği doğadakinden daha fazla bulabileceğini de sanmıyorsundur.
İnsanoğlunda bir yamukluk falan yok!! O kendini idealize edip yüceltiyor tek yamukluk bu. İdealar dünyası onun sadece kafasında, çünkü mağaradan çıkmak istemeyen korkan o. Kırlarda şeytanların, günahların kol gezdiğini düşünen o. Bunları düşünüp kaçınmdıkça da kabuslarını gerçek kılmaya başşlıyor. Yani gerçekten kendi kıyametini yarattığı gün kitabının son cildi de tamamlanmış olacak. Fakat bunun acısını bu çoğunluk yarattığında gelecek nesil çekecek. Tıpkı bizim atalarınmızın inat ettiği hatalarının acısını çekiyor oluşumuz gibi.
İnsanlığın gizemleri çözmeyi çalıştığını da nereden çıkardın ayrıca? O sadece kendi inat ettiği cevabı ispat etmek peşinde. O sadece yaratıcılar Cosmic mimarlar kendi benzeri tanrıların suretleri peşinde. Ortada bir gizem araştıorısı yok. Her şey kitapta yazıldığı gibi. Kitapta yazılı olan gizemli bilinmeyen değildir. Yaratılmak istenen kaderdir ve insan tarafından tasarlanmıştır ilahi değil. Çünkü o ilahilik ölümsüz ve hırslı insandan başka bir şey değil. Her şeyi mülk gören insanlığın ortak hayaleti. Tolere edemiyor artık Dünya bunu. Dış Derisi delindi.

akrepv 03.08.2007 00:25:00
tanrı fikrine kaynak oldugu için din ve karşıtı gibi göründüğü için
ateizm  olğusuna naçizane birkaç saptama yapmak istiyorum:

1)dintopluluklarla beslenir                     1) ateizm şahsidir hedef kitlesi yoktur
 2)din ödül ve ceza üzerine kuruludur       2)ateizmin ödül ve ceza sistemi yoktur
 3)din ayakta kalabilmek için çeşitli          3)ateizmin saldırmak isteyebilecegi bir
   saldırılarda bulunmak zorundadır               düşman yada rakip tayini yoktur
   (bunlar kadına,çocuga veya fark-
    lı mezheplere,farklı dinlere vb)
    heplere                                                      
 4)dindeki şeytan figürü dinin yaşa-         4)ateizmde kaide sonsuzluk üzerine kuruludur

    ması için vazgeçilemez bir paradoxtur  

  ''örnekleri yıgınla çogaltabiliriz,ama sonuç kesinlikle degişmeyecektir''
                                                                      saygılarımla

01.03.2008 02:29:17
Daha önemli ve gözden kaçan soru bence (ki muhtemelen sorulmuştur): Biz varsak Allah'ın kârı nedir?
Öyle ya yapacak hiçbir şeyi olmayan bir tanrı neden bizlere sebep olsun ki? Öyleyse (bize göre) tanrı hala yapacak bir şeyler arıyor. Bir tanrı neden yapacak bir şey arar? Bir sonuca ulaşmak için (adına kâr diyelim). Bu sonuç belki yapabileceği herşeyi yapmış olmak içindir. Tanrı başka nedir ki? Kendinden başka bir tane olmayan mutlak güç. Benzersizliğinin biricik göstergesi kimsenin onu aşamayacak olmasıdır. Onun gücünde: yani onun yaptıklarında.

Sadece böyle bir kazanım için kötülüğün var oluşu haklı kılınabilir mi peki? Tanrı 'iyi' olmalı. Peki neden tanrı sadece 'durmadı'? Neden (bize göre) 'ol' demeye devam ediyor. Tanrı bunun nereye varacağını da biliyor elbet. Tanrı kendisinden daha büyük olmadığını biliyor ve sonuçta yapabileceği herşeyi yaptığında (bize göre sadece sonsuz bir zamanı gerektiren süreçte) bir şeye 'ol' demeye de nedeni olmayacak. Bu durumda hiçbir şey 'olmayacak'. Tanrı'nın olması ya da olmaması anlamını tamamen yitirecek, kendinden başkası da gerçek anlamda olmayacak, tanrıyı yansıtan aynalar ortadan kalkacak, herşeyi algılayan 'o' (nedeni olmaması yüzünden) basitçe algılamayacak. Sonsuza dek. Bunun ölümden ne farkı var?

Başa dönersem sorunu kötünün varlığı ya da yokluğu olarak neden algılıyoruz ki? Tanrı iyi olmalı. Tanrı'dan başka hiçbir şey ondan daha iyi olmamalı. Tanrı en iyisi ise kötünün varlığına izin vermemeli (ondan daha az iyiler bile kötüye karşı çıkmıyor mu?). Bu durumda tanrının 'ol' demesinin ve bundan elde ettiği karın tek bir anlamı ortaya çıkıyor, o da tanrının yaptığı herşey ile bir ölüm uykusuna daldığı/dalacağı.

Kötülükle dolu insanoğlu yarattığı dinlerle onun adına konuşarak tanrıyı durdurabileceğini mi sanıyor peki? Bilimler tanrılığa soyunursa daha iyisini yapabilecek mi yoksa? Hayır, insanoğlu tanrı nereye giderse oraya gidecek, ve tanrı büyük ihtimalle bu 'duruma' kısmen intihar ederek son veriyor zaten. Tanrının bundan daha büyük bir karı olabileceğini düşünemiyorum, bunu yaparak ulaşılan nokta çünki bana göre göz kamaştırıcı bir 'yokluk', denge ve huzur hali. İnsanın kârı mı? Geberip gidiyorsunuz, daha ne istiyorsunuz? (kefene cep)

01.03.2008 02:30:06
karımız ne olabilirki en azından diğer varlıklardan farklı olarak düşünme ve anlama olanağımız var yani var dimi:P


01.03.2008 02:31:00
Deniz bu nasıl bir konu başlığıdır
Seni ticaret alanında görmek isteriz  laugh diyeceğimde sen ticareti beceremezsin bee abi  buck2

allah yoksa zaten bir ticaret yapamayacağımız için kar edemeyiz. Ama işlerin kötü gidip zarar etme ihtimalide olmaz o zaman. bi bakıma karda da sayılırız dolayısı ile
tanrı varsa bizden daha zeki olduğu için hep o kar edecektir,dolayısıyla hep zarar hep zarar   Cry

ama allah varsa sıfatlarına bakınca,hep  kardayız  afro

01.03.2008 02:31:46
biz rüzgarız.daglarda kar.. gökyüzünde yıldız. bir okyanusta gemiyiz.. ıssız koylarda sevgili ormanlarda dans eden agaçlarız bazen.. bazen tanrıyız umut dagıtırız... bazen küçük yüreklerde bir magarayız özlemlerimizi büyütürüz.. bilmem anlatabildimmi. anlayabildinmi.. anlayabildiklerini düşünce ırmaklarında yıkayıp süzdünmü.. ve biz inan heryerdeyiz
 olrich.....

blackcat 12.03.2008 17:24:21
aslında konuşacak çok şey var fakat tekrar bu sorulara dalıpta delirme noktasına gelmek istemiyorum .
yine de bir cümlem var söyleyecek .

Allah varsa karımız nedir ?

şuan yaşıyor olmamız belki . en büyük karda bu olsa gerek .(yaradıcılığına inanç varsa elbet)


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [ 7 ] 8 9 10 11 12